Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı el-Hireyci Şarku'l Avsat’a konuştu: Erdoğan'ın ziyareti tarihi ilişkileri derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci: Riyad ile Ankara arasındaki vizyonların uyumu Ukrayna savaşını bitirme fırsatı veriyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Şarku’l Avsat’a konuştu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Şarku’l Avsat’a konuştu.
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı el-Hireyci Şarku'l Avsat’a konuştu: Erdoğan'ın ziyareti tarihi ilişkileri derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Şarku’l Avsat’a konuştu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Şarku’l Avsat’a konuştu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretinin, iki ülkenin 2029 yılında 100’üncü yıla ulaşacak tarihi ilişkiyi derinleştirme çabalarının bir uzantısı olarak geldiğini söyledi. El-Hireyci, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan 2029 yılına kadar önümüzdeki beş yıl boyunca iki ülkenin daha fazla köprü inşa etmek ve liderlerinin hedeflerine ulaşmak için sürekli çalışmayı sabırsızlıkla beklediklerini de ifade etti.

El-Hireyci, Şarku'l Avsat ile yaptığı röportajda, ‘Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki özel ilişkide başarının temel direklerinden birinin iş sektörü olduğunu, çünkü iki ülke arasındaki ilişkinin rekabetten ziyade entegrasyonla karakterize edildiğini’ belirtti. El-Hireyci ayrıca, iki ülkenin doğrudan yatırımı teşvik etme ve iç ticareti geliştirme ve çeşitlendirme alanında iş birliği arayışına girdiğine dikkati çekti.

Ukrayna'daki savaş ateşini söndürmek için birleşik bir diplomatik çerçeve içinde Suudi Arabistan-Türkiye rolünün olasılığına ilişkin olarak, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında Rusya-Ukrayna krizine yönelik vizyon ve bakış açılarında bir yakınlaşma olduğunu açıklayan el-Hireyci, “Bu, iki ülkenin dünya siyasetinde etkili iki ülke olarak birlikte çalışması ve Rusya-Ukrayna taraflarını krizi sona erdirmeye teşvik etmesi için bir fırsat sunuyor” dedi.

qrfgt45
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Şarku’l Avsat’a konuştu.

İşte Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci’nin Şarku'l Avsat ile gerçekleştirdiği röportajın tam metni:

-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti, bölge ve dünyadaki krizlerin ortasında gerçekleşiyor. Bu ziyarette Suudi Arabistan ile Türkiye arasında görüşülecek en önemli dosyalar neler?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret, iki ülkenin 2029 yılında 100’üncü yılına ulaşacak olan tarihi ilişkilerini derinleştirme çabalarının bir uzantısıdır. Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan 2029 yılına kadar önümüzdeki beş yıl boyunca, iki ülke daha fazla köprü kurmak ve iki ülkenin liderlerinin ve kardeş halklarının özlemlerini gerçekleştirmek için sürekli çalışmayı dört gözle bekliyor.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetlisi olarak 22 Haziran 2022'de Türkiye'ye yaptığı ziyaret uluslararası camiada büyük ilgi gördü. Veliaht Prens'in ziyareti iki ülke ilişkilerinin gelişmesinde önemli bir sıçrama yaptı. Bu, iki ülke liderlerinin ikili ilişkileri tarihsel kardeşlik temelinde geliştirmeye devam etme, iki ülke ve halkların ortak çıkarlarına hizmet etme ve bölge için daha iyi bir gelecek sağlama kararlılığına ek olarak, tüm sektörlerde seçkin başarılara, ortaklıklara ve ardından iş birliği anlaşmalarına imza atılmasına yol açtı.

-Riyad ile Ankara arasında sanayi ve müteahhitlik odaklı 16 anlaşma imzalanırken, ‘2030 Vizyonu’ ve ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonları çerçevesinde iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatlardan söz ediliyor. Mevcut zirve daha fazla anlaşmanın imzalanmasına sahne olacak mı ve olursa tam olarak hangi alanlarda gerçekleşecek?

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki seçkin ilişkinin başarı ayaklarından biri de iş sektörüdür. Zira ülkeler bu sektörde rekabetten çok tamamlayıcılık özelliği taşır. Suudi Arabistan, enerji ürünleri ve sanayiler için temel malzemeler açısından Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu her şeye sahipken, Türk ürünleri ve müteahhitlik sektörü, 2030 Vizyonu’nun hedeflerine ulaşmak için inşaat sektöründeki artan ihtiyaçlarını karşılamak üzere Suudi Arabistan’da iyi bir pazar bulacaktır.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Türkiye ziyareti ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ziyareti arasında geçtiğimiz yıl içinde biri İstanbul'da diğeri Riyad'da olmak üzere iki yatırım forumu düzenlendi. Forumlar sırasında iş sektörünü desteklemeyi, iç ticareti genişletmeyi ve ticaret alışverişini artırmayı amaçlayan çeşitli anlaşmalar imzalandı.

Bu nedenle, Suudi Arabistan ve Türkiye, G20 üyeleri olarak büyük bir ekonomik potansiyele sahiptir. 2030 Vizyonu, iki ülke arasında yatırım, ticaret, turizm, eğlence, kalkınma, sanayi, madencilik, inşaat, ulaşım ve altyapı projeleri alanlarında da umut verici iş birliği fırsatları barındırıyor.

Suudi Arabistan'daki cazip iş ortamı, 390 Türk şirketini toplam sermayesi yaklaşık bir milyar riyale ulaşan Suudi pazarına yatırım yapmaya çekmeyi başardı. Türk şirketleri birçok sektörde faaliyet gösteriyor. Bunların en önemlileri inşaat, imalat, toptan ve perakende ticaret ve restorancılıktır.

sa
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, Şarku’l Avsat’a konuştu.

Suudi ve Türk tarafları, iç ticareti geliştirmek ve çeşitlendirmek, iki ülke arasındaki ticaret alışverişini kolaylaştırmak, bu konudaki zorlukları aşmak, kamu ile özel sektör arasındaki iletişimi yoğunlaştırmak, yatırım fırsatlarını tartışmak ve bunları çeşitli alanlarda somut ortaklıklara dönüştürmek için sürekli çalışıyorlar.

İki ülke, doğrudan yatırımı teşvik etme için iş birliği arayışında bulunuyor. Bu alanda bir anlaşma imzaladılar ve ayrıca 2030 Vizyonu ışığında Suudi Arabistan’ın sunacağı dev projelerde Türk şirketleri için umut vadeden iş birliği fırsatlarını öne çıkarmak amacıyla Aralık 2022'de Türkiye-Suudi Arabistan İş ve Yatırım Forumu'nu kurdular. Bunu geçtiğimiz Mart ayında Riyad'da düzenlenen Suudi Arabistan-Türkiye İş Forumu izledi.

Suudi Arabistan ve Türkiye, bölgenin ve dünyanın iki önemli ülkesi olarak, her alanda iş birliğine ve iki ülkenin küresel ölçekte iddialı proje, fikir ve girişimlerine karşılıklı destek vermeye isteklidir. Türkiye Cumhuriyeti, Riyad'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma adaylığını nezaketle desteklemiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan’ın iklim değişikliğiyle mücadele alanındaki çabalarına verdiği desteğin yanı sıra, Krallık tarafından başlatılan ve G20 ülkelerinin liderleri tarafından onaylanan Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimlerini başlatmasını ve döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımının uygulanmasını da memnuniyetle karşıladı. Ayrıca Suudi Arabistan ve Türkiye, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladılar.

Öte yandan, Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi'nin oynadığı rol, iki ülke arasındaki çeşitli siyasi, ekonomik, ticari, enerji, tarım, kültür, eğitim, teknoloji, askeri ve güvenlik sektörlerindeki ilişkilerin güçlendirilmesini ve geliştirilmesini amaçlamaktadır. İlk toplantısını Şubat 2017'de Ankara'da yapan Konsey'in ikinci toplantısının bu yıl Riyad'da yapılması bekleniyor.

- Türkiye, depremin yol açtığı tahribatın maliyetine ek olarak, halen bir ekonomik krizle karşı karşıya. Suudi Arabistan geçtiğimiz Mart ayında 5 milyar dolarlık bir mevduatla Türkiye ekonomisine çeşitli insani yardım ve destek sağlamak için girişimde bulundu. Riyad'ın Ankara'ya sağlayacağı daha fazla mali yardım veya kredi var mı?

Suudi Arabistan, bu yıl Türkiye'de meydana gelen depreme karşı bağışçılar listesinin başında yer aldı. Veliaht Prens’in cömert yönlendirmesiyle tıbbi yardım için bir hava köprüsü işletti ve geniş yankı bulan bir bağış kampanyası düzenledi. Depremden etkilenenlerin yararlanması için 48,8 milyon doları aşan proje sözleşmeleri imzalandı ve bu çalışmalar halen devam ediyor. Elbette Suudi Arabistan, sağlam ilkeler temelinde Türkiye'deki kardeşlerinin yanında olmaya devam edecek. Suudi Arabistan'ın çabaları Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türkiye'nin güneyi ve Suriye'nin kuzeyindeki deprem bölgelerinden etkilenenlere destek olmayı sürdürecektir.

- Ukrayna krizi, Moskova ile Kiev arasındaki kanlı çatışmaya siyasi bir çözüm bulmak üzere uluslararası arabuluculuk için Şubat ayı sonlarında Suudi Arabistan girişimi de dahil olmak üzere birçok girişime tanık oldu. Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki jeopolitik konumu dikkate alındığında, bu krizin alevlerini söndürmek için birleşik bir diplomatik çerçeve içinde Suudi Arabistan-Türkiye ortak rolü olacak mı?

Suudi Arabistan ve Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasındaki krizin sona ermesinin artık uluslararası toplum için bir öncelik olması gerektiği konusunda hemfikir. Suudi Arabistan ve Türkiye'nin bakış açısı, krizin Birleşmiş Milletler (BM) kararları ve uluslararası normlar ışığında ve uluslararası barışın çıkarına olan şekilde sona erdirilmesi gerektiği konusunda aynı noktada bulunuyor. Suudi Arabistan, Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk yapmak için çeşitli girişimlerde bulundu ve Türkiye, krizin başlangıcından bu yana tahıl anlaşmasını sürdürmek için arabuluculuk yapmayı başardı. Kuşkusuz, iki kardeş ülke olan Suudi Arabistan ve Türkiye'nin Rusya-Ukrayna krizine yönelik vizyon ve bakış açılarının yakınlaşması, Rusya ve Ukrayna taraflarını krizi sona erdirmeye teşvik etme konusunda birlikte çalışması için bir fırsat vermektedir.

- Riyad, Türkiye-Mısır yakınlaşmasını ve bunun bölge üzerindeki etkisini nasıl görüyor?

Suudi Arabistan'ın bölgedeki tüm ülkeler arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesinin en büyük destekçilerinden biri olması, Suudi Arabistan-İran ilişkilerinin yeniden tesis edilmesi ve ayrıca Suriye'nin Arap Birliği'ne dönüşü, Suudi Arabistan tarafından Ortadoğu'nun görüşlerini yakınlaştırmak ve bölgeyi dünyanın en güvenli bölgelerinden biri haline getirmek için gösterilen çabanın kanıtıdır. Ortadoğu'da bu gerçek kalkınma, bölge ülkeleri arasındaki güvenlik ve seçkin ilişkiler pekiştirilmeden sağlanamaz.

Suudi Arabistan, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini destekleyen bir bildiri yayınladı. Suudi Arabistan bu yakınlaşmayı bölgede daha iyi bir atmosfer yaratmak için yeni bir fırsat ve kalkınmaya, istikrara, istihdam yaratmaya, ticari ortaklıklara ve yatırıma öncelik verilen güvenli bir Ortadoğu'ya doğru ilerlemenin önemli bir parçası olarak görüyor.



Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
TT

Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin, Husiler tarafından bugün sabaha karşı başkent Riyad’a fırlatılan bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin gerilimi artırmasının ve başkent Riyad’daki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alma girişimlerini sürdürmesinin, 8 milyondan fazla vatandaş ve yabancının yaşadığı kentte bu milislerin tutumundaki ısrarı ortaya koyduğunu belirtti. Maliki, söz konusu girişimlerin sivilleri ve sivil unsurları kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alan “terörist ve saldırgan bir davranış” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Maliki ayrıca Husilerin Biş, Taif, Fursan ve Yanbu kentlerindeki sivilleri ve sivil unsurları hedef almaya çalıştığını, ancak hava savunma sistemlerinin bu saldırı girişimlerini engellediğini söyledi.

Maliki, yayımlanan açıklamada, koalisyon yönetiminin Husilerin “terörist faaliyetlerini” caydırmak amacıyla, uluslararası insancıl hukuk ve teamül hukuku kurallarıyla uyumlu olmak kaydıyla, uygun gördüğü tedbirleri alma konusunda asli hakkına sahip olduğunu vurguladı.


Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.