Suudi Arabistan: Gazze'ye yönelik saldırı, uluslararası toplumun güvenilirliğine ciddi zarar verdi ve insanlıkta derin bir yara açtı

Suudi Arabistan’ın Lahey Büyükelçisi ve Suudi Arabistan’ın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimi Temsilcisi Ziyad el Atiye (SPA)
Suudi Arabistan’ın Lahey Büyükelçisi ve Suudi Arabistan’ın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimi Temsilcisi Ziyad el Atiye (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Gazze'ye yönelik saldırı, uluslararası toplumun güvenilirliğine ciddi zarar verdi ve insanlıkta derin bir yara açtı

Suudi Arabistan’ın Lahey Büyükelçisi ve Suudi Arabistan’ın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimi Temsilcisi Ziyad el Atiye (SPA)
Suudi Arabistan’ın Lahey Büyükelçisi ve Suudi Arabistan’ın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimi Temsilcisi Ziyad el Atiye (SPA)

Suudi Arabistan’ın Lahey Büyükelçisi ve Suudi Arabistan’ın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Daimi Temsilcisi Ziyad el Atiye, tüm kitle imha silahlarının yasaklanması ve yayılmasının önlenmesi için uluslararası alanda işbirliğini geliştirme konusundaki Riyad’ın kararlı tutumunu teyit ederek, Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'yu bu silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirme çağrısını yineledi.

Atiye, Lahey’de düzenlenen Kimyasal Silahlar Sözleşmesine Taraf Devletler Konferans'ının sekizinci oturumunda, ülkesinin İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığını güçlü bir şekilde kınadığını ifade ederek, İsrail’in temsil ettiği şeyin uluslararası sistemin özünün ve yasal dayanağının açık bir ihlali olduğunu söyledi. Ayrıca, bunun uluslararası toplumun güvenilirliğine ciddi zararlar verdiğini, insanlığın uluslararası topluluğa olan inancında derin bir yara açtığına dikkati çekerek, derhal ateşkes ilan edilmesi ve insani krizle mücadeleye başlanması gerektiğini vurguladı.

dsf
Atiye, Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'yu kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge haline getirme çağrısını yineledi (SPA)

Açıklamasında hiçbir tarafın Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'nin uygulanmasının bütünlüğünü baltalamasına izin verilmemesi gerektiğine değinen Atiye, Gazze’ye yönelik saldırının anlaşmayı imzalayan taraf tarafından düzenlendiğini bildirdi. Büyükelçi ayrıca ‘anlaşmaya katılmadan imza atma’ yaklaşımının anlaşmanın evrenselliği ilkesini zedelediğini söyledi.

Suudi büyükelçi, ülkesinin Filistin halkının Gazze'den zorla yerinden edilmesi yönündeki çağrıları kategorik olarak reddettiğini ve savunmasız sivillerin hedef alınmaya devam edilmesini kınadığına değinerek, Gazze'de mahsur kalan sivillere insani yardım ulaştırmak için ülke ve kuruluşların başlattığı ‘imdat çağrılarına yanıt olarak güvenli koridorların derhal açılması’ gerektiğini vurguladı.



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.