KSRelief, Somali’de 24 insani yardım projesi başlatıyor

Dr. Abdullah er-Rabia: Projeler, yararlanıcılar için önemli olan ihtiyaçların incelenmesi sonucunda planlandı

 Açılış sırasında Somali Başbakanı ve Dr. Abdullahi er-Rabia (Şarku’l Avsat)
Açılış sırasında Somali Başbakanı ve Dr. Abdullahi er-Rabia (Şarku’l Avsat)
TT

KSRelief, Somali’de 24 insani yardım projesi başlatıyor

 Açılış sırasında Somali Başbakanı ve Dr. Abdullahi er-Rabia (Şarku’l Avsat)
Açılış sırasında Somali Başbakanı ve Dr. Abdullahi er-Rabia (Şarku’l Avsat)

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rabia merkezin tüm çalışmalarının, yararlanıcıların gerçek ihtiyaçları ve projelerin onlara sağlayacağı etki incelendikten sonra planlandığını açıkladı.

Rabia değeri 45 milyon ABD dolarından fazla olan ve 5,7 milyondan fazla kişiye fayda sağlayacak 24 insani yardım ve yardım projesi başlatmak üzere Somali’nin başkenti Mogadişu’ya vardığı sırada Şarku’l Avsat’a konuştu. Rabia, KSRelief’in Somali’nin farklı şehirlerinde sunacağı proje paketi için gıda güvenliği, sağlık, eğitim ve su sektörlerine hizmetin yanı sıra barınma, tedavi, gıda ve engellilere destek kapsamında birçok farklı hayır kurumuyla iş birliği anlaşmaları imzalandığını belirtti.

Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, bazı Somalili bakanlar ve Suudi Arabistan’ın Somali Büyükelçisi Ahmed el-Mevlid’in katıldığı açılışta Dr. Abdullah er-Rabia bir konuşma yaptı. Konuşmasında Somali halkının insani ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik yeni bir insani proje paketi için açılış yapmaktan ve bu konuda imzaların atılmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. İki ülke arasındaki, liderler arasındaki karşılıklı saygıyla şekillenen ilişkileri ve iş birliğini geliştirmek amacıyla yetkililer arasında gerçekleştirilen ziyaretleri takdir etti.

Rabia konuşmasında insani çalışmaları daima medeni bir değer ve İslam dininin öğretilerinden gelen bir davranış olarak benimseyen Suudi Arabistan’ın, Somali’ye destek vermekte gecikmediğini ve gecikmeyeceğini ifade etti. Bugün KSRelief’in Somali’deki kardeşlere destek vermeye devam edeceğini teyit etmek üzere geldiklerini sözlerine ekledi.

es5
KSRelief törende Somali’deki en öne çıkan projelerini tanıttı (Şarku’l Avsat)

Sunulan projelerin, Somali halkının ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılamak için Somali hükümetindeki ilgili makamlar ve etkili uluslararası kuruluşlarla tam koordinasyon içinde ve dikkatle incelendiğini belirtti. Ayrıca insani çalışmalara büyük önem veren, destek ve yardımlarıyla felaketlerden, çatışmalardan ve savaşlardan etkilenen tüm halklara yardımı hedef alan Suudi Arabistan liderliğinin uyguladığı politikanın somut bir örneği olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan’ın bugüne kadar ihtiyaç sahibi ülkelere sağladığı insani yardımın yaklaşık 127 milyar dolara ulaştığını ve bu yardımın 169 ülkenin tarafsız bir şekilde desteklenmesine katkıda bulunduğunu hatırlatan yetkili, merkezin, tarafsız ve iyi çalışılmış bir metodoloji çerçevesinde, 175 uluslararası ve bölgesel ortağın katılımıyla, 95 ülkeyi içeren, maliyeti yaklaşık 6,6 milyar ABD doları tutarında olan 2 bin 783 projeyi hayata geçirdiğini belirtti.

Somali’ye 2023 yılı sonuna kadar sağlanan yardımın toplam tutarının yaklaşık 423 milyon dolar olduğunu, KSRelief’in 106 projenin hayata geçirilmesi için yaklaşık 227 milyon dolar katkı sağladığını ifade etti. Merkezin kardeş Somali halkına yönelik insani desteğini sürdürme kararlılığını koruyacağını vurguladı.

Eğitim sektörüne verilen destek, öğrencilere nitelik kazandırmayı, geliştirmeyi ve onlara yardımcı olmayı amaçlayan, maliyeti 8 milyon doları aşan 5 projeyi içeriyor. En önemlisi, gençleri geçimlerini iyileştirmek için gerekli becerilerle donatmak amacıyla işlevsel mesleki eğitime erişim sağlamak amacıyla, Norveç Mülteci Konseyi iş birliğiyle Burao Teknik Enstitüsü’nün çalışmaları oluyor. Öğrencilerin okullara kaydolmasını teşvik etmek ve ihtiyaç sahibi ailelerin üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bölgesel misyonu işbirliğiyle öğrencilere kırtasiye malzemelerini içeren 30 bin eğitim çantası dağıtılacak. İhtiyaçlara uygun bir eğitim ortamı sağlamak ve eğitim sisteminin kalitesini ve verimliliğini artırmak ayrıca eğitim personelinin yeteneklerini geliştirmek amacıyla Somali’deki İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bölgesel misyonuyla iş birliği içinde bir dizi okulun elden geçirilecek.

KSRelief sağlık ekiplerini ve hastaneleri desteklemek için 12 milyon dolar maliyetle 7 sağlık projesi hazırladı. Bunlar arasında Somali’nin çeşitli bölgelerine dağılmış 25 sağlık merkezinde güneş enerjisiyle çalışan elektrik üretim istasyonları kurularak, gerekli tıbbi oksijenin sağlanmasına, antibiyotik ve tıbbi sarf malzemelerinin sağlanması kapsamında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) işbirliğiyle zatürreye bağlı çocuk ölümlerinin azaltılmasına yönelik bir proje de yer alıyor.

yfyf
Bir dizi devlet kurumu ve uluslararası kuruluşla yapılan anlaşma imzalanırken (Şarku’l Avsat)

Hamile kadınlar ve kızlar arasındaki ölüm oranını azaltmanın yanı sıra idrar fistülünden muzdarip olanların acılarını hafifletmek amacıyla Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ile iş birliği içerisinde ‘Somali’nin Banadir Bölgesinde hamile kadınlara ve kızlara yönelik üreme sağlığı hizmetlerinin sağlanması projesi’ hazırlandı.

Uluslararası Savaş ve Afet Mağdurlarına Bakım Derneği iş birliğiyle sık sık diyalize ihtiyaç duyan hastalara ücretsiz diyaliz hizmeti verilmesi için Mogadişu’da bir diyaliz merkezi projesi oluşturuldu. Merkez, günde 35 diyaliz seansı (ayda 900 seansa eşdeğer) gerçekleştirecek ve ayrıca 180 hastaya tıbbi konsültasyon sağlayacak.

‘Somali Sağlık Bakanlığı Ambulans ve Kurtarma Biriminin Desteklenmesi’ projesinde ise, Somali Sağlık Bakanlığı’na 15 ambulans verilerek Somali devlet hastanelerindeki acil servislere destek vermek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Somali'deki bölgesel misyonu ile iş birliği yapıldı.

Acil servislerin tıbbi, teknik ve idari personelinin mesleki ve bilimsel anlamda yeteneklerinin artırılması ve uzman tıbbi ve teknik personelin göçünün azaltılmasının yanı sıra vatandaşlara birinci basamak sağlık hizmetleri, üreme ve çocuk sağlığı hizmetleri ile enfeksiyon kontrolü hizmetlerinin sağlanması amacıyla, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Somali’deki bölgesel misyonuyla iş birliği kapsamında Afgoye Hastanesi, bir sağlık merkezi ve Abid Wak Merkezi’nin geliştirilmesine yönelik proje de başlatıldı.

Merkez ayrıca su ve çevre sanitasyon sektöründe 59 yeni artezyen kuyusunun açılması ile, 26 kuyuyu elden geçirerek ve 20 metreküp beton kapasiteli tanklar inşa ederek sürdürülebilir su kaynakları sağlamaya yönelik üç projeyi başlattı. Bu projeler Somali’de yararlanıcılar için sulama noktaları, hayvanlar için sulama havzaları inşa ederek aynı zamanda kalıcı ve yenilenebilir su kaynakları sağlayarak nüfusun, hedeflenen toplulukların ve hayvanlarının temiz su elde etme fırsatlarını artırmayı amaçlıyor.

Gıda güvenliğini desteklemek için de iki proje hazırlandı. Bunlardan biri Sosyal Dayanışma Derneği ve Somali’deki Ulusal Afet Kontrolü ve Gıda Güvenliği Kurumu ile iş birliği içinde üçüncü aşamada yürütülen Somali Yardım Girişimi ve projede kıtlıkla mücadele etmek için 67 bin 985 gıda sepetinin dağıtılması ve Entegre Gıda Güvencesi Aşama Sınıflandırması’na göre en muhtaç ailelere destek olunması hedefleniyor.

Dünya Gıda Programı iş birliğiyle ‘Somali’de kuraklıktan etkilenen nüfusa yönelik acil gıda yardımı projesinin ikinci aşaması’ da başlatıldı. Proje, KSRelief ile Dışişleri ve İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi arasında eşit olarak finanse edilecek.

Tören’de KSRelief, Uluslararası Albasar Vakfı iş birliğiyle Somali’nin dört şehrinde Gönüllü Suudi Nur Projesi’ni de başlattı. Projede kör insanların sıkıntılarının ortadan kaldırılması ve hafifletilmesi, körlük vakalarının ve buna neden olan hastalıkların tespit edilmesi, katarakt ameliyatlarının gerçekleştirilmesi, tıbbi gözlüklerin dağıtılması ve yerel ekiplerin eğitilmesi ile 16 bin kişiye fayda sağlanırken, bin 600 özel cerrahi operasyon yapılacak ve 4 bin gözlük dağıtılacak.



Bahreyn, İran adına casusluk yapmakla suçlanan şüphelileri gözaltına aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
TT

Bahreyn, İran adına casusluk yapmakla suçlanan şüphelileri gözaltına aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)

Bahreyn, dün Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerinin İran füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına verdiği yanıtla eş zamanlı olarak, İran istihbarat teşkilatları için casusluk yapmakla suçlanan ve İran Devrim Muhafızları unsurlarıyla bağlantılı olduğu belirtilen kişilerin yakalandığını açıkladı. Soruşturmaların devam ettiği ve daha fazla kişinin tespit edilmesi için çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Suudi hava savunma sistemleri son birkaç saat içinde 2 İHA’tı imha ederken, Kuveyt silahlı kuvvetleri 14 balistik füze, 2 seyir füzesi ve 46 düşman İHA’sı ile mücadele etti. Bu mücadele sonucunda ülkenin kuzeyindeki bir yerleşim bölgesine enkaz düştü, 6 kişi yaralandı ve maddi hasar meydana geldi.

Bahreyn savunması 2 İHA’yı etkisiz hale getirerek imha ederken, Birleşik Arap Emirlikleri hava savunması İran'dan fırlatılan 12 balistik füze, 2 seyir füzesi ve 19 İHA ile mücadele etti. Katar Savunma Bakanlığı, güçlerinin birkaç İHA’nın yer aldığı saldırıyı başarıyla püskürttüğünü açıkladı.


Suudi Arabistan savunma güçleri Doğu Bölgesi'nde 11 balistik füzeyi imha etti

Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan savunma güçleri Doğu Bölgesi'nde 11 balistik füzeyi imha etti

Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi hava savunma sistemleri bugün erken saatlerde Doğu Bölgesi'nde 4 balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini duyurdu.

El-Maliki, daha sonra doğu bölgesine fırlatılan 7 balistik füzenin daha önlenerek imha edildiğini ve enkaz parçalarının enerji tesislerinin yakınlarına düştüğünü belirterek, hasarın değerlendirilmesi için çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan Sivil Savunma bu sabah, "Acil Durumlarda Erken Uyarı Ulusal Platformu" aracılığıyla Doğu Bölgesi'nde bir tehlikeye ilişkin iki uyarı yayınladı, ancak birkaç dakika sonra tehlikenin geçtiğini duyurarak, talimatlara uyulmaya devam edilmesi, kalabalık ortamlardan ve fotoğraf çekiminden tamamen kaçınılması ve tehlikeli bölgelerden uzak durulması çağrısında bulundu.


İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)

İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran’ın bölgede onlarca yıldır süregelen istikrarı bozucu ve saldırgan tutumunu yansıttı. Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasının, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı incelemeye göre, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından İran yaklaşık 20 saldırı düzenleyerek KİK üyesi ülkelerin enerji tesislerini hedef aldı. Bu saldırıların 8’inin geçtiğimiz cuma, cumartesi ve pazar günleri gerçekleştiği belirtildi.

Bahreyn resmi haber ajansı BNA dün, Körfez Petrokimya Sanayi Şirketi’ne (GPIC) ait bazı işletme ünitelerinin İran’a ait insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonucu bazı ünitelerde yangın çıktığı, ancak yetkililerin kısa sürede yangını tamamen kontrol altına aldığı ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.

Öte yandan Bapco Energies, depolama tesislerinden birinin benzer bir saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Şirket, saldırı sonucu tanklardan birinde yangın çıktığını, ancak bunun kısa sürede kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. Açıklamada, acil durum ekiplerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı şekilde müdahale ettiği, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve çalışanların güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.

 Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)

Kuveyt Petrol Kurumu dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Şuveyh’te Petrol Bakanlığı ile kurumun merkezinin bulunduğu alanda İHA’larla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı ise iki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İHA’lar tarafından hedef alındığını, saldırı sonucu ciddi maddi hasar oluştuğunu ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını, ancak can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Cumartesi günü de Kuveyt’teki petrol tesisleri, Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli operasyonel sahaları hedef alan İran’a ait İHA’ların saldırıları sonucu ciddi maddi hasar gördü. Kurum, saldırıların Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi ile Kuveyt Petrokimya Endüstrileri Şirketi tesislerini hedef aldığını, birçok noktada yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Abu Dabi Medya Ofisi ise emirlikteki yetkili birimlerin, hava savunma sistemleri tarafından başarılı şekilde engellenen saldırının ardından düşen şarapneller nedeniyle Borouge petrokimya tesisinde çıkan birden fazla yangına müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada, hasar tespit çalışmaları tamamlanana kadar üretimin durdurulduğu ve şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

İran’ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik son saldırıları, ABD Başkanı’nın savaşı sona erdirmek amacıyla İran’a verdiği 10 günlük sürenin dolmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Gözlemciler, bu durumun İran’ın gerilimi artırma ve Körfez ülkelerini hedef almaya devam etme niyetine işaret ettiğini belirterek, bunun ‘sonuçlarına aldırış edilmeyen bir askeri gerilim’ olduğunu ifade etti.

Akademisyen ve siyaset araştırmacısı Dr. Ayed el-Munna, Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik artan İran saldırılarının, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan hamleleriyle eş zamanlı olarak geliştiğini belirtti. El-Munna, bu saldırıların aynı zamanda Körfez ülkelerinin ekonomik kaynaklarını ve altyapısını hedef alarak ‘zayıflatmayı’ amaçladığını, bunun da bölgede kaos, korku ve yıkım ortamı oluşturma hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)

El-Munna, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan benzer olaylara da atıfta bulunarak, 1980’lerde Kuveyt Havalimanı’nın, Şuaybe Rafinerisi’nin, ABD ve Fransa büyükelçiliklerinin 90 dakika içinde gerçekleştirilen bir dizi patlamayla hedef alındığını hatırlattı. Ayrıca merhum Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’a yönelik suikast girişimi ile Kuveyt’teki ekonomik merkezlere düzenlenen saldırılara da değinen el-Munna, bu eylemlerin doğrudan İran tarafından değil, zaman zaman onun bağlantılı unsurları aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Siyasi analist Abdullah el-Cuneyd ise Körfez ülkelerindeki petrol altyapısı ve depolama tesislerinin hedef alınmasının, İran’ın askeri stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. El-Cuneyd’e göre bu strateji, öncelikle Körfez ülkeleri ve ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak tarafları eşit şartlarda müzakere masasına çekmeyi amaçlıyor. İkinci olarak, özellikle savaş dönemlerinde kritik öneme sahip olan ‘toplumların liderlik etrafında kenetlenmesi’ gibi yüksek moral durumunu kırmayı hedefliyor. Üçüncü olarak ise İran’ın, deniz ve hava gücünün yanı sıra füze kapasitesinin önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olsa dahi askeri caydırıcılığını koruduğunu göstermeye çalıştığını savundu.

Siyasi yazar Abdullatif el-Mulhim ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesinin, KİK ülkelerini tarafı olmadıkları bir savaşa çekme ısrarını ortaya koyduğunu ifade etti. El-Mulhim, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol tesislerinin hedef alınmasının ‘gerekçesiz bir gerilim’ olduğunu ve çatışmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığını belirterek, bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve krizi daha da karmaşık hale getirdiğini vurguladı. İran’ın balistik füzeler ve İHA’larla enerji tesisleri başta olmak üzere sivil altyapıyı hedef almasının, Körfez ülkelerine yönelik düşmanca yaklaşımını pekiştirdiğini kaydeden el-Mulhim, kullanılan füze ve İHA sayısının, İsrail’e karşı kullanılanlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.

 İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Uluslararası uzman raporları, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, küresel ekonomiyi doğrudan hedef aldığını ortaya koydu. Raporlara göre, bu saldırılar petrol ve gaz üretim kapasitesinde düşüşe yol açarken, enerji arzının dünya genelindeki tüketicilere ulaşmasını da engelliyor. El-Mulhim, İran rejiminin Körfez’deki enerji tesislerini hedef almasının gerçek mağdurlarının ABD veya İsrail olmadığını, asıl etkilenenin hedef alınan KİK ülkeleri ile enerji maliyetlerinin artışından etkilenen gelişmekte olan ve yoksul ülkeler olduğunu vurguladı. El-Mulhim, bu saldırıların gerekçesiz ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.