BAE’de füze alarmı: İran’dan fırlatılan 4 seyir füzesi engellendi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

BAE’de füze alarmı: İran’dan fırlatılan 4 seyir füzesi engellendi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, bugün (pazartesi) yaptığı açıklamada, İran’dan ülkeye doğru gelen 4 “seyir füzesinin” tespit edildiğini duyurdu. Açıklamada, bunlardan 3’ünün BAE karasuları üzerinde başarıyla etkisiz hâle getirildiği, dördüncü füzenin ise denize düştüğü belirtildi. Bölge yeni bir gerilime sahne oluyor.

Bakanlık, X platformundaki hesabından yayımladığı açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan seslerin “hava tehditlerinin başarılı şekilde önlenmesinden” kaynaklandığını belirtildi. Açıklamada, kamuoyuna bilgileri resmî kaynaklardan edinmeleri, doğruluğunu teyit etmeleri ve uyarı mesajları geldiğinde genel güvenlik talimatlarına uymaları çağrısı yapıldı.

Uyarılar

Gelişmeler, ülkenin kuzey emirliklerinde verilen acil uyarılar ve çalan sirenlerle eş zamanlı yaşandı. Acman ve Ras el-Hayme’de cep telefonlarına gönderilen mesajlarda, BAE İçişleri Bakanlığı’nın çağrısıyla halktan güvenli binalara sığınmaları, pencerelerden, kapılardan ve açık alanlardan uzak durmaları istendi. Bu uyarılar “olası füze tehdidi” gerekçesiyle yapıldı.

Mesajlardan birinde, “Mevcut durum ve olası füze tehdidi nedeniyle lütfen derhâl pencerelerden, kapılardan ve açık alanlardan uzak, güvenli bir binaya sığının ve resmî talimatları bekleyin” ifadeleri yer aldı. Yetkili makamlar daha sonra “durumun şu an güvenli olduğunu” belirterek, halkı günlük faaliyetlerine dönmeye ve resmî talimatları takip etmeye çağırdı.

Sahadaki bir diğer gelişmede ise Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’nde (FOIZ) İran’dan gelen bir insansız hava aracıyla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi.

Füceyre Emirliği Medya Ofisi, sivil savunma ekiplerinin yangına derhâl müdahale ettiğini ve kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Kamuoyundan söylentilere itibar etmemeleri ve yalnızca resmî kaynaklara güvenmeleri istendi.

Daha sonra yapılan açıklamada, İran saldırısı sonucu petrol sanayi bölgesinde Hindistan uyruklu 3 kişinin orta derecede yaralandığı ve tedavi için hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Umman’da ise bir güvenlik kaynağı, Musandam vilayetine bağlı Baha (Bukha) bölgesindeki Tibat’ta bir şirket çalışanlarına ait konutun hedef alındığını bildirdi. Olayda iki yabancı uyruklu kişi orta derecede yaralanırken, 4 araç ve yakınlardaki bir evin camları zarar gördü. Kaynak, saldırının kaynağına ilişkin detay vermezken, yetkili kurumların incelemelerini sürdürdüğünü ve gerekli tüm önlemlerin alındığını ifade etti.

Tehlikeli tırmanış

Saldırıların ardından BAE, ülke içindeki sivil hedefleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan “hain terör saldırılarının yeniden başlamasını” en sert şekilde kınadığını açıkladı.

BAE Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıların “tehlikeli bir tırmanış, kabul edilemez bir ihlal ve ülkenin güvenliği, istikrarı ile toprak bütünlüğüne doğrudan tehdit” oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, bunun uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı ile çeliştiği vurgulandı.

BAE, “her koşulda güvenliğini ve egemenliğini korumaktan geri durmayacağını” belirterek, uluslararası hukuk çerçevesinde egemenliğini, ulusal güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşları ile ülkede yaşayanları korumak için gerekli karşılığı verme hakkını saklı tuttuğunu ifade etti.

Ayrıca sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının “hukuki ve insani tüm ölçütlere göre kabul edilemez” olduğu belirtilerek, bu saldırıların derhâl durdurulması ve tüm düşmanca eylemlerin son bulması çağrısı yapıldı.

BAE, artan bölgesel gerilimler ve özellikle Körfez ile Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik ve enerji güvenliği bağlamında, bu saldırıların ve sonuçlarının “tam sorumluluğunu” İran’a yükledi.

Petrol tankerine saldırı

BAE ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında ADNOC’a ait bir ulusal petrol tankerine iki insansız hava aracıyla düzenlenen “İran kaynaklı terör saldırısını” da kınadı. Açıklamada, bu saldırının BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının açık ihlali olduğu ve küresel denizcilik ile enerji güvenliğine doğrudan tehdit teşkil ettiği belirtildi.



BAE: Bütün önlemlerimiz egemenliğimizi ve altyapımızı korumaya yönelik "savunma" önlemleridir

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

BAE: Bütün önlemlerimiz egemenliğimizi ve altyapımızı korumaya yönelik "savunma" önlemleridir

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ülke tarafından alınan bütün önlemlerin, egemenliğini, sivillerini ve hayati altyapısını korumayı amaçlayan savunma tedbirleri çerçevesinde olduğunu belirtti.

Açıklama, Wall Street Journal'ın pazartesi günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin nisan ayı başlarında İran'a karşı askeri operasyonlar başlattığını belirten bir haber yayınlamasının ardından geldi. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, haberde bahsedilen İran'a yönelik saldırılardan açıkça bahsedilmedi.


Suudi Arabistan, İran’la saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor

İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran’la saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor

İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)

Suudi Arabistan yönetimi, İran'la siyasi ve ticari ilişkileri şekillendirecek bir saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor.

Financial Times'ın aktardığına göre Riyad, İran savaşı sonlandıktan sonra Tahran'la ilişkileri düzenleyecek bir anlaşma üzerinde çalışıyor.

Adlarının paylaşılmamasını isteyen Batılı diplomatlar, Riyad'ın 1970'lerdeki Helsinki Anlaşması'nı model almayı düşündüğünü belirtiyor.

Bu sözleşme Soğuk Savaş'ta ABD, Sovyetler Birliği ve Avrupa ülkeleri arasındaki gerilimi azaltmak için imzalanan anlaşmalardan oluşuyor. Dönemin Doğu ve Batı blokları arasındaki ticari ve siyasi ilişkileri düzenleyen anlaşmalara Türkiye de dahil 35 ülke taraf olmuştu.

Diplomatlara göre Suudi Arabistan, saldırmazlık paktının daha geniş çerçevede Ortadoğu'daki çeşitli ülkeleri kapsamasını istiyor.

Analizde, Avrupa devletlerinin bu öneriyi desteklediğine, olası pakta diğer Körfez ülkelerinin dahil edilmesini de istediklerine dikkat çekiliyor. Brüksel, böyle bir anlaşmayı gelecekteki çatışmaları önlemenin ve Tahran'a da saldırıya uğramayacağına dair güvence vermenin "en iyi yolu olarak" görüyor.

Kimliğinin gizli tutulması şartıyla konuşan bir Arap diplomat, İran başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerin Helsinki süreci örnek alınarak hazırlanan bir saldırmazlık anlaşmasına sıcak bakacağını savunuyor:

Her şey anlaşmaya kimlerin dahil edileceğine bağlı. Mevcut ortamda İran ve İsrail'i bir araya getiremezsiniz. İsrail olmadan bu girişim ters etki yaratabilir zira İran'dan sonra en büyük çatışma kaynağı olarak İsrail görülüyor. Ancak İran nüfuzunu koruyor, Suudiler de bu yüzden meselenin üzerine gidiyor.

Analizde, Türkiye-Pakistan örneği üzerinden Ortadoğu'daki savunma ittifaklarının genişleme eğiliminde olduğuna da işaret ediliyor.

Pakistan Savunma Bakanı Hoca Muhammed Asıf, pazartesi günkü açıklamasında, Suudi Arabistan'la yaptıkları savunma paktına Türkiye ve Katar'ı dahil etmeyi düşündüklerini bildirmişti.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılara İran, Körfez ülkelerine misillemeyle karşılık vermişti.

Diğer yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'ın, İran'a gizli saldırılar düzenlediği öne sürülmüştü. Körfez ülkeleri saldırıları doğrulayan ya da yalanlayan bir açıklama yapmamıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Mossad Direktörü David Barnea'nın savaşta gizlice BAE'yi ziyaret ettiği de öne sürülmüştü. BAE yönetimi iddiaları yalanlamıştı.

Independent Türkçe, Financial Times, Tesnim, Arab News


Suudi Veliaht Prensi ile Katar Emiri bölgesel güvenliği güçlendirme çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani  (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani  (SPA)
TT

Suudi Veliaht Prensi ile Katar Emiri bölgesel güvenliği güçlendirme çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani  (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani  (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi  Muhammed bin Selman , bugün (Cuma) Temim bin Hamed Al Sani ile gerçekleştirdiği görüşmede bölgesel ve uluslararası gelişmeleri, bölgede yaşanan son olayları ve güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yönelik yürütülen çabaları ele aldı.

Suudi Veliaht Prensi’nin Katar Emiri ile yaptığı telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliği alanları da değerlendirildi.

Öte yandan Katar Haber Ajansı QNA iki liderin ülkeleri arasındaki güçlü kardeşlik ilişkilerini, ortak çıkarları gerçekleştirecek ve iki halkın beklentilerine hizmet edecek şekilde geliştirme yollarını gözden geçirdiğini bildirdi.

Katar Haber Ajansı ayrıca, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şeyh Temim bin Hamed’in, bölgesel ve uluslararası güvenlik ile barışın desteklenmesine katkı sağlayacak şekilde çeşitli konularda koordinasyon ve istişareyi sürdürmenin önemini vurguladığını aktardı.