Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Filistin davasına verilen desteği bir kez daha vurguladı

Kral Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yaptı (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yaptı (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Filistin davasına verilen desteği bir kez daha vurguladı

Kral Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yaptı (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yaptı (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında dün başkent Riyad’da toplandı.

Toplantıda, bölge liderlerine ‘İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)-Arap Birliği Zirvesi’ne katılımları için övgüde bulunuldu.

Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen zirve, Gazze’de devam eden çatışmanın durdurulması, kuşatmanın sona erdirilmesi, İsrailli yetkililerin eylemlerinden sorumlu tutulması ve Filistin davasına verilen desteğin yinelenmesi yönündeki çabaları güçlendirmeyi amaçlıyordu.

Bakanlar Kurulu, Filistin halkının, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devletin kurulması başta olmak üzere meşru haklarını yeniden kazanmasını sağlamak için Filistin davasına verilen desteği bir kez daha vurguladı.

Toplantıda, Suudi Arabistan’ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) içişleri bakanları toplantısında ifade ettiği, artan şiddet, terörizm, radikalizm, güvensizlik ve sınır ötesi organize suç dalgaları gibi bölge ve dünyanın yaşadığı zorluklar ışığında, işbirliği ve ortak güvenlik koordinasyonunu yoğunlaştırmanın önemli olduğu yönündeki beyanı yinelendi.

FOTO: Kral Selman bin Abdulaziz, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yaptı (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yaptı (SPA)

Bakanlara, Kral Salman’ın Burkina Faso’nun Geçici Devlet Başkanı İbrahim Traore ve Mali Geçiş Dönemi Devlet Başkanı Albay Assimi Goita’dan aldığı mesajın yanı sıra, Umman Sultanı Heysem bin Tarık’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a gönderdiği mesaj hakkında bilgi verildi.

Toplantıda, Suudi Arabistan’ın uluslararası ortaklıkları güçlendirme, dünyada barış ve güvenliği sağlama konusundaki öncü rolünü sürdürme çabalarının bir parçası olarak, Veliaht Prens’in çok sayıda kardeş ve dost ülkenin liderleriyle yaptığı görüşme ve istişareler de gözden geçirildi.

Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-Afrika Zirvesi’nin olumlu sonucuna övgüde bulunulan toplantıda, Afrika’daki Hademu’l Haremeynu’ş Şerifeyn Geliştirme Girişimi’nin proje ve programları ve imzalanan anlaşmaların yanı sıra çeşitli sektörlere sağlanan yeni yatırımlar ve finansmanlar aracılığıyla taraflar arasındaki işbirliği ve ortaklıklarda önemli bir sıçrama yaşanacağı vurgulandı.

FOTO: Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Bakanlar Kurulu toplantısında (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Bakanlar Kurulu toplantısında (SPA)

Pazartesi günü Maskat’ta düzenlenen Suudi Arabistan-Umman Koordinasyon Konseyi’nin açılış toplantısının sonuçları incelenerek, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilere ve çeşitli alanlardaki sürekli ilerleme ve gelişmeye övgüde bulunuldu.

Toplantıda, Suudi Arabistan’ın İİT hedeflerini desteklemedeki aktif rolünü ve kadın haklarını koruma çabaları vurgulandı.

Suudi Arabistan’ın, ‘İslam toplumlarında kadınların güçlendirilmesini amaçlayan hayati bir yasal ve fikri çerçeve kabul edilen’ İslam’da Kadın Haklarına ilişkin Cidde Belgesi’nin kabul edildiği İslam’da Kadın Konferansı’na ev sahipliği yaptığının altı çizildi.

Suudi Arabistan ile Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkilerin kurulması onaylandı ve Dışişleri Bakanı’na bunun için gerekli protokol taslağını imzalama yetkisi verildi.

FOTO: Bakanlar Kurulu toplantısından bir kesit (SPA)
Bakanlar Kurulu toplantısından bir kesit (SPA)

Toplantıda, Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı ile İtalya Kültür Bakanlığı arasında işbirliğine ilişkin mutabakat zaptı onaylandı.

Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı ile İspanya Kültür ve Spor Bakanlığı ve Küba Kültür Bakanlığı arasındaki işbirliğine yönelik mutabakat zaptları hakkında görüşmesi için Kültür Bakanı’na yetki verildi.

Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı ile Tayland Turizm ve Spor Bakanlığı arasında işbirliğine yönelik bir mutabakat zaptı onaylandı.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA ile Irak resmi haber ajansı INA arasında işbirliğine ilişkin bir mutabakat zaptına onay verildi.

Bakanlar Kurulu toplantısında ülkenin iç işlerine ilişkin kararlar da alındı.



BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
TT

BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)

İran'ın misillemeleriyle hedef aldığı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'nın açılması için savaşa katılmayı planlıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını kınayan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çıkarılması için lobicilik yaptığını söylüyor.

Ayrıca BM'ye bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün de benzer yönde bir karar açıklamasının istendiği aktarılıyor.

WSJ analizine göre bu hamlelerle BAE, ABD ve diğer müttefiklerin yanında savaşa katılmak için daha meşru bir zemin yaratmayı hedefliyor.

Arap yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'ndaki adaların ABD tarafından işgal edilmesini istediğini de savunuyor. Bu adalar arasında İran'ın kontrolünde olan ve BAE'nin uzun süredir üzerinde hak iddia ettiği Ebu Musa Adası da var.

BAE ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, savaştan önce ABD ve İran heyetleri arasında arabuluculuk yapıyordu.

Ancak müzakereler sürerken ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a saldırıları başlatmış, bombardımanda ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan birçok üst düzey komutan öldürülmüştü.

Tahran yönetimi ise İsrail'in yanı sıra ABD varlıklarının bulunduğu Körfez ülkelerine misillemeyi sürdürüyor. İran ordusu savaşın başından bu yana BAE'ye en az 2 bin 500 füze ve drone fırlattı.

Dubai merkezli Emirates Havayolları'nın internet sayfasındaki uyarıda, İran pasaportu taşıyan yolcuların Körfez ülkesine girişine veya ülke üzerinden transit geçişine izin verilmeyeceği belirtildi.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle yaşanan enerji krizi, Körfez ülkelerinin savaş politikalarını değiştirdi.

Analize göre ABD'nin Körfez'deki müttefikleri, İran'ın balistik füze kapasitesi ve nükleer gücü ciddi ölçüde zayıflatılmadan savaşın sonlandırılmamasını istiyor.

Savaşa girmesi halinde BAE, Hürmüz Boğazı'nın girişine yakın konumdaki askeri üslerini kullanabilir. Adaların işgal edilmesi için bu üslerden ABD öncülüğünde bir kara harekatı yürütülebilir.

BAE'nin Amerikan üretimi F-16 uçaklarından oluşan hava kuvvetleri filosuna ek olarak ABD ve İsrail'le paylaşabileceği drone, bomba ve kısa menzilli füze stokları var.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında İran'dan "iki ila üç hafta içinde çekileceklerini" söyledi. İran'ı uzun süre nükleer silah üretemeyecek hale getirdiklerini savunan Trump, Tahran'la anlaşma yapmadan ve Hürmüz Boğazı'nı açmak zorunda kalmadan savaşı sonlandırabileceklerini ifade etti.

Öte yandan Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların üçte ikisi, savaş hedefleri gerçekleştirilmese bile İran'la çatışmaların en kısa sürede sonlandırılmasını istiyor.

1021 kişinin katıldığı ankette Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçilerin yüzde 40'ı ABD'nin hedeflerine ulaşmasa bile savaşı bir an önce sonlandırması gerektiğini söylerken, yüzde 57'si çatışmaların sürmesini destekliyor.

Katılımcıların yüzde 60'ı ABD'nin İran'a saldırılarını onaylamadığını belirtirken, yüzde 35'i bunu desteklediğini ifade etti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Arab News, New York, Times,  Reuters


Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
TT

Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, Fuceyre'deki bir çiftliğe insansız hava aracı (İHA) parçalarının düşmesi sonucu Asyalı bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Fuceyre Hükümeti Basın Bürosu bugün yaptığı açıklamada, “Emirlikteki yetkili makamlar, hava savunması tarafından bir İHA’nın başarılı şekilde durdurulmasının ardından, el-Rifa'a bölgesindeki çiftliğe düşen parçalar sonucu meydana gelen kazayla ilgilendi” denildi.

Olayda Bangladeş uyruklu bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Kuveyt'te ise resmi Kuveyt Haber Ajansı (KUNA), İran'ın İHA ile bugün Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki yakıt depolarını hedef alan saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda yaralanma olmaksızın büyük bir yangın çıktığını bildirdi.

Ajans, Sivil Havacılık Otoritesi sözcüsünün, kurtarma ekiplerinin olay yerine intikal ettiğini, ancak ilk haberlere göre Kuveyt Uçak Yakıt Tedarik Şirketi (KAFCO) tarafından işletilen tesiste sadece maddi hasar meydana geldiğini aktardı.


Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında bugün yapılacak toplantıda İran saldırılarının yankıları ele alınıyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
TT

Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında bugün yapılacak toplantıda İran saldırılarının yankıları ele alınıyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliği'nin yaptığı açıklamaya göre bugün, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında video konferans yoluyla ortak bir bakanlar toplantısı düzenlenecek.

Genel Sekreterlik, toplantıda, tüm uluslararası insani hukuk kurallarını ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden, Körfez ülkeleri ve Ürdün'deki hayati ve sivil tesislere yönelik “İran'ın acımasız saldırıları”nın etkilerinin ele alınacağını açıkladı.

Bakanların toplantı sırasında bölgedeki tehlikeli gerginliğin son gelişmelerini ve bu konuda sarf edilen çabaları ele alması bekleniyor. Toplantıda, İran saldırılarına ilişkin görüşler de ele alınacak ve bu da bölge ülkelerinin, vatandaşlarının ve bölgede ikamet edenlerin güvenliği ve emniyetinin korunmasına katkıda bulunacak.

Çin tarafıyla yapılacak toplantı, pazartesi günü düzenlenen “Körfez-Ürdün-Rusya” doğrudan istişarelerinden birkaç gün sonra gerçekleşecek.

28 Şubat'tan bu yana İran, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılara misilleme olarak Körfez ülkeleri ve bölgeye yönelik saldırılarını sürdürüyor; bu saldırılar geniş çaplı uluslararası kınamalarla karşılanırken, mağdur ülkelere büyük bir dayanışma gösterildi.

Resmi istatistiklere göre, Körfez'deki altı ülke ve Ürdün'deki hayati, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan 6 binden fazla balistik füze ve İHA saldırısı kaydedildi.

BM Güvenlik Konseyi, 11 Mart tarihinde, İran’ın Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik aralıksız saldırılarını en şiddetli ifadelerle kınayan bir karar kabul etti ve bunları uluslararası hukuka aykırı ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi.

136 ülkenin onayladığı 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararı, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca, zarar gören ülkelerin bireysel veya toplu olarak meşru müdafaa hakkını teyit ederek, Tahran'dan tüm saldırılarını derhal durdurmasını istedi.