Gazze'deki savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşmesine karşı Körfez-Türkiye uyarısı

Erdoğan KİK Zirvesi’nde: Gazze’deki mezalimin Suriye’yi de içerecek bölgesel bir savaşa dönüşmesine fırsat vermememiz gerekiyor

Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)
Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)
TT

Gazze'deki savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşmesine karşı Körfez-Türkiye uyarısı

Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)
Katar Emiri, KİK Zirvesi’nin oturum aralarında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile görüştü (Emirlik Divanı)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri, Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen 44. zirvenin sonunda, Katar, Mısır ve ABD’nin Gazze Şeridi’ndeki savaşı durdurmak için yürüttüğü arabuluculuk çabalarına verdikleri desteği vurguladı.

KİK Zirvesi sonuç bildirisine göre liderler, İsrail'in Filistin halkına yönelik bariz saldırganlığının devam etmesinden duydukları memnuniyetsizliği dile getirirken, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nde uyguladığı şiddet ve ayrım gözetmeyen saldırılar ve sivil halkın zorla yerinden edilmesini kınadı.

KİK üyesi ülkelerin liderleri, İsrail’in saldırılarının durdurulmaması halinde çatışmanın genişleyerek Ortadoğu’daki başka bölgelere sıçrayabileceği, bunun bölge halkları ve uluslararası barış için ciddi sonuçları olacağı konusunda uyardı.

KİK Zirvesi sonuç bildirisine göre liderler, uluslararası topluma ateşkes sağlanması ve Filistinli sivillerin korunması için müdahalede bulunma, İsrail’in Gazze'deki savunmasız sakinlere yönelik toplu cezalandırma politikasına yanıt vermek için uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli adımları atma çağrısında bulundu.

Arabuluculuk desteği

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Katar’ın ek ateşkeslere varılması için çaba göstermeye devam ettiğini duyurdu.

Ülkesinin daha fazla rehine ve mahkumun serbest bırakılması yönünde çabalarını sürdürdüğünü, takas sürecinin tamamlanması ve insani ateşkesin uzatılmasını engelleyen zorluklardan dolayı üzgün olduğunu ifade etti.

FOTO: Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, Doha’dan ayrılan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a veda etti (Emirlik Divanı)
 Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, Doha’dan ayrılan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a veda etti (Emirlik Divanı)

Şeyh Muhammed bin Abdurrahman, Doha’daki KİK Zirvesi sonrasında düzenlenen basın toplantısında açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Mısır ve ABD’deki ortaklarla çalışmalar halen devam ediyor. Bu çalışmanın (arabuluculuk) savaşın durdurulması çağrısında bulunan tüm diplomatik çabaların tamamlayıcısı olduğunu daha önce teyit etmiştik, zira asıl amacımız savaşı durdurmaktır. İnsani ateşkesin uzatılması, mahkum ve rehinelerin serbest bırakılması önemli eylemlerdir, ancak savaşın durdurulmasının sürdürülmesi ve kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılması da önemlidir.”

Katarlı bakan, yardımların Filistin halkına diz çöktürmek için kullanılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Diğer yandan, KİK Zirvesi sonuç bildirisine göre liderler, tam ve sürdürülebilir bir ateşkese ulaşmak için arabuluculuk çabalarının sürdürülmesi ve Gazze sakinleri için insani yardım ve temel ihtiyaçların yeterli düzeyde geçişini sağlamak için güvenli geçişler ve koridorlar açılmasının önemini vurguladı.

KİK ülkeleri, uluslararası meşruiyet kararları ve iki devletli çözüm ilkesine dayanan Arap Barış Girişimi uyarınca, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ve Filistin halkının tüm haklarını almasıyla kalıcı, kapsamlı ve adil bir barışa yol açacak siyasi sürecin başlatılması çağrısında bulundu.

FOTO: Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 44. KİK Zirvesi (Emirlik Divanı)
 Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 44. KİK Zirvesi (Emirlik Divanı)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Sani, KİK Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, Filistin halkının kararlılığına ve tüm meşru haklarını elde etme konusundaki ısrarına övgüde bulundu.

Katar Emiri, konuşmasında şunları söyledi:

“İşgalci güçlerin Gazze Şeridi’ndeki kardeşlerimize yönelik yaptığı katliamlar, adaletsizlik duygusunu ve uluslararası meşruiyetin acizliğini derinleştiriyor. İsrail ve destekçileri, Filistin meselesinin ötekileştirilemeyeceğini, sömürgecilik çağının bittiğini anlasaydı, tüm bu trajediler önlenebilirdi. Kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere masum sivillerin sistematik ve kasıtlı olarak öldürülmesinin devam ettiği bu menfur suçun yaklaşık iki ay boyunca devam etmesine izin verilmesi, uluslararası toplum açısından bir utançtır.”

Zirvenin, kardeş Filistin halkına, özellikle de Gazze Şeridi’ndeki halka yönelik saldırının yol açtığı ağır trajedi ve insani felaketin ışığında düzenlendiğine dikkat çeken Katar Emiri, “Hızlanan uluslararası ve bölgesel değişiklikler, bunlarla başa çıkmak, sonuçlarından kaçınmak ve konseyimizin çeşitli alanlardaki kazanımlarını desteklemek için aramızda sürekli danışma ve koordinasyonu gerektiriyor” dedi.

Katar Emiri, İsrail güçlerinin Filistin halkına karşı işlediği katliamlara ilişkin uluslararası soruşturma yürütülmesi konusunda Birleşmiş Milletler’e (BM) çağrıda bulundu.

KİK Genel Sekreteri

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi de Filistin halkını meşru haklarından mahrum etmeye devam etmenin tehlikesi ve onların kutsallarına karşı sistematik provokasyonların tekrarlanması konusunda uyardı.

Budeyvi, zirvenin açılış oturumu sırasında yaptığı konuşmada, Filistin halkını desteklemek ve acılarını hafifletmek için başta Körfez ülkeleri olmak üzere, yürütülen kararlı çabalara övgüde bulundu.

KİK Genel Sekreteri, “Bugün kendimizi büyük zorluklarla çevrili buluyoruz, özellikle de Gazze’deki Filistin halkına karşı işlenen ağır kanlı suçlara tanık oluyoruz” diye konuştu.

Budeyvi ayrıca, uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirme, öncelikle ateşkesin derhal sağlanması, Gazze'ye insani yardım girişini kolaylaştırma, bölgede güvenlik ve barışı sağlayacak, sivilleri koruyacak şekilde iki devletli çözüme yol açacak güvenilir bir barış sürecini harekete geçirmek için çalışma çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuk olduğu KİK Zirvesi’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Garantörlük dahil, bölge ülkeleriyle birlikte sorumluluk almaya hazır olduğumuzu açıkladık. Gazze’deki mezalimin Suriye’yi de içerecek bölgesel bir savaşa dönüşmesine fırsat vermememiz gerekiyor.”

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Cumhurbaşkanı, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

“(Başbakan Binyamin) Netanyahu yönetimi, siyasi ömrünü uzatmak uğruna tüm bölgemizin güvenliğini, geleceğini tehlikeye atıyor. Çoğunluğu çocuk ve kadın 17 bin Filistinli masumun hayatını kaybetmesi insanlık suçudur, savaş suçudur. İsrail'in işlediği bu suçlar yanına kar kalmamalıdır. Önceliğimiz, derhal kalıcı ateşkesin ilan edilmesi ve kesintisiz bir şekilde insani yardım akışının teminidir.”

Erdoğan, son gelişmelerle birlikte 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasının öneminin bir kez daha görüldüğünü vurguladı.

Cumhurbaşkanı, “Bu maksatla garantörlük dahil, bölge ülkeleriyle birlikte sorumluluk almaya hazır olduğumuzu açıkladık” dedi.

Körfezin bölgesel güvenliği

KİK ülkeleri, konseyin rolünün bölgesel ve küresel güvenlik ve barışın korunmasında temel bir direk olduğunu vurgulayarak, bölgede istikrar ve güvenliğin korunması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

KİK Zirvesi’nin sonuç bildirisinde, uluslararası sözleşmelere, geleneklere ve yasalara dayanan egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkelerine saygı vurgulandı. Ayrıca, herhangi bir üye ülkeye yönelik herhangi bir tehdit ve dış müdahale reddedildi.

Ortak savunma ilkesi ve kolektif güvenlik kavramına göre, KİK ülkelerinin güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğu vurgulandı.

Liderler, gümrük birliğinin gerekliliklerini, Körfez ortak pazarını tamamlamak ve KİK ülkeleri arasında ekonomik birliğin sağlanmasını hızlandırmak için çabaların iki katına çıkarılması yönünde mutabık kaldı.

Zirvenin sonuç bildirisinde liderler, KİK ülkelerinin maruz kaldığı her türlü tehdide karşı bir arada durduklarının da altını çizdi.

KİK liderleri, Kuveyt ile Irak arasındaki Durra Doğalgaz Sahası konusunda ise sahanın tamamen Kuveyt’in deniz alanlarında bulunduğunu ifade etti.

Ayrıca Suudi Arabistan-Kuveyt arasında bölünmüş bölgeye bitişik doğal kaynakların, yalnızca Suudi Arabistan ile Kuveyt’in ortak mülkiyeti olduğu ve doğal kaynaklardan yararlanma konusunda tek başlarına tüm haklara sahip oldukları vurgulandı.

KİK, bu konuda Irak’a, Kuveyt’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyması, ikili ve uluslararası taahhütlere, anlaşmalara ve ilgili tüm BM kararlarına uyması yönünde çağrıda bulundu.

FOTO: KİK ülkelerinin liderleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Doha’da Körfez Zirvesi’nin açılışında (OMAN News)
KİK ülkelerinin liderleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Doha’da Körfez Zirvesi’nin açılışında (OMAN News)

Körfez Zirvesi sonuç bildirisinde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in girişimiyle, Suudi Arabistan ile İran arasında 10 Mart tarihinde Pekin’de varılan, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve güvenlik işbirliği anlaşması ile ekonomik işbirliği anlaşmasının etkinleştirilmesini içeren anlaşma da memnuniyetle karşılandı.

KİK ülkeleri, bölgede deniz güvenliğinin ve su yollarının korunmasının, bölgenin ve dünyanın güvenlik ve istikrarını tehdit eden faaliyetlerle mücadele edilmesinin önemini vurguladı.

Lübnan meselesiyle ilgili olarak KİK, Lübnan’ın egemenliğine, güvenliğine ve istikrarına, ayrıca sınırlarını koruyan, radikal ve terörist grupların tehditlerine direnen Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne verdiği desteğin devam ettiğini teyit etti.

KİK ülkeleri, ülkenin teröristler, uyuşturucu kaçakçılığı veya bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden diğer suç faaliyetlerinin başlangıç ​​noktası haline getirilmemesi için, Lübnan’ın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krizi aşmasını sağlayacak kapsamlı siyasi ve ekonomik yapısal reformların uygulanmasının önemini vurguladı.

Körfez ülkeleri, ilgili BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve Taif Anlaşması hükümlerinin uygulanması da dahil olmak üzere, Lübnan hükümetinin kontrolünü, tüm Lübnan toprakları üzerinde genişletmesinin önemi de ifade etti.



Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası kalkınma ve refahı pekiştirme çabalarına desteğini yineledi

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası kalkınma ve refahı pekiştirme çabalarına desteğini yineledi

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölge ve dünyadaki genel gelişmeleri ele alarak Krallık’ın bu konulardaki değişmez tutumlarını ve bölgesel-uluslararası düzeyde güvenlik ve barışın sağlanması ile kalkınma ve refahın pekiştirilmesine yönelik çabalara verdiği sürekli desteği yineledi.

Bakanlar Kurulu dün Cidde’de Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Suudi Arabistan ile kardeş ve dost ülkeler arasındaki ortak komitelerin çalışmalarındaki son gelişmeleri görüştü. Toplantıda, çeşitli alanlarda koordinasyon ve karşılıklı iş birliği süreçlerinde kaydedilen ilerlemeler değerlendirilerek, ikili ve çok taraflı ilişkilerin daha geniş ufuklara taşınmasının önemi vurgulandı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu’nu Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmenin sonuçları hakkında bilgilendirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki köklü ve güçlü ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yolları ele alınırken, Arap ve İslam dünyasına ilişkin konular, Ortadoğu’daki gelişmeler ve özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarına dair dosyalar masaya yatırıldı. Ayrıca Bakanlar Kurulu, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’den alınan mesajın içeriği hakkında da bilgilendirildi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Bakanlar Kurulu, yerel konularla ilgili bir dizi raporu ele aldı ve bu çerçevede, ülke genelinde dayanışma ve yardımlaşma değerlerini güçlendirmeyi, hayır işlerini desteklemeyi ve bunların insani etkilerini artırmayı amaçlayan ulusal girişimlere toplumun geniş katılımını takdir etti.

Bakanlar Kurulu çeşitli kararlar aldı. Buna göre, Kral Abdulaziz Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı’na Kırgızistan Dijital Kalkınma Bakanlığı ile bir iş birliği memorandumunu imzalama yetkisi verildi; İçişleri Bakanı’na Pakistan ile bilimsel, eğitimsel ve araştırma iş birliğini kapsayan bir mutabakat zaptı üzerinde görüşme ve imza yetkisi verildi; Çevre, Su ve Tarım Bakanı’na Türkmenistan ile çevre koruma alanında bir mutabakat zaptı üzerinde görüşme ve imza yetkisi verildi; Sağlık Bakanı’na ise Pakistan ve Hollanda ile sağlık alanında iki iş birliği mutabakat zaptı üzerinde görüşme ve imza yetkisi verildi.

Bakanlar Kurulu, Ermenistan ile siyasi danışmanlık, Estonya ile doğrudan yatırım teşviki, Umman ile vakıf iş birliği, Kiribati ve Küba ile hava taşımacılığı hizmetleri alanında iki ayrı anlaşma ve diğer ülkelerle uzay keşfi alanında iş birliği için örnek mutabakat zaptını onayladı. Ayrıca, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı’na ilgili muadil kurumlarla söz konusu mutabakat zaptı üzerinde görüşme ve imzalama yetkisi verildi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında dün Cidde’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında dün Cidde’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Ulusal Rekabet Merkezi ile Suudi Ekonomik İş Merkezi’ni birleştirerek ‘Suudi Arabistan Rekabet ve İş Merkezi’ adı altında tek bir merkez kurulmasına karar verdi. Bakanlar Kurulu ayrıca, resmi iletişim ve belge yönetimi yönergesinin uygulanmasına ilişkin sürenin bir yıl daha uzatılmasını onayladı. Diğer yandan, Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT), Akreditasyon Merkezi, el-Baha Bölgesi Stratejik Geliştirme Ofisi ve Prens Sattam bin Abdulaziz Üniversitesi’nin önceki iki mali yıla ait kapanış hesapları da onaylandı.

Bakanlar Kurulu, gündeminde yer alan çeşitli konular hakkında gerekli yönlendirmeleri yaptı.Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bunlar arasında Dışişleri Bakanlığı’nın yıllık raporları, Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu (DGDA), Ulusal Sağlık Sigortası Merkezi ve Taif Üniversitesi ile ilgili konular yer aldı.


Suudi Arabistan'ın 2025 bütçesi: Petrol dışı gelirlerde tarihi artış

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, (SPA)
TT

Suudi Arabistan'ın 2025 bütçesi: Petrol dışı gelirlerde tarihi artış

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, (SPA)

Suudi Arabistan ekonomisi, 2025 mali yılını güçlü bir büyüme ivmesiyle tamamladı ve cesur genişleme harcamaları ile sağlam bir mali pozisyonu koruma arasında benzersiz bir stratejik denge kurdu. Bütçe, toplam gelirlerin 1,112 trilyon Suudi Arabistan Riyali (296,5 milyar ABD doları) olduğunu gösterdi; bunun en dikkat çekici özelliği ise petrol dışı gelirlerdeki önemli artış oldu. Petrol dışı gelirler 505,2 milyar Suudi Arabistan Riyali'ne (134,7 milyar ABD doları) ulaştı. Bu durum, Vizyon 2030'un ulusal gelir kaynaklarını enerji piyasalarının oynaklığından uzaklaştırarak çeşitlendirmedeki başarısını yansıtıyor.

Buna karşılık, toplam fiili giderler 1,388 trilyon riyal (370,2 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Bu giderler, vatandaşların refahını artırmak amacıyla sağlık ve eğitim gibi hayati sektörlere yönlendirildi.

Krallık, 276,6 milyar riyal (73,7 milyar dolar) mali açık kaydetmesine rağmen, projelerin sürdürülebilirliğini sağlayan iyi düşünülmüş finansman stratejileri sayesinde 399 milyar riyal (106,4 milyar dolar) tutarındaki devlet rezervlerini korudu.

2026 bütçesi ise Krallık’ın dönüştürücü projelerini tamamlamaya odaklanarak, sürdürülebilirlik yaklaşımını öncelemektedir.


Faysal bin Ferhan ve eş-Şeybani Suriye'deki son gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, şubat ayında Riyad'da Bakan Esad eş- Şeybani ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, şubat ayında Riyad'da Bakan Esad eş- Şeybani ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Faysal bin Ferhan ve eş-Şeybani Suriye'deki son gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, şubat ayında Riyad'da Bakan Esad eş- Şeybani ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, şubat ayında Riyad'da Bakan Esad eş- Şeybani ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suriyeli mevkidaşı Esad eş- Şeybani ile Suriye ve bölgedeki son gelişmeleri ve sürdürülen çabaları görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın Bakan Şeybani ile dün akşam yaptığı telefon görüşmesinde taraflar, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdi.