Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Ekonomik etkiyi zirveye çıkarmak için askeri endüstrileri yerelleştirme yoluyla teşvik ediyoruz’

Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı, verimliliği artırmak ve geleceğe ayak uydurmak gerektiğini vurguladı.

Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Ekonomik etkiyi zirveye çıkarmak için askeri endüstrileri yerelleştirme yoluyla teşvik ediyoruz’

Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Dr. Halid el-Biyari. (Suudi Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan İcra İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Dr. Halid el-Biyari, askeri endüstrilerdeki kalkınmanın temel direklerinden birinin, bu endüstrinin yerelleştirilmesi olduğuna, bunun ekonomik etkiyi zirveye çıkaracağına dikkat çekti.

Suudi Savunma Bakanlığı’nın iddialı kalkınma programı kapsamında çalışma biçiminde radikal bir dönüşüm yoluyla tarihinin en kapsamlı kalkınma sürecine tanık olduğunu vurgulayan Biyari, dönüşümlerin modern idari temeller ve geleceği öngören ileri ilkeler üzerine inşa edildiğine dikkat çekti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Biyari, bakanlığın kalkınma programının beş ana hedefine ulaşmak için 300'den fazla girişimle kurumsal dönüşümde önemli adımlar attığını söyledi. Program kapsamında ortak operasyonel mükemmelliğe ve farklılığa ulaşılması, bireysel performansın geliştirilmesi, ekipman ve silahları yükseltilmesi, Savunma Bakanlığının organizasyonel performansının geliştirilmesi, harcamalardaki verimliliğin artırılması ve askeri üretimin yerelleştirilmesinin desteklenmesi üzerine durulduğunu da sözlerine ekledi.

Geliştirilen operasyonel modelin stratejik hedeflere ulaşma açısından oldukça önemli olduğunu anlatan Biyari, bakanlığın organizasyonel yapısının rehberlik, yetkilendirme ve kazanım işlevlerini yerine getiren üç uzman kurum şeklinde tasarlandığını belirtti. Bunların Bakanlığın Stratejik İşler Dairesi, Bakanlığın Tedarik ve Silahlanma Dairesi ve Bakanlığın Temeyyüz Hizmetleri Dairesi olduğuna değindi.

Gelişime yolculuk

Geçmiş yıllarda elde edilen başarıların bakanlığın çalışmalarında büyük bir gelişmeyi temsil ettiğini dile getiren Biyari sözlerine şöyle devam etti:

“Bakanlık şuan net planlar üzerinde çalışıyor. Her şey, tasarım yolculuğunun Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Salman bin Abdülaziz tarafından denetlendiği entegre bir geliştirme programıyla başladı. Planlama aşaması 2015'ten 2018'e kadar üç yıl sürdü. 2018'in başında, Savunma Bakanlığında kalkınma programını uygulama yolculuğu, bu yöndeki belgeyi onaylayan bir kraliyet emrinin yayınlanmasıyla başladı.”

Bakanlığın Stratejik İşler Dairesi, kısa, orta ve uzun vadeli planlarla politika ve stratejiler geliştirmeye çalışıyor. Bakanlığın Temeyyüz Hizmetleri Dairesi ise bakanlığın ve silahlı kuvvetlerin tüm sektörlerindeki idari, teknik, mali ve teknik hizmetlerin merkezileştirilmesini destekliyor. Biyari’nin aktardığına göre Bakanlığın Tedarik ve Silahlanma Dairesi, ihale konusuyla ilgili her türlü hususa odaklanıyor.

Fotoğraf Altı: Biyari, World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Biyari, World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)

Biyari, Genelkurmay Başkanlığı'nın yeniden yapılandırılması ve müşterek kuvvetlerin oluşturulması ardından Suudi Savunma Bakanlığının kara, deniz, hava savunma kuvvetlerini kapsayan çeşitli kuvvetleri yeniden yapılandırma aşamasına başladığını söyledi.

Bakanlığın kurduğu kurumların özelliklerini anlatan Biyari açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Üç kurum 19 kamu dairesini içeriyor. Çoğu tamamen yeniden oluşturuldu. Artık tüm sektörler büyük bir entegrasyonla, güçler ayrılığı ve sektörler arası dengeyle faaliyet göstermekte. Bu da Bakanlığın organizasyon yapısını yönetişim ve karar alma açısından benzersiz kılıyor. Bakanlık, 37 uzman işlevsel konseye ek olarak, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdülaziz başkanlığındaki bir Savunma Konseyi ve beş ana uzman konsey dahil olmak üzere çok sayıda konsey aracılığıyla çalışıyor.”

Bu konseylerin, Savunma Bakanı'na sunmadan önce uygun gördükleri kararı almaya çalıştıklarını belirten Biyari, bu hususun karar alma süreçlerini daha etkin hale getirdiğini ifade etti. Bakanlıktaki çalışmaların tamamen kurumsal hale gelmesi nedeniyle bu adımların komite kavramını ortadan kaldırdığına inandığını da sözlerine ekledi.

Askeri endüstrilerin yerelleştirilmesi

Bakanlığın geliştirme programının başlatılması ve etkinleştirilmesiyle, askeri sanayilerin yerelleştirilmesi alanıyla ilgili paralel çalışmalar oluşturuldu. Askeri Endüstriler Genel Otoritesi, Savunma Geliştirme Genel Otoritesi ve Suudi Arabistan Askeri Endüstrileri Şirketi (SAMI), askeri endüstrileri geliştirmek, askeri sözleşmelerin ekonomik etkisini üst düzeye çıkarırken askeri hazırlığı artırmak ve Suudi ordusunun ve güvenlik güçlerinin ortak satın alma gücünden yararlanmak amacıyla kuruldu.

Fotoğraf Altı: Biyari geçen hafta Riyad'ın ev sahipliği yaptığı World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Biyari geçen hafta Riyad'ın ev sahipliği yaptığı World Defense Show 2024’e katıldı. (Suudi Savunma Bakanlığı)

Tüm çalışmaların ulusal savunma sistemi yapısı içerisinde yüksek verimlilik ve harcama düzeyine ulaşmayı ve ulusal askeri endüstrileri pekiştirmeyi amaçladığını doğrulayan Biyari, Savunma Bakanlığında yapılanlara benzer şekilde güvenlik sisteminin tüm sektörlerinde çeşitli geliştirme programlarının tüm hızıyla devam ettiğine dikkat çekti. Bu sistemlerin çalışmalarının verimliliğini artırma ve bu işletmelerin yönetimine yönelik en iyi uygulamaları oluşturma hedeflerine işaret etti.

Prens Muhammed bin Selman liderliğinde belirli hedefler üzerine inşa edilen stratejinin önemli bir kısmının bu endüstrinin yerelleştirilmesinde savunma bakanlığı ile diğer askeri ve güvenlik bakanlıklarının satın alım yeteneklerinden yararlanmanın önemine odaklandığını ifade eden Biyari, “Bakanlık ile askeri ve güvenlik sektörlerinin bu sistemin ana itici gücü olduğu bir dönemde Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI), Savunma Geliştirme Genel Otoritesi (GADD) ve SAMI’nin kurulmasının nedeni budur” vurgusunda bulundu.

Üretime katılım ve destek

Biyari açıklamasına şöyle devam etti:

“Şu an bakanlığın çalışmalarını yönlendiren stratejik hedeflerden biri askeri sanayi sektörünü kökleştirmektir. Bakanlık, birçok sistemin yerelleştirilmesi için Askeri Sanayiler Genel Müdürlüğü'ndeki meslektaşlarıyla birlikte yoğun bir şekilde çalışmaya başladı. Bu kapsamda sanayinin yerelleştirilmesi, verilen desteğin yerelleştirilmesi öngörülüyor. Örneğin World Defense Show’da imzalanan sözleşmelerin tümü gerek üretim gerek yerel destek hususunda endüstriyel katılımı içeriyor. Bu adımın iki temel hedefi var: Birincisi, silahlı kuvvetlerimizin askeri hazırlığının arttırılmasını destekleyen bir endüstriye güvenmek. İkincisi ise ekonomik etki. Zira bu projeler istihdam yaratır ve ekonomik hareketliliğin artmasına katkıda bulunur.”

Bakanlığın şu an ve geçmiş dönemlerde gerçekleştirdiği projelerde büyük başarılara imza attığını vurgulayan Biyari, sanayilerin yerelleştirilmesinin ve yerel içeriğin arttırılmasının önemine dikkat çekti. İş verimliliğiyle ilgili başka programlar da olduğuna değinen Biyari açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Sadece satın almada değil, bir bütün olarak çalışmalarımızda etkinlik yaratmak, etkili olmak ve mevcut kaynaklardan yararlanma yeteneğimizi artırmak için birçok girişimde Harcama Verimliliği Kurumu ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz.”

Ülkesinin 1990'lı yılların başından bu yana askeri sanayi sektörüne yatırım yaptığını vurgulayan Biyari, Savunma Bakanlığı’nın bu alanda öncü olduğuna, şu an birçok şirketin ortaya çıkmasını sağlayan Ekonomik Dengeleme Programı’nın yürütüldüğüne dikkat çektiği açıklamasına şöyle devam etti:

“Stratejimiz, etkili yönetişime odaklanarak, lansmanı daha kapsamlı hale getirmeye yönelik bir çabayla ve bu sektörden beklenti tavanını yükselten liderliğin amaçlarına uygun olarak geçmişte inşa edilenlerden faydalanmak üzerine inşa edilmiştir.”

Altyapı

Askeri sanayi sisteminin, Suudi Silahlı Kuvvetleri’nin bilhassa sistem geliştirme gibi alanlardaki gereksinimlerinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Biyari, bunun askeri sanayi alanında sektöre yatırım yapmaya başlayan Suudi şirketlerinde de görüldüğünü hatırlattığı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Her zaman bu şirketlerin yanımızda olmasına odaklanıyoruz, böylece üzerinde çalıştıkları husus, neticede silahlı kuvvetlerin gereksinimlerini karşılıyor. Yaklaşık 18 yıldır askeri sektörde çalışmış biri olarak kaliteden taviz verilmemesi benim için önemli. Bu nedenle sektörümüzde kalitenin operasyonların merkezinde yer alması mühim. Ürünlerimizin kalite olarak diğerlerinden daha düşük olmamasının temel noktalardan biri olduğuna inanıyoruz. World Defense Show’da da gördüğümüz üzere, Suudi ürünlerinin gelişmiş ülkelerde geliştirilen ve üretilen ürünlerle kıyaslanabilir olduğunu kanıtlayan birçok başarılı deneyim var.”

Geliştirme sistemi ve gelecek tahmini

Bakanlık inşa sürecini sürdürürken Savunma Bakanlığındaki geliştirme programı yolculuğunu eksiksiz bir yapı olarak gören Biyari açıklamasının devamında “İnşanın yarısındayız. Ancak aslında iş yerinde daha fazla profesyonellik sayesinde gelişimin sonuçlarını görmeye başladık. Artık odak noktamız herhangi bir askeri sistemin neye odaklanması gerektiği üzerine. Herkes Savunma Bakanlığında yürütülen geliştirme süreçlerinin sonuçlarını fark etmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Suudi liderliğinin desteğiyle Savunma Bakanlığının 10 yıllık planlarını ve bütçelerini oluşturmaya çalıştığını, bakanlığa ve askeri sanayiye planlama yeteneği kazandırdığını açıklayan Biyari, bu tür bir sektörün hedeflere ulaşmasının uzun zaman gerektirdiğini kaydetti.

Bakanlığın odaklandığı en önemli alanlardan birinin, Krallığı ve bölgeyi ilgilendiren savunma konularına odaklanan düşünce kuruluşlarının olduğunu açıklayan Biyari açıklamasına şöyle devam etti:

“İstikrarsız bir bölgede yaşıyoruz. Bu nedenle bölgedeki savunma ve jeopolitik durum konusunda geleceği öngörmek çok önemli. Bu durum bizi savunma alanında stratejik çalışmalar için bir merkez kurmaya yöneltti. Bu Bakanlığın yaptığı bir yatırım. Zirâ planların geleceği öngörmekten kaynaklanmasının önemli olduğunun bilincindeyiz.”

Kadroların yerelleştirilmesi

Biyari, herhangi bir sistemin başarısının insan kaynağına bağlı olduğunu vurguladı:

 “Savunma Bakanlığı, tarihinde gerek askeri gerek sivil sektörde insani boyuta en çok yatırım yapan bakanlıklardan biridir. Ülkenin en büyük ikinci sağlık sistemine sahiptir. Bakanlığın, Milli Savunma Bakanlığına bağlı sağlık sektöründe çalışan 65 bin çalışanı bulunmaktadır. Bakanlık çalışanlarının kuruluşundan bu yana elde ettiği başarılardan gurur duyuyoruz. Bakanlık gerek hava gerek deniz gerekse kara kuvvetlerinde askeri sistemde ulusal insan kaynağına çok fazla yatırım yaptı.”

Fotoğraf Altı: Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetler tatbikatı. (Suudi Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetler tatbikatı. (Suudi Savunma Bakanlığı)

İnsan unsurunun her sistem için başarının temeli olduğunu, bakanlıkta kurulan yeni sistemin bakanlık dahili ve haricinden en iyileri çekerek yüksek profesyonellikle çalıştığını anlattı.

Suudi kadroların başarılarına işaret eden Biyari şunları söyledi:

“Şu an bizimle çalışan çalışma ekibiyle, ülkenin genç kadın ve erkekleriyle, çalıştığımız her bölgedeki yaratıcılıkla gurur duyuyorum. Fakhoor programıyla yeni mezunlara yatırım yapmaya başladık. Misyonu vatanın güvenliğini korumak olan bir sistemde çalışmaktan gurur duyuyorum. Ülkeden yaklaşık 200 genç erkek ve kadın da bu yönde katılım sağladı. Eğitim ve işbaşı programları aracılığıyla kalifiye hale geldiler. Bu gençler herkesin gözünü kamaştırdı. 140 bin başvuru arasından 200 genç seçildi. Kabul edilenlerin yüzde 65'i ülkenin genç kızlarıydı. Kapsamlı mülakat prosedürlerinden geçtiler. Bunun bir kısmı yapay zeka teknolojisi sayesinde gerçekleştirildi. Artık Savunma Bakanlığı sisteminin önemli bir parçası haline geldiler.”



Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.


Suudi Arabistan, erken uyarının ardından 6 kentte “tehlikenin ortadan kalktığını” açıkladı

Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, erken uyarının ardından 6 kentte “tehlikenin ortadan kalktığını” açıkladı

Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün yaptığı açıklamada, Cidde, Yanbu, Taif, Abha, Cizan ve el-Ula kentlerinde erken uyarı verilmesinin ardından "tehlikenin ortadan kalktığını" duyurdu. Uyarılar, altı kentte acil durumlar için kullanılan Ulusal Erken Uyarı Platformu üzerinden yapıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü daha önce Cidde, Yanbu, Taif, Abha, Cizan ve el-Ula'da erken uyarı yayımlamış, daha sonra ise uyarıların kapsadığı tüm kentlerde tehlikenin sona erdiğini açıklamıştı.

Gelişme, bir gün önce Abha ve Hamis Muşayt'ta benzer bir uyarının yayımlanmasının ardından geldi. Sivil Savunma Müdürlüğü, daha sonra bu kentlerde de tehlikenin sona erdiğini duyurmuştu. Kurum, uyarılar sırasında bölge sakinlerine güvenlik talimatlarına uymaları, binaların içinde en yakın güvenli alana geçmeleri ve durum sona erene kadar pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

Gelişmelerin yaşandığı sırada Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon da bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Husilerin dün Hamis Muşayt, Abha ve Taif kentlerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alan saldırıları sonucunda 13 sivilin hafif ve orta derecede yaralandığını, 7 konut ile 2 aracın da zarar gördüğünü bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, kasıtlı ve tekrarlanan saldırıların Husilerin gerilimi artırma, sivil yerleşimleri ve sivilleri hedef alma yönündeki yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti. El-Maliki, koalisyon komutanlığının Suudi Arabistan'ın egemenliğini, sivil yerleşimleri ve sivilleri korumak amacıyla saldırılara "sorumluluk ve kararlılıkla" karşılık vereceğini vurguladı.

El-Maliki ayrıca koalisyonun Husileri caydırmak ve "düşmanca ve aşırılıkçı" olarak nitelendirdiği yaklaşımlarıyla mücadele etmek için gerekli tüm operasyonel tedbirleri alacağını belirtti. Bu adımların Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi, meşru müdafaa ilkesi, uluslararası insancıl hukuk ve örfî hukuk kurallarıyla uyumlu olacağını kaydetti.

Sivil Savunma Müdürlüğü, önceki uyarılar sırasında da bilgilerin resmi kanallardan takip edilmesi ve yetkili makamların talimatlarına uyulmasının önemine dikkat çekmişti. Kurum ayrıca acil durumun sona erdiği açıklanana kadar güvenli bölgelerin terk edilmemesi ve tehlikeli alanlarda toplanılmaması çağrısında bulundu.


Cidde'de Suudi Arabistan- ABD görüşmeleri

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Cidde'de Suudi Arabistan- ABD görüşmeleri

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün Cidde’de ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki son gelişmeler ele alındı. Görüşmede Suudi Arabistan Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid bin Muhammed el-Ayiban da hazır bulundu.

Öte yandan Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin bugün Mısır'a bir çalışma ziyareti gerçekleştiren Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı kabul edeceği bildirildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, ziyaret programı kapsamında iki lider arasında baş başa bir görüşme gerçekleştirileceğini, ardından heyetler arası genişletilmiş müzakerelere geçileceğini ve Cumhurbaşkanı Sisi’nin Veliaht Prens onuruna bir öğle yemeği vereceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelerde ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarının yanı sıra, ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması bekleniyor.