Bahreyn’de casusluk suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında mahkeme müebbet kararını verdi. Davada ikisi Afgan uyruklu, dördü Bahreyn vatandaşı olmak üzere toplam altı sanık, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olarak Bahreyn’de terör eylemler gerçekleştirmek ve ülkenin çıkarlarına zarar vermek amacıyla casusluk yapmakla suçlandı.
Mahkeme, beş sanığın müebbet hapis cezasına çarptırılmasına, bir sanığın ise beraatine hükmetti. Ayrıca ele geçirilen materyallere el konulmasına ve Afgan uyruklu sanıkların cezalarının infazının ardından ülkeden kalıcı olarak sınır dışı edilmesine karar verildi.
Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı BNA’dan aktardığı bilgilere göre ilk olayın ayrıntıları, Genel Soruşturma ve Kriminal Deliller Dairesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda elde edilen bilgilerle ortaya çıktı. Buna göre İran Devrim Muhafızları’nın Afgan uyruklu bir sanıkla irtibata geçerek onu Bahreyn’deki planlarını uygulamak üzere devşirdiği ve ülkeye karşı düşmanca faaliyetlerde bulunması için istihbari görevler verdiği belirlendi.
Sanıklara verilen görevler arasında, ülkedeki kritik ve hayati tesislerin izlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgi toplanması yer aldı. Bu kapsamda söz konusu sanığın bir tesisi gözetleyip hakkında bilgi topladığı ve bunun karşılığında Devrim Muhafızları’ndan para aldığı tespit edildi. Sanığın ayrıca aynı uyruktan ikinci bir kişiyi bu faaliyetlerde kendisine yardımcı olması için devşirdiği, her iki zanlının suçta kullanılan ekipmanlarla birlikte yakalandığı bildirildi.
İkinci olayda ise, yine yapılan soruşturmalar sonucunda, Devrim Muhafızları unsurlarının İran’da bulunan firari bir Bahreyn vatandaşıyla irtibata geçtiği ve onu Bahreyn’e karşı çalışmaya ikna ettiği ortaya kondu. Söz konusu kişiye, ülke içinde yerel unsurları bulup devşirme ve bunları örgütün planlarını hayata geçirmek üzere kullanma görevi verildi.
BNA’ya göre bu doğrultuda söz konusu sanık üç Bahreyn vatandaşını daha devşirdi. Bu kişilere, ülkenin güvenliğine ve çıkarlarına zarar vermeyi amaçlayan görevler verildi. Bu görevler arasında kritik tesislerin izlenmesi, gözetlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgilerin toplanarak Devrim Muhafızları’na iletilmesi yer aldı.
Savcılık, iki olaya ilişkin ihbarların alınmasının ardından derhal soruşturma başlattı. Gözaltına alınan sanıkların ifadeleri alındı, ele geçirilen elektronik cihazların incelenmesi için teknik bilirkişiler görevlendirildi ve tanıkların beyanlarına başvuruldu. Soruşturmayı yürüten yetkilinin ifadelerine göre, sanıkların Devrim Muhafızları’na sağladığı bilgi ve veriler, ülkedeki bazı hayati tesisleri hedef alan düşmanca terör eylemlerinde temel unsur oluşturdu ve bu durum ülkenin güvenliği ile istikrarını tehlikeye attı.
Açıklamada ayrıca, savcılığın bu gelişmeler üzerine sanıkları Büyük Ceza Mahkemesi’ne sevk ettiği, davaların birden fazla duruşmada ele alındığı ve bu süreçte sanıkların avukatlarının hazır bulunması ile savunma haklarının kullanılması dâhil tüm yasal güvencelerin sağlandığı belirtildi. Mahkemenin daha önce, davaların ulusal güvenlikle ilgili hassas bilgiler içermesi nedeniyle yayın yasağı kararı aldığı da kaydedildi.
Savcılık, beraat kararı verilen sanıkla ilgili hükmü incelemekte olduğunu ve mevcut deliller doğrultusunda karara itiraz edip etmeyeceğini değerlendirdiğini bildirdi.
Açıklamada, Bahreyn’e karşı yabancı ve hasım unsurlarla casusluk yapmanın, ulusal güvenliğe yönelik en ağır suçlardan biri olduğu vurgulanarak, bu tür eylemlerin söz konusu tarafların düşmanca faaliyetler için kullanabileceği kritik bilgileri elde etmesine imkân sağladığına dikkat çekildi.
Savcılık, yasaların kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde bu tür suçlara karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ve bu fiilleri işleyenler hakkında caydırıcı yasal işlemlerin uygulanacağını belirterek, ülkenin güvenliği ve istikrarının korunmasının öncelik olduğunu yineledi.
