Bahreyn ve Birleşik Krallık askeri iş birliğini geliştiriyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/4679281-bahreyn-ve-birle%C5%9Fik-krall%C4%B1k-askeri-i%C5%9F-birli%C4%9Fini-geli%C5%9Ftiriyor
Bahreyn ve Birleşik Krallık askeri iş birliğini geliştiriyor
‘Manama Diyaloğu’ konferansına katılımı sırasında, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi (Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliği’nin yayınladığı bir fotoğraf)
Bahreyn Savunma Kuvvetleri Başkomutanı Şeyh Halife bin Ahmed Âl Halife, Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Oramiral Tony Radakin ile görüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri iş birliğini geliştirmek amacıyla ortak niyet beyanı imzalandı.
Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı’ndan (BNA) aktardığı habere göre, görüşme ‘Manama Diyaloğu’ konferansı oturumunun aralarında gerçekleştirildi. Ajans, Bahreyn Savunma Kuvvetleri ile Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri arasında niyet beyanı imzalandığını aktardı.
BNA, Bahreyn Savunma Kuvvetleri ile Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri arasında niyet beyanının imzalanmasının ‘ortak ikili ilişkileri daha geniş ufuklara taşımak için aralarında bir iş birliği anlaşması imzalayarak askeri iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını’ bildirdi.
Bahreyn Savunma Kuvvetleri Başkomutanı Şeyh Halife bin Ahmed Âl Halife, Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Tony Radakin ile görüşmesi sırasında (BNA)
Bahreyn Savunma Kuvvetleri Başkomutanı Şeyh Halife bin Ahmed Al Halife, Manama Diyaloğu 2023 konferansına katılmak üzere ülkeyi ziyaret eden NATO Askeri Komite Başkanı Oramiral Rob Bauer ve beraberindeki heyetle de bir araya geldi. Görüşmeye Bahreyn Savunma İşleri Bakanı Korgeneral Abdullah bin Hassan Nuaimi de katıldı.
Söz konusu görüşmede, iki taraf arasındaki ilişkilerin ve mevcut koordinasyonun ortak çıkarlara hizmet edecek ve bölgedeki güvenlik ve istikrarı artıracak şekilde geliştirilmesi vurgulandı.
Enerji güvenliği
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Manama Diyaloğu konferansına katılımı sırasında yaptığı konuşmada “Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, enerji güvenliğinin sağlanması alanında uluslararası alanda önemli bir oyuncu ve güvenilir ortaklardır. Enerji güvenliğine yönelik yeni bir politika konusu, küresel düzeyde petrol ve gaz sektöründe önemli rol oynayan ve dünya çapında enerji güvenliğini sağlayan KİK ülkelerinin politikalarında önemli bir yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Manama Diyaloğu konferansı kapsamında düzenlenen ‘Enerji Güvenliğinde Yeni Politikalar’ oturumuna katılımı sırasında Budeyvi, ‘uzun yıllardır devam eden anlaşmazlıklar, alternatif planların olmayışı, alternatif enerji kaynaklarının fosil yakıtların yerini alabileceği yönündeki yanıltıcı söylemler ve bunun yanı sıra yıllardır yatırımların az olması gibi bir dizi durumla bağlantılı olan enerji güvenliğinin durumunu incelemenin önemini’ vurguladı.
KİK ülkelerinin onlarca yıldır enerji alanında güvenilir ortaklar olduklarını sürekli olarak kanıtladıklarını ve bunun da küresel enerji piyasalarında istikrarı sağlama konusunda kararlı olduklarını gösterdiğini belirtti.
Körfez ülkelerinin, yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanma, sürdürülebilir enerji çözümleri için araştırma ve geliştirmeye yönelik güçlü yatırım sağlama, enerji verimliliği uygulamalarını geliştirme ve özel sektörün ortak projelerde iş birliği yapmasının teşvik edilmesi gibi enerji güvenliğini artırmaya yönelik stratejik çabaların önemini vurguladı.
Bu bağlamda “Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, enerji güvenliğini ve karşılanabilirliğini sağlamak için uzun vadede geleneksel enerji kaynaklarının öneminin farkındadır. Zira bu ülkeler, ilgili ulusal kalkınma planlarının da gösterdiği gibi, yenilenebilir enerji kaynaklarını benimsemiştir” dedi.
İran'ın saldırıları devam ederken Körfez ülkelerinin savunmaları karşılık veriyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5254474-i%CC%87ran%C4%B1n-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1-devam-ederken-k%C3%B6rfez-%C3%BClkelerinin-savunmalar%C4%B1-kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1k-veriyor
İran'ın saldırıları devam ederken Körfez ülkelerinin savunmaları karşılık veriyor
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) Şarjah açıklarında bir kargo gemisinin hedef alındığını açıkladı (QNA)
Körfez hava savunma sistemleri dün İran'ın balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği, yerleşim alanlarını ve hayati öneme sahip tesisleri hedef alan saldırılarını engelledi.
Suudi Arabistan hava savunması, Doğu Bölgesi'ne doğru ilerleyen 11 insansız hava aracını (İHA) imha etti ve Riyad'ı hedef alan üç balistik füze tespit etti; bunlardan biri önlendi, diğer ikisi ise ıssız bir bölgeye düştü. Katar, ülkenin karasularında bir görev sırasında teknik arıza nedeniyle düşen helikopterde bulunan yedi kişinin (4 Katarlı ve 3 Türk) ölümünü açıkladı.
Birleşik Arap Emirlikleri hava savunması 4 balistik füze ve 25 İHA, Bahreyn hava savunması ise 2 füze ve 2 İHA’yı engelledi.
Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İran'ın ülkenin egemenliğine yönelik ihlalleri ve saldırılarıyla ilgili olarak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'ne (ICAO) resmi protestoda bulundu.
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran'ın Körfez ülkelerini herhangi bir askeri operasyondan sorumlu tutma iddialarını "geçersiz, kesinlikle reddedilmiş ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan" olarak nitelendirdi.
Umman, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalışıyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5254469-umman-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1%E2%80%99ndan-%E2%80%98g%C3%BCvenli-ge%C3%A7i%C5%9Fi%E2%80%99-sa%C4%9Flamak-i%C3%A7in-d%C3%BCzenlemeler-%C3%BCzerinde
Umman, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalışıyor
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
Umman bugün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalıştığını duyurdu. Açıklama, Tahran’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde boğazı tamamen kapatma tehdidinde bulunmasının ardından geldi.
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “İran hakkında ne düşünülürse düşünülsün, bu savaş onun eseri değil… Ancak savaş geniş çaplı ekonomik sorunlara yol açıyor ve devam ederse daha da kötüleşmesinden endişe ediyorum. Umman, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi sağlamak için yoğun çaba harcıyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında son iki gün içinde ‘iyi ve verimli’ olarak nitelendirdiği görüşmeler gerçekleştirildiğini duyurdu. Trump, bu temasların Ortadoğu’daki gerilimi kapsamlı şekilde çözmeye yönelik olduğunu belirtti.
Trump, ‘derin ve yapıcı’ olarak tanımladığı görüşmelerin hafta boyunca süreceğini ifade ederek, bu sürecin atmosferine bağlı olarak İran’daki enerji tesisleri ve altyapıyı hedef alabilecek olası askeri saldırıları beş gün süreyle erteleme talimatı verdiğini açıkladı. Bu ertelemenin, görüşmelerin başarısına bağlı olduğunu vurguladı.
Trump, iki gün önce İran’a Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açması için 48 saat süre tanımış ve aksi halde enerji altyapısını hedef alacağı tehdidinde bulunmuştu.
Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Trump, “İran, Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen ve herhangi bir tehdit olmadan açmazsa, ABD enerji tesislerini hedef alacak ve yok edecek” ifadelerini kullandı.
Trump’ın bu açıklamasından kısa süre sonra İran ordusu, ABD’nin söz konusu tehditleri hayata geçirmesi durumunda bölgede enerji altyapıları ve su arıtma tesislerini hedef alacağını duyurdu.
Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5254339-esnek-politikalar-ve-ula%C5%9F%C4%B1m-arterleri%E2%80%A6-suudi-arabistan%E2%80%99%C4%B1n-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1-krizine
Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Dünya, ABD-İsrail-İran çatışmasının yarattığı benzeri görülmemiş kriz ortamında sarsılırken ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması tedarik zincirlerini tehdit ederken, Suudi Arabistan ekonomisi direnç ve esneklik konusunda öne çıktı. Uzmanlar, bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını, aksine erken dönemde uygulanan proaktif politikaların ve ulaştırma ile lojistik hizmetlerinin çeşitlendirilmesine yapılan yatırımların bir sonucu olduğunu belirtti. Bu stratejik bütünleşme, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu tehlikeye açık deniz geçitlerine bağımlı bir noktadan, sağlam bir ekonomik kaleye dönüştürdü. Karayolu, denizyolu ve havayolu üzerinden oluşturulan alternatif güzergâhlar, ülkenin sadece enerji akışını güvence altına almasını sağlamakla kalmadı, aynı zamanda bölgenin gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılayarak Suudi Arabistan’ı savaş ortamında kritik bir lojistik platform haline getirdi.
Uzmanlar, Suudi politikalarının etkinliği, güç unsurlarının temini ve çoklu nakliye ile ihracat seçeneklerinin varlığının, ABD-İsrail-İran savaşının olası etkilerine karşı Suudi ekonomisinin direnç göstermesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Politikaların etkinliği ve güç unsurlarının çokluğu
Bu çerçevede Suudi Arabistan Şura Konseyi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayneyn, Suudi Arabistan ekonomisinin güç, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik özellikleri taşıdığını belirterek, mevcut krizden kaynaklanan riskler ve etkiler yüksek olsa da ekonominin mevcut kapasitesi ve verimliliği sayesinde değişen koşullara uyum sağlayabildiğini vurguladı. Bu durumun, olumsuz etkilerin azaltılmasına önemli katkı sağladığını ifade etti.
Riyad ile Suudi başkentinin yaklaşık 200 kilometre doğusunda bulunan el-Ahsa arasındaki otoyolda seyreden kamyonlar (AFP)
El-Buayneyn, Suudi ekonomisinin derinliği ve büyüklüğünün, ani şokları absorbe etmesine ve bunlarla başa çıkmasına imkân verdiğini, hatta bazı durumları fırsata dönüştürerek olası eksiklikleri telafi edebildiğini söyledi.
Ayrıca petrol sektörüne yönelik stratejik vizyon ve tedarik güvenliğini sağlamak için alınan önleyici önlemlerin, Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası petrol ihracatında önemli alternatifler oluşturduğunu ve bu sayede komşu ülkelerin yaşadığı olumsuz etkilerin sınırlı kaldığını belirtti. El-Buayneyn’e göre, ihracatların sürdürülebilirliği, Saudi Aramco’nun güvenilirliğini güçlendirdi, devlet gelirlerini korudu ve yüksek petrol fiyatlarından elde edilen kazançlarla eksik olan miktarların etkisi dengelenmiş oldu.
Vizyon 2030’un temel rolü
El-Buayneyn, Vizyon 2030 kapsamında gerçekleştirilen reformların, ekonominin çeşitlendirilmesi ve finansal, ekonomik ve petrol alanlarında stratejik risk yönetimi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından doğrudan denetlenen tedbirli yönetim ile finans ve petrol alanındaki stratejik risk yönetiminin, krize karşı ilk savunma hattını oluşturduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın doğusundaki Selva Sınır Kapısı’ndan Katar’a geçmek için bekleyen tırlar (AFP)
El-Buayneyn, Standard & Poor’s tarafından Suudi Arabistan’ın kredi notunun ‘A+’ ve görünümünün ‘istikrarlı’ olarak teyit edilmesini, ekonominin dayanıklılığı ve verimliliği açısından en tarafsız kanıt olarak değerlendirdi.
Ayrıca savunma unsurlarının rolüne dikkat çeken el-Buayneyn, askeri sektörün gücü ve hazırlığının petrol varlıklarını koruma ve ekonomik güvenliği sağlama açısından en önemli unsur olduğunu kaydetti. Ülkenin konumu ve Kızıldeniz’e kıyısı sayesinde ticaret hatlarının sürdürülebilirliğine ve bölgesel ticaretin korunmasına da katkı sağlandığını ifade etti.
Lojistik platformu ve insani sorumluluk
El-Buayneyn’e göre, Suudi Arabistan küresel bir lojistik platformuna dönüştü. Ülkenin havalimanları ve limanları, kardeş ülkelere alternatif olacak şekilde açıldı ve böylece gıda ve ilaç tedarik zincirlerinin sürekliliği sağlanarak Körfez piyasalarına güven verildi. Enerji sektöründe ise Suudi Arabistan, müşterilerinin taleplerini karşılamaya devam etti; ayrıca Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ve yurt dışındaki stoklardan faydalanarak spot piyasaya ilave petrol sevk etti.
El-Buayneyn, ulaşım ve lojistik hizmetlerinde de Suudi Arabistan’ın, yurt dışında mahsur kalanları ülkelerine geri gönderme ve alternatif havalimanlarını kullanarak Körfez havayolu şirketlerinin faaliyetlerini güvence altına alma konusunda başarılı olduğunu aktardı.
Ayrıca ülkenin doğusundaki limanların bölgede önemli bir insani ve lojistik rol üstlendiğini belirten el-Buayneyn, yaklaşık 3 bin 200 gemiye ve 40 bin denizciye gıda, ilaç ve yakıt sağlandığını, bunun İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle gerekli olduğunu ifade etti. El-Buayneyn, Suudi Arabistan’ın insani çabalarının ‘en zor koşullarda ve uluslararası hukuka aykırı barbar saldırılara rağmen devam ettiğini’ vurguladı.
Krizler karşısında metanet
Öte yandan, Abha Ticaret Odası Başkanı Abdullah el-Mubti Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ekonomisinin ABD-İsrail-İran çatışmasının etkilerine karşı dayanıklı olduğunu vurguladı. El-Mubti, bunun temelinde ‘liderliğin ekonomiyi güçlendirmek için ortaya koyduğu net vizyon ve akılcı planlar’ olduğunu belirtti.
Otomobil yüklü bir kargo gemisi Hürmüz Boğazı’na doğru ilerliyor. (AP)
El-Mubti, Suudi ekonomisinin krizler karşısındaki direncini, ülke liderlerinin ekonomiyi güçlendirmek için belirlediği açık vizyon ve stratejik planlara bağladı. Bu durumun, Suudi Arabistan’ı yoğun bir savaş ortamında dahi güvenilir bir stratejik derinlik sağlayan ülke konumuna taşıdığını ifade etti.
Ayrıca, Suudi Arabistan’ın önceden planlama yapma ve gelişmeleri öngörme sorumluluğunu ciddiyetle benimsediğini, bunun ülke ve vatandaşların çıkarlarını koruma çabasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Kara taşımacılığı çözümleri
El-Mubti, Suudi Arabistan’ın hiçbir zaman savaş yanlısı olmadığını vurgulayarak, ülkenin stratejik alternatifler geliştirme konusundaki vizyonunun başarılı olduğunu ifade etti. Örnek olarak, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatını sağlayabilme kapasitesini ve mevcut lojistik altyapı aracılığıyla Körfez ülkeleri ve diğer bölgelere tüm ihtiyaçların ulaştırılmasını gösterdi.
Suudi Arabistan’dan ham petrol yüklü bir tanker Mumbai limanına ulaştı (AP)
El-Mubti, “Hızlı sonuçlardan biri olarak, Suudi kara taşımacılığı sektörünün yüksek kapasite ve hızlı yanıt verme yeteneği sayesinde, hem yolcu taşımacılığında hem de tedarik zincirlerinin güvence altına alınmasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve çevre ülkelerin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı görüldü. Bu durum, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu bölge için ekonomik bir kale haline getirmedeki başarısını kanıtladı” dedi.
Krizleri yönetme yeteneği
Al-Tamayuz Technology CEO’su Abdullah bin Zeyd el-Muleyhi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarını yönlendirme konusundaki stratejik planlarının, küresel ve bölgesel ekonomiyi sarsan ciddi krizler karşısında ülkeye olağanüstü bir dayanıklılık kazandırdığını vurguladı. El-Muleyhi, Suudi ekonomisini mevcut savaşın etkilerine karşı ‘en dayanıklı ekonomilerden biri’ olarak nitelendirdi.
El-Muleyhi, Suudi politikalarının yüksek esneklikle tasarlandığını ve bu sayede krizleri emme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Tarihsel olarak 2008 küresel mali krizinde ekonominin gösterdiği direnci ve günümüzde savaşın etkileriyle başa çıkmadaki başarısını örnek gösterdi.
Ayrıca, ekonomiyi çeşitlendiren politikalar ve kara ile deniz limanlarından oluşan gelişmiş altyapının, Suudi Arabistan’ın eşsiz coğrafi konumunun en iyi şekilde değerlendirilmesine katkı sağladığını ifade etti. El-Muleyhi, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatının mümkün kılındığını ve ‘çoklu nakliye ve ihracat seçeneklerinin bu stratejik direnci mümkün kıldığını’ vurguladı.
El-Muleyhi, Suudi kara taşımacılığı sektörünün bugün bölge ekonomilerinin ‘ana itici gücü’ haline geldiğini, özellikle yolcu ve yük taşımacılığı açısından yoğun kullanım sayesinde güçlü bir büyüme ve canlanma yaşandığını, bu durumun başta BAE olmak üzere bölge ülkelerinin ekonomik krizlere karşı dayanıklılığını artırdığını belirtti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة