Suudi Arabistan Hac organizasyonu için hizmet kapasitesini artırıyor

Kamu ve özel kuruluşlar, kalabalıkları yönetmek ve organize etmek için insan ve dijital kadrolarını seferber ediyor.

Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)
Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac organizasyonu için hizmet kapasitesini artırıyor

Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)
Suudi Arabistan ülkeye gelen hacı adaylarını karşılayıp, onlara rehberlik ederek gidecekleri yerlere ulaştırıyor. (SPA)

Hac ibadeti, dünyanın en büyük ve kültürel açıdan en çeşitli kalabalıklarından biri. Bu nedenle Hacı adaylarının kalabalığının büyüklüğü ve çeşitliliği, Hac dönemi boyunca tüm Suudi devlet kurumları için büyük bir zorluk teşkil ediyor.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Siber Güvenlik Kurumu, Sivil Havacılık İdaresi, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Kurumu, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı, İstatistik Genel Müdürlüğü, Mekke Belediyesi, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı, Suudi Demiryolları Şirketi, Ulusal Su Şirketi ve Suudi Elektrik Şirketi, küçük bir alanda iki milyondan fazla hacı ile yeryüzündeki en büyük insan topluluğunu yönetmek için çalışıyor.

Kutsal mekanların hazırlığı

Bugünlerde kutsal mekanlar, hacıların huzur ve maneviyat atmosferinde ibadetlerini kolaylıkla yerine getirebilmeleri için hazırlıkların yapıldığı ve gerekli tüm ihtiyaçların sağlandığı çalışmalara tanıklık ediyor.

Hacılara hizmet vermekle ilgili kamu ve özel sektör kuruluşları, hacıların ihtiyaç duydukları her şeyi sağlamak amacıyla, sahadaki idari ve teknik hususları dikkate alarak operasyonel planlara göre çalışmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda Mekke Belediyesi, 1445 Hac sezonuna hazırlık olarak yolların, aydınlatmaların, kaldırımların ve kamu tesislerinin güvenliğini ve yüksek verimlilikle kullanılmasını sağlamak üzere 24 saat çalışan bir dizi saha ekibi kurdu.

CDFERT
Kutsal mekanlar hacı adaylarını kabul etmeye hazır. (SPA)

Mekke Belediyesi, kutsal mekanlarda coğrafi dağılıma göre bir dizi hizmet merkezi hazırladı ve bunlara ekipman, mekanizma ve insan gücü sağladı.

İlgili kuruluşlar, hacıların taşınması ve onlara en iyi ve en kaliteli hizmetin sunulması için saha hizmet merkezlerini donatarak hazırlıklarını tamamladı. Modern çadırlar, ışık ve ısı yalıtımı, yangına dayanıklılık ve ultraviyole (UV) korumasına sahip uluslararası özelliklerle donatıldı. Her çadır özel bir soğutma sistemine, elektrik tesisatı ve destek hizmetleri için güvenlik ve emniyet araçlarına bağlandı.

SCDFERGT
Sıcaklığı düşürmek için kutsal mekanlardaki asfalt yüzeyleri soğutuluyor. (SPA)

Söz konusu kuruluşlar ayrıca, kutsal mekanlardaki taşıma ağının çalışmasını sağlamak için otobüslerin güzergahlarını ve yollarını kontrol etmeyi sürdürüyor.

Asfalt yüzeylerin soğutulması

Suudi Arabistan Karayolları Genel Müdürlüğü, ilgili makamlarla ortaklaşa olarak Arafat'taki Nemire Mescidi'nin yanında 25 bin metrekarelik bir alanda uyguladığı asfalt yüzeylerin soğutulması deneyimini kutsal mekanlardaki bir dizi yerde yaygınlaştıracak.

Bu, mahallelerdeki ve yerleşim alanlarındaki sıcaklığı düşürmeyi, binaları soğutmak için kullanılan enerjiyi azaltmayı, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmayı ve bekleme alanlarında ve insanların toplandığı alanlarda daha rahat bir ortam sağlamayı amaçlıyor.

Kalabalık yönetimi

Mekke’deki sağlık kurumu, Mekke ve kutsal mekanlardaki 18 hastane ve 126 sağlık merkezini donatarak, Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenen organizasyon planlarına göre en üst düzeyde entegre sağlık hizmetleri sunmak üzere Mekke ve kutsal mekanlardaki tüm hastane ve sağlık merkezlerinin operasyonel planlarını tamamlayarak, bu yılki 1445 Hac sezonuna hazır olduğunu duyurdu.

SDCVF
Suudi Arabistan’a gelen hacı adaylarının kabulü sırasındaki sağlık hizmetlerinden (SPA)

Suudi Arabistan Tıbbi Tedarik ve Ekipman Birimi, ambulanslara yönelik tedarik sürecini hazırladı. Birim, 10 milyon parça tıbbi sarf malzemesi içeren 10 binden fazla kutuya ek olarak, tedarik noktalarında sahayı sürekli ve kesintisiz olarak güvence altına almayı kolaylaştıran 5 milyon tıbbi malzemeden oluşan bir yedek bakiye ile donatıldı.

Harameyn Hızlı Treni’nde 1,6 milyon koltuk

Suudi Demiryolları Şirketi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 100 binden fazla koltuk artışıyla 1,6 milyondan fazla koltuk kapasitesi sağlayacak 3 bin 800'den fazla sefer gerçekleştirmeyi planlıyor.

SCDFERG
Ambulanslar için tıbbi ekipman hazırlanıyor. (SPA)

Harameyn Hızlı Treni, gelişmiş sinyalizasyon ve iletişim sistemlerini kullanarak saatte 300 km/hıza ulaşan dünyanın en hızlı 10 treninden biri ve Suudi demiryolu ağının kalkınma planı ve genişleme programının önemli bir bileşeni.

Bu proje batı bölgesindeki iki büyük şehri birbirine bağlamakta, artan iç ve dış hacı sayısına hizmet etmek için artan talebi karşılamakta ve Mekke, Medine ve Cidde'deki karayolu tıkanıklığını hafifletmektedir.

SXCDVF
Harameyn Hızlı Treni hacı adayları için kapasiteyi artırıyor. (SPA)

Suudi Demiryolları Şirketi, Harameyn Hızlı Treni'ndeki yolcuların deneyimini zenginleştirme çabalarının bir parçası olarak, kısa bir süre önce Cidde'deki tren istasyonuna ek olarak Mekke ve Medine'deki tren istasyonlarında VIP salonunun açılışını yaptı.

Mekke Yolu Projesi

İçişleri Bakanlığı'nın bir girişimi olan Mekke Yolu Projesi, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programının bir parçası olarak hacılara hizmet vermek amacıyla hacı adaylarının Suudi Arabistan’a girişini kolaylaştırmada hayati bir rol oynuyor.

CSDF
Mekke Yolu Projesi hacılara hizmet sunmaya devam ediyor. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı tüm kaynaklarını, girişimin kendi ülkelerindeki havaalanlarında bulunan salonlardan Medine'deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havaalanı ve Cidde'deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havaalanı'na, en son teknolojiye sahip cihazlara ve hacıların dillerini konuşan nitelikli personele ayırıyor.

Dışişleri Bakanlığı hacıların vize işlemlerini kolaylaştırıp varışlarından önce gerekli desteği sağlarken, Sağlık Bakanlığı hacıların güvenliğini sağlamak için sağlık hizmetleri ve muayeneler sunmayı taahhüt ediyor. Hac ve Umre Bakanlığı da verimli bir operasyon için hacıların organize edilmesine ve yönlendirilmesine katkıda bulunuyor.

Sivil Havacılık İdaresi, uçuşları koordine edip lojistik sağlarken, Zekat, Vergi ve Gümrük Kurumu da hacı adaylarının güvenliği için gümrük işlemlerini yönetiyor.

XCSDVFBG
Fotoğraf: SPA

Mekke Yolu Projesi, girişimden yararlananların tüm giriş işlemlerini varışlarından önce tamamlamayı amaçlamakta olup, teknoloji ve yapay zeka kullanımı sayesinde bu sürecin kolaylaştırılmasına ve zamandan tasarruf edilmesine büyük katkı sağlıyor.

Proje, Vizyon 2030'un hacılara sunulan hizmetleri iyileştirme hedefleri doğrultusunda kolay ve hızlı hizmetler sunmayı ve hacı adaylarının deneyimini daha konforlu hale getirmeyi amaçlıyor.

Mekke Yolu Projesi’nin başarısı, hacılara en iyi hizmeti sunmak için devlet kurumları ve organlarıyla yapılan verimli iş birliğine de yansıyor.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Fransa Cumhurbaşkanı, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Fransa Cumhurbaşkanı, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bu sabah bir görüşme gerçekleştirdi. Suudi Arabistan Basın Ajansı SPA’nın bildirdiğine göre görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve bunların çeşitli düzeylerdeki yansımaları ele alındı.

Cumhurbaşkanı Macron, Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde Fransa'nın Suudi Arabistan ile dayanışmasını ve İran'ın Krallığı hedef alan tekrarlanan saldırılarını kınadığını yineledi.

Fransa Cumhurbaşkanı, ülkesinin Suudi Arabistan'ın egemenliğini korumak, güvenliğini sağlamak, topraklarını ve hava sahasını korumak için aldığı önlemlere yönelik dayanışmasını ve desteğini vurguladı.


Körfez’den gelen son LNG sevkiyatlarının varışına az bir süre kala dünya ciddi bir krizle karşı karşıya

Tayvan’daki Guantang sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alım istasyonunun girişinde bekleyen bir güvenlik görevlisi (Reuters)
Tayvan’daki Guantang sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alım istasyonunun girişinde bekleyen bir güvenlik görevlisi (Reuters)
TT

Körfez’den gelen son LNG sevkiyatlarının varışına az bir süre kala dünya ciddi bir krizle karşı karşıya

Tayvan’daki Guantang sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alım istasyonunun girişinde bekleyen bir güvenlik görevlisi (Reuters)
Tayvan’daki Guantang sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alım istasyonunun girişinde bekleyen bir güvenlik görevlisi (Reuters)

Küresel enerji piyasası kritik bir dönemeçten geçiyor. Raporlara göre, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithal eden ülkeler önümüzdeki 10 gün içinde ciddi bir arz açığı ile karşı karşıya kalabilir. Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre bu tarih, askeri operasyonların başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından önce Körfez limanlarını terk eden son tankerlerin varış tarihi olarak öne çıkıyor. Bu son sevkiyatlar hedeflerine ulaştığında, dünyaya gaz arzının yaklaşık beşte birini sağlayan Katar ile bağlantı tamamen kesilmiş olacak ve ithalata bağımlı ekonomiler, temel ihtiyaçlarını güvence altına almak için zor ve maliyetli seçeneklerle karşı karşıya kalacak.

Katar, dünya LNG üretiminin beşte birini sağlarken, çatışmanın ilk günlerinde İran’ın Körfez girişindeki Hürmüz Boğazı’na uyguladığı ambargo nedeniyle ihracatını durdurmak zorunda kaldı. Bu hafta İran tarafından yapılan füze saldırısı sonucu Katar’ın Ras Laffan LNG tesisinde ciddi hasar oluştu ve bu durum Asya ve Avrupa’da gaz fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.

Bağımsız deniz aracılık şirketi Affinity’nin analizine göre, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) yüklenen birçok LNG tankeri savaş başlamadan önce yola çıkmıştı; bu da bazı alıcıların kısa süre içinde arz kesintisinin etkilerini hissetmeye başlayacağı anlamına geliyor.

İthalata bağımlı ülkeler, ekonomilerini çalıştırabilmek için ABD ve diğer ülkelerden LNG tedariki için yüksek fiyatlar ödemek, alternatif yakıtlara yönelmek veya hane halkı ve şirketleri tüketimi kısmaya zorlamak zorunda kalacak.

Financial Times’ın haberine göre, petrol ve gaz açısından fakir olan bazı Asya ülkeleri şimdiden arz sıkıntısını önlemek için haftada dört günlük çalışma gibi önlemler aldı.

Gemi takip verilerine göre, Körfez’den Asya’ya ulaşması planlanan tek bir LNG sevkiyatı kaldı. Avrupa’ya ulaşması planlanan LNG sevkiyatlarının sayısı ise altı olarak kaydedildi.

Pakistan en çok etkilenen ülkeler arasında

Pakistan, LNG krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Geçen yıl, ülke gaz ihtiyacının yüzde 99’unu yalnızca Katar’dan gelen LNG ithalatına bağlı olarak karşılıyordu. Çatışmanın başlamasıyla, Ras Laffan LNG tesisinden gelen son sevkiyatlar savaşın ikinci ve üçüncü günlerinde ulaştı ve ardından sert bir geri sayım başladı. Financial Times’ın saha kaynaklarına göre, ülkenin ithalat tesisleri normal kapasitesinin altıda birine düşürülmek zorunda kaldı ve ay sonuna kadar gaz akışının tamamen durması bekleniyor.

tgbh
ABD’nin Georgia eyaletinin Atlanta kentinde bulunan bir benzin istasyonunda listelenen yakıt fiyatları (Reuters)

Durumu daha da ağırlaştıran, Pakistan GasPort Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı İkbal Ahmed’in açıklamaları oldu. Ahmed, iki ana tesisin önümüzdeki günlerde işleme için ayrılan gazın tamamını tüketeceğini belirterek, yeni sevkiyatların ne zaman ulaşacağı konusunda herhangi bir öngörü olmadan arzda tam bir ‘kuraklık’ uyarısı yaptı.

İlginç bir şekilde, çatışma öncesinde Pakistan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları öncesinde arz fazlası yaşıyordu. Ülke, bu yıl ulaşması planlanan onlarca sevkiyatın yönünü değiştirmesi için Qatar Energy ve İtalyan Eni şirketlerinden talepte bulunmuştu.

Savaşın başlamasıyla arz fazlası hızla açığa dönünce, Pakistan devlet gaz şirketi, söz konusu sevkiyatları geri kazanmayı veya Umman, Azerbaycan, Afrika, Avrupa ve ABD’deki tedarikçilerle temas kurmayı denedi. Ancak tedarikçilerin talep ettiği astronomik fiyatlar, Pakistan ekonomisinin kaldırabileceğinin çok üzerinde olduğu için tüm girişimler başarısız oldu. Asya’da Platts JKM endeksine göre gaz fiyatları milyon BTU başına 23 dolara yükseldi; buna ek olarak nakliye ve alternatif uzun rotaların sigorta maliyetlerindeki ciddi artış, mevcut koşullarda Pakistan için spot piyasadan alımı neredeyse imkânsız hale getirdi.

Bangladeş’te de benzer bir durum yaşıyor

Bangladeş de benzer bir kırılganlıkla karşı karşıya, ancak durumu Pakistan kadar ağır değil; bunun nedeni, Körfez dışından bazı tedarik kaynaklarına sahip olması. Yine de hükümet, kayıp Körfez gazının yerine alternatif temin etmek için gereken astronomik fiyatları ödeyemeyecek kadar finansal baskı altında. Alternatif yakıt eksikliği de durumu zorlaştırıyor. Bu kriz, yetkilileri tüketimi kısıtlayıcı ve gaz dağıtımını düzenleyici sert önlemler almaya zorladı; eğitim sektörüne de yansıyan bu önlemler arasında üniversitelerin geçici olarak kapatılması da bulunuyor.

tynyt
San Salvador’da yakıt fiyatlarının yazılı olduğu bir tabelanın önünden geçen bir kişi (EPA)

Doğu Asya’da ise Tayvan, Körfez gazının büyük alıcılarından biri olarak en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Ülke, önceki yıllarda kömürden temiz gaz kullanımına geçiş stratejisi ve nükleer enerjiden kademeli olarak uzaklaşması nedeniyle bugün enerji arzında ciddi bir çıkmaz yaşıyor. Savaşın patlak vermesiyle birlikte Tayvan, tedarik istikrarını nisan sonuna kadar güvence altına almak için 22 alternatif sevkiyat sağlamaya hızlıca girişti. Ancak asıl endişe yaz aylarında; elektