Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın röportajı Suudilerin uluslararası alanda artan rolünü gösteriyor

Prens Muhammed bin Selman'ın röportajı Suudilerin uluslararası alanda artan rolünü gösteriyor

Reuters
Reuters
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın röportajı Suudilerin uluslararası alanda artan rolünü gösteriyor

Reuters
Reuters

Con Coughlin

Suudi Arabistan'daki yeni, kendini doğrulayan ruh halini, hiçbir şey Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Fox News’e verdiği kapsamlı röportajdan daha iyi gösteremez.

Veliaht Prens, verdiği röportajda ülkesini etkileyen temel meseleleri ele almakta tereddüt göstermedi. Bu meseleler, İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi gibi hassas konulardan İran'ın nükleer programına yönelik tartışmalara kadar uzanıyordu. 2019'dan bu yana ilk kez bir Amerikan haber kuruluşuna verdiği röportajda Veliaht Prens, ülkesinin dünyanın en dinamik yükselen güçlerinden biri olarak konumunu güçlendirmek için güçlü bir performans sergiledi.

Dünya meselelerindeki artan önemine atıfta bulunan Veliaht Prens, Fox News'in baş siyasi muhabiri Bret Baier'e, “Suudi Arabistan çok büyük, bu yüzden dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi birinin Suudi Arabistan ile doğrudan veya dolaylı bir ilişkisi olduğundan eminim" dedi.

Büyük ölçüde, röportajda en dikkat çekici yorumlar, Veliaht Prens’in, İsrail ile normalleşmenin olasılığı ve İran nükleer programının bölgesel güvenlik için oluşturduğu tehdit gibi birçok önemli bölgesel sorun hakkındaki görüşlerini ifade ettiği yorumlardı. Yaz aylarında ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'ın Suudi Arabistan'a yaptığı son ziyaretin ardından, Riyad ile ABD arasındaki müzakerelerin, Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşmesini, karşılığında ABD'nden bir savunma anlaşması ve sivil nükleer programına yardım sağlamayı içeren bir anlaşma üzerinde ileri bir aşamaya geldiğine dair haberler çıktı.

Röportajda en dikkat çekici yorumlar, Veliaht Prensin, İsrail ile normalleşmenin olasılığı ve İran nükleer programının bölgesel güvenlik için oluşturduğu tehdit gibi bir dizi önemli bölgesel sorun hakkındaki görüşlerini ifade ettiği yorumlardı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ABD tarafından desteklenen müzakerelerin ileri bir aşamaya geldiğini vurgulayarak "Her gün ilerleyeceğiz ve nereye varacağımızı göreceğiz" dedi. Ayrıca şimdiye kadar ‘iyi görüşmeler’ yapıldığını da doğruladı. ABD’lilerle bir anlaşmaya varırlarsa, bunun ‘Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana en büyük anlaşma’ olacağını belirtti.

Ancak Veliaht Prens, ancak Filistin meselesinde ilerleme kaydedilirse bir anlaşmaya ulaşılabileceği konusunda da uyardı. Filistinlilerin muamelesinin ‘çok önemli bir sorun’ olmaya devam ettiğini ve çözülmesi gerektiğini söyledi. Prens Muhammed bin Selman, "İşlerin nereye gideceğini göreceğiz" dedi. Ayrıca Suudi Arabistan'ın Filistinlilerin yaşamını iyileştirmeyi ve İsrail'i bölgede bir oyuncu yapmayı umduğunu da ekledi. "Filistinlilerin acılarını hafifletecek iyi sonuçlara ulaşmak için ABD’lilerle görüşüyoruz" dedi.

Reuters
Reuters

Röportaj, ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmaları sırasında bir araya gelmesinin hemen ardından yayınlandı. Liderlerin, Suudi Arabistan ve İsrail arasında bir anlaşmaya varılması için müzakereleri tartıştıkları bildirildi.

Veliaht Prens, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu gibi sert bir politikacıyla uğraşmanın zorluğuna ilişkin bir soruya yanıt olarak, "Filistinlilere ihtiyaçlarını sağlayan ve bölgeyi barışçıl hale getiren bir anlaşmaya varırsak, oradaki herhangi biriyle çalışacağız" dedi.

Fotoğraf Altı:  ABD Başkanı Joe Biden, 20 Eylül 2023'te New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 78. oturumunun oturum aralarında gerçekleşen görüşmede İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışırken (AFP)
ABD Başkanı Joe Biden, 20 Eylül 2023'te New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 78. oturumunun oturum aralarında gerçekleşen görüşmede İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışırken (AFP)

İsrail ile normalleşme müzakerelerinin mevcut durumunu ele almanın yanı sıra, Veliaht Prens, ülkesinin İran'ın tartışmalı nükleer programına yönelik tutumunun en kapsamlı genel yorumunu yaptı. Batı istihbaratı, İran'ın nükleer silah üretmeyi amaçladığını iddia ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla dergisinden aktardığına göre Veliaht Prens, İran'ın nükleer silah elde etmesine izin verilirse, Suudi Arabistan'ın da aynısını yapması ve kendi nükleer cephaneliğini kurması gerekeceğini açıkça belirtti. "Bölgede herhangi bir nükleer silahlanma yarışı, yalnızca bölgenin güvenliğini değil, dünyanın güvenliğini de tehdit eder" dedi. "Bölgedeki güç dengesi, İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde bizim de sahip olmamızı gerektiriyor" diye ekledi.

Veliaht prens, İsrail ile bir anlaşmaya varılabilmesi için Filistin meselesinde ilerleme kaydedilmesi gerektiğini söyledi. Filistinlilerin muamelesinin "çok önemli bir sorun" olmaya devam ettiğini ve çözülmesi gerektiğini belirtti.

Ancak Suudi Arabistan Veliaht Prensi, nükleer silahlanma yarışına karşı kişisel hoşnutsuzluğunu da açıkça dile getirerek, ‘dünyanın yeni bir Hiroşima'ya tahammül edemeyeceği’ uyarısında bulundu.

Veliaht Prens, Ukrayna çatışmasına ilişkin yorumlarıyla Suudi Arabistan'ın küresel meselelerde giderek daha önemli bir rol oynadığını vurguladı. Suudi Arabistan, çatışmayı sona erdirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz ay Cidde'de 40 ülkeden temsilcilerin katıldığı bir barış görüşmesine ev sahipliği yaptı.

Prens Muhammed bin Selman, "Suudi Arabistan'da Rusya ile iyi ilişkilerimiz var ve Ukrayna ile de iyi ilişkilerimiz var. Ukrayna ve Rusya ile iyi ve canlı bir ticaretimiz var. Bu nedenle, bu sorunu çözmek için adımlar atabilmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz" dedi.

Fotoğraf Altı:  Aralarında Çin, Hindistan ve ABD'nin de bulunduğu 40'tan fazla ülkeden delegeler, 6 Ağustos 2023'te Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenen görüşmelerde fotoğraf çektirirken (Reuters)
Aralarında Çin, Hindistan ve ABD'nin de bulunduğu 40'tan fazla ülkeden delegeler, 6 Ağustos 2023'te Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenen görüşmelerde fotoğraf çektirirken (Reuters)

Veliaht Prens, röportajda ayrıca Suudi Arabistan'ın, dünyanın önde gelen enerji tedarikçilerinden biri olarak oynadığı kritik rolü de ele aldı. Ayrıca, Suudi Arabistan ekonomisini geliştirmeye yönelik 2030 vizyonu hakkındaki iddialı programından da bahsetti. 2027 ve 2028'de Suudi Arabistan’ın 2040 Vizyonu’nun açıklanacağını belirtti. Ayrıca, doğrudan hedefinin Suudi Arabistan ekonomisini geliştirmeye yönelik iddialı programına dayanarak inşa etmek olduğunu ifade etti. Ülkesini 21. yüzyılın en büyük başarı öyküsü olarak nitelendirdi.

Fox News röportajındaki güven dolu performansı, Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın önümüzdeki ay gerçekleşmesi beklenen Birleşik Krallık ziyaretinin temellerini atmasına kesinlikle yardımcı olacak. Veliaht Prens, 2018'deki son ziyaretinin başarısının üzerine inşa etmek istiyor. Bu ziyaret, 2030 vizyonu adlı iddialı programına büyük yatırımlar yapılmasına yardımcı olmuştu.

