Suudi Arabistan Hukuk Konferansı’nın gündeminde yatırım ve kalkınmayı desteklemek var

Samani: Krallık son yıllarda büyük bir yasama atılımına tanıklık ediyor.

Suudi Arabistan, birçok sektörde tanık olduğu gelişmeler doğrultusunda yasamada büyük bir atılım yaşıyor. (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan, birçok sektörde tanık olduğu gelişmeler doğrultusunda yasamada büyük bir atılım yaşıyor. (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Hukuk Konferansı’nın gündeminde yatırım ve kalkınmayı desteklemek var

Suudi Arabistan, birçok sektörde tanık olduğu gelişmeler doğrultusunda yasamada büyük bir atılım yaşıyor. (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan, birçok sektörde tanık olduğu gelişmeler doğrultusunda yasamada büyük bir atılım yaşıyor. (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samanı, yasalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Samanı, şeffaflığın önemine dikkat çektiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Ülke, farklı sektörlerde yaşanan gelişmelere yanıt olarak büyük bir yasal patlama yaşıyor. Bu, garantileri ve hakları güçlendirmek ve yatırım ve iş ortamını iyileştirmek için açık yasalar ve şeffaf prosedürlerin oluşturulmasını gerektirdi. Bu, mevzuattaki sabit ilkeler, kurallar ve esaslar doğrultusunda ve başka hiçbir alanı veya bu alanda çalışan kişilerin haklarını ihlal etmeden yapıldı.

Dr. Samani, Suudi Arabistan'daki mevzuat reformlarının Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğinde gerçekleştiğini vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:

 Veliaht Prens Muhammed bin Selman, mevzuatların temel çerçevesini oluşturan, medeni işlemler sistemi, kişisel durum kanunu, ispat sistemi ve ceza kanunu gibi sistemleri başlattı. Bu sistemler, tüm yasaların genel hukuku niteliğindedir ve bu sistemler doğrultusunda, yasalar, yönetmelikler, prosedürler ve kılavuzlar gibi farklı derecelerde mevzuatlar çıkarılmaktadır. Ülkede yaşanan ve hayatın her alanını etkileyen gelişmelerin bir sonucu olarak, mevzuatlar da bu gelişmelere paralel olarak geliştirilmiştir. Bu gelişme, mevzuatlardaki sabit ilkeler, kurallar ve esaslar göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmiştir. Hukuk alanında çalışanlar, diğer alanların hedeflerini de göz önünde bulundurmalı ve genel olarak kalkınma hedeflerine ulaşmak için açık hedefleri ve şeffaf prosedürleri olan yasalar hazırlamalıdır. Ülkemiz, son yıllarda çok büyük bir yasal ivme yaşıyor. Tüm sistemler güncelleniyor ve yeni sistemler ve yasalar oluşturuluyor.

sacdf
Samani, gelişmenin hak sahiplerinin yerleşik hukuki konumlarını etkileyemeyeceğini vurguladı. (Suudi Hukuk Konferansı)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Adalet Bakanı Dr. Samani, Suudi Arabistan Hukuk Konferansı’nın açılış oturumunda yaptığı konuşmada, "Özellikle iş ve yatırım sektöründe yapılan bu reformlar, hak sahiplerinin sabit hukuki durumlarını hiçbir şekilde etkilemeyecektir" vurgusunda bulunarak sözlerine şöyle devam etti:

Bu, bu tür bir konferansta vurgulanması gereken temel bir kuraldır. Bu mesajı net bir şekilde iletmek önemlidir: Tüm mevzuatlar, herhangi bir alandaki hak sahiplerine zarar vermeden veya haklarını azaltmadan, her alana fayda sağlayacaktır. Aksine, garantileri ve hakları güçlendirecek, dengeyi sağlayacak ve hakları geri alma konusunda çalışacaktır.

cdf
‘Suudi Hukuk Konferansı’ ‘Sürdürülebilir İşler İçin Hukuki Çevre’ sloganıyla beşinci kez Riyad'da düzenleniyor. (Spor Bakanlığı)

Mevzuattaki gelişmeler sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlıyor

‘Sürdürülebilir İşler İçin Hukuki Çevre’ sloganıyla düzenlenen 5. Suudi Arabistan Hukuk Konferansı'nın oturumları dün Riyad'da başladı. Konferans, üç gün boyunca spor, turizm, yatırım ve medeni işlemler sektörlerini kapsayan konularda uzmanların katılımıyla devam edecek.

Suudi Arabistan Avukatlar Birliği Genel Sekreterliği'nin Yöneticisi Dr. Alaa Naci, konferansın ‘avukatlık mesleğinin mesleki güçlendirilmesinin sunduğu fırsatları keşfetmeye, iş ve yatırım sektörünü güçlendirmedeki rolüne ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir kaynağı olan mevzuat reformlarının önemine odaklanacağını söyledi. Bunun, Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağına dikkat çekti.

Naci, konferansın, en son hukuk uygulamalarını, gelişmelerini tartışmak, alanında uzman kişilerle tanışmak ve yerel ve küresel hukuki gelişmeleri keşfetmek için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. Naci, konferansın bu oturumunda ‘yatırımın turizm ve spor sektörlerindeki rolüne odaklanıldığına’ dikkat çekti. Bu, bu iki sektörün sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmadaki önemine ve bu sektörlerde yatırım yapanlar ve yatırımcılar için güvenilir hukuk uygulamalarının önemine olan inancından kaynaklanıyor. Naci açıklamalarına şöyle devam etti:

Suudi Arabistan'da ve dünyadaki hukuk firmalarının, artan hukuki ve yasal gelişmelere uygun güvenilir hukuk hizmetleri sunabilmeleri, bu kritik sektörlerde ve diğer önemli sektörlerde yatırımı teşvik etmede önemli bir temeldir.

Dr. Alaa Naci, güvenilir bir hukuk ortamı olmadan başarılı bir yatırım deneyimi olamayacağını söyledi. Ayrıca avukatların hukuki bilgi ve becerilerini geliştirmelerine ve artan hukuki fırsatları takip etmelerine olanak tanıyan bir hukuk ortamı sağlamanın gerekliliğine dikkat çekti.

Etkili yatırım için yasal istikrar

Pazar günü başlayan ve üç gün devam edecek oturumlarda, paneller ve atölye çalışmaları, bir dizi ana başlığa odaklanıldı. Bu başlıklar arasında, yabancı yatırım için hukuki ve yargısal temeller, yakın zamanda kabul edilen medeni işlemler sistemi ile hukuki istikrar, mevzuat reformları ve yatırım ortamının hazırlanmasındaki rolü ve diğer konular yer alıyor.

 Avukat Ahmed es-Sakki, Suudi Arabistan'ın, Adalet Bakanlığı'nın çabaları ve ülkenin liderliğinden gelen vizyon sayesinde, mevzuatların gelişimi ve haklarının korunması ve istikrarı açısından büyük bir gelişme yaşadığını kaydetti. Konferans oturumlarına katılanlar da bu görüşü destekledi. Sakki açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Anlaşmazlıkları çözmenin ve anlaşmazlıkları çözmenin temeli yargıdır. Bununla birlikte, Hukuki İşlemler Sistemi de dahil olmak üzere yeni mevzuat, yüksek kalite ve verimlilik gereklilikleri ve prosedürlerine uygun olanlar dışında, önleyici adaletin güçlendirilmesine ve uyuşmazlıkların çözümünde yargıya erişimin sınırlandırılmasına katkıda bulunmuştur.

Dr. Yusuf el-Ferrac da yargısal mevzuat komitesinin bir üyesi olarak yeni geliştirilen mevzuat ve sistemlerin haklar istikrarını ve etkin yatırımı sağlamada oynadığı rol hakkında konuşarak “Uluslararası raporlar ve göstergeler, Suudi Arabistan'ın yatırımlar için çekiciliğini yansıtıyor" dedi. Ferrac, oturumdaki ortaklarıyla birlikte iş mevzuatını iyileştirmenin, Suudi Arabistan'ın rekabet gücünü artırmada etkisi, etkili adalet ve adli istikrarın, yatırımcıların haklarını korumada değeri, mevzuat, sistem ve modern hukuki gelişmelerin, sürdürülebilir bir şekilde çekici bir yatırım ortamı oluşturmada ve Vizyon 2030 hedeflerine ulaşılmasında etkisi ve yatırımcıların karşı karşıya olduğu zorlukların belirlenmesi üzerinde durdu.

Konferansın önümüzdeki salı gününe kadar devam etmesi planlanıyor. Oturumlarda turizm ve spor sektörleri, yatırım ortamı, mevzuat geliştirmenin etkileri, spor ve turizm sektörlerindeki hukuki alanlarda yeni ufuklar ve beklentiler, uyuşmazlıkların çözümü ve Suudi Arabistan'daki spor ve turizm sistemlerini güçlendirme fırsatları gibi konular ele alınacak.



Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, Çarşamba günü Madrid ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ülkesinin bölgesel krizin çözümünde diplomatik süreci desteklediğini ve Hürmüz’ün güvenliğinin küresel ekonominin istikrarı için temel unsur olduğunu söyledi.

Stratejik ortaklık belgesi

Suudi Arabistan ile İspanya, Çarşamba günü ikili ilişkilerde yeni bir döneme girerek ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltti. Taraflar, Stratejik Ortaklık Belgesi’ni imzalarken diplomatik ve özel pasaport sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasına da imza attı.

Prens Faisal bin Ferhan, iki ülke liderleri düzeyinde kurulacak Ortaklık Konseyi’nin, ilgili kurumlar arasında koordinasyonu güçlendirecek kurumsal bir çerçeve oluşturacağını ve Riyad ile Madrid arasındaki ilişkileri ileri taşıyacak girişim ve projelere zemin hazırlayacağını ifade etti.

Barışa destek

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan bölgesel kriz konusunda Suudi Arabistan’ın diplomatik çözümden yana tutumunu yineledi.

Madrid’de İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Suudi Bakan, Riyad yönetiminin Ortadoğu’da tansiyonun düşürülmesi ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi yönündeki desteğini sürdürdüğünü belirtti.

Prens Faysal bin Ferhan, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının yeniden normal seyrine dönmesinin önemine dikkat çekerek, boğazın güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin küresel ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.

fdvfdfdb
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, “Stratejik Ortaklık” belgesinin imza töreni sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Ayrıca Suudi Arabistan ile İspanya arasındaki ilişkilerin sürekli gelişim gösterdiğini ifade eden Bakan, Riyad ile Madrid arasındaki bağları daha ileri seviyeye taşımak amacıyla stratejik ortaklık belgesinin imzalandığını söyledi.

Albares: Suudi Arabistan’ın rolü merkezi öneme sahip

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise ülkesinin Suudi Arabistan ile ikili ilişkileri güçlendirmeye kararlı olduğunu belirterek, Suudi Arabistan’ın İspanya’nın Ortadoğu’daki önemli ticari ortaklarından biri olduğunu söyledi.

İspanyol Bakan, Suudi Arabistan’ın yalnızca Körfez ve bölgesel güvenlik açısından değil, uluslararası düzeyde de son derece merkezi bir rol oynadığını ifade etti.

Ayrıca İspanya’nın, İran’daki savaş konusunda Suudi Arabistan’ın “sağduyulu tutumunu” takdir ettiğini dile getirdi.

İspanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’in Çarşamba günü Madrid’de Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan’ı ağırladığı ve görüşmede bölgesel ve uluslararası önemli meselelerin yanı sıra ikili ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmesinin ele alındığı belirtildi.

Dayanışma ve iyimserlik

İspanya, İran’ın “gerekçesiz saldırılarının” ardından Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu yineleyerek, Riyad yönetiminin Ortadoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesine katkı sağlayan rolünü desteklediğini açıkladı.

cbgfbgf
İspanya Dışişleri Bakanı, Suudi mevkidaşını Madrid’de karşılayarak ağırladı (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

İspanya Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında Stratejik Ortaklık Konseyi’nin kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalandığını belirterek, bu mekanizmanın siyasi, ekonomik, kültürel ve savunma alanlarının yanı sıra enerji ve ulaştırma sektörlerinde iş birliğini geliştireceğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca, diplomatik, özel ve hizmet pasaportu sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasının da imzalandığı bildirildi.


Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasının dengelerini yeniden şekillendiriyor

Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasının dengelerini yeniden şekillendiriyor

Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA

Suudi Arabistan emlak piyasasında yıllık boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi bekleniyor. Suudi Arabistan Belediyeler ve İskân Bakanlığı, uygulamaya geçmeden önce görüş ve önerileri almak amacıyla yönetmelik taslağını “İstitlaa” platformunda kamuoyuna sundu. Düzenleme kapsamında, şehir sınırları içinde atıl durumda bulunan gayrimenkuller için mülk değerinin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yıllık ücret uygulanması öngörülüyor. Amaç ise piyasadaki arzı artırmak ve spekülatif birikimi sınırlandırmak.

Yeni düzenleme, gayrimenkul varlıklarının daha verimli kullanılmasını ve mülk sahiplerinin boş duran taşınmazlarını ekonomiye kazandırmasını hedefliyor. Böylece arz-talep dengesinin desteklenmesi ve emlak sektöründe istikrarın sağlanması amaçlanıyor. Bu adım, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın piyasayı düzenlemeye yönelik talimatlarının devamı niteliğinde değerlendiriliyor.

“Amaç sadece gelir elde etmek değil”

Raoud Emlak şirketinin CEO’su mühendis Abdülnasır el-Abdüllatif, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, boş gayrimenkullere yönelik uygulama yönetmeliğinin emlak piyasası açısından önemli bir düzenleyici adım olduğunu söyledi. Özellikle kiralık konut ve ticari alanlara yüksek talep bulunmasına rağmen uzun süre kapalı tutulan çok sayıda birim olduğuna dikkat çekti.

El-Abdüllatif’e göre bu ücretlerin temel amacı yalnızca mali gelir sağlamak değil; kullanılmayan gayrimenkullerin piyasaya kazandırılmasını teşvik etmek. Düzenlemenin, önümüzdeki dönemde kiralık konut arzını artırmasının beklendiğini belirten El-Abdüllatif, boş tutulan mülklerin artık mal sahiplerine doğrudan maliyet oluşturacağını, bunun da yatırımcıları kiralama veya satışa yönelteceğini ifade etti.

Bu gelişmenin özellikle büyük şehirlerde kira fiyatları üzerindeki baskıyı zamanla hafifletebileceğini söyleyen El-Abdüllatif, etkinin kısa vadede değil, kademeli biçimde hissedileceğini vurguladı. Bunun ise uygulama mekanizmasının başarısına, boş durumdaki mülklerin doğru şekilde tespit edilmesine ve mülk sahiplerinin kurallara uyumuna bağlı olacağını kaydetti.

Piyasa daha olgun bir döneme giriyor

El-Abdüllatif ayrıca Suudi Arabistan emlak piyasasının yeni yasalar, konut programları ve kentsel dönüşüm projeleri sayesinde daha düzenli ve olgun bir aşamaya geçtiğini söyledi. Önümüzdeki yıllarda kullanılmayan gayrimenkulleri elde tutmak yerine, ekonomik olarak değerlendirme ve verimli işletme anlayışının öne çıkacağını belirtti. Bunun da arzı artırarak piyasa dengesine olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.

Mülk sahipleri üzerinde baskı oluşacak

Öte yandan Mansat Emlak şirketinin CEO’su Halid el-Mübeyyid da Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, yeni düzenlemenin mülk sahiplerini daha fazla konutu kiraya sunmaya zorlayacağını söyledi. Böylece ücretlerden kaçınmak isteyen mal sahiplerinin piyasaya yeni konut arzı sağlayacağını, bunun da fiyatların düşmesine katkıda bulunacağını belirtti.

El-Mübeyyid, geçmişte mülk sahiplerinin daha yüksek kira bedeli beklentisiyle kiralama kararını geciktirdiğini, bunun da arz sıkıntısı ve fiyat artışlarında etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca bazı tekelci uygulamaların da piyasadaki dengesizliği artırdığını söyledi.

“Artık yeni bir dönemin eşiğindeyiz” diyen El-Mübeyyid, önümüzdeki süreçte piyasaya daha fazla konut arzı sunulacağını ve mülk sahipleri ile kiracılar arasındaki uygulamaların daha sağlıklı hale geleceğini dile getirdi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın bölgesel merkezlerini Riyad’a taşıyan büyük şirketler için cazip bir pazar haline geldiğini, bunun da kiralama piyasasında hareketlilik ve talep artışı yaratacağını sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan’daki boş gayrimenkuller vergiye tabi... Piyasa arzın artmasını bekliyor

Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
TT

Suudi Arabistan’daki boş gayrimenkuller vergiye tabi... Piyasa arzın artmasını bekliyor

Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Suudi Arabistan’da boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin kabul edilmesinin ardından, emlak piyasası yeni bir döneme hazırlanıyor. Düzenleme, kullanılmayan konut ve iş yeri sahiplerini mülklerini işletmeye, kiraya vermeye ya da satışa çıkarmaya teşvik ederek piyasadaki arzı artırmayı hedefliyor. Söz konusu adım, büyük şehirlerde arz-talep dengesini güçlendirmeyi ve emlak alanındaki stokçuluğu sınırlandırmayı amaçlayan düzenleyici bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Bu gelişme, hükümetin gayrimenkul varlıklarının verimliliğini artırmak ve konut sektörünü iyileştirmek amacıyla yürüttüğü reform paketinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Reformların, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda, Vizyon 2030 hedefleri kapsamında daha sürdürülebilir ve düzenli bir emlak piyasası oluşturmayı amaçladığı belirtiliyor.

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin onaylandığını duyurdu. Bakanlık, düzenlemenin boşluk kriterlerinin karşılanması halinde devreye girecek bir düzenleme aracı olduğunu, uygulama kapsamındaki şehirler ve coğrafi bölgelerin ise daha sonra açıklanacağını bildirdi.

Gayrimenkul varlıkları

Yönetmelik, gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırmayı, boş durumdaki mülklerin ekonomiye kazandırılmasını teşvik etmeyi, piyasadaki arzı yükseltmeyi ve yerel emlak piyasasında dengeyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Düzenlemeye göre boş gayrimenkuller için uygulanacak yıllık vergi, emsal kira bedeli üzerinden hesaplanacak ve bina değerinin yüzde 5’ini aşmayacak.

Vergilerin uygulanacağı coğrafi alanlar ise bakan kararıyla belirlenecek. Bu kapsamda boşluk oranları, emlak fiyatlarındaki artış, konut maliyetleri ile arz-talep dengesi gibi göstergeler dikkate alınacak.

Boş gayrimenkuller, şehir imar sınırları içinde yer alan ve makul bir gerekçe olmaksızın uzun süre kullanılmayan binalar olarak tanımlanıyor. Bu durumun piyasada yeterli arzın oluşmasını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

‘Boş kalma süresi’ uygulaması ise düzenleme kapsamındaki coğrafi alanlarda bulunan ve kullanıma uygun durumdaki binalar için geçerli olacak. Buna göre bir yapının referans yıl içinde aralıksız ya da kesintili şekilde toplam 6 ay boş kalması halinde uygulama devreye girecek.

Boş evlerin ekonomiye kazandırılması

Bu çerçevede, emlak uzmanları Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin kabul edilmesinin Suudi emlak piyasasının düzenlenmesinde nitelikli bir dönüşüm anlamına geldiğini belirtti. Uzmanlar, düzenlemenin kullanılmayan gayrimenkul sahiplerini mülklerini uzun süre kapalı tutmak yerine ekonomiye kazandırmaya yönelteceğini ifade etti. Yeni vergilerin, özellikle kiralık konut ve ticari alan talebinin yüksek olduğu büyük şehirlerde, konut ve ticari birimlerin yeniden piyasaya dönmesini sağlayarak gayrimenkul stokunun daha verimli kullanılmasına katkıda bulunacağı kaydedildi.

Önümüzdeki dönemde daha fazla mülk sahibinin yıllık vergilerden kaçınmak amacıyla kiralama veya satış yoluna gitmesinin beklendiğini belirten uzmanlar, bunun piyasadaki arzı kademeli olarak artıracağını ve fiyat artış hızının yavaşlamasına yardımcı olacağını söyledi.

Uzmanlara göre Suudi emlak piyasası, yeni düzenlemeler ve devam eden reformların desteğiyle, varlıkların etkin kullanımı ve gerçek yatırımı esas alan daha olgun bir aşamaya giriyor. Bu sürecin, tekelci uygulamaları sınırlamayı ve emlak sektöründe sürdürülebilirliği güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Gayrimenkul sahiplerini teşvik etmek

Roud Gayrimenkul Şirketi CEO’su Mühendis Abdunnasır el-Abdullatif Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin kabul edilmesinin “özellikle kira talebinin arttığı bir dönemde kullanılmayan çok sayıda konut ve ticari birimin bulunması nedeniyle, emlak piyasasının verimliliğini artırmaya yönelik önemli bir düzenleyici adım” olduğunu söyledi.

Abdullatif, uygulamanın amacının yalnızca mali boyutla sınırlı olmadığını belirterek, ‘esas hedefin, mülk sahiplerini kullanılmayan gayrimenkullerini ekonomiye kazandırmaya ve uzun süre kapalı tutmak yerine yeniden piyasaya sürmeye teşvik etmek’ olduğunu ifade etti. Yeni düzenlemenin önümüzdeki dönemde kiralık gayrimenkul arzını artırmasını beklediğini kaydeden Abdullatif, boş kalan birimlerin mülk sahiplerine doğrudan mali yük getireceğini, bunun da yatırımcıların bir bölümünü mülklerini kiraya vermeye veya satışa çıkarmaya yönelteceğini söyledi. Bu durumun özellikle talebin yüksek olduğu büyük şehirlerde kira fiyatları üzerindeki baskının kademeli olarak azalmasına katkı sağlayabileceğini dile getirdi.

Boş durumdaki birimlerin listesi

Abdullatif, kararın etkilerinin kısa vadede hemen görülmeyeceğini belirterek, “Emlak piyasası yeni düzenlemelere kademeli olarak tepki veriyor. Ayrıca etkinin boyutu, uygulama mekanizmalarının verimliliğine, boş durumdaki birimlerin doğru şekilde tespit edilmesine ve mülk sahiplerinin yönetmeliğe uyum düzeyine bağlı olacak” dedi.

Suudi emlak piyasasının daha olgun ve daha düzenli bir yapıya doğru ilerlediğini ifade eden Abdullatif, bu sürecin modern mevzuat, konut programları ve kentsel dönüşüm projeleriyle desteklendiğini söyledi. Önümüzdeki yıllarda gayrimenkul varlıklarının işletme verimliliğini artırmaya ve ekonomik kullanımını en üst düzeye çıkarmaya daha fazla odaklanılacağını belirten Abdullatif, bunun da piyasadaki arzın artmasına ve arz-talep dengesinin daha sağlıklı şekilde oluşmasına olumlu katkı sağlayacağını dile getirdi.

Ek arz

Gayrimenkul uzmanı Ahmed Ömer Basudan da Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, yeni yönetmeliğin kabul edilmesinin, şehirlerin imar sınırları içindeki atıl durumdaki gayrimenkullerin piyasaya kazandırılması yoluyla emlak varlıklarının verimliliğini artırmaya ve kiralama piyasasını canlandırmaya yönelik açık bir yönelimi ortaya koyduğunu söyledi.

Basudan, yeni düzenleme karşısında mülk sahiplerinin baskı altında kalacağını belirterek, “Mülk sahiplerinin artık, bölge ve mahalle koşullarına uygun makul fiyatlarla kiralama yapmak dışında fazla seçeneği kalmayacak. Önceki dönemde olduğu gibi daha yüksek fiyat beklentisiyle bekleme yaklaşımı sürdürülebilir olmayacak” dedi. Gayrimenkul yatırımlarının artık daha çok işletme ve kullanım odaklı hale geleceğini, stok amaçlı elde tutma anlayışının gerileyeceğini ifade eden Basudan, önümüzdeki dönemde piyasaya kademeli olarak ek arz gireceğini söyledi. Basudan, mülk sahiplerinin boş gayrimenkulleri elde tutma konusundaki yaklaşımlarını yeniden değerlendireceğini belirterek, bunun arz ve talep arasında daha dengeli bir yapı oluşturacağını ve fiyatların gerilemesine katkı sağlayacağını ifade etti. Bunun da hükümetin önümüzdeki dönemde ulaşmayı hedeflediği temel amaçlardan biri olduğunu kaydetti.