Katar Emiri Şeyh Temim, Gazze'nin İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını söyledihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/4709586-katar-emiri-%C5%9Feyh-temim-gazzenin-i%CC%87srailin-g%C3%BCvenlik-meselesi-olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-s%C3%B6yledi
Katar Emiri Şeyh Temim, Gazze'nin İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını söyledi
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani (QNA)
Şeyh Temim, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 44. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nin açılışında konuştu.
Gazze'nin, İsrail'in güvenlik meselesi olmadığını söyleyen Şeyh Temim, "Gazze meselesini, sanki tek başına ayrı bir meseleymiş gibi ya da Gazze Şeridi'nin tâbi olduğu güvenlik düzenlemelerini gerektiren bir İsrail güvenlik meselesiymiş gibi çözmek mümkün değildir. Çözüm, işgalin sona ermesi ve Filistin halkının sorunlarının çözülmesidir." ifadelerini kullandı.
Gazze'de işlenen suçun 2 aydır sürmesi uluslararası toplumun utancı
İsrail'in Filistin halkına karşı işlediği katliamlara ilişkin uluslararası soruşturma açılması gerektiğine dikkati çeken Şeyh Temim, kadınların, çocukların, masum sivillerin kasıtlı olarak sistematik bir şekilde öldürüldüğü Gazze'de işlenen bu menfur suçun yaklaşık 2 aydır sürmesine izin vermenin uluslararası toplumun utancı olduğunu vurguladı.
Hangi ırktan, dinden veya milletten olursa olsun sivillerin hedef alınmasını kınadığını söyleyen Şeyh Temim, sivillerin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Şeyh Temim, KİK ülkelerinin bazı bölgesel sorunların çözümüne, üye ülkelerin çıkarlarını gözetecek ve halklarının beklentilerinin karşılanmasına katkıda bulunacak anlayış ve işbirliğine ulaşabileceğine duyduğu güveni dile getirdi.
Katar Emiri, uluslararası ve bölgesel alanda yaşanan hızlı değişimlerin, bunlarla başa çıkmak, olumsuz sonuçlarından kaçınmak ve konseyin çeşitli ekonomik, güvenlik ve sosyal alanlardaki kazanımlarını desteklemek için sürekli istişare ve koordinasyonu gerektirdiğini ifade etti.
Riyad Toplantısı: İran'ın saldırıları haksız ve derhal durdurulmalı
Dün akşam Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katılan bölge ülkelerinden bakanlar (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dün Riyad'da düzenlenen bölgesel bakanlar toplantısı, İran'ın Körfez Arap ülkeleri, Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye'ye yönelik saldırılarının hiçbir gerekçeyle ve hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceği vurgulandı. Toplantıda, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 51’inci maddesi uyarınca ülkelerin kendini savunma hakkına da değinildi.
Toplantı sırasında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Katar, Kuveyt, Ürdün, Mısır, Lübnan, Suriye, Pakistan, Türkiye ve Azerbaycan dışişleri bakanları, yerleşim bölgelerinin yanı sıra petrol tesisleri, su arıtma istasyonları, havaalanları, konutlar ve diplomatik binalar dahil olmak üzere sivil altyapıyı hedef alan kasıtlı saldırıları kınadılar.
Toplantıya katılanlar bugün yayınladıkları ortak bildiride, İran'dan saldırılarını derhal durdurmasını, uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku ile iyi komşuluk ilkelerine uymasını talep ettiler. Bu hamle, gerginliğin sona erdirilmesi, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması ve krizlerin çözümü için diplomasinin devreye sokulması yolunda atılacak ilk adım olarak görüldü.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün Riyad'da düzenlenen bölgesel bakanlar toplantısına katıldı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Bakanlar, İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına, egemenliklerine ve topraklarına hiçbir şekilde saldırılmamasına ve askeri güçlerin bölge ülkelerini tehdit etmek amacıyla kullanılmaması ve geliştirilmemesine bağlı olduğunu vurguladılar.
Toplantıya katılanlar, İran’ın BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2817 sayılı kararına uyması, tüm saldırıları derhal durdurması, komşu ülkelere yönelik her türlü kışkırtıcı eylemden veya tehditten kaçınması, İran'ın kendi amaçları doğrultusunda ve bu ülkelerin çıkarlarına aykırı olarak Arap ülkelerinde milis grupları destekleme, finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerine son vermesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğini kapatmaya veya engellemeye ya da Babu’l-Mendeb Boğazı'ndaki deniz güvenliğini tehdit etmeye yönelik her türlü eylem veya tehditten kaçınması gerektiğinin altını çizdiler.
Dün Riyad'da düzenlenen bölgesel bakanlar toplantısından bir kare (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Lübnan’ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne verdikleri desteği, Lübnan devletinin tüm toprakları üzerindeki egemenliğinin tesis edilmesini ve silahların yalnızca devletin elinde tutulmasına ilişkin hükümet kararını desteklediklerini bir kez daha vurgulayan bakanlar, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırısını ve bölgedeki yayılmacı politikasını da kınadılar.
Bu konuda yoğun istişare ve koordinasyona devam etme kararlılıklarını yineleyen bakanlar, böylece gelişmeleri takip edip yeni durumları değerlendirebilecek, ortak tutumlar belirleyebilecek ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak ve İran'ın topraklarına yönelik günahkar saldırılarını durdurmak için gerekli yasal tedbir ve önlemleri alabilecekler.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: İran’ın uzlaşmaz tutumunun bir bedeli olacakhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5252976-suudi-arabistan-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-i%CC%87ran%E2%80%99%C4%B1n-uzla%C5%9Fmaz-tutumunun-bir-bedeli-olacak
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün başkent Riyad’da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: İran’ın uzlaşmaz tutumunun bir bedeli olacak
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün başkent Riyad’da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İran’a Körfez ve Arap ülkelerine yönelik saldırılarını durdurma çağrısında bulunarak, ‘bu tür devam eden ihlallerin bir bedeli olacağı’ uyarısında bulundu.
Prens Faysal bin Ferhan’ın açıklamaları, bölge güvenliği ve istikrarını destekleme yollarını ele almak amacıyla Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının istişare toplantısının ardından yapılan basın toplantısında geldi.
Faysal bin Ferhan, toplantıda İran’ın Körfez ülkeleri ile Arap ve İslam ülkelerine yönelik saldırılarının güçlü şekilde kınandığını belirterek, bunun bölgenin karşı karşıya olduğu risklerin boyutuna dair ortak bir farkındalığı yansıttığını ifade etti. Bakan, daha fazla kötüleşmenin önüne geçmek için ortak hareket edilmesi gerektiğinin vurgulandığını ve devletlerin güvenliği ile istikrarının korunmasına odaklanıldığını söyledi.
Toplantıya katılan ülkelerin, artan güvenlik tehditleriyle başa çıkmak için koordinasyon ve istişarenin güçlendirilmesinin önemine dikkat çektiğini aktaran Faysal bin Ferhan, bölge istikrarını desteklemek ve çatışmanın yayılmasını önlemek için kolektif hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Faysal bin Ferhan ayrıca, Tahran’ın Riyad’ı hedef almasının istişare toplantısına denk gelmesinin ‘tırmanma mesajı’ taşıdığını belirterek, İran’ın saldırılarının hiçbir şekilde meşru olmadığını vurguladı. Faysal bin Ferhan, “Başta Suudi Arabistan olmak üzere bu ülkeler, topraklarının komşu ülkelere yönelik askeri operasyonlar için bir çıkış noktası olmayacağını daha önce açıkça ifade etti” dedi. İran’ın bu tutumunu sürdürmesi halinde bölge ülkeleri için gerçek bir ortak olamayacağını belirten Faysal bin Ferhan, “İran’a duyulan güven sarsılmıştır” ifadesini kullandı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan dün düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
İran’ın Körfez’deki Amerikan üslerine ait askeri hedeflerin vurulduğu yönündeki iddialarına ilişkin bir soruya yanıt veren Faysal bin Ferhan, “Bu söylem İran’dan yıllardır duyduğumuz bir söylem. İran, bölgedeki silahlı milislerle ve Husilerle ilişkisini sürekli inkâr etti. ABD varlığını hedef aldığına dair daima zayıf gerekçeler öne sürüyor” dedi.
Faysal bin Ferhan, “Daha önce İran’a, Suudi Arabistan’ın bu savaşın tarafı olmayacağını ve askeri varlıklarının bu savaşta kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkça ilettik. Ancak savaşın ilk gününden itibaren altyapımıza yönelik saldırılar aldık” ifadelerini kullandı.
İran’ın bu saldırıları önceden planladığını belirten Faysal bin Ferhan, söz konusu eylemlerin ‘şantaj ve milis grupları destekleme temelli bir yaklaşımın devamı’ olduğunu ve bunun komşu ülkelerin güvenliği ile istikrarını tehdit ettiğini söyledi. İran’ın ‘şantaj politikası’ izlediğini dile getiren Faysal bin Ferhan, bunun ne Suudi Arabistan ne de Körfez ülkeleri tarafından kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Faysal bin Ferhan ayrıca, “İran, Körfez ülkelerinin siyasi ve diğer yollarla karşılık verme kapasitesine sahip olduğunu anlamalı ve bu ülkelerin kendilerini savunmaktan kaçınmayacağını bilmelidir… Umarım bu toplantının mesajını anlarlar ve komşularını hedef almaktan vazgeçerler, ancak bu konuda ihtiyatlıyım” değerlendirmesinde bulundu.
İstişare niteliğindeki bakanlar toplantısında bölgenin güvenliğini ve istikrarını desteklemenin yolları ele alındı. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Toplantıda, seyrüsefer serbestisine yönelik ihlallerin uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulanırken, Faysal bin Ferhan, “İranlılar ekonomik kaynakları ve Krallığın can damarı olan unsurları hedef almaya devam ediyor” dedi. Ferhan, “Körfez’deki petrol rafinerilerinin hedef alınmasının amacı nedir?” sorusunu yönelterek, “İran attığı adımların sonuçlarının farkına varmalı” ifadesini kullandı.
Faysal bin Ferhan, İran’ın Arap Körfezi’ndeki ticari gemilere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, deniz ulaşım hatlarının hedef alınmasının Körfez ülkeleri ve dünya üzerinde, özellikle enerji ihracatı ve tedarik zincirlerinin işleyişi açısından ciddi zararlar doğurduğu uyarısında bulundu. Bu durumdan en fazla Arap ve İslam ülkelerinin etkilendiğini vurgulayan Faysal bin Ferhan, “Bu durumu kabul etmiyoruz” dedi.
İran’ın saldırılarını derhal durdurmaması halinde güvenin yeniden tesis edilmesinin mümkün olmayacağını ifade eden Faysal bin Ferhan, “Gösterdiğimiz sabrın bir sınırı var. İran’ın tırmandırdığı gerilim, karşı tarafta da siyasi ya da başka yollarla karşılık bulacaktır” şeklinde konuştu.
Faysal bin Ferhan, “İran hiçbir zaman Krallık için stratejik bir ortak olmadı. Bölgesel hâkimiyet ve devrim ihracı anlayışından vazgeçseydi bu mümkün olabilirdi” dedi. Suudi Arabistan’ın İran’a yönelik diyalog çabalarına da değinen Bakan, “İranlılara kardeşlik eli uzatmak için birçok girişimde bulunduk. Bunların sonuncusu Pekin Anlaşması’ydı, ancak İran bu adıma karşılık vermedi” ifadelerini kullandı.
Dün akşam Riyad’da düzenlenen olağanüstü istişare toplantısına Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Azerbaycan, Lübnan, Mısır, Suriye, Ürdün, Pakistan ve Türkiye’nin dışişleri bakanları katıldı. Toplantıda, bölge güvenliği ve istikrarının desteklenmesi ile İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarının sona erdirilmesine yönelik yollar ele alındı.
Suudi Arabistan ve Mısır, diplomatik ve özel pasaport sahipleri için karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzaladıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5252973-suudi-arabistan-ve-m%C4%B1s%C4%B1r-diplomatik-ve-%C3%B6zel-pasaport-sahipleri-i%C3%A7in-kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1-vize
Suudi Arabistan ve Mısır, diplomatik ve özel pasaport sahipleri için karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzaladı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati, anlaşmayı imzaladıktan sonra (SPA)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdülati, iki ülke hükümetleri arasında diplomatik, özel ve hizmet pasaportu sahiplerine yönelik kısa süreli vize muafiyeti anlaşmasını imzaladılar.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen törenle imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki seçkin ikili ilişkiler çerçevesinde gerçekleştirildi ve ülkeler arasındaki ortak çalışmalara katkıda bulunacak.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة