IFAD Başkanı: Suudi Arabistan, iklim değişikliğinin zorluklarıyla mücadeleye yönelik uluslararası çabaların önemli bir ortağıdırhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/4681801-ifad-ba%C5%9Fkan%C4%B1-suudi-arabistan-iklim-de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Finin-zorluklar%C4%B1yla-m%C3%BCcadeleye-y%C3%B6nelik
IFAD Başkanı: Suudi Arabistan, iklim değişikliğinin zorluklarıyla mücadeleye yönelik uluslararası çabaların önemli bir ortağıdır
IFAD Başkanı Alvaro Lario (Şarku’l Avsat)
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkanı Alvaro Lario, iklim değişikliği krizlerinin kontrol altına alınması, gıda ve su kıtlığının göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardı.
Lario, bugün Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Suudi Arabistan’ın ilgili uluslararası çabalarda önemli bir oyuncu olarak oynadığı önemli rolü vurgulayarak, bunun tarımsal kalkınma stratejisinin meyvelerinin toplanmasına olumlu yansıdığını ifade etti.
IFAD Başkanı, “Suudi Arabistan, özellikle IFAD’ın tarımsal kalkınma planları açısından Birleşmiş Milletler kuruluşları için temel öneme sahiptir” dedi.
IFAD’ın Cizan bölgesinde bir kalkınma projesi yürüttüğünü dile getiren Lario, “Önümüzdeki dönemde başka projelere de imza atmayı umuyoruz” diye konuştu.
Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası stratejiyle uyumlu olarak büyük çaba sarf ettiğini açıklayan Lario, şöyle devam etti:
“Bu konuda IFAD yaklaşımıyla uyumlu tarımsal kalkınma planlarını desteklemenin yanı sıra Yeşil Suudi Arabistan girişimi ve Yeşil Ortadoğu girişimi gibi değerli girişimler başlattı.”
IFAD’ın gıda güvenliğinin desteklenmesine yaptığı katkının yanı sıra, tarım sektörüne yatırım, sektörü geliştirme ve verimliliğini artırma alanlarında Suudi Arabistan ile ortaklığını güçlendirmeye çalıştığını aktaran Lario, Suudi Tarımsal Kalkınma Fonu gibi ilgili Suudi kurumlarıyla deneyim alışverişinde bulunulmaya hazır olduğunu dile getirdi.
IFAD’ın küçük kırsal üreticilerin dayanıklılığını artırmak amacıyla yeteneklerini güçlendirmek için çalıştığını söyleyen Lario, şu ifadelerle devam etti:
“IFAD yatırımları, iklim uyumuna ve sürdürülebilir gıda sistemlerine ek olarak, birçok sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşılmasına da katkıda bulunuyor. Dolayısıyla bu çabanın önemli bir ayırt edici özelliği, yoksulluğun temel nedenlerini ele almaya odaklanmamızdır. Diğer birçok insani yardımlar, hayatın zorluklarıyla başa çıkmak için çok önemli olan çok kısa vadeye odaklanmıştır. Ancak iklim değişikliğinin onları gerçekten etkilediği inancına ulaşmak amacıyla çiftçilerin onurlu ve üretken bir yaşam sürebilmesi için orta vadede kalkınmaya odaklanıyoruz. Ağaç dikerek ekosistemi yeniden canlandırmayı amaçlayan Yeşil Ortadoğu girişimiyle aynı ruhla çalıştığınızda galip geliyorsunuz. Küçük çiftçilerin doğayla olan sürekli çalışmalarını korumalarına yardımcı olarak geleceğin temellerini de atıyoruz. Bu nedenle sulu toprak, onlar için çok önemli bir unsurdur.”
Büyük iklim olayının ele alınmakta olduğuna dikkat çeken Lario, “Bu, pek çok hükümeti, özel sektör kurumunu ve sivil toplumu bir araya getiren acil bir konu. Bazı potansiyel finansman çözümlerinin görülebileceği bir etkinlik ve bu çözümler için sadece konuşmak değil, finansman bulmak da önemli” dedi.
2022 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi, Zanzibar’da ‘kırsal kesimdeki kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik ilerlemenin hızlandırılması’ projesini başlattı. (Birleşmiş Milletler web sitesinden)
Lario, iklim ve çevre sorunlarına yönelik acil çözümlerden birinin su, gıda ve enerji arasındaki ilişkiyi ele almak olduğunu söyleyerek şunları ekledi:
“Bu durum, özellikle su konusunda küçük çiftçilerin ve kırsal kesimde yaşayanların desteklenmesinin önemini gerektirmektedir. Bu, altyapı ve pazara erişim araçlarına odaklanılarak, üretim ve pazarlama sahaları için enerji ve altyapıya erişimin arttırılmasıyla başarılabilir. Gıda sistemleri çok karmaşıktır, zira bunlar yalnızca şiddetli hava olaylarıyla nasıl başa çıkılacağı gibi üretim ve üretkenlik unsurlarıyla ilgili değildir. Aynı zamanda su altyapısının finansmanı, verimli bir gıda sistemi için hazır ve doğru unsurlara nasıl erişilebileceğiyle de ilgilidir.”
Lario, IFAD’ın iklim değişikliği konusundaki vizyonunu sergilemek üzere Birleşik Arap Emrilikleri’nde (BAE) düzenlenecek olan COP28 iklim konferansına katılmayı sabırsızlıkla beklediğini de belirtti.
Dünyada meydana gelen krizlerin ve çatışmaların insanın acı çekmesine ve yaşam kaybında bir artışa yol açtığını söyleyen Lario, “Umudun yitirilmesi kabul edilemez. Bu nedenle güçlerimizi birleştirmenin ve bu çatışmaların köklerine inmenin zamanı geldi” dedi.
IFAD Başkanı, açlığın bazen çatışmanın nedeni, bazen de çatışmanın sonucu olduğuna dikkat çekerek, “Bu nedenle, insani yardımdan daha fazlasına yatırım yapmamız ve insanlara gelecek için umut, üretken hayatlar yaşama olanağı ve onurlu bir yaşam alanı sağlamamız önemli” dedi.
Suudi Arabistan ve Kanada bölgesel güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaları görüştühttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5251153-suudi-arabistan-ve-kanada-b%C3%B6lgesel-g%C3%BCvenli%C4%9Fin-sa%C4%9Flanmas%C4%B1na-y%C3%B6nelik-%C3%A7abalar%C4%B1-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC
Suudi Arabistan ve Kanada bölgesel güvenliğin sağlanmasına yönelik çabaları görüştü
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Kanadalı mevkidaşı Anita Anand ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerginliğin artmasıyla ilgili son gelişmeleri, güvenlik ve istikrarın korunması için yapılan çalışmaları müzakere etti.
Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Güney Koreli mevkidaşı Joo Hyun ile yaptığı telefon görüşmesinde Ortadoğu'daki artan gerilimleri ve karşılıklı ilgi alanlarını ele aldı.
Bu arada, Riyad'daki Avrupalı büyükelçiler, Suudi Arabistan'ın bölgede güvenlik ve istikrarı koruma, Krallığın topraklarını güvence altına alma ve İran'ın tüm açık saldırılarına etkili bir şekilde karşı koyma çabalarını övdü.
Toplantıda Suudi Arabistan'ın güncel olaylar ve gelişmeler hakkındaki tutumu netleştirildi (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci'nin perşembe akşamı Riyad'da Avrupalı büyükelçilerle yaptığı görüşme, Krallığın güncel olaylar ve gelişmeler hakkındaki tutumunu netleştirdi.
Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre görüşme sırasında büyükelçiler, İran'ın Suudi Arabistan'a, Körfez ülkelerine ve diğer Arap ve İslam ülkelerine yönelik acımasız saldırılarını ülkelerinin kınadığını yineleyerek, Krallığın vatandaşlarının tahliyesi ve ülkelerine dönüşlerinin kolaylaştırılması konusunda sağladığı yardıma duydukları takdiri dile getirdiler.
Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Büyükelçi Dr. Suud el-Sati ve Avrupa İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Abdul Rahman el-Ahmed katıldı.
Hamad bin İsa: Bahreyn barış ülkesiydi ve barış ülkesi olarak kalacaktırhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5251162-hamad-bin-i%CC%87sa-bahreyn-bar%C4%B1%C5%9F-%C3%BClkesiydi-ve-bar%C4%B1%C5%9F-%C3%BClkesi-olarak-kalacakt%C4%B1r
Hamad bin İsa: Bahreyn barış ülkesiydi ve barış ülkesi olarak kalacaktır
Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'na yaptığı ziyaret sırasında konuştu (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el Halife, ülkesinin İran'ın Bahreyn'e ve bir dizi Arap ve dost ülkeye yönelik benzeri görülmemiş ve haksız saldırılarını kınama konusundaki kararlı duruşunu teyit etti.
Kral Hamad bin İsa, dün İçişleri Bakanlığı'nı ziyaretinde, Bahreyn'in "hiç kimseye düşmanlık başlatmayan, yalnızca iş birliği ve iyi komşuluk yolunu izleyen bir barış ülkesi olduğunu ve öyle kalacağını" vurgulayarak, "halkının kemali, birliği ve ülkesine hizmet etme adanmışlığı sayesinde, istikrarlı bir şekilde kalkınma ve ilerleme yolunda ilerleyen, güvenlik ve emniyet vahası olarak kalacağını" belirtti.
Bahreyn Kralı, güvenlik güçlerini "vatanı koruma ve güvenliğini ve istikrarını artırma konusundaki onurlu ulusal rolleri" nedeniyle övdü. Çeşitli askeri ve güvenlik kurumları arasındaki dayanışmayı, ortak çalışmayı ve sürekli koordinasyonu takdir ederek, "ulusal güvenlik sistemini güçlendirmede ve istikrarın temellerini sağlamlaştırmada oynadıkları hayati rolü" vurguladı.
İran Savaşı’nın başlangıcından bu yana Suudi Arabistan 60 insansız hava aracını düşürdü… Umman’da iki kişi hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5250965-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n-ba%C5%9Flang%C4%B1c%C4%B1ndan-bu-yana-suudi-arabistan-60-insans%C4%B1z-hava-arac%C4%B1n%C4%B1
İran Savaşı’nın başlangıcından bu yana Suudi Arabistan 60 insansız hava aracını düşürdü… Umman’da iki kişi hayatını kaybetti
Umman kıyıları açıklarında demirleyen Callisto petrol tankeri; Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin aksamasının ardından (Reuters)
Körfez ülkelerinin hava savunma sistemleri, Cuma günü iki haftadır devam eden İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı koymayı sürdürdü. Yerleşim bölgeleri, sivil tesisler ve kritik altyapıyı hedef alan saldırılar yaralanmalara, can kayıplarına ve maddi hasara yol açtı.
Körfez ülkeleri, egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını korumak amacıyla güvenliklerini sarsmayı hedef alan her türlü tehdide karşı tam hazırlık ve yüksek teyakkuz halinde olduklarını, bu tehditlere kararlılıkla karşılık vereceklerini vurguladı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının küresel ekonomi ve uluslararası piyasalardaki istikrar üzerindeki olumsuz sonuçları konusunda uyarıda bulundu. Budeyvi, bu saldırıların yalnızca Körfez ülkelerinin güvenliğini tehdit etmekle kalmadığını, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini de tehlikeye attığını belirtti.
Budeyvi, Cuma günü Ürdün, Mısır, Fas ve Birleşik Krallık ile ayrı ayrı video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Körfez bakanlar toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve hayati deniz geçiş hatlarının hedef alınmasının uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturduğunu ve bunun küresel ticaret ile enerji güvenliğini ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Cuma günü yerel saatle sabah erken saatlerden akşam 20.00’ye kadar toplam 62 insansız hava aracının engellenip imha edildiğini açıkladı.
Cuma günü Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kenti üzerinde yükselen duman (AFP)
Maliki, bunlardan 28’inin ülke hava sahasına girdikten sonra düşürüldüğünü, 20’sinin doğu bölgesinde, 7’sinin doğu ve orta bölgelerde, 3’ünün el-Harc vilayetinde, 3’ünün ise el-Harc ve Rubu’l-Hali bölgesinde imha edildiğini belirtti. Ayrıca bir insansız hava aracının başkent Riyad’daki Diplomatik Mahalle’ye yaklaşmaya çalıştığı sırada düşürüldüğünü kaydetti.
Umman
Ummanlı bir güvenlik kaynağı, Suhar vilayetinde iki insansız hava aracının düştüğünü bildirdi. Bunlardan biri el-Uhvi sanayi bölgesine düşerken iki yabancı uyruklu kişinin hayatını kaybetmesine ve bazı kişilerin yaralanmasına neden oldu. Diğer insansız hava aracının ise açık bir alana düştüğü ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığı belirtildi.
Dubai Uluslararası Finans Merkezi’ndeki bir binanın, düşürülen bir insansız hava aracının şarapnelleri nedeniyle hasar gördüğü bildirildi (EPA)
Umman Haber Ajansı’na göre kaynak, yetkili kurumların iki olayla ilgili müdahale ve soruşturma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Yetkili makamlar ayrıca vatandaşların ve ülkede yaşayan yabancıların bilinçli davranarak görüntü ve söylentileri yaymama konusunda gösterdiği iş birliğini takdir etti. Tüm çabaların ülkeyi ve ülkede yaşayanları korumaya yönelik olduğu vurgulandı.
Birleşik Arap Emirlikleri
BAE hava savunma sistemleri Cuma günü İran’dan gelen 7 balistik füze ve 27 insansız hava aracına müdahale etti. Böylece İran saldırılarının başlamasından bu yana toplam 285 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1567 insansız hava aracına karşı müdahale edildi.
Savunma Bakanlığı, saldırılar sonucu BAE, Pakistan, Nepal ve Bangladeş uyruklu 6 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ayrıca BAE, Mısır, Sudan, Etiyopya, Filipinler, Pakistan, İran, Hindistan, Bangladeş, Sri Lanka, Azerbaycan, Yemen, Uganda, Eritre, Lübnan, Afganistan, Bahreyn, Komor Adaları, Türkiye, Irak, Nepal, Nijerya, Umman, Ürdün, Filistin, Gana, Endonezya ve İsveç uyruklu toplam 141 kişinin hafif ve orta derecede yaralandığı bildirildi.
Bakanlık daha sonra yaptığı açıklamada, İran’dan gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin müdahalesinin sürdüğünü belirtti. Ülkenin farklı bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, balistik füzelerin hava savunma sistemleri tarafından ve insansız hava araçlarının ise savaş uçakları tarafından engellenmesi sonucu meydana geldiği kaydedildi.
Bakanlık, ülkenin güvenliğini sarsmayı hedef alan her türlü tehdide karşı tam hazırlık halinde olduklarını ve egemenlik ile ulusal çıkarları korumaya kararlı olduklarını vurguladı.
Dubai Hükümeti Medya Ofisi ise Cuma sabahı emirliğin merkezindeki bir binanın cephesine hava savunma müdahalesi sonucu düşen parçalar nedeniyle küçük çaplı bir olay meydana geldiğini, ancak herhangi bir yaralanma yaşanmadığını açıkladı.
BAE Sivil Havacılık Kurumu da ülkedeki hava trafiğinin kademeli olarak normale döndüğünü duyurarak yolculara havaalanlarına gitmeden önce havayolu şirketlerinden güncel bilgileri kontrol etmeleri çağrısında bulundu.
Kurum, 1–12 Mart tarihleri arasında ülke havaalanlarından 1,4 milyon yolcunun hizmet aldığını ve toplam 7 bin 839 uçuş hareketi gerçekleştiğini açıkladı. Ulusal havayolu şirketlerinin operasyonlarını savaş öncesi seviyelere geri getirme oranının ise yüzde 44,6’ya ulaştığı belirtildi.
Bahreyn
Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı, Cuma günü yaptığı açıklamada hava savunma sistemlerinin İran kaynaklı saldırı dalgalarına karşı koymayı sürdürdüğünü bildirdi.
Açıklamada, saldırıların başlamasından bu yana ülkeyi hedef alan 115 füze ve 191 insansız hava aracının engellenip imha edildiği belirtildi.
Genel Komutanlık, balistik füzelerin ve insansız hava araçlarının sivil hedeflere ve özel mülklere karşı kullanılmasını uluslararası insancıl hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olarak nitelendirdi. Bu saldırıların bölgesel barış ve güvenlik için doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Yetkililer, halkı zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamaya, azami dikkat ve tedbir göstermeye, hasar gören bölgelerden ve şüpheli cisimlerden uzak durmaya çağırdı. Ayrıca askeri operasyonların, düşen parçaların görüntülenmemesi ve söylentilerin yayılmaması gerektiği vurgulandı; bilgilerin yalnızca resmi kaynaklardan alınması istendi.
Kuveyt
Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, son 24 saat içinde tehdit bölgesi dışında bir düşman balistik füzesinin tespit edildiğini, ancak bunun herhangi bir tehlike oluşturmadığını ve zarar meydana getirmediğini açıkladı. Atvan, ülke hava sahasını korumaya yönelik savunma tedbirleri kapsamında olası hava tehditlerinin izlenmeye devam edildiğini söyledi.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Nasır Busalib ise bazı kişilerin daha önce açıklanan talimatlara aykırı şekilde hava çekimi yapmak için “drone” kullandığının tespit edildiğini belirtti. Busalib, bu tür davranışların güvenlik ve askeri kurumların çalışmalarını olumsuz etkilediğini, sorumlular hakkında yasal işlem yapılacağını ifade etti.
Ayrıca patlayıcı imha ekiplerinin son 24 saat içinde savunma müdahaleleri sonucu düşen parçalarla ilgili 16 ihbarla ilgilendiği, İran saldırılarının başlangıcından bu yana toplam ihbar sayısının 372’ye ulaştığı bildirildi.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Abdullah es-Sened de ülkedeki sağlık durumunun istikrarlı olduğunu ve tüm hastaneler ile sağlık merkezlerinin tam kapasiteyle çalıştığını açıkladı. Sağlık ve idari kadroların ulusal ve insani görevlerini yerine getirmek için yüksek hazırlık seviyesinde bulunduğu kaydedildi.
Sened, “Dün (Perşembe) bir konut binasının hedef alınması sonucu iki yaralanma vakasıyla ilgilendik ve yaralılar Adan Hastanesi’ne sevk edildi” dedi. Ayrıca vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılar için psikolojik destek amacıyla 151 numaralı yardım hattının devreye alındığını belirtti.
Ticaret Bakanlığı ise Kuveyt Havayolları tarafından gıda ürünlerini taşımak üzere düzenlenen ilk uçuşların ülkeye ulaştığını açıkladı. Özel sektörle iş birliği içinde yürütülen bu operasyonun tedarik zincirini hızlandırmayı ve piyasalara ürün akışını güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi. Sevkiyatın taze et, meyve, sebze ve çeşitli gıda ürünlerini içerdiği belirtildi.
Katar
Katar İçişleri Bakanlığı, ülkedeki durumun istikrarlı olduğunu ve tüm sektörlerde hizmetlerin normal şekilde sürdüğünü açıkladı. Bakanlık, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda ilgili kurumların gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürdüğünü belirtti.
Ulusal uyarı sistemi bildirimlerinin yalnızca acil önleyici tedbirlerin gerekli olduğu durumlarda devreye alındığı ifade edilerek, vatandaş ve sakinlerden bu uyarılara uymaları, binalar içinde güvenli alanlarda kalmaları, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları istendi.
Bakanlık ayrıca olay yerleri veya müdahale çalışmalarına ait görüntülerin çekilmemesi ve sosyal medyada doğrulanmamış içeriklerin paylaşılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Öte yandan çevresel izleme göstergelerinin ülkedeki hava kalitesinin yüzde 100 seviyesinde olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Yetkili kurumların hava veya deniz çevresinde herhangi bir kirlilik göstergesi tespit etmediği bildirildi.
Bakanlık, ülke genelinde bulunan çevresel izleme istasyonlarının 24 saat boyunca çalıştığını ve sağlıklı bir çevrenin korunması için sürekli takip yapıldığını vurguladı. İlgili kurumların çevresel acil durumlara karşı tam hazırlık içinde olduğu ifade edildi.
Katar Turizm Kurumu ise seyahat planları aksayan ziyaretçilere sunulan geçici otel konaklama süresinin 14 Mart’a kadar uzatıldığını açıkladı. Bu uygulamanın, ziyaretçilere seyahat düzenlemelerini yeniden yapmaları için ek süre sağlamak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi.
Açıklamada, 28 Şubat’tan bu yana uçuşları iptal edilen veya ertelenen uygun ziyaretçilere ücretsiz otel konaklaması sağlandığı, bunun aynı oda kategorisinde konaklama ve günde üç öğün yemek hizmetini kapsadığı ifade edildi. Programın Katar Turizm Kurumu ile konaklama sektörü ortakları arasında koordinasyonla yürütüldüğü kaydedildi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة