Katar'da idama mahkum edilen 8 eski Hint subayı hakkında neler biliniyor?

Emekli Hint askerlerinin hassas bir denizaltı projesinde çalıştıkları iddia ediliyor

İş gücünün yüzde 95'ini yabancıların oluşturduğu Katar'da yüzbinlerce Hindistan vatandaşı çalışıyor (AP)
İş gücünün yüzde 95'ini yabancıların oluşturduğu Katar'da yüzbinlerce Hindistan vatandaşı çalışıyor (AP)
TT

Katar'da idama mahkum edilen 8 eski Hint subayı hakkında neler biliniyor?

İş gücünün yüzde 95'ini yabancıların oluşturduğu Katar'da yüzbinlerce Hindistan vatandaşı çalışıyor (AP)
İş gücünün yüzde 95'ini yabancıların oluşturduğu Katar'da yüzbinlerce Hindistan vatandaşı çalışıyor (AP)

Katar'da bir mahkeme İsrail adına casusluk yaptıkları iddiasıyla 8 eski Hint deniz subayını dün idam cezasına çarptırdı.

Kararı "şoke edici" olarak tanımlayan Hindistan yönetimi, tüm yasal seçeneklerin araştırıldığını duyurdu.

Hindistan donanmasından emekli olan 8 deniz subayı, bir Katar firması adına çalışırken geçen yıl ağustosta casusluk suçlamasıyla tutuklanmıştı.

8 Hintli o günden bu yana hücre hapsinde tutuluyordu.

Hindistan yönetimi Ağustos 2022'de tutuklanan kişilerin deniz kuvvetlerinden emekli Binbaşı Purnendu Tiwari, Binbaşı Sugunakar Pakala, Binbaşı Amit Nagpal, Binbaşı Sanjeev Gupta, Yüzbaşı Navtej Singh Gill, Yüzbaşı Birendra Kumar Verma, Yüzbaşı Saurabh Vasisht ve denizci Ragesh Gopakumar olduğunu daha önce açıklamıştı.

Yeni Delhi yönetimi emekli subayların tamamının Hindistan donanmasında 20 yıllık hizmet sürelerini tamamladığı bilgisini paylaştı.

İdam cezasına çarptırılan isimlerden emekli Binbaşı Purnendu Tiwari'ye, 2019'da Hindistan'ın yurtdışındaki imajına sağladığı katkılar dolayısıyla madalya verilmişti.

Hint subaylar Katar'da ne yapıyordu?

Katar'da idam cezasına çarptırılan Hint subayların tamamı Dahra Küresel Teknolojiler ve Danışmanlık Hizmetleri isimli özel bir şirket adına çalışıyordu.

Şirket Katar ordusuna eğitim ve danışmanlık hizmeti veriyor.

Şirketin sahibiyse Umman Hava Kuvvetleri'nden emekli hava filosu komutanı Hamis el-Acmi. Acmi de geçen yıl Hint subaylarla birlikte tutuklandı ancak Kasım 2022'de serbest bırakıldı.

Hindistan medyası ölüm cezasına çarptırılan subayların, İtalyan teknolojisi baz alınarak geliştirilen hayalet özelliklere sahip mini denizaltılarla ilgili hassas bir proje üzerinde çalıştıklarını öne sürdü.

Subayların görev yaptığı şirket geçen mayısta Doha'daki operasyonlarını sonlandırdı. Bunun ardından şirketin bir çoğu Hint olan çalışanları da ülkelerine döndü.

Hint subaylar neyle suçlanıyor?

8 emekli Hindistan askeri, 30 Ağustos 2022'de Katar istihbaratı tarafından tutuklandı.

O günden bu yana ne Katar ne de Hindistan yönetimi, 8 emekli askere yönelik suçlamaları kamuoyuna açıklamadı.

Ancak Hindistan medyasında yer alan haberlere göre idam cezasına mahkum edilen subaylar İsrail adına casusluk yapmakla suçlanıyor.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Bu dosyaya büyük önem veriyoruz ve yakından takip ediyoruz. Konsolosluk erişimini ve hukuki desteği sürdüreceğiz. Verilen hükmü de Katarlı yetkililerle görüşeceğiz" ifadelerine yer verildi.

Hindistan Emekli Askerleri Hareketi'nin başkanlığını yürüten emekli Tümgeneral Satbir Singh de konuyla ilgili ailelerle temas halinde olduklarını söyledi.

Ailelerin perişan halde olduğunu belirten Singh, "Bu adamlar Katar donanma personelini eğitmek için oraya gitti ve şimdi casuslukla suçlanıyorlar" ifadelerini kullandı.

Hindistan medyasına yansıyan haberlerde idam cezasına çarptırılan emekli askerlerin ailelerinin Katar Emiri'ne af başvurusunda bulunduğu belirtildi.

Independent Türkçe



Budeyvi: Bölgedeki krizin etkileri dünya ekonomilerine de yayılıyor

Casim el-Budeyvi, New York’ta düzenlenen “Roma İttifakı”nın ikinci bakanlar toplantısında konuşurken (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, New York’ta düzenlenen “Roma İttifakı”nın ikinci bakanlar toplantısında konuşurken (Körfez İşbirliği Konseyi)
TT

Budeyvi: Bölgedeki krizin etkileri dünya ekonomilerine de yayılıyor

Casim el-Budeyvi, New York’ta düzenlenen “Roma İttifakı”nın ikinci bakanlar toplantısında konuşurken (Körfez İşbirliği Konseyi)
Casim el-Budeyvi, New York’ta düzenlenen “Roma İttifakı”nın ikinci bakanlar toplantısında konuşurken (Körfez İşbirliği Konseyi)

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, bölgede yaşanan mevcut krizin etkilerinin Ortadoğu, Avrupa ve dünya ekonomilerine yayıldığını belirtti. Deniz ulaşımındaki aksaklıklar ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın emtia ve gıda fiyatları ile tedarik zincirlerine doğrudan yansımaya başladığına dikkat çekti.

Budeyvi, söz konusu açıklamaları dün New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu kapsamındaki toplantılar marjında düzenlenen “Gübreye Erişim ve Gıda Güvenliği: Küresel Krizler Karşısında Gıda Güvenliği Sorunlarıyla Mücadele (Hürmüz Boğazı – Kızıldeniz – Karadeniz)” başlıklı “Roma İttifakı”nın ikinci bakanlar toplantısında yaptı.

Budeyvi, Körfez ülkeleri ile Avrupa Birliği’nin mevcut krizlerin ekonomik etkileriyle mücadele etmek, enerji ve gıda güvenliğini güçlendirmek ve tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli ekonomik, lojistik ve yatırım kapasitesine birlikte sahip olduğunu ifade etti.

Körfez ülkelerinin tedarik güvenilirliğini ve güvenlik koşullarının elverdiği ölçüde ihracatın devamlılığını sağlamaya bağlı olduğunu vurgulayan Budeyvi, enerji, gıda ve gübrenin Körfez ülkeleri tarafından herhangi bir tarafa karşı baskı aracı olarak kullanılmayacağını belirtti.

frg
New York’ta düzenlenen “Roma İttifakı”nın ikinci bakanlar toplantısından (Körfez İşbirliği Konseyi)

Genel Sekreter, Körfez ülkelerinin ulaşım güzergâhlarını çeşitlendirmek ve bölgesel ve uluslararası bağlantıları güçlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekti. Bu kapsamda boru hatları, limanlar, demir yolu ve kara yolu ağları ile depolama tesislerinin geliştirildiğini belirten Budeyvi, bu adımların tedarik zincirlerinin verimliliğini artıracağını ve krizlere karşı dayanıklılıklarını güçlendireceğini belirtti.

Taşımacılık ve sigortacılığa ilişkin risklerin azaltılması için ortak çalışmalar yürütülmesinin ve gıda, gübre ve yakıt sevkiyatlarına öncelik verilmesinin önemini vurgulayan Budeyvi, ayrıca Körfez İşbirliği Konseyi ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ve düzenleyici gündemin güçlendirilmesi, serbest ticaret anlaşmasına yönelik müzakerelerin ilerletilmesi, elektrik bağlantılarının geliştirilmesi, hidrojen alanında iş birliğinin artırılması ve yatırımların teşvik edilmesi çağrısında bulundu.

Budeyvi, ikinci Körfez-Avrupa Birliği zirvesinin bu önceliklerin ilerletilmesine katkı sağlamasını ve iki taraf arasında ticaret ile tedarik zincirlerini etkileyen ekonomik ve düzenleyici tedbirler konusunda yapılandırılmış diyaloğun güçlendirilmesini umduğunu belirtti. İki bölge arasındaki ortak çalışmaların mevcut ekonomik sorunlarla mücadelede en etkili yol olduğunu vurguladı.


“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü

“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü
TT

“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü

“Mekke Anlaşması” ülkelerinin dışişleri bakanları, genelkurmay başkanlarının acil toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün New York’ta Birleşmiş Milletler nezdindeki Suudi Arabistan Daimi Temsilciliği’nde Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la bir araya geldi. Görüşme, Mekke Müşterek Savunma Anlaşması kapsamında gerçekleştirildi.

Toplantıda, anlaşma kapsamında Genel Sekreterlik, komiteler ve çalışma gruplarının oluşturulmasına ilişkin kaydedilen ilerleme ile bunların çalışmalarına başlaması için yürütülen hazırlıklar ele alındı.

Bakanlar, toplantıda Mekke-i Mükerreme’ye ve Suudi Arabistan’daki sivil ve ekonomik tesislere yönelik saldırıları en güçlü şekilde kınadıklarını belirtti. Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’nin teyakkuz halini ve ülkenin güvenliğini savunma kapasitesini takdir eden bakanlar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü tedbirleri alma hakkının bulunduğunu vurguladı.

Toplantıda ayrıca, üç ülkenin genelkurmay başkanlarının acil bir toplantı gerçekleştirmesine yönelik hazırlıklar ele alındı. Söz konusu toplantının, Mekke Müşterek Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan’a destek sağlanmasının yollarını görüşmek amacıyla düzenlenmesi planlanıyor. Anlaşmada, taraflardan herhangi birine yönelik saldırının bütün taraflara yönelik saldırı olarak kabul edileceği hükme bağlanıyor.

Bakanlar ayrıca bölgedeki mevcut durumu değerlendirdi. Görüşmede uluslararası hukuk ilkelerinin, iyi komşuluk ilişkilerinin ve devletlerin egemenliğine karşılıklı saygının pekiştirilmesinin, ülkelerin içişlerine müdahale edilmemesinin ve deniz ulaşımının güvenliği ile serbestisinin güvence altına alınmasının önemine vurgu yapıldı.

Bakanlar, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için çalışmalarını sürdürme kararlılıklarını yineleyerek, gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları destekleme ve mevcut krizlere barışçıl çözümler bulunması yönünde girişimleri ilerletme konusundaki kararlılıklarını ifade etti.


Sivil Savunma, Mekke’nin de aralarında bulunduğu 5 kentte tehlikenin sona erdiğini açıkladı

Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)
Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)
TT

Sivil Savunma, Mekke’nin de aralarında bulunduğu 5 kentte tehlikenin sona erdiğini açıkladı

Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)
Mekke ve Suudi Arabistan’daki 4 kentte acil durumlarda erken uyarı sirenleri çaldı. (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerinin çalmasından kısa süre sonra tehlikenin sona erdiğini açıkladı. Uyarı, olası bir tehlikeye karşı uygulanan tedbirler kapsamında yapıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü, X hesabından yaptığı açıklamada, halktan ve kent sakinlerinden talimatlara uymayı sürdürmelerini, kesinlikle toplanmamalarını ve görüntü çekmemelerini istedi. İhtiyaç halinde “998” numaralı acil yardım hattının aranması çağrısında bulundu.

Sivil Savunma Müdürlüğü daha önce Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’teki Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformu üzerinden tehlikeye karşı uyarı yayımlandığını duyurmuş ve halktan sakin olmalarını ve resmi talimatlara uymalarını istemişti.

Yayımlanan talimatlarda, vatandaşlardan derhal en yakın güvenli alana, yani bir binanın içine veya pencerelerden uzak iç bölümlere geçmeleri ve tehlike sona erene kadar burada kalmaları istendi. Uyarı süresince evlerden veya binalardan çıkılmaması gerektiği belirtildi.

Sivil Savunma ayrıca açık alanlardan, pencerelerden ve camlardan uzak durulması, balkonlarda veya binaların çatılarında bulunulmaması gerektiğini vurguladı. Dışarıda bulunan kişilerin ise en yakın binaya girmeleri veya sağlam bir siperin arkasına geçerek korunmaları istendi.

Toplanma ve görüntü çekme konusunda da uyarıda bulunan Sivil Savunma, tehlikeli bölgelere yaklaşılmaması çağrısı yaptı. Araç sürücülerinden ise seyir halindeyken uyarı mesajı almaları durumunda köprü, tünel ve yüksek binalardan uzak bir noktada yolun kenarına çekerek durmaları istendi.

Sivil Savunma Müdürlüğü, bilgilerin resmi kaynaklardan takip edilmesinin önemine dikkat çekerek, söylentilerin ve kaynağı belirsiz görüntülerin paylaşılmaması uyarısında bulundu. Yetkili kurumların resmi kanallar üzerinden yayımladığı talimatlara uyulması gerektiğini vurguladı.