Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Uluslararası toplum Gazze felaketinin boyutunu anlamaya başlıyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıya katıldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Uluslararası toplum Gazze felaketinin boyutunu anlamaya başlıyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun Gazze'de meydana gelen felaketin boyutunu anlamaya başladığını doğruladı. Ateşkese doğru artan ivmeye dikkat çekti.

Prens Faysal bin Ferhan, New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplantısı oturum aralarında İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi adına bir basın toplantısı gerçekleştirdi. BM Güvenlik Konseyi'nin konuyla ilgili kararının tam olarak hayata geçirilmediğini kaydeden Ferhan, “Felaketin boyutunu kavramaya başlayan uluslararası toplumda Gazze'de kalıcı ateşkes talep eden sesler yükseliyor” dedi.

Suudi Bakan, “Gazze Şeridi'nde durum dayanılmaz. Gelen yardımlar yeterli değil. Kalıcı bir ateşkese ihtiyaç var ve biz de bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Prens Ferhan, Mısır ve Katar'ın çabalarıyla ‘yetersiz’ olarak adlandırdığı ateşkesin uzatılması fırsatının bulunduğuna dikkat çekti.

scdverg
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'taki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi'nin basın toplantısında konuşuyor. (EPA)

Filistin halkının yerinden edilmesinin ve kuşatılmasının reddedildiğini, Filistin topraklarında bir çözüm bulunmasının gerekliliğini vurgulayan Ferhan, “Filistinlileri topraklarını terk etmeye teşvik etmiyoruz ve bunu dile getiren hiçbir tarafla çalışmayacağız” dedi.

BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze konulu oturumunda Filistin Devleti'nin uluslararası alanda tanınmasının zamanının geldiğini belirten Ferhan, “Barış bizim için stratejik bir seçimdir. İsrail'in barış çabalarına verdiği yanıt bizi çözüme daha da yaklaştırır. Birçok barış girişimi sunduk. Peki İsrail'in barış girişimleri nerede?” ifadelerini kullandı.

Ferhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“BM Güvenlik Konseyi'nde tekrar bir araya geldik ve Gazze Şeridi’nde ölü sayısı 14 binin üzerine çıktı. Kurbanların yüzde 67'si kadın ve çocuklardan oluşuyor. İsrail'in meşru müdafaa konusundaki argümanları zayıf ve kabul edilemez. Gazze'de olup bitenlere ilişkin uluslararası hesap verme mekanizmalarının eksikliği var.”

dserg
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze konulu oturumunda konuşuyor. (AFP)

Ateşkesin ilk adım olduğunu ancak yeterli olmadığını belirten Ferhan, Gazze'de derhal ve kalıcı ateşkes sağlanması ve daha fazla insani yardımın gecikmeden girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan Ferhan, BM Genel Sekreterliği'nin New York'taki genel merkezinde düzenlenen Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen özel toplantıya katıldı. Ferhan, burada yaptığı konuşmada, Gazze Şeridi ve çevresinde yaşanan olaylara ve Gazze Şeridi'ndeki masum insanların korunmasının önemine dikkat çekti.

Toplantıda, Filistin halkına kendi kaderini tayin etme hakkı ve ilgili uluslararası kararlara uygun olarak bağımsız ve egemen bir devlet kurma hakkı da dahil olmak üzere tüm haklarının verilmesine katkıda bulunmak amacıyla uluslararası toplumdan gelecek destek hususları da tartışıldı.

dsfvrgt
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü münasebetiyle New York'ta düzenlenen toplantıya katıldı. (SPA)

 



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.