Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İslam dininin ileri gelenleri için yıllık kabul töreni düzenledi

Veliaht Prens, ülkesinin kuruluşundan bu yana Haremeyn-i Şerîfeyn’e hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirildiğini bir kez daha vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İslam dininin ileri gelenleri için yıllık kabul töreni düzenledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tören sırasında (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, ülkesinin, kuruluşundan bu yana Yüce Allah tarafından Haremeyn-i Şerîfeyn’e (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi) hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirildiğini bir kez daha vurguladı. Ülkesinin “bunu önceliklerinin başında tuttuğunu ve Rahman’ın misafirlerine rahatlık ve güvence sağlamak için her türlü çabayı sarf ederek bütün olanaklarını kullandığını” belirtti.

Bu ifadeler Veliaht Prens’in, Mina Sarayı’ndaki Kraliyet Divanı’nda ülke liderleri, İslam dininin ileri gelenleri, Hâdimü’l-Haremeyn’in misafirleri, devlet kurumları ve bu yıl hac vazifesini yerine getiren hacıların işlerinden sorumlu heyet ve ofis başkanları için Kral Selman bin Abdulaziz adına dün düzenlenen yıllık törendeki konuşmasında dile getirildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman konuşmasında “Hâdimü’l-Haremeyn Kral Selman bin Abdulaziz adına, sizi Beytu’l-Haram yakınlarından selamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Beytullah hacıları ve İslam ümmetinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor Cenab-ı Allah’tan bizim, sizin ve evine gelen hacıların salih amellerini kabul etmesini, haclarını kabul etmesini, çabalarını mükafatlandırmasını ve günahlarını bağışlamasını niyaz ederiz” dedi.

swe
Prens Muhammed bin Selman yıllık törende konuşma yaparken (SPA)

Veliaht Prens “Suudi Arabistan Krallığı kuruluşundan beri Yüce Allah tarafından Haremeyn-i Şerîfeyn’e hizmet etmek ve bu yerlerle ilgilenmekle şereflendirilmiştir. Krallık bunu önceliklerinin başında tutmuş ve Rahman’ın misafirlerine rahatlık ve güvence sağlamak için her türlü çabayı sarf ederek bütün olanaklarını kullanmıştır” dedi. Veliaht Prens ayrıca “Allah’tan bizim ve İslam ümmetinin güvenliğini ve selametini daim kılmasını diliyoruz. Cenab-ı Hak’tan, evine gelen hacıları bu mübarek günlerde hac ibadetlerini tamamlamaya muvaffak kılmasını ve onları sağ salim evlerine ulaştırmasını niyaz ederiz” ifadelerini kullandı.

Veliaht Prens, törenin başında devlet başkanları ve liderlerle el sıkıştı. Bunlar; Malezya Kralı Sultan Abdullah Ri’ayatuddin el-Mustafa Billah Şah, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu, Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Maldivler Devlet Başkan Yardımcısı Faysal Nasim, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Lübnan Başbakanı Muhammed Necib Azmi Mikati, Somali Başbakanı Hamza Abdi Berri, Nijer Başbakanı ve Hükûmet Başkanı Ouhoumoudou Mahamadou, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye ve bazı Müslüman ülkelerin parlamento başkanları.

awd
Veliaht Prens, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu ile tokalaşırken (SPA)

Hac ve Umre Bakanı ve Hacılara Hizmet Programı Komitesi Başkanı Dr. Tevfik er-Rabia ise yaptığı konuşmada, hacıların manevi yolculuklarının tüm duraklarında kaliteli hizmetlerden yararlandığını belirtti. Bu hizmetlerle ilgili çalışmaların geçen yılki hac mevsiminin sona ermesiyle başladığına işaret etti. Haremeyn-i Şerîfeyn’e ve ziyaretçilerine yönelik dini ve vatani sorumluluklarından hareketle, bu cömert vatanın kız ve erkek evlatlarının öncülüğünde, Vizyon 2030 liderliğindeki iddialı dönüşüm projeleri kapsamında, hem yönetim hem de halkın Krallığın asil tarihi itibar ve sorumluluğunun bir uzantısı olarak 40’tan fazla devlet sektörünün bu hizmetleri yerine getirmede görev aldığını ifade etti.

Bakan “Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı’nın hedeflerinin hayata geçirilmesi doğrultusunda Veliaht Prens’in yönlendirmeler yaparak gelişmeleri sürekli takip ettiğini” belirtti. Amacın “tüm Müslümanların Mekke ve Medine’ye erişimini kolaylaştırmak ve umre ve ziyaretlerini gerçekleştirmelerini sağlamak” olduğunu kaydetti. Bu doğrultuda “prosedürlerin basitleştirilmesi, vize sistemlerinin geliştirilmesi ve çeşitli dillerde hizmet veren ortak bir platformda dijitalleştirilmesi” gibi adımlar atıldığına işaret etti. Bakan “bu çabalar sonucunda, bu yıl Suudi Arabistan’a gelen umre ziyaretçisi sayısının 10 milyonu aşarak tarihi bir rekor kırdığına” dikkat çekti.

sewf
Hac ve Umre Bakanı ve Hacılara Hizmet Programı Komitesi Başkanı Dr. Tevfik er-Rabia törende konuşma yaparken (SPA)

Bakan Rabia, bu yıl ilk kez dışarıdan gelen hacılara hizmet için adil rekabetin başlatıldığını ve Mekke Yolu girişiminin kapsamının genişletildiğini belirtti. Bu girişimden bugüne kadar yedi ülkenin ve 400 binden fazla hacının yararlandığını kaydetti. Hacıların ve ziyaretçilerin dini ve kültürel deneyimlerini zenginleştirmek için ortaklarla iş birliği yaparak, İslam tarihi mekanlarını ve kültürel zenginleşme mekanlarını yenilemek için çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Gelecek birkaç yıl içinde Hz. Muhammed’in hayatını anlatan 100’den fazla tarihi mekân ve sergi açılması planlandığına işaret etti. Ayrıca, Rahman’ın misafirlerine hizmet eden insani yeteneklerin, hükümet, özel sektör ve kâr amacı gütmeyen sektörlerde kullanılması üzerinde çalışılacağını belirtti.

Şeyh Muhammed en-Nahvi, Dünya İslam Birliği (Rabıta) adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın hac mevsimlerini yönetme, Rahman’ın misafirlerine hizmet etme ve bu hizmetleri üst düzeyde yenileme ve geliştirme çabalarını övgüde bulundu. Aynı zamanda, Rabıta’nın Suudi Arabistan’dan aldığı destek ve güçle İslam dünyası ve Müslümanlara hizmet etme konusundaki dünya çapındaki rolünün belirginleştiğini ifade etti. Mekke Belgesi’nin, İslam dünyası alimlerinin yolculuğunda bir değişim yarattığına, her iki dünyada da gurur duyulacak bilimsel ve entelektüel bir fener olduğuna ve İslam dünyasındaki dini kurumlarda eğitim metodu ve materyali olarak kullanıldığına dikkat çekti.

swefde
Şeyh Muhammed el-Hafız en-Nahvi, Rabıta adına konuşma yaptı (SPA)

Ürdün, Vakıflar, İslamî İşler ve Mukaddesat Bakanı Muhammed el-Halayile, hac işleri ofisleri başkanları adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan hükümetinin hacılara hizmet etme ve ibadetlerini kolaylıkla yerine getirmelerini sağlama hedefi doğrultusunda gösterdiği büyük çabaları takdirle karşılayarak şükranlarını sundu. Bakan, “Bugün Suudi Arabistan Krallığı’nın hacıları kabul etmek, onlara hizmet etmek ve desteklemek için yaptığı büyük başarılara tanık oluyoruz. Cenab-ı Hakk’ın Müslümanlar’a verdiği en büyük nimetlerinden biri de hac farizasını yerine getirmeleri için yolculuklarını ve ikametlerini kolaylaştıracak her şeyi onlara sunan kardeşleri hazırlamasıdır” dedi. Bakan ayrıca, hacıların her yıl dünyanın dört bir yanından gelip buluştuğu, birbirlerini tanıdıkları, Allah’ı andıkları ve ibadet ve dua yoluyla O’na yaklaştıkları Mekke ve Medine’de Müslümanların kutsal yerlerine ev sahipliği yapması nedeniyle Suudi Arabistan’ın İslam’ın direği olarak kabul edildiğine işaret etti.

sa
Ürdün, Vakıflar, İslamî İşler ve Mukaddesat Bakanı Muhammed el-Halayile, hac işleri ofisleri başkanları adına konuşma yaparken (SPA)

Bu konuşmanın ardından herkes Veliaht Prens’e selam verdi ve kabul töreninin kapanışında birlikte öğle yemeği yediler.

Kabul törenine: Prens Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Prens Mansur bin Suud bin Abdulaziz, Prens Suud bin Saad bin Abdulaziz, Prens Sattam bin Suud bin Abdulaziz, Prens El-Velid bin Talal bin Abdulaziz, Prens Dr. Bender bin Abdullah bin Turki, Prens Faysal bin Bender bin Halid bin Abdulaziz, Prens Mutaib bin Suud bin Saad, Hâdimü’l-Haremeyn’in özel danışmanı Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz, Prens Dr. Muhammed bin Selman bin Muhammed, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Dr. Turki bin Suud bin Muhammed, Prens Dr. Suud bin Selman bin Muhammed, El-Baha Bölgesi Emiri Prens Dr. Husam bin Suud bin Abdulaziz, Prens Nevaf bin Nasır bin Abdulaziz, Prens Mansur bin Nasır bin Abdulaziz, Prens Abdülaziz bin Ahmed bin Abdulaziz, Prens Dr. Bender bin Selman bin Muhammed, Prens Halid bin Turki bin Faysal, Prens Fahd bin Halid bin Abdullah, Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Prens Suud bin Abdullah bin Abdulaziz, Bakanlar Kurulu üyesi Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Mekke Emiri Yardımcısı Prens Bender bin Sultan bin Abdulaziz, Taif Valisi Prens Suud bin Nehar bin Suud bin Abdulaziz, Mekke Bölgesi Emirliği’nin Haklardan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Prens Faysal bin Muhammed bin Saad, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Celavi, Spor ve Gençlik Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz, İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef bin Abdulaziz, Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Prens Bender bin Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdulaziz, Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Suud bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Prens Mişal bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Saad bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Meşhur bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Abdulmecid bin Abdullah bin Abdulaziz, Prens Sultan bin Abdullah bin Abdulaziz ve Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah gibi davetliler katıldı.



Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilcisi: Deniz seyrüseferinin korunması ortak bir sorumluluk

 Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
TT

Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilcisi: Deniz seyrüseferinin korunması ortak bir sorumluluk

 Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)

Suudi Arabistan, uluslararası deniz yollarının korunmasının önemini vurguladı ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne yönelik herhangi bir tehdidin, küresel ekonomik istikrar ve enerji güvenliği üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyi’nde deniz yollarının güvenliği üzerine yapılan bir oturumda, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret için hayati bir güzergâh olduğunu, bu nedenle Körfez bölgesindeki gelişmelerin izlenmesi ve bölgenin korunmasına yönelik çabaların artırılması gerektiğini açıkladı.

El-Vasıl, deniz taşımacılığı özgürlüğüne yönelik tehditlerin, enerji piyasalarını ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyerek uluslararası ekonomik güvenliği tehlikeye atabileceğini vurguladı. Bu tehditlerin, uluslararası hukuka saygı gösterilerek ve uluslararası iş birliği artırılarak ortak bir sorumlulukla ele alınması gerektiğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına uyulması ve deniz yollarının güvenliğini sağlamak için ortak çalışmanın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti, bu sayede küresel pazarların istikrarının korunacağına dikkat çekti.

Diğer yandan Suudi Arabistan, Pakistan’ın liderliğinde sürdürülen diplomatik arabuluculuk çabalarını destekleyerek, bölgesel gerginliklerin azaltılması ve savaşın durdurulması adına uluslararası ve bölgesel çabaları pekiştirdiğini yineledi.

Son olarak el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyi’ne, İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik başlattığı saldırıları açıkça kınama çağrısında bulundu. Bölgedeki güvenlik ve istikrarı korumak için uluslararası camianın net ve kararlı bir duruş sergilemesinin önemini vurguladı.


Suudi Arabistan, küresel barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik çabalara desteğini yineledi

Cidde’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Cidde’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan, küresel barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik çabalara desteğini yineledi

Cidde’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Cidde’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, Krallığın uluslararası barış ve istikrarı güçlendirmeye yönelik tüm diplomatik girişimlere ve çabalara yönelik sabit duruşunu ve sürekli desteğini bir kez daha teyit etti. Açıklama, bölgedeki gelişmeler ve bunların güvenlik ile ekonomik etkileri başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası durumların ele alınmasının ardından geldi.

Toplantının başında Cidde’de oturumu yöneten Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, Kral Selman bin Abdülaziz’e Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Guelleh tarafından gönderilen ve iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ele alan mektubun içeriği hakkında kabineyi bilgilendirdi.

Veliaht Prens ayrıca kabineyi; Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsviçre Federal Konseyi Başkanı Guy Parmelin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Çekya Başbakanı Andrej Babiš ve Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman ile gerçekleştirdiği görüşme ve temaslarının genel içeriği hakkında bilgilendirdi.

Muhammed bin Selman ayrıca, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde Cidde’de düzenlenen “Körfez İstişari Zirvesi” kapsamında Körfez İşbirliği Konseyi liderlerinin gösterdiği çabalardan dolayı memnuniyetini iletti. Bu çabaların, bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleyecek koordinasyon ve ortak çalışmayı güçlendirme hedefi taşıdığı belirtildi.

Kabine toplantısında ayrıca, “Suudi Arabistan Vizyonu 2030” çerçevesinde kaydedilen ilerlemeler ve ulusal kalkınma hedefleri ele alındı. Vizyonun, petrol dışı sektörlerin ekonomik büyümedeki payını artırarak ekonominin çeşitlendirilmesi, üretim ve yatırım tabanının genişletilmesi ve küresel değişimlere uyum kapasitesinin güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüşüm sağladığı vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, Vizyon 2030’un ilk iki aşamasında elde edilen kazanımları takdir ederek, hedeflenen göstergelerin yüzde 93’ünün yıllık performans seviyelerine ulaştığını belirtti. Bu ilerlemenin yapısal, ekonomik, mali ve yasal reformlarla desteklendiği; sektörlerin güçlendirilmesi, yatırım çekiciliğinin artırılması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinde etkili olduğu ifade edildi. Üçüncü aşamada ise çalışmaların daha da hızlandırılması gerektiği vurgulandı.

sdhyjug
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık etti (SPA)

Kabine ayrıca, 2026 yılı “Gelişen Teknolojilerin Benimsenmesine Hazırlık Endeksi”nde devlet kurumlarının önemli ilerleme kaydettiğini ve dijital entegrasyon, üretkenlik ve hizmet kalitesinin artırılmasında inovatif hizmetlerin geliştirilmeye devam ettiğini belirtti.

Toplantıda ayrıca, gündemdeki konular ve bazıları Şura Meclisi ile ortak çalışılan başlıklar ele alındı. Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Ekonomi ve Kalkınma İşleri Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Heyeti tarafından hazırlanan raporlar değerlendirildi.

Kabine şu kararları aldı:

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ile Kolombiya Madenler ve Enerji Bakanlığı arasında enerji alanında mutabakat zaptının onaylanması

Brunei ve Somali ile gençlik ve spor alanlarında iş birliği anlaşmalarının onaylanması

Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanlığı ile Portekiz Ekonomi ve Bölgesel Uyum Bakanlığı arasında ekonomik iş birliği mutabakatı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile Katar Yatırım Teşvik Ajansı arasında doğrudan yatırımların teşviki konusunda mutabakat

Suudi Arabistan ile Nijerya arasında gümrük alanında karşılıklı iş birliği ve yardım anlaşması

Gıda ve İlaç Kurumu ile Portekiz Gıda Güvenliği ve Ekonomik Güvenlik Otoritesi arasında teknik iş birliği mutabakatı

Suudi Haber Ajansı ile Suriye Arap Haber Ajansı arasında haber değişimi ve iş birliği mutabakatı

Ayrıca, yurtdışında çalışan Suudi vatandaşların istihdamına ilişkin düzenlemeler, ücretlendirme kuralları ve Hac ve Umre Bakanlığı’nın organizasyon yapısı onaylandı. Suudi Standartlar, Metroloji ve Kalite Kurumu, Rekabet Genel Otoritesi ve Riyad Altyapı Projeleri Merkezi’nin geçmiş mali yıllara ait kesin hesapları da kabul edildi.

Kabine, Suudi Kalkınma Fonu ve Cevf Bölgesi Stratejik Geliştirme Ofisi’nin yıllık raporları dahil olmak üzere bazı konularda gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi.


Bahreyn’de Devrim Muhafızları bağlantılı 5 sanığa müebbet hapis cezası

Fotoğraf: BNA
Fotoğraf: BNA
TT

Bahreyn’de Devrim Muhafızları bağlantılı 5 sanığa müebbet hapis cezası

Fotoğraf: BNA
Fotoğraf: BNA

Bahreyn’de casusluk suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında mahkeme müebbet kararını verdi. Davada ikisi Afgan uyruklu, dördü Bahreyn vatandaşı olmak üzere toplam altı sanık, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olarak Bahreyn’de terör eylemler gerçekleştirmek ve ülkenin çıkarlarına zarar vermek amacıyla casusluk yapmakla suçlandı.

Mahkeme, beş sanığın müebbet hapis cezasına çarptırılmasına, bir sanığın ise beraatine hükmetti. Ayrıca ele geçirilen materyallere el konulmasına ve Afgan uyruklu sanıkların cezalarının infazının ardından ülkeden kalıcı olarak sınır dışı edilmesine karar verildi.

Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı BNA’dan aktardığı bilgilere göre ilk olayın ayrıntıları, Genel Soruşturma ve Kriminal Deliller Dairesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda elde edilen bilgilerle ortaya çıktı. Buna göre İran Devrim Muhafızları’nın Afgan uyruklu bir sanıkla irtibata geçerek onu Bahreyn’deki planlarını uygulamak üzere devşirdiği ve ülkeye karşı düşmanca faaliyetlerde bulunması için istihbari görevler verdiği belirlendi.

Sanıklara verilen görevler arasında, ülkedeki kritik ve hayati tesislerin izlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgi toplanması yer aldı. Bu kapsamda söz konusu sanığın bir tesisi gözetleyip hakkında bilgi topladığı ve bunun karşılığında Devrim Muhafızları’ndan para aldığı tespit edildi. Sanığın ayrıca aynı uyruktan ikinci bir kişiyi bu faaliyetlerde kendisine yardımcı olması için devşirdiği, her iki zanlının suçta kullanılan ekipmanlarla birlikte yakalandığı bildirildi.

İkinci olayda ise, yine yapılan soruşturmalar sonucunda, Devrim Muhafızları unsurlarının İran’da bulunan firari bir Bahreyn vatandaşıyla irtibata geçtiği ve onu Bahreyn’e karşı çalışmaya ikna ettiği ortaya kondu. Söz konusu kişiye, ülke içinde yerel unsurları bulup devşirme ve bunları örgütün planlarını hayata geçirmek üzere kullanma görevi verildi.

BNA’ya göre bu doğrultuda söz konusu sanık üç Bahreyn vatandaşını daha devşirdi. Bu kişilere, ülkenin güvenliğine ve çıkarlarına zarar vermeyi amaçlayan görevler verildi. Bu görevler arasında kritik tesislerin izlenmesi, gözetlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgilerin toplanarak Devrim Muhafızları’na iletilmesi yer aldı.

Savcılık, iki olaya ilişkin ihbarların alınmasının ardından derhal soruşturma başlattı. Gözaltına alınan sanıkların ifadeleri alındı, ele geçirilen elektronik cihazların incelenmesi için teknik bilirkişiler görevlendirildi ve tanıkların beyanlarına başvuruldu. Soruşturmayı yürüten yetkilinin ifadelerine göre, sanıkların Devrim Muhafızları’na sağladığı bilgi ve veriler, ülkedeki bazı hayati tesisleri hedef alan düşmanca terör eylemlerinde temel unsur oluşturdu ve bu durum ülkenin güvenliği ile istikrarını tehlikeye attı.

Açıklamada ayrıca, savcılığın bu gelişmeler üzerine sanıkları Büyük Ceza Mahkemesi’ne sevk ettiği, davaların birden fazla duruşmada ele alındığı ve bu süreçte sanıkların avukatlarının hazır bulunması ile savunma haklarının kullanılması dâhil tüm yasal güvencelerin sağlandığı belirtildi. Mahkemenin daha önce, davaların ulusal güvenlikle ilgili hassas bilgiler içermesi nedeniyle yayın yasağı kararı aldığı da kaydedildi.

Savcılık, beraat kararı verilen sanıkla ilgili hükmü incelemekte olduğunu ve mevcut deliller doğrultusunda karara itiraz edip etmeyeceğini değerlendirdiğini bildirdi.

Açıklamada, Bahreyn’e karşı yabancı ve hasım unsurlarla casusluk yapmanın, ulusal güvenliğe yönelik en ağır suçlardan biri olduğu vurgulanarak, bu tür eylemlerin söz konusu tarafların düşmanca faaliyetler için kullanabileceği kritik bilgileri elde etmesine imkân sağladığına dikkat çekildi.

Savcılık, yasaların kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde bu tür suçlara karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ve bu fiilleri işleyenler hakkında caydırıcı yasal işlemlerin uygulanacağını belirterek, ülkenin güvenliği ve istikrarının korunmasının öncelik olduğunu yineledi.