İngiliz bir yetkili, Prens Muhammed bin Selman'ın Fox News röportajına şu şekilde yorum yaptı: "Veliaht Prens, olağanüstü bir performans sergiledi ve Suudi Arabistan'ın sadece küresel meselelerde önemli bir oyuncu değil, aynı zamanda Birleşik Krallık için önemli bir müttefik olduğunu gösterdi."

* Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



Mekke Yolu... Kutsal topraklara yolculuğu kısaltan bir Suudi modeli

Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)
Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)
TT

Mekke Yolu... Kutsal topraklara yolculuğu kısaltan bir Suudi modeli

Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)
Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)

Her yıl tekrarlanan ancak her seferinde daha da olgunlaşan ve genişleyen bir tablo içinde, hac yolculuğu artık yalnızca coğrafi bir hareket olmaktan çıkıp, yararlanıcı ülkelerin havalimanlarından başlayan bütüncül bir insani deneyime dönüşüyor. Bu süreçte mesafeler kısaltılırken, bürokratik zorluklar ortadan kaldırılıyor ve yerini, hacı adaylarına sunulan gelişmiş bir hizmet sistemi alıyor. Bu çerçevede Mekke Yolu Projesi, hac yolculuğunu ilk andan itibaren yeniden tanımlayan özgün modelini güçlendirmeyi sürdürüyor. Akıcılığı temel ilke haline getiren, insan onurunu önceliklendiren ve teknolojiyi sürecin her aşamasında etkin bir unsur olarak kullanan bu yaklaşım, hac deneyimini daha düzenli ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

fbfb
Ankara’dan gelen hacı adaylarının, Mekke Yolu Projesi’nin belirlediği güzergâhlarda yolculukları başladı. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı kapsamında yer alan ve Vizyon 2030 projelerinden biri olan Mekke Yolu Projesi’ni sekizinci yıl üst üste uygulamayı sürdürüyor. Program, 10 ülkede yer alan 17 noktada hayata geçiriliyor. Bu ülkeler arasında Fas, Endonezya, Malezya, Pakistan, Bangladeş, Türkiye, Fildişi Sahili ve Maldivler’in yanı sıra, bu yıl ilk kez katılan Senegal ve Brunei de bulunuyor.

Proje, hac yolculuğunu kolaylaştırmayı hedefleyen entegre ve yüksek standartlı hizmetler sunuyor. Bu kapsamda süreç, hac vizelerinin elektronik ortamda düzenlenmesiyle başlıyor. Ardından, yolcuların çıkış yaptıkları ülkelerdeki havalimanlarında pasaport işlemleri tamamlanıyor; sağlık şartları kontrol ediliyor, biyometrik veriler alınıyor ve bagajlar Suudi Arabistan’daki ulaşım ve konaklama planlarına göre etiketlenip ayrıştırılıyor. Hacı adayları Suudi Arabistan’a ulaştıklarında ise özel güzergâhlardan doğrudan otobüslere yönlendirilerek Mekke ve Medine’deki konaklama yerlerine taşınıyor. Bagajların teslimi ise ilgili kurumlar tarafından organize edilerek hacı adaylarının kaldıkları yerlere ulaştırılıyor.

fbf
Suudi Arabistan devlet kurumları, hacı adaylarına gelişmiş hizmetler sunmak için çabalarını birleştiriyor. (SPA)

Bu yılki hac sezonunun başlamasıyla birlikte, girişimden yararlanan ilk kafileler çeşitli ülkelerden yola çıktı. İlk uçaklardan biri, Bangladeş’te Dakka’daki Hazrat Şah Celal Uluslararası Havalimanı’nda bulunan özel terminalden kalkarak Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’na ulaştı. Uğurlama törenine çok sayıda yetkili katılırken, bu adım hazırlık düzeyinin yüksekliğini ve kurumlar arası koordinasyonu yansıttı.

Pakistan’ın Karaçi kentinde de Cinnah Uluslararası Havalimanı’ndan hareket eden ilk uçak, Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’na yöneldi. Aynı şekilde Malezya’da Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan ilk kafileler de Medine’ye doğru yola çıktı. Bu uçuşlar, girişimin hacı adaylarının seyahat deneyimini geliştirmedeki rolünü ortaya koyan resmi katılımla gerçekleşti.

Uygulama Türkiye’yi de kapsarken, Ankara’daki Esenboğa Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan ilk uçaklar Medine’ye ulaştı. Tüm bu operasyonların, ilgili kurumlar arasında sağlanan koordinasyonla yürütülen entegre bir sistem çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi.

sdvdfv
Entegre teknik ve lojistik hizmetler, hacı adaylarının kalkıştan itibaren deneyimlerini geliştiriyor. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Mekke Yolu Projesi’ni; Dışişleri, Sağlık, Hac ve Umre ile Enformasyon bakanlıklarının yanı sıra Sivil Havacılık Genel Otoritesi, Zekât, Vergi ve Gümrük Otoritesi, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), Vakıflar Genel Müdürlüğü, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı ve Pasaport Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürütüyor. Uygulama ayrıca dijital ortak olarak stc Grubu ile entegre şekilde hayata geçiriliyor.

Mekke Yolu Projesi, 2017 yılında başlatılmasından bu yana, 1,25 milyondan fazla hacı adayına hizmet sundu. Bu rakam, projenin hedeflerine ulaşmadaki başarısını ortaya koyarken, Suudi Arabistan’ın hac organizasyonunda sunduğu hizmet kalitesini artırma vizyonuyla uyumlu bir gelişim sürecine işaret ediyor. Projenin, hac ibadetinin daha düzenli, erişilebilir ve yüksek standartlarda gerçekleştirilmesini sağlarken, kalabalık yönetimi ve lojistik hizmetlerde modern ve küresel ölçekte bir model sunduğu değerlendiriliyor.


Bahreyn Kral’ından Veliaht Prens’e, “vatan hainlerine” hesap verdirilmesi talimatı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kral’ından Veliaht Prens’e, “vatan hainlerine” hesap verdirilmesi talimatı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, Veliaht Prens ve Başbakan Selman bin Hamad bin İsa Al Halife’ye, ulusal güvenliği tehlikeye atanlara karşı derhal sıkı önlemler almaya başlaması talimatını verdiğini açıkladı. Bu önlemler arasında, söz konusu kişilerin Bahreyn vatandaşlığına sahip olma haklarının yeniden değerlendirilmesi de yer alıyor.

Kral Hamad dün bazı üst düzey yetkilileri kabul etti. Görüşme sırasında ulusal meselelerle ilgili birtakım konular ele alındı.

Bahreyn Haber Ajansı BNA’ya göre Kral Hamad, devletin İsrail/ABD-İran savaşının etkilerini giderme konusunda kararlılıkla ilerlediğini vurguladı ve Veliaht Prens'e ‘savunma ve ekonomi alanlarında tespit edilen eksiklikleri gidermek için uygun programlar oluşturarak kapsamlı ve kararlı önlemler alması’ talimatı verdiğini belirtti.

Kral Hamad ayrıca, ‘vatanına ihanet eden veya vatanının güvenliğini ve istikrarını tehlikeye atanlara karşı gerekli önlemlerin derhal alınması ve Bahreyn vatandaşlığını hak edenlerle hak etmeyenlerin incelenmesi, özellikle de durumun hala hassas olmasından dolayı gerekli önlemlerin uygulanması’ talimatı da verdi.


Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı: Ulusal modelimiz ekonomiyi şoklara karşı korudu

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
TT

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı: Ulusal modelimiz ekonomiyi şoklara karşı korudu

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari, Suudi ekonomisinin bugün krizlere karşı direnç gösterebilen bir model haline geldiğini belirtti. Seyari, Vizyon 2030 hedeflerinin istikrarlı şekilde uygulanmasının, ülkeyi bölgesel şoklara karşı daha dayanıklı kıldığını; bunun da sağlam büyüme, kontrol altında tutulan enflasyon ve ihtiyatlı para politikalarıyla desteklendiğini ifade etti.

Bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını vurgulayan Seyari, söz konusu gücün, onlarca yıla yayılan yapısal reformlar ile altyapı ve kurumsal kapasiteye yapılan stratejik yatırımların bir sonucu olduğunu dile getirdi. Bu birikimin, Suudi Arabistan’a yüksek operasyonel kapasite ve şokları absorbe edebilme esnekliği kazandırdığı, böylece ulusal ekonomik temellerin yatırımcı ve tüketici güvenini koruyan bir güvence işlevi gördüğü belirtildi.

Suudi Arabistan’ın altyapısı

Seyari, ulusal hazırlık ile küresel makroekonomik güvenlik arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, Uluslararası Para Fonu (IMF) bünyesindeki Uluslararası Para ve Finans Komitesi toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Komiteye, Muhammed el-Cedan başkanlık ediyor.

Seyari, Suudi Arabistan’ın enerji ve ticaret alanındaki çeşitlendirilmiş altyapısının, kriz dönemlerinde arz sürekliliğini sağlama açısından temel bir unsur olduğunu vurguladı. Uzun vadeli yatırımların önemine işaret eden Seyari, özellikle Doğu-Batı Boru Hattı projesinin, Yanbu Limanı’na uzanarak hem Suudi petrol ihracatı hem de küresel enerji arzı açısından kritik bir rol oynadığını belirtti. Bu altyapının, ihracatın alternatif güzergâhlara yönlendirilmesini ve Kızıldeniz limanlarına güvenli erişimi mümkün kıldığını ifade eden Seyari, uzun vadeli planlamanın küresel tedarik kesintilerini önlemede hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Seyari ayrıca, enerji güvenliğinin uluslararası finansal istikrarın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, fosil yakıtların ticaret ve büyümenin sürdürülebilirliğindeki merkezi rolünü göz ardı eden politikalardan kaçınılması çağrısında bulundu.

Uluslararası sorumluluk

Seyari, bu güçlü zeminden hareketle çok taraflı sistemin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekerek, Ortadoğu’daki savaşın küresel ekonomiyi, 1970’lerde görülen stagflasyon riskini yeniden gündeme getirebilecek somut bir sınamayla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Seyari, Diriye Rehber İlkeleri olarak adlandırılan girişimi övgüyle karşılayarak, bunu IMF yönetişim reformu sürecinde yaklaşık yirmi yıllık durgunluğun ardından önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Söz konusu ilkelerin, Diriye Deklarasyonu hedeflerini yansıttığını ve hem gerçekçi hem de iddialı bir çerçeve sunduğunu belirten Seyari, bunun IMF’nin günümüz küresel ekonomilerini daha etkin temsil etmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Seyari ayrıca, bu adımın IMF’nin denetim ve kredi sağlama gibi temel işlevlerini güçlendirmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Kurumun aynı zamanda yapay zekâ ve dijital varlıklar gibi karmaşık teknolojik dönüşümlere uyum sağlaması gerektiğini belirten Seyari, bu sayede uluslararası para sisteminin jeopolitik riskler ve yeniden gündeme gelen stagflasyon tehdidi karşısında istikrarını koruyabileceğini söyledi.

Kapasite geliştirme alanında liderlik

Seyari, Suudi Arabistan’ın ekonomik başarısını uluslararası topluma somut destek olarak yansıttığını belirtti. Bu kapsamda, IMF bünyesinde kapasite geliştirme çalışmalarını desteklemek üzere 279 milyon dolarlık taahhütte bulunulduğunu ve Riyad’da açılan bölgesel ofisin, bölge ülkeleri ve diğer ekonomilerle iş birliğini güçlendirdiğini ifade etti. Seyari ayrıca, AlUla Gelişmekte Olan Piyasa Ekonomileri Konferansı gibi platformların, deneyim paylaşımı ve gerekli reformların teşvik edilmesi açısından önemli araçlar olduğunu belirterek, bu girişimlerin ekonomik dayanıklılığı artırma ve uzun vadeli büyümeyi destekleme hedeflerine katkı sağladığını vurguladı.