Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Ekonomik etkiyi zirveye çıkarmak için askeri endüstrileri yerelleştirme yoluyla teşvik ediyoruz’

Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı, verimliliği artırmak ve geleceğe ayak uydurmak gerektiğini vurguladı.

Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Ekonomik etkiyi zirveye çıkarmak için askeri endüstrileri yerelleştirme yoluyla teşvik ediyoruz’

Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, askeri endüstrilerdeki kalkınmanın temel direklerinden birinin, bu endüstrinin yerelleştirilmesi olduğuna, bunun ekonomik etkiyi zirveye çıkaracağına dikkat çekti.

Suudi Savunma Bakanlığı’nın iddialı kalkınma programı kapsamında çalışma biçiminde radikal bir dönüşüm yoluyla tarihinin en kapsamlı kalkınma sürecine tanık olduğunu vurgulayan Biyari, dönüşümlerin modern idari temeller ve geleceği öngören ileri ilkeler üzerine inşa edildiğine dikkat çekti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Biyari, bakanlığın kalkınma programının beş ana hedefine ulaşmak için 300'den fazla girişimle kurumsal dönüşümde önemli adımlar attığını söyledi. Program kapsamında ortak operasyonel mükemmelliğe ve farklılığa ulaşılması, bireysel performansın geliştirilmesi, ekipman ve silahları yükseltilmesi, Savunma Bakanlığının organizasyonel performansının geliştirilmesi, harcamalardaki verimliliğin artırılması ve askeri üretimin yerelleştirilmesinin desteklenmesi üzerine durulduğunu da sözlerine ekledi.

Geliştirilen operasyonel modelin stratejik hedeflere ulaşma açısından oldukça önemli olduğunu anlatan Biyari, bakanlığın organizasyonel yapısının rehberlik, yetkilendirme ve kazanım işlevlerini yerine getiren üç uzman kurum şeklinde tasarlandığını belirtti. Bunların Bakanlığın Stratejik İşler Dairesi, Bakanlığın Tedarik ve Silahlanma Dairesi ve Bakanlığın Temeyyüz Hizmetleri Dairesi olduğuna değindi.

Gelişime yolculuk

Geçmiş yıllarda elde edilen başarıların bakanlığın çalışmalarında büyük bir gelişmeyi temsil ettiğini dile getiren Biyari sözlerine şöyle devam etti:

“Bakanlık şuan net planlar üzerinde çalışıyor. Her şey, tasarım yolculuğunun Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz tarafından denetlendiği entegre bir geliştirme programıyla başladı. Planlama aşaması 2015'ten 2018'e kadar üç yıl sürdü. 2018'in başında, Savunma Bakanlığında kalkınma programını uygulama yolculuğu, bu yöndeki belgeyi onaylayan bir kraliyet emrinin yayınlanmasıyla başladı.”

Bakanlığın Stratejik İşler Dairesi, kısa, orta ve uzun vadeli planlarla politika ve stratejiler geliştirmeye çalışıyor. Bakanlığın Temeyyüz Hizmetleri Dairesi ise bakanlığın ve silahlı kuvvetlerin tüm sektörlerindeki idari, teknik, mali ve teknik hizmetlerin merkezileştirilmesini destekliyor. Biyari’nin aktardığına göre Bakanlığın Tedarik ve Silahlanma Dairesi, ihale konusuyla ilgili her türlü hususa odaklanıyor.

Fotoğraf Altı: Biyari, World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Biyari, World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)

Biyari, Genelkurmay Başkanlığı'nın yeniden yapılandırılması ve müşterek kuvvetlerin oluşturulması ardından Suudi Savunma Bakanlığının kara, deniz, hava savunma kuvvetlerini kapsayan çeşitli kuvvetleri yeniden yapılandırma aşamasına başladığını söyledi.

Bakanlığın kurduğu kurumların özelliklerini anlatan Biyari açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Üç kurum 19 kamu dairesini içeriyor. Çoğu tamamen yeniden oluşturuldu. Artık tüm sektörler büyük bir entegrasyonla, güçler ayrılığı ve sektörler arası dengeyle faaliyet göstermekte. Bu da Bakanlığın organizasyon yapısını yönetişim ve karar alma açısından benzersiz kılıyor. Bakanlık, 37 uzman işlevsel konseye ek olarak, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdülaziz başkanlığındaki bir Savunma Konseyi ve beş ana uzman konsey dahil olmak üzere çok sayıda konsey aracılığıyla çalışıyor.”

Bu konseylerin, Savunma Bakanı'na sunmadan önce uygun gördükleri kararı almaya çalıştıklarını belirten Biyari, bu hususun karar alma süreçlerini daha etkin hale getirdiğini ifade etti. Bakanlıktaki çalışmaların tamamen kurumsal hale gelmesi nedeniyle bu adımların komite kavramını ortadan kaldırdığına inandığını da sözlerine ekledi.

Askeri endüstrilerin yerelleştirilmesi

Bakanlığın geliştirme programının başlatılması ve etkinleştirilmesiyle, askeri sanayilerin yerelleştirilmesi alanıyla ilgili paralel çalışmalar oluşturuldu. Askeri Endüstriler Genel Otoritesi, Savunma Geliştirme Genel Otoritesi ve Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI), askeri endüstrileri geliştirmek, askeri sözleşmelerin ekonomik etkisini üst düzeye çıkarırken askeri hazırlığı artırmak ve Suudi ordusunun ve güvenlik güçlerinin ortak satın alma gücünden yararlanmak amacıyla kuruldu.

Fotoğraf Altı: Biyari geçen hafta Riyad'ın ev sahipliği yaptığı World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Biyari geçen hafta Riyad'ın ev sahipliği yaptığı World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)

Tüm çalışmaların ulusal savunma sistemi yapısı içerisinde yüksek verimlilik ve harcama düzeyine ulaşmayı ve ulusal askeri endüstrileri pekiştirmeyi amaçladığını doğrulayan Biyari, Savunma Bakanlığında yapılanlara benzer şekilde güvenlik sisteminin tüm sektörlerinde çeşitli geliştirme programlarının tüm hızıyla devam ettiğine dikkat çekti. Bu sistemlerin çalışmalarının verimliliğini artırma ve bu işletmelerin yönetimine yönelik en iyi uygulamaları oluşturma hedeflerine işaret etti.

Prens Muhammed bin Selman liderliğinde belirli hedefler üzerine inşa edilen stratejinin önemli bir kısmının bu endüstrinin yerelleştirilmesinde savunma bakanlığı ile diğer askeri ve güvenlik bakanlıklarının satın alım yeteneklerinden yararlanmanın önemine odaklandığını ifade eden Biyari, “Bakanlık ile askeri ve güvenlik sektörlerinin bu sistemin ana itici gücü olduğu bir dönemde Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI), Savunma Geliştirme Genel Otoritesi (GADD) ve SAMI’nin kurulmasının nedeni budur” vurgusunda bulundu.

Üretime katılım ve destek

Biyari açıklamasına şöyle devam etti:

“Şu an bakanlığın çalışmalarını yönlendiren stratejik hedeflerden biri askeri sanayi sektörünü kökleştirmektir. Bakanlık, birçok sistemin yerelleştirilmesi için Askeri Sanayiler Genel Müdürlüğü'ndeki meslektaşlarıyla birlikte yoğun bir şekilde çalışmaya başladı. Bu kapsamda sanayinin yerelleştirilmesi, verilen desteğin yerelleştirilmesi öngörülüyor. Örneğin World Defense Show’da imzalanan sözleşmelerin tümü gerek üretim gerek yerel destek hususunda endüstriyel katılımı içeriyor. Bu adımın iki temel hedefi var: Birincisi, silahlı kuvvetlerimizin askeri hazırlığının arttırılmasını destekleyen bir endüstriye güvenmek. İkincisi ise ekonomik etki. Zira bu projeler istihdam yaratır ve ekonomik hareketliliğin artmasına katkıda bulunur.”

Bakanlığın şu an ve geçmiş dönemlerde gerçekleştirdiği projelerde büyük başarılara imza attığını vurgulayan Biyari, sanayilerin yerelleştirilmesinin ve yerel içeriğin arttırılmasının önemine dikkat çekti. İş verimliliğiyle ilgili başka programlar da olduğuna değinen Biyari açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Sadece satın almada değil, bir bütün olarak çalışmalarımızda etkinlik yaratmak, etkili olmak ve mevcut kaynaklardan yararlanma yeteneğimizi artırmak için birçok girişimde Harcama Verimliliği Kurumu ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz.”

Ülkesinin 1990'lı yılların başından bu yana askeri sanayi sektörüne yatırım yaptığını vurgulayan Biyari, Savunma Bakanlığı’nın bu alanda öncü olduğuna, şu an birçok şirketin ortaya çıkmasını sağlayan Ekonomik Dengeleme Programı’nın yürütüldüğüne dikkat çektiği açıklamasına şöyle devam etti:

“Stratejimiz, etkili yönetişime odaklanarak, lansmanı daha kapsamlı hale getirmeye yönelik bir çabayla ve bu sektörden beklenti tavanını yükselten liderliğin amaçlarına uygun olarak geçmişte inşa edilenlerden faydalanmak üzerine inşa edilmiştir.”

Altyapı

Askeri sanayi sisteminin, Suudi Silahlı Kuvvetleri’nin bilhassa sistem geliştirme gibi alanlardaki gereksinimlerinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Biyari, bunun askeri sanayi alanında sektöre yatırım yapmaya başlayan Suudi şirketlerinde de görüldüğünü hatırlattığı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Her zaman bu şirketlerin yanımızda olmasına odaklanıyoruz, böylece üzerinde çalıştıkları husus, neticede silahlı kuvvetlerin gereksinimlerini karşılıyor. Yaklaşık 18 yıldır askeri sektörde çalışmış biri olarak kaliteden taviz verilmemesi benim için önemli. Bu nedenle sektörümüzde kalitenin operasyonların merkezinde yer alması mühim. Ürünlerimizin kalite olarak diğerlerinden daha düşük olmamasının temel noktalardan biri olduğuna inanıyoruz. World Defense Show’da da gördüğümüz üzere, Suudi ürünlerinin gelişmiş ülkelerde geliştirilen ve üretilen ürünlerle kıyaslanabilir olduğunu kanıtlayan birçok başarılı deneyim var.”

Geliştirme sistemi ve gelecek tahmini

Bakanlık inşa sürecini sürdürürken Savunma Bakanlığındaki geliştirme programı yolculuğunu eksiksiz bir yapı olarak gören Biyari açıklamasının devamında “İnşanın yarısındayız. Ancak aslında iş yerinde daha fazla profesyonellik sayesinde gelişimin sonuçlarını görmeye başladık. Artık odak noktamız herhangi bir askeri sistemin neye odaklanması gerektiği üzerine. Herkes Savunma Bakanlığında yürütülen geliştirme süreçlerinin sonuçlarını fark etmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Suudi liderliğinin desteğiyle Savunma Bakanlığının 10 yıllık planlarını ve bütçelerini oluşturmaya çalıştığını, bakanlığa ve askeri sanayiye planlama yeteneği kazandırdığını açıklayan Biyari, bu tür bir sektörün hedeflere ulaşmasının uzun zaman gerektirdiğini kaydetti.

Bakanlığın odaklandığı en önemli alanlardan birinin, Krallığı ve bölgeyi ilgilendiren savunma konularına odaklanan düşünce kuruluşlarının olduğunu açıklayan Biyari açıklamasına şöyle devam etti:

“İstikrarsız bir bölgede yaşıyoruz. Bu nedenle bölgedeki savunma ve jeopolitik durum konusunda geleceği öngörmek çok önemli. Bu durum bizi savunma alanında stratejik çalışmalar için bir merkez kurmaya yöneltti. Bu Bakanlığın yaptığı bir yatırım. Zirâ planların geleceği öngörmekten kaynaklanmasının önemli olduğunun bilincindeyiz.”

Kadroların yerelleştirilmesi

Biyari, herhangi bir sistemin başarısının insan kaynağına bağlı olduğunu vurguladı:

 “Savunma Bakanlığı, tarihinde gerek askeri gerek sivil sektörde insani boyuta en çok yatırım yapan bakanlıklardan biridir. Ülkenin en büyük ikinci sağlık sistemine sahiptir. Bakanlığın, Milli Savunma Bakanlığına bağlı sağlık sektöründe çalışan 65 bin çalışanı bulunmaktadır. Bakanlık çalışanlarının kuruluşundan bu yana elde ettiği başarılardan gurur duyuyoruz. Bakanlık gerek hava gerek deniz gerekse kara kuvvetlerinde askeri sistemde ulusal insan kaynağına çok fazla yatırım yaptı.”

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetler tatbikatı. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetler tatbikatı. (Suudi Savunma Bakanlığı)

İnsan unsurunun her sistem için başarının temeli olduğunu, bakanlıkta kurulan yeni sistemin bakanlık dahili ve haricinden en iyileri çekerek yüksek profesyonellikle çalıştığını anlattı.

Suudi kadroların başarılarına işaret eden Biyari şunları söyledi:

“Şu an bizimle çalışan çalışma ekibiyle, ülkenin genç kadın ve erkekleriyle, çalıştığımız her bölgedeki yaratıcılıkla gurur duyuyorum. Fakhoor programıyla yeni mezunlara yatırım yapmaya başladık. Misyonu vatanın güvenliğini korumak olan bir sistemde çalışmaktan gurur duyuyorum. Ülkeden yaklaşık 200 genç erkek ve kadın da bu yönde katılım sağladı. Eğitim ve işbaşı programları aracılığıyla kalifiye hale geldiler. Bu gençler herkesin gözünü kamaştırdı. 140 bin başvuru arasından 200 genç seçildi. Kabul edilenlerin yüzde 65'i ülkenin genç kızlarıydı. Kapsamlı mülakat prosedürlerinden geçtiler. Bunun bir kısmı yapay zeka teknolojisi sayesinde gerçekleştirildi. Artık Savunma Bakanlığı sisteminin önemli bir parçası haline geldiler.”



Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı, Abdurrahman Yusuf el-Karadavi hakkında af kararı çıkardı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Reuters)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı, Abdurrahman Yusuf el-Karadavi hakkında af kararı çıkardı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, bugün, Abu Dabi Federal Temyiz Mahkemesi tarafından 10 yıl hapis ve 200 bin dirhem (54,5 bin dolar) para cezasına çarptırılan Abdurrahman Yusuf el-Karadavi için af kararı çıkardı.

Mahkemenin Siber Suçlar Dairesi, 27 Ağustos 2026 tarihinde Karadavi'yi yargılandığı davada suçlu bularak söz konusu kararı vermişti.

Bugün yapılan açıklamaya göre, başkanlık affının uygulanması için gerekli işlemler başlatıldı.


Kuveyt savunması İran'ın füze ve İHA saldırılarını engelledi

Kuveyt şehrinin havadan görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin havadan görünümü (Reuters)
TT

Kuveyt savunması İran'ın füze ve İHA saldırılarını engelledi

Kuveyt şehrinin havadan görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin havadan görünümü (Reuters)

Kuveyt ordusu bu sabah erken saatlerde İran tarafından fırlatılan füze ve insansız hava araçlarının (İHA) saldırısını püskürttüğünü açıkladı.

Kuveyt ordusu internet sitesinde yaptığı açıklamasında "İran'ın alçakça saldırısının ardından Kuveyt hava savunması şu anda düşmanca füze ve insansız hava aracı saldırılarını önlüyor" ifadelerine yer verdi.


Suudi Arabistan, gerilimin artırılmasından kaçınılması ve halkların beklentilerini karşılayacak ortak çıkarların geliştirilmesi çağrısında bulundu

Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıldönümünü anma amacıyla düzenlenen üst düzey toplantıdan, (WAS)
Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıldönümünü anma amacıyla düzenlenen üst düzey toplantıdan, (WAS)
TT

Suudi Arabistan, gerilimin artırılmasından kaçınılması ve halkların beklentilerini karşılayacak ortak çıkarların geliştirilmesi çağrısında bulundu

Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıldönümünü anma amacıyla düzenlenen üst düzey toplantıdan, (WAS)
Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıldönümünü anma amacıyla düzenlenen üst düzey toplantıdan, (WAS)

Suudi Arabistan, dün barışın bölgedeki bütün ülkeler ve halklar için kalıcı güvenlik sağlayabilecek tek seçenek olduğunu vurguladı. Riyad, bu hedefe ulaşılmasının, Filistin meselesine adil, kapsamlı ve nihai bir çözüm bulunmasının hızlandırılmasından geçeceğini belirtti.

Açıklama, Suudi Arabistan'ın Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıl dönümü vesilesiyle Sırbistan'da düzenlenen üst düzey toplantıya katılımı sırasında yapıldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman adına toplantıya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci katıldı. Hureyci konuşmasında, siyasi çözümlerin yokluğunun Ortadoğu'da açıkça görüldüğünü belirterek, İsrail'in Gazze Şeridi ve işgal altındaki Filistin topraklarının diğer bölgelerinde suç işlemeyi sürdürmesine ve buna Suriye topraklarına yönelik saldırıların eşlik etmesine dikkat çekti.

Hureyci, İsrail'in saldırılarını halkların haklarının ve devletlerin egemenliğinin “açık bir ihlali” olarak nitelendirdi ve bu saldırıların bölgeyi daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa sürüklediğini kaydetti.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen üst düzey toplantıda, (SPA)
Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk konferansının 65. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen üst düzey toplantıda, (SPA)

Bölgenin güvenliği ortak sorumluluk

Hureyci, “Krallığın bölgesel çabaları, bölgenin güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu ve bunun sürdürülebilirliğinin çatışma ihtimalini azaltacak, anlaşmazlıkların büyümesini önleyecek mutabakatları gerektirdiği inancından hareket ediyor. Bu nedenle Krallık, iletişim kanallarını açık tutmaya, arabuluculuk ve gerilimi azaltma çabalarına katkı sağlayan girişimleri desteklemeye ve tarafları, gerilim unsurlarını daha geniş krizlere dönüşmeden ele almaya teşvik etmeye özen gösterdi” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan'ın gerilimi düşürmeyi geçici bir hedef olarak görmediğini belirten Hureyci, bunun ülkelerin önceliklerini sürdürülebilir kalkınmaya ve halklarının yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönlendirmeleri için fırsat sunduğunu ifade etti.

Hureyci, bu doğrultuda bölge ülkelerine gerilimi artıran politikalardan kaçınma ve istikrarı kalkınmanın temeli haline getirecek ortak çıkarlar oluşturma çağrısında bulundu. Bunun, bölge halklarına beklentilerini gerçekleştirmeleri için daha geniş fırsatlar sağlayacağını ifade etti.

Hureyci ayrıca, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ve hükümetine, uluslararası toplumun karşı karşıya bulunduğu zorlukların arttığı bir dönemde toplantıya ev sahipliği yapmak için gösterdikleri çabalardan dolayı Suudi Arabistan'ın takdirlerini iletti.

Bağlantısızlar Hareketi ilkelerine bağlılık

Hureyci, “Krallık, Bağlantısızlar Hareketi'nin kuruluşuna katkıda bulunduğu günden bu yana hareketin dayandığı ilkelere bağlılığını korudu. Bunların başında devletlerin egemenliğinin ve ulusal karar alma bağımsızlığının korunması ile anlaşmazlıkların çözümünde güç kullanımının reddedilmesi geliyor” dedi.

Bu yaklaşımın Suudi Arabistan'ın dış politikasına da yansıdığını belirten Hureyci, ülkesinin uluslararası meselelerin yönetiminde diyaloğu esas aldığını, iş birliği ilişkilerini geliştirmeye çalıştığını ve çatışma riskini azaltarak, uluslararası güvenlik ve barışı güçlendiren süreçleri desteklediğini sbelirtti.

Suudi Arabistan'ın Bağlantısızlar Hareketi'nin ilkelerinin ve amaçlarının uluslararası ortak çalışma açısından önemli bir temel oluşturduğuna inandığını belirten Hureyci, hareketin adil davaların desteklenmesindeki sorumlu rolüne de dikkat çekti. Hureyci, özellikle Filistin meselesine ilişkin değişmeyen tutumun yanı sıra Ortadoğu'nun güvenliği ve istikrarına verilen önemin altını çizdi.

Hureyci, Birleşmiş Milletler ve Bağlantısızlar Hareketi üzerinden koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurgulayarak, barışçıl siyasi çözümlerin önceliğinin korunması ve güç kullanımı ile gerilimi artırıcı politikalara karşı uluslararası hukuka uyumun güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Hureyci ayrıca, uluslararası deniz koridorlarında seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti ve bu hususun son olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararıyla da vurgulandığını ifade etti.

Toplantıya katılanlar birlikte, (SPA)
Toplantıya katılanlar birlikte, (SPA)

İkili görüşmeler

Toplantı kapsamında Hureyci, ikili temaslarda da bulundu. Suudi Bakan Yardımcısı, Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa, Burundi Dışişleri Bakanı Édouard Bizimana, Endonezya Dışişleri Bakanı Muhammed Anis Matta ve Sri Lanka Dışişleri Bakanı Arun Hemachandra ile ayrı ayrı görüştü. Ayrıca Nepal Dışişleri Bakan Yardımcısı Krishna Prasad Dhakal ile de bir araya geldi.

Görüşmelerde Suudi Arabistan ile söz konusu ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile bunlara ilişkin yürütülen çabalar değerlendirildi.