Katar Emiri Şeyh Temim, Gazze'nin İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını söyledi

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Gazze'nin İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını belirtti

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)
TT

Katar Emiri Şeyh Temim, Gazze'nin İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını söyledi

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)

Şeyh Temim, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 44. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nin açılışında konuştu.

Gazze'nin, İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını söyleyen Şeyh Temim, "Gazze meselesini, sanki tek başına ayrı bir meseleymiş gibi ya da Gazze Şeridi'nin tâbi olduğu güvenlik düzenlemelerini gerektiren bir İsrail güvenlik meselesiymiş gibi çözmek mümkün değildir. Çözüm, işgalin sona ermesi ve Filistin halkının sorunlarının çözülmesidir." ifadelerini kullandı.

Gazze'de işlenen suçun 2 aydır sürmesi uluslararası toplumun utancı

İsrail'in Filistin halkına karşı işlediği katliamlara ilişkin uluslararası soruşturma açılması gerektiğine dikkati çeken Şeyh Temim, kadınların, çocukların, masum sivillerin kasıtlı olarak sistematik bir şekilde öldürüldüğü Gazze'de işlenen bu menfur suçun yaklaşık 2 aydır sürmesine izin vermenin uluslararası toplumun utancı olduğunu vurguladı.

Hangi ırktan, dinden veya milletten olursa olsun sivillerin hedef alınmasını kınadığını söyleyen Şeyh Temim, sivillerin korunması gerektiğinin altını çizdi.

Şeyh Temim, KİK ülkelerinin bazı bölgesel sorunların çözümüne, üye ülkelerin çıkarlarını gözetecek ve halklarının beklentilerinin karşılanmasına katkıda bulunacak anlayış ve işbirliğine ulaşabileceğine duyduğu güveni dile getirdi.

Katar Emiri, uluslararası ve bölgesel alanda yaşanan hızlı değişimlerin, bunlarla başa çıkmak, olumsuz sonuçlarından kaçınmak ve konseyin çeşitli ekonomik, güvenlik ve sosyal alanlardaki kazanımlarını desteklemek için sürekli istişare ve koordinasyonu gerektirdiğini ifade etti.



Rusya, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğini koruma desteğini yineledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)
TT

Rusya, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğini koruma desteğini yineledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bölgedeki askeri gerilimin hızla tırmanması bağlamında gelişmeleri görüşmek üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Dün (Perşembe) gerçekleşen telefon görüşmesinde, iki lider gerilimin olumsuz etkilerini ve bunun deniz taşımacılığı ile küresel ekonomi üzerindeki muhtemel sonuçlarını ele aldı. Ayrıca Rusya’nın, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğinin korunmasına desteğini vurguladığı belirtildi.

Veliaht Prens ve Rusya Devlet Başkanı bölgesel ve uluslararası birçok konu ile ortak ilgi alanlarına dair görüş alışverişinde bulundu.


Körfez ülkeleri İran hücrelerinin peşinde

Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
TT

Körfez ülkeleri İran hücrelerinin peşinde

Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)

Şarku’l Avsat tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Körfez ülkelerindeki güvenlik güçleri şu ana kadar 4 Körfez ülkesinde (Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri) İran ve müttefiklerine, özellikle de «Hizbullah»a bağlı 9 hücreyi ortaya çıkardı.

İlk hücre 3 Mart 2026 tarihinde Katar'da ortaya çıkarılırken, sonuncusu ise geçen aynı ayın 30'unda ortaya çıktı. Bu, dokuz hücrenin sadece 27 gün içinde ele geçirildiği anlamına geliyor; yani Körfez ülkeleri geçen ay her 3 günde bir İran'a bağlı bir güvenlik hücresini ortaya çıkardı.

İzleme raporuna göre, yakalanan ve dokuz hücreleri çökertilen kişilerin sayısı yaklaşık 74 kişi. Körfez ülkelerinin resmi verilerine göre bu kişiler «Kuveyt, Lübnan, İran ve Bahreyn» uyruklu. Resmi verilere ve itiraflara göre hedefleri, devletin egemenliğini zedelemek ve güvenliği tehlikeye atmak amacıyla yurt dışındaki terörist unsurlarla iletişim kurmak, terör planları ve eylemlerini gerçekleştirmek için para toplamak, simge ve liderleri hedef alan suikast planları yapmak, yüksek çıkarları zedelemek ve ulusal ekonomiyi sarsmaktı.


İran, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef aldı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
TT

İran, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef aldı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)

İran'ın uluslararası enerji ve deniz ulaşım güvenliğini tehdit etmesi ve Körfez ülkeleri ile bölgesel sulardaki petrol tankerlerine yönelik gerginliği tırmandırmasına karşılık, Körfez hava savunma güçleri onlarca füze ve insansız hava aracını (İHA) önlemeyi başardı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, son birkaç saat içinde dört İHA’nın önlendiğini ve imha edildiğini açıkladı.

Suudi Arabistan, Arap İçişleri Bakanları Konseyi toplantısı sırasında İran’ın Krallık’a, Arap ülkelerine ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınadı.

Katar Savunma Bakanlığı, ülkenin İran’dan atılan üç seyir füzesinin hedefi olduğunu bildirdi. Hava savunma sistemleri iki füzeyi önlerken, üçüncüsü ülkenin ekonomik sularında bir petrol tankerini vurdu.