Gazze'deki savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşmesine karşı Körfez-Türkiye uyarısı

Erdoğan KİK Zirvesi’nde: Gazze’deki mezalimin Suriye’yi de içerecek bölgesel bir savaşa dönüşmesine fırsat vermememiz gerekiyor

Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)
Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)
TT

Gazze'deki savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşmesine karşı Körfez-Türkiye uyarısı

Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)
Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri, Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen 44. zirvenin sonunda, Katar, Mısır ve ABD’nin Gazze Şeridi’ndeki savaşı durdurmak için yürüttüğü arabuluculuk çabalarına verdikleri desteği vurguladı.

KİK Zirvesi sonuç bildirisine göre liderler, İsrail'in Filistin halkına yönelik bariz saldırganlığının devam etmesinden duydukları memnuniyetsizliği dile getirirken, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nde uyguladığı şiddet ve ayrım gözetmeyen saldırılar ve sivil halkın zorla yerinden edilmesini kınadı.

KİK üyesi ülkelerin liderleri, İsrail’in saldırılarının durdurulmaması halinde çatışmanın genişleyerek Ortadoğu’daki başka bölgelere sıçrayabileceği, bunun bölge halkları ve uluslararası barış için ciddi sonuçları olacağı konusunda uyardı.

KİK Zirvesi sonuç bildirisine göre liderler, uluslararası topluma ateşkes sağlanması ve Filistinli sivillerin korunması için müdahalede bulunma, İsrail’in Gazze'deki savunmasız sakinlere yönelik toplu cezalandırma politikasına yanıt vermek için uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli adımları atma çağrısında bulundu.

Arabuluculuk desteği

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Katar’ın ek ateşkeslere varılması için çaba göstermeye devam ettiğini duyurdu.

Ülkesinin daha fazla rehine ve mahkumun serbest bırakılması yönünde çabalarını sürdürdüğünü, takas sürecinin tamamlanması ve insani ateşkesin uzatılmasını engelleyen zorluklardan dolayı üzgün olduğunu ifade etti.

FOTO: Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, Doha’dan ayrılan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a veda etti (Emirlik Divanı)
 Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, Doha’dan ayrılan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a veda etti (Emirlik Divanı)

Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, Doha’daki KİK Zirvesi sonrasında düzenlenen basın toplantısında açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Mısır ve ABD’deki ortaklarla çalışmalar halen devam ediyor. Bu çalışmanın (arabuluculuk) savaşın durdurulması çağrısında bulunan tüm diplomatik çabaların tamamlayıcısı olduğunu daha önce teyit etmiştik, zira asıl amacımız savaşı durdurmaktır. İnsani ateşkesin uzatılması, mahkum ve rehinelerin serbest bırakılması önemli eylemlerdir, ancak savaşın durdurulmasının sürdürülmesi ve kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılması da önemlidir.”

Katarlı bakan, yardımların Filistin halkına diz çöktürmek için kullanılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Diğer yandan, KİK Zirvesi sonuç bildirisine göre liderler, tam ve sürdürülebilir bir ateşkese ulaşmak için arabuluculuk çabalarının sürdürülmesi ve Gazze sakinleri için insani yardım ve temel ihtiyaçların yeterli düzeyde geçişini sağlamak için güvenli geçişler ve koridorlar açılmasının önemini vurguladı.

KİK ülkeleri, uluslararası meşruiyet kararları ve iki devletli çözüm ilkesine dayanan Arap Barış Girişimi uyarınca, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ve Filistin halkının tüm haklarını almasıyla kalıcı, kapsamlı ve adil bir barışa yol açacak siyasi sürecin başlatılması çağrısında bulundu.

FOTO: Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 44. KİK Zirvesi (Emirlik Divanı)
 Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 44. KİK Zirvesi (Emirlik Divanı)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Sani, KİK Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, Filistin halkının kararlılığına ve tüm meşru haklarını elde etme konusundaki ısrarına övgüde bulundu.

Katar Emiri, konuşmasında şunları söyledi:

“İşgalci güçlerin Gazze Şeridi’ndeki kardeşlerimize yönelik yaptığı katliamlar, adaletsizlik duygusunu ve uluslararası meşruiyetin acizliğini derinleştiriyor. İsrail ve destekçileri, Filistin meselesinin ötekileştirilemeyeceğini, sömürgecilik çağının bittiğini anlasaydı, tüm bu trajediler önlenebilirdi. Kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere masum sivillerin sistematik ve kasıtlı olarak öldürülmesinin devam ettiği bu menfur suçun yaklaşık iki ay boyunca devam etmesine izin verilmesi, uluslararası toplum açısından bir utançtır.”

Zirvenin, kardeş Filistin halkına, özellikle de Gazze Şeridi’ndeki halka yönelik saldırının yol açtığı ağır trajedi ve insani felaketin ışığında düzenlendiğine dikkat çeken Katar Emiri, “Hızlanan uluslararası ve bölgesel değişiklikler, bunlarla başa çıkmak, sonuçlarından kaçınmak ve konseyimizin çeşitli alanlardaki kazanımlarını desteklemek için aramızda sürekli danışma ve koordinasyonu gerektiriyor” dedi.

Katar Emiri, İsrail güçlerinin Filistin halkına karşı işlediği katliamlara ilişkin uluslararası soruşturma yürütülmesi konusunda Birleşmiş Milletler’e (BM) çağrıda bulundu.

KİK Genel Sekreteri

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi de Filistin halkını meşru haklarından mahrum etmeye devam etmenin tehlikesi ve onların kutsallarına karşı sistematik provokasyonların tekrarlanması konusunda uyardı.

Budeyvi, zirvenin açılış oturumu sırasında yaptığı konuşmada, Filistin halkını desteklemek ve acılarını hafifletmek için başta Körfez ülkeleri olmak üzere, yürütülen kararlı çabalara övgüde bulundu.

KİK Genel Sekreteri, “Bugün kendimizi büyük zorluklarla çevrili buluyoruz, özellikle de Gazze’deki Filistin halkına karşı işlenen ağır kanlı suçlara tanık oluyoruz” diye konuştu.

Budeyvi ayrıca, uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirme, öncelikle ateşkesin derhal sağlanması, Gazze'ye insani yardım girişini kolaylaştırma, bölgede güvenlik ve barışı sağlayacak, sivilleri koruyacak şekilde iki devletli çözüme yol açacak güvenilir bir barış sürecini harekete geçirmek için çalışma çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuk olduğu KİK Zirvesi’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Garantörlük dahil, bölge ülkeleriyle birlikte sorumluluk almaya hazır olduğumuzu açıkladık. Gazze’deki mezalimin Suriye’yi de içerecek bölgesel bir savaşa dönüşmesine fırsat vermememiz gerekiyor.”

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Cumhurbaşkanı, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

“(Başbakan Binyamin) Netanyahu yönetimi, siyasi ömrünü uzatmak uğruna tüm bölgemizin güvenliğini, geleceğini tehlikeye atıyor. Çoğunluğu çocuk ve kadın 17 bin Filistinli masumun hayatını kaybetmesi insanlık suçudur, savaş suçudur. İsrail'in işlediği bu suçlar yanına kar kalmamalıdır. Önceliğimiz, derhal kalıcı ateşkesin ilan edilmesi ve kesintisiz bir şekilde insani yardım akışının teminidir.”

Erdoğan, son gelişmelerle birlikte 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasının öneminin bir kez daha görüldüğünü vurguladı.

Cumhurbaşkanı, “Bu maksatla garantörlük dahil, bölge ülkeleriyle birlikte sorumluluk almaya hazır olduğumuzu açıkladık” dedi.

Körfezin bölgesel güvenliği

KİK ülkeleri, konseyin rolünün bölgesel ve küresel güvenlik ve barışın korunmasında temel bir direk olduğunu vurgulayarak, bölgede istikrar ve güvenliğin korunması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

KİK Zirvesi’nin sonuç bildirisinde, uluslararası sözleşmelere, geleneklere ve yasalara dayanan egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkelerine saygı vurgulandı. Ayrıca, herhangi bir üye ülkeye yönelik herhangi bir tehdit ve dış müdahale reddedildi.

Ortak savunma ilkesi ve kolektif güvenlik kavramına göre, KİK ülkelerinin güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğu vurgulandı.

Liderler, gümrük birliğinin gerekliliklerini, Körfez ortak pazarını tamamlamak ve KİK ülkeleri arasında ekonomik birliğin sağlanmasını hızlandırmak için çabaların iki katına çıkarılması yönünde mutabık kaldı.

Zirvenin sonuç bildirisinde liderler, KİK ülkelerinin maruz kaldığı her türlü tehdide karşı bir arada durduklarının da altını çizdi.

KİK liderleri, Kuveyt ile Irak arasındaki Durra Doğalgaz Sahası konusunda ise sahanın tamamen Kuveyt’in deniz alanlarında bulunduğunu ifade etti.

Ayrıca Suudi Arabistan-Kuveyt arasında bölünmüş bölgeye bitişik doğal kaynakların, yalnızca Suudi Arabistan ile Kuveyt’in ortak mülkiyeti olduğu ve doğal kaynaklardan yararlanma konusunda tek başlarına tüm haklara sahip oldukları vurgulandı.

KİK, bu konuda Irak’a, Kuveyt’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyması, ikili ve uluslararası taahhütlere, anlaşmalara ve ilgili tüm BM kararlarına uyması yönünde çağrıda bulundu.

FOTO: KİK ülkelerinin liderleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Doha’da Körfez Zirvesi’nin açılışında (OMAN News)
KİK ülkelerinin liderleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Doha’da Körfez Zirvesi’nin açılışında (OMAN News)

Körfez Zirvesi sonuç bildirisinde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in girişimiyle, Suudi Arabistan ile İran arasında 10 Mart tarihinde Pekin’de varılan, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve güvenlik işbirliği anlaşması ile ekonomik işbirliği anlaşmasının etkinleştirilmesini içeren anlaşma da memnuniyetle karşılandı.

KİK ülkeleri, bölgede deniz güvenliğinin ve su yollarının korunmasının, bölgenin ve dünyanın güvenlik ve istikrarını tehdit eden faaliyetlerle mücadele edilmesinin önemini vurguladı.

Lübnan meselesiyle ilgili olarak KİK, Lübnan’ın egemenliğine, güvenliğine ve istikrarına, ayrıca sınırlarını koruyan, radikal ve terörist grupların tehditlerine direnen Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne verdiği desteğin devam ettiğini teyit etti.

KİK ülkeleri, ülkenin teröristler, uyuşturucu kaçakçılığı veya bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden diğer suç faaliyetlerinin başlangıç ​​noktası haline getirilmemesi için, Lübnan’ın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krizi aşmasını sağlayacak kapsamlı siyasi ve ekonomik yapısal reformların uygulanmasının önemini vurguladı.

Körfez ülkeleri, ilgili BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve Taif Anlaşması hükümlerinin uygulanması da dahil olmak üzere, Lübnan hükümetinin kontrolünü, tüm Lübnan toprakları üzerinde genişletmesinin önemi de ifade etti.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Türkiye ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla telefon görüşmesi yaparak bölgesel gelişmeleri ele aldı

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Türkiye ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla telefon görüşmesi yaparak bölgesel gelişmeleri ele aldı

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar ele alındı.

Prens Faysal bin Ferhan, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile de telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede bölgedeki gelişmeler ve güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik ortak çabalar ele alındı.


Suudi Arabistan, dünyanın en büyük devlet veri merkezini inşa ediyor

Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)
Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın en büyük devlet veri merkezini inşa ediyor

Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)
Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)

Suudi Arabistan dün başkent Riyad’da dünyanın en büyük Tier IV sınıfı kamu veri merkezinin inşası için temel atma töreni gerçekleştirdi. Alanı 30 milyon metrekareyi aşan ve toplam 480 megavat kapasiteye sahip olacak merkezle, ulusal ekonominin güçlendirilmesi ve Suudi Arabistan’ın küresel dijital ekonomi geleceğinde kilit bir aktör olarak konumunun desteklenmesi hedefleniyor.

Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) Hexagon Veri Merkezi, en yüksek uluslararası standartlara uygun şekilde tasarlandı. Merkezin, kamuya ait veri merkezleri için en üst düzey güvenlik ve operasyonel sürekliliği sağlaması, elektronik hizmetlere artan bağımlılık çerçevesinde kamu kurumlarının ihtiyaçlarını karşılaması amaçlanıyor. Projenin, Uptime Institute Küresel Veri Merkezi tarafından yapılan veri merkezi sınıflandırmalarında en üst seviye derecelendirmeye sahip olduğu belirtildi.

vfgh
Bu ulusal proje, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın devam eden desteğinin bir parçası olarak hayata geçiriliyor. (SDAIA)

Dünyanın en büyük Tier IV sınıfı kamu veri merkezinin temel atma törenine, İçişleri Bakanlığı Teknoloji İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Prens Dr. Bender el-Meşari, Prens Fehd bin Halid bin Faysal, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Abdullah es-Sevaha ile çok sayıda üst düzey kamu yetkilisi katıldı. Törende konukları, SDAIA Başkanı Dr. Abdullah bin Şerif el-Gamdi ve kurumdan üst düzey yöneticiler karşıladı.

El-Gamdi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, söz konusu küresel nitelikteki ulusal projenin, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın sürekli ve kararlı desteği çerçevesinde hayata geçirildiğini söyledi. El-Gamdi, SDAIA’nın Suudi Arabistan’da veri ve yapay zekâ alanlarında yetkili kurum ve bu alanlarda düzenleme, geliştirme ve uygulamadan sorumlu ulusal referans otoritesi olarak rolünü üstlenmesini amaçladığını, böylece Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ temelli ekonomiler arasında liderliğe taşınmasına katkı sağlanacağını ifade etti.

Hexagon Veri Merkezi’nin, SDAIA’nın veri merkezlerine yönelik stratejik girişimlerinin ilki olduğunu belirten el-Gamdi, ilerleyen dönemde başka merkezlerin de kurulacağını kaydetti. El-Gamdi, merkezin Suudi Arabistan’ı küresel bir veri merkezi haline getirme yolunda nitelikli ve stratejik bir ivme sağlayacağını, veri egemenliği ve güvenliğini teminat altına alacağını, inovasyon ile dijital ekonomiyi destekleyeceğini ve kamu kurumlarını güçlendirerek Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda Krallığın veri ve yapay zekâ temelli en gelişmiş ekonomiler arasındaki konumunu pekiştireceğini dile getirdi.

dsfvgth
SDAIA Hexagon Veri Merkezi, en yüksek uluslararası standartları karşılamak üzere tasarlandı. (SPA)

Merkezin, bölgedeki veri merkezleri açısından bir dönüm noktası niteliği taşıdığına işaret eden yetkililer, tesisin veri merkezleri için önde gelen küresel mühendislik standartlarından biri olan TIA-942 kriterlerine göre tasarlandığını belirtti. Çift bağımsız hatlar ve sistemlere dayalı operasyonel yapının, teknik süreçlerde yüksek güvenilirlik sağladığı, teknolojik altyapının verimliliğini artırdığı ve en zorlu operasyonel koşullarda dahi yüksek hazırlık seviyesini koruyarak hizmet sürekliliğini güvence altına aldığı ifade edildi.

Merkezin, ileri düzey destek sunan yüksek performanslı bir bilişim altyapısına sahip olacağı, bu sayede Suudi Arabistan’daki hayati ve kalkınma odaklı sektörlerin yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmeleri benimseme kapasitesinin güçlendirileceği, teknoloji yatırımlarının teşvik edileceği ve dijital hizmetlerin güvenilirliğinin artırılacağı kaydedildi.

Hexagon Veri Merkezi projesinin çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildiği belirtilerek, enerji verimliliği ve akıllı soğutma alanında yenilikçi çözümlerin benimsendiği, düşük enerji tüketimli modern bilişim teknolojilerinin kullanıldığı aktarıldı. Projede, gelişmiş enerji verimliliği uygulamaları, akıllı soğutma sistemleri, doğrudan sıvı soğutma teknolojileri ve hibrit soğutma çözümlerinin yanı sıra yenilenebilir enerjiden sürdürülebilir bir kaynak olarak yararlanılacağı ifade edildi. Bu sayede merkezin, küresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği sertifikasyonlarıyla dünyanın en büyük ‘yeşil’ veri merkezleri arasında yer almasının hedeflendiği belirtildi.

El-Gamdi, SDAIA’nın veri merkezlerine yönelik stratejisinin yıllık yaklaşık 30 bin ton karbon salımının azaltılmasına katkı sağladığını ve gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) etkisinin yaklaşık 10,8 milyar riyal olarak hesaplandığını söyledi. El-Gamdi, bu merkezlerin modern dijital ekonominin hayati altyapısını ve temel dinamiğini oluşturduğunu, bunun da Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ alanındaki küresel konumunu güçlendirdiğini vurguladı.

El-Gamdi, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sürekli desteğiyle ileri teknolojiler alanındaki varlığını güçlendirmeyi sürdüreceğini belirterek, SDAIA’nın entegre bir dijital ekosistem inşa etmeye yönelik iddialı vizyonunu yansıtan öncü projeler üzerinde çalışacağını kaydetti. Bu projelerin, veri ve yapay zekâ alanındaki ulusal yetkinlikleri pekiştireceği, dünya standartlarında teknolojik altyapılar oluşturacağı, ulusal ekonominin rekabet gücünü artıracağı ve yatırımları cezbederek Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir bilgi ekonomisi ile ileri teknolojilerde küresel liderlik hedefine katkı sağlayacağı ifade edildi.

uı7o
Temel atma töreninde projenin detayları ve merkezin teknik özellikleri tanıtıldı. (SPA)

SDAIA bünyesindeki Ulusal Bilgi Merkezi Direktörü Dr. İsam el-Vukayt da temel atma töreni sırasında merkeze ilişkin tanıtıcı bir sunum yaptı. El-Vukayt, sunumunda projenin ayrıntılarını, merkezin teknik ve mühendislik özelliklerini ve en üst düzey hazırlık ile operasyonel sürekliliği garanti eden işletim altyapısını anlattı. Ayrıca merkezin çözümleri ve mühendislik tasarımının, küresel referans kabul edilen uluslararası standartlar doğrultusunda aldığı sertifikalara değindi. Sunumun ardından katılımcılar, eşlik eden sergiyi gezerek merkezin tasarım aşamalarını ve gelecekteki teknolojik altyapısını yerinde inceleme imkânı buldu.


Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.