Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan- Afrika iş birliğinde yeni bir tarih yazıyor

Zirve sonuçlarını altı ay içerisinde takip edecek dört çalışma grubu oluşturuldu.

Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)
Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)
TT

Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan- Afrika iş birliğinde yeni bir tarih yazıyor

Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)
Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan-Afrika iş birliğinin haritası niteliğinde. (SPA)

İlk Suudi Arabistan- Afrika Zirvesi dün, Afrika ülkelerinin liderlerinin geniş katılımıyla Riyad’daki çalışmalarını tamamladı. Afrikalı liderler, zirve sırasında Afrika ülkelerinin Suudi Arabistan ile ilişkilerinde tarihi dönüm olduğunu ve aralarındaki ilişkilerin geleceği ve her alanda gelişmesi için daha geniş ufuklar açacağını vurguladı.

Zirve, Suudi Arabistan- Afrika iş birliğine yönelik yol haritasını da içeren Riyad Deklarasyonu’nun kabul edilmesiyle sona erdi. Proje çerçevesinde liderler, Afrika Kıtası’nın Suudi Arabistan ile paylaştığı stratejik ortaklık, ortak çıkarlar ve coğrafi, tarihi ve kültürel bağlar temelinde Afrika ülkeleri ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğini güçlendirme konusundaki kararlılıklarını yinelediler.

Buna karşılık Suudi Arabistan, Afrika Kıtası’yla tarihi bağlarına ve tüm ülkeleriyle siyasi, ekonomik, yatırım, ticaret, kalkınma, kültürel ve sosyal alanlardaki ilişkilerini geliştirmeye olan ilgisine dikkati çekti.

Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan’ın, geçtiğimiz günlerde Güney Afrika’da düzenlenen G20 zirvesi sırasında, Afrika Birliği’nin G20’ye daimî üye olarak katılımına verdiği erken desteğe övgüde bulundu.

Liderler, zirvenin dört çalışma grubunun oluşturulmasına ilişkin tavsiyelerini onaylarken, sonuçlarının takip edilebilmesi için zirvenin bitiminden itibaren altı ay boyunca çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini dile getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu çalışma grupları ‘Siyasi, Güvenlik ve Askeri İşler ile Aşırıcılık ve Terörle Mücadele Grubu’, ‘Ekonomik, Kalkınma, Ticari ve Yatırım İşleri Grubu’, ‘Kültür, Eğitim ve Medeniyet İşleri ve İletişim Grubu’ ve ‘İnsani ve Sağlık İşleri Grubu’ olarak sıralandı.

Diğer yandan Riyad Deklarasyonu’nda, toplantı liderlerinin Filistin’deki durumla ilgili gelişmeleri ele aldığı ve Gazze’deki insani felaketle ilgili derin kaygılarını dile getirdikleri yer aldı. İşgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen askeri operasyonların durdurulması ve sivillerin uluslararası hukuk uyarınca korunması gereğini vurgulayan liderler, uluslararası insan hakları hukukun ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olan İsrail saldırılarını ve Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden zorla yerinden edilmesini durdurmak için İsrail tarafına baskı yapma konusunda uluslararası toplumun oynaması gereken rolün önemli olduğunu kaydetti.

Aynı şekilde deklarasyona göre liderler, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) başta olmak üzere BM kuruluşları da dahil uluslararası insani kuruluşların Filistin halkına insani ve yardım sağlamadaki rollerini yerine getirebilmelerine izin verilmesi ve bu konudaki çabalarının desteklenmesi gerektiğini de vurguladı. Ayrıca İsrail işgalinin temsil ettiği çatışmanın gerçek nedeninin sona erdirilmesinin ve (Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerini kurma hakkını garanti altına almak için iki devletli çözüm ilkesi, Arap Barış Girişimi ve ilgili uluslararası meşruiyet kararları uyarınca) Filistin-İsrail çatışmasına kapsamlı ve adil bir çözüme ulaşmaya yönelik çabaların yoğunlaştırılmasının önemli olduğu ifade edildi.

Fotoğraf Altı: Riyad Deklarasyonu, çatışmanın gerçek nedeni olan İsrail işgaline son verilmesi gerektiğini vurguladı (SPA)
 Riyad Deklarasyonu, çatışmanın gerçek nedeni olan İsrail işgaline son verilmesi gerektiğini vurguladı (SPA)

Açıklamada, Suudi Arabistan liderliğinin ve Afrikalı liderlerin devletlerin egemenliğine saygıyı, iç işlerine karışmamayı ve uluslararası hukuka uygun olarak devletler arasında eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar ilkesine dayalı iyi komşuluk ilkesini vurguladıkları, savunma alanlarında iş birliği ve koordinasyonu geliştirme konusundaki kararlılıklarını dile getirdikleri ve terörizm ve her türlü aşırıcılıkla mücadelede birleştirici çabaların altını çizdikleri belirtildi.

Katılımcılar ayrıca, ortak çıkarlara hizmet edecek ve bunları gerçekleştirecek, dünyada güvenlik ve barışın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde iş birliğini geliştirmenin, çabaları koordine etmenin, deneyim alışverişinde bulunmanın ve ülkeleri arasında yakın iş birliği içerisinde terör suçlarının oluşmasını önlemek için gerekli her türlü tedbirin alınmasının önemine dikkat çekti. Ilımlılık ve hoşgörü kültürünün yaygınlaştırılması, güvenlik ve barışın sağlanması, aşırıcılık, fanatizm ve terörizmle mücadele alanındaki çalışmaların arttırılmasının yollarını ele aldı.

Deniz güvenliği

Liderler, mülteci durumu, yasa dışı göç, insan ticareti ve gemi korsanlığıyla mücadele etmek için deniz güvenliğinin iyileştirilmesi, ortak çalışmaya katkıda bulunacak şekilde ülkelerin istikrar ve kalkınma faktörlerinden biri olan deniz emniyeti alanında iş birliğinin güçlendirilmesi başlığını da görüştü. Ayrıca söz konusu iş birliğiyle Afrika ülkelerinin kalkınmasına ve istikrarına katkıda bulunmasını sağlamak, her türlü sınır ötesi suçla mücadele etmek ve bunu bu ülkeler ve halkları için güvenlik ve istikrarı sağlayacak şekilde geliştirmek de dahil, organize suçlarla, uyuşturucu ve psikotrop madde kaçakçılığıyla, kara para aklamayla ve uluslararası kaçakçılık ağlarıyla mücadeleyi amaçladıklarını vurguladı. Aynı şekilde Suudi Arabistan’ın ABD, Fas, İtalya ve Nijer ile birlikte terör örgütü DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyona bağlı Afrika İşleri Odak Grubu’na katılarak başkanlığını yaptığını ve bu gruba iki milyon ABD doları ile destek verdiğini kaydeden katılımcılar, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne bakan Arap ve Afrika Devletleri Konseyi’ni kurma çabalarını da takdirle karşıladı.

Kalkınma alanında 50 yıllık ilişki

Riyad Deklarasyonu’nda liderler, ekonomik, kalkınma, ticari ve yatırım düzeylerinde Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğine vurgu yaptı. Ayrıca Suudi Arabistan’ın, elli yılı aşkın bir süredir birçok hayati sektörde 45 milyar dolardan fazla değerde kalkınma desteği sağlayarak 46 Afrika ülkesine fayda sağladığı kaydedildi.

Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 45 milyar ABD dolarına ulaşmasından dolayı övgüde bulunurken ikili ticareti çeşitlendirerek ve her iki taraftaki ekonomik kurumlar arasında var olan ilişkileri güçlendirerek ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmeye ve ortak yatırımları teşvik etmeye yönelik çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Liderler, Suudi Arabistan ve Afrika Kıtası’nın çeşitli ekonomik bileşenlerine ve Suudi Vizyon 2030 ile Afrika Gündemi 2063’ün çeşitli alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik sağladığı fırsatlara işaret etti. Bu fırsatlar, ortak çıkarlara ulaşmak amacıyla, başta hava bağlantısı, deniz taşımacılığı ve limanlar olmak üzere ulaştırma ve lojistik hizmetleri alanlarında ortak iş birliğini etkinleştirme ve geliştirme yollarının tartışılmasının öneminin yanı sıra Krallık ile Afrika kıtasındaki ülkeler arasında karşılıklı bir ekonomik fayda anlamına geliyor.

Fotoğraf Altı: Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin seviyesine övgüde bulundu. (SPA)
Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin seviyesine övgüde bulundu. (SPA)

Suudi Arabistan ve Afrika, son beş yılda aralarındaki ticaret alışverişinde yaşanan kayda değer büyümeyi memnuniyetle karşılayarak, sanayi ve madencilik sektörlerinde iki taraf arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma konusunda mutabakata vardı. İki taraf ayrıca, Suudi Arabistan’ın Afrika’ya petrol dışı ihracatının 2018’den 2022’ye kadar olan dönemde yıllık yüzde 5,96 oranında artarak geçen yılın sonunda 31,94 milyar riyale ulaştığını kaydetti.

Liderler ayrıca, Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde her yıl düzenlenen ve Afrika Kıtası, Ortadoğu ve Orta Asya'daki madencilik faaliyetleriyle ilgili çalışmalar yürüten Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımı da memnuniyetle karşıladı. Ayrıca bu zirvenin oturum aralarında düzenlenen üst düzey ekonomik konferansın sonuçlarını da memnuniyetle karşılayan liderler arasında, turizm, yatırım, finans, enerji, yenilenebilir enerji, madencilik, ulaştırma ve lojistik hizmetleri, tarım, su, iletişim ve bilgi teknolojisi gibi birçok ekonomik alanda 50’den fazla anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Aynı zamanda kültür, insan kaynakları, toplumsal kalkınma, spor gibi sosyal alanda da çok sayıda anlaşmaya imza atıldı.

İki taraf, enerji, madencilik, tarım ve gıda güvenliği alanlarında Suudi-Afrika ortaklıklarının güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalkınmanın finansmanı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, imalat endüstrilerinin geliştirilmesi, teşvik yoluyla iç ticaretin geliştirilmesi, her iki tarafta ihracatçı ve ithalatçılar arasında periyodik toplantılar düzenlenmesi ve Suudi 2030 Vizyonu ışığında mevcut yatırım alanları ve fırsatları araştırılarak Afrika ülkeleriyle ilişkileri güçlendirme yollarının görüşülmesi çağrısında bulundu. Vizyon 2030 uyarınca Afrika’daki Suudi yatırımlarının hacmi, yaklaşık 96 milyar Suudi riyaline ulaşacak ve Suudi Kalkınma Fonu, 2030 yılına kadar Kıta’da yaklaşık 18,75 milyar Suudi riyali tutarındaki kalkınma projelerini finanse edecek. Suudi Arabistan’dan Afrika kıtasına yapılan ihracat da 2030 yılına kadar 37,5 milyar Suudi riyali tutarında finanse edilecek ve sigortalanacak.

Fotoğraf Altı: İki taraf enerji, madencilik, tarım ve gıda güvenliği alanlarında Suudi- Afrika ortaklıklarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı. (SPA)
İki taraf enerji, madencilik, tarım ve gıda güvenliği alanlarında Suudi- Afrika ortaklıklarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı. (SPA)

Enerji ve iklim

Enerji alanıyla ilgili olarak ise Afrika ülkeleri, Suudi Arabistan’ın öncü rolünü, OPEC+ ülkeler grubunun küresel petrol piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını artırmadaki rolünü ve küresel piyasalardaki tüm enerji kaynaklarının arz güvenliğinin sağlanması gerekliliğini vurguladı.

Enerji verimliliği, elektrik enerjisi ve yenilenebilir enerji konularında güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi ortak iş birliği alanlarını görüşmek, bu kaynaklardan projeler geliştirmek ve enerji sektörü ürünlerinin yerlileştirilmesi için çalışmalar yapmak istediklerini ifade ettiler.

Riyad Deklarasyonu’na göre Afrika ülkeleri liderleri, Suudi Arabistan’ın Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimlerini başlatmasını memnuniyetle karşılarken, Suudi Arabistan tarafından başlatılan ve G20 ülkelerinin liderleri tarafından onaylanan döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımını uygulayarak Krallığın iklim değişikliği alanındaki çabalarına desteklerini bildirdi.  Söz konusu iki girişimi hayata geçirmek istediklerini ifade ederek, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlılığın önemli olduğunu da vurguladılar. Liderler ayrıca, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak ve insan kaynaklarından ve küresel tedarik zincirlerinden yararlanmak için Suudi Arabistan ile Afrika ülkeleri arasındaki ekonomik iş birliğinin ve ortak yatırımın önemli olduğunu kaydetti. Suudi Arabistan da Suudi şirketlerini ve yatırımcılarını Afrika Kıtası’nda çeşitli alanlarda nitelikli yatırımları artırmaya teşvik ettiğini belirtirken, Afrikalı yatırımcıları ve şirketleri de Suudi Arabistan Vizyon 2030’unun sağladığı dev yatırım fırsatlarından, büyük program ve projelerinden yararlanmaya çağırdı.

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan, Suudi şirketlerini ve yatırımcılarını Afrika Kıtası’ndaki nitelikli yatırımları artırmaya teşvik ettiğini bildirdi. (SPA)
Suudi Arabistan, Suudi şirketlerini ve yatırımcılarını Afrika Kıtası’ndaki nitelikli yatırımları artırmaya teşvik ettiğini bildirdi. (SPA)

IMPACT girişimi

Suudi Arabistan’ın dijital ekonomiyi geliştirmeye ve dijital çözümlere erişimi kolaylaştırmaya yönelik Afrika ülkeleriyle ortak çabalarının güçlendirilmesi ve Suudi Arabistan’ın dijital devlet alanında özel sektörün en belirgin başarılarının paylaşılmasındaki öncü rolünün teyit edilmesi çerçevesinde Krallık, Dijital Hükümet Otoritesi ve Dijital İşbirliği Örgütü işbirliğiyle, ülkelerin dijital hükümet alanındaki başarılarını paylaşmasına odaklanan Dijital Pazar Girişimi’ni (IMPACT) başlattı. Bu da dijital hizmetlere erişimin artırılmasına, yaşam kalitesinin yükseltilmesine ve dijital ekonominin geliştirilmesine katkıda bulundu. Söz konusu girişim, dijital gelişimi teşvik etmek, deneyim ve bilgi alışverişinde bulunmak, bölgesel iş birliğini geliştirmek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak amacıyla Krallığın Afrika ülkeleriyle ortaklığa olan bağlılığını yansıtıyor.

Kültürel iş birliğinin artırılması

Diğer yandan Riyad Deklarasyonu, Suudi Arabistan ile Afrika kıtasındaki ülkeler arasında kültürel bir arada yaşamayı ve insani hoşgörüyü teşvik etmenin önemini vurguladı. Liderler, deneyim alışverişine ve kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunacak şekilde tüm kültürel alanlarda aralarındaki kültürel işbirliğinin güçlendirilmesi, spor ve gençlik alanlarında ortak etkinliklerin düzenlenmesi ve ortak girişimler oluşturulması için çalışmalar yapılması, haber alışverişi, radyo ve televizyon ve medya sektörünün örgütlenmesi alanlarında Suudi- Afrika medya işbirliğine yönelik ortak bir stratejik vizyonun geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Ayrıca kadınların ailenin ve toplumun aktif üyeleri olmalarını sağlamanın önemini teşvik etme, aile üyeleri ve toplumda istismar ve aile içi şiddet kavramı ve sonuçları konusunda farkındalığın geliştirilmesi, aile bütünlüğünü ve sivil toplumu güçlendiren ve istikrarını artıran toplumsal değer ve ilkelerin yaygınlaştırılması, Afrika Kıtası’nın tarihini, içerdiği antik eserleri ve kültürleri ve iki taraf arasındaki ortaklıkları tanıtma çağrısında bulunuldu.

Fotoğraf Altı: Liderler, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasında kültürel kapsamda bir arada yaşamayı ve insani hoşgörüyü teşvik etmenin önemine dikkat çekti. (SPA)
Liderler, Suudi Arabistan ile Afrika Kıtası ülkeleri arasında kültürel kapsamda bir arada yaşamayı ve insani hoşgörüyü teşvik etmenin önemine dikkat çekti. (SPA)

EXPO ve Dünya Kupası

Afrika ülkelerinin liderleri, Suudi Arabistan’ın EXPO 2030’un Riyad şehrinde düzenlenmesi adaylığına desteklerini dile getirirken, bu adaylığın desteklenmesi için her türlü çabayı sarf edeceklerini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ayrıca Suudi Arabistan’ın 2034 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak için aday olması da memnuniyetle karşılandı.

Suudi Arabistan da BM Dünya Turizm Örgütü ve Afrika Birliği ile koordineli olarak Afrika Birliği ülkelerinde turizm sektörünü geliştirecek politika, plan ve yönlendirmelerin desteklenmesine, Afrika Birliği ülkelerinde insani yeteneklerin ve eğitim kurumlarının geliştirilmesi için gerekli teknik desteğin sağlanmasına ve Afrika ülkelerinde kapsamlı ekonomik kalkınmayı desteklemek için turizm sektöründen istenen faydayı elde etmek üzere gelişmelerine katkıda bulunulmasına yönelik duyduğu memnuniyeti vurguladı.



Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Göstergeleri Veri Tabanı'ndaki ülke verileri ile Genel İstatistik Kurumu'nun (GASTAT) pazartesi günü yayımladığı 2025 Güvenlik Endeksi sonuçlarına göre G20 ülkeleri arasında güvenlik açısından ilk sırada yer aldı.

Açıklanan sonuçlara göre, gece saatlerinde yaşadıkları bölgelerde tek başına yürürken kendilerini güvende hissettiğini belirtenlerin oranı, toplam nüfusun yüzde 97,7'sine ulaştı.

Genel İstatistik Kurumu, elde edilen sonuçların Suudi Arabistan'ın tüm bölgeleri ve vilayetlerinde sağlanan güvenlik ortamının, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Açıklamada, bu başarının ülkede ekonomik, gıda, çevre, sağlık, sosyal, siyasi, fikrî, teknolojik ve siber güvenlik başta olmak üzere birçok alanda güvenliğin ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalarla uyumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesinin de bu sonuca katkı sağladığı, bunun da Suudi Arabistan Vizyonu 2030 hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Genel İstatistik Kurumu'nun tüm istatistik çalışmalarını, her istatistiksel ürünün niteliğine uygun, uluslararası istatistik kuruluşlarının benimsediği iş süreçleriyle uyumlu standart bir metodoloji çerçevesinde yürüttüğü belirtildi. Kişisel Yaşam Kalitesi Araştırması'nın da kurumun istatistiksel ürünlerinden biri olduğu ifade edildi.


Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, İsrail'in bölgedeki uluslararası hukuku açıkça ihlal eden eylemlerini sürdürmesini ve son olarak Suriye topraklarına yönelik kara operasyonları düzenleyerek Kuneytra ve Dera illerini topçu atışlarıyla hedef almasını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, "Krallık, İsrail işgal güçlerinin sivilleri korkuya sevk eden ve uluslararası hukuk ile uluslararası teamülleri ihlal eden uygulamalarını kesin bir dille reddetmektedir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik ihlallerine son vermesinin ve bölgenin güvenliği ile istikrarının korunması amacıyla 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması'na uymasının önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, açıklamasında Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği bir kez daha yineledi.


Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
TT

Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)

Ortadoğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticileri, Umman Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nda gemileri hedef alan son saldırılara ve son günlerde ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilime rağmen sevkiyatlarını yüklemeye ve ihracata devam ediyor. Söz konusu durum, gemi trafiği izleme verilerine yansıdı.

Perşembe günü bir konteyner gemisine, cumartesi günü ise bir petrol tankerine düzenlenen saldırıların ardından boğaz üzerinden geçen enerji taşımacılığı trafiğinde yavaşlama yaşandı. Saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi yeniden tırmandırırken taraflar arasındaki geçici ateşkes sürecini de gölgelemişti. Ancak ABD’li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, iki ülkenin son çatışmaları durdurma ve stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştığını bildirdi.

Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu’na (LSEG) ait verilere göre, yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip dördüncü bir dev tanker bugün Suudi Arabistan’ın Ras Tanura limanından ham petrol yüklemesi yaptı. Bu gelişme, dün işletmeci şirkete ait bir helikopterin düşmesi ve 14 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından yaşandı.

Ayrıca hafta sonu boyunca Ras Tanura’dan petrol yüklü üç büyük tanker daha ayrıldı. Söz konusu gemilerin, Körfez’den geçişleri sırasında takip sistemlerini kapattıkları ve bunun bazı gemilerin saldırı riskini azaltmak için başvurduğu bir yöntem olduğu belirtildi.

Verilere göre bu tankerlerden birinin, Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra takip sistemlerinde yeniden görünerek Japonya’ya doğru yol aldığı tespit edildi.

Öte yandan iki dev petrol tankeri dün boğazdan geçerek Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) bir limana yanaştı ve ham petrol yükledi.

İran petrol sevkiyatlarını hızlandırıyor

Buna karşılık İran, ABD’nin petrol ihracatına yönelik yaptırımları 60 gün süreyle askıya alma kararının ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini artırdı.

Deniz istihbaratı alanında faaliyet gösteren Windward şirketi, Tahran’ın cumartesi günü, yaklaşık bir haftalık aranın ardından ilk kez Hürmüz Boğazı’ndaki ihracat terminalleriyle eş zamanlı olarak Hark Adası’nda petrol yüklemesi gerçekleştirdiğini bildirdi.

Kpler şirketine ait verilere göre İran’a ait iki dev petrol tankeri cumartesi günü Hürmüz Boğazı’na giriş yaptı. Öte yandan hafta sonu boyunca dört büyük tanker, BAE ve Katar’dan yaklaşık 8 milyon varil petrol yükleyerek bölgeden ayrıldı.

Petrol fiyatları üzerinde baskı

Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatındaki artışın, küresel arzın yaklaşık üçte birini sağlayan bu bölgeden gelen ek hacim nedeniyle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtiliyor.

Brent petrol geçen hafta yüzde 10,6 gerileyerek üst üste üçüncü haftalık kaybını kaydetmişti. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılar, bugün işlemlerde fiyatların yeniden yükselmesine yol açtı.

IG Markets analisti Tony Sycamore, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasının önümüzdeki haftalar ve aylarda devam etmesi halinde petrol fiyatlarının düşüş eğilimine girebileceğini belirtti. Ancak Sycamore, yeni bir gerilim durumunda mevcut fiyat seviyelerinin, jeopolitik risklerin büyüklüğünü yansıtmaktan uzak kalabileceği uyarısında bulundu.

Doğalgaz ihracatı devam ediyor

LNG piyasasında ise gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı’nın batısında 26 Haziran’da iki ek tankerin daha ortaya çıktığını gösterdi. Söz konusu gemilerin, daha önce takip sistemlerini kapattıkları belirtilirken, hafta sonu boyunca iki LNG yüklü tanker boğazdan ayrıldı.

Al Kharaitiyat adlı tanker, Katar’ın Ras Laffan limanından yükünü aldıktan sonra Kuveyt’e doğru ilerliyor. QatarEnergy’ye ait Al Kharsaah adlı bir diğer tanker ise Katar açıklarında beklemede bulunuyor.

Ayrıca QatarEnergy’ye ait Al Hamla adlı tankerin de 18 Haziran’da Ras Laffan’dan yüklediği LNG kargosuyla Çin’e 3 Temmuz’da varmasının beklendiği aktarıldı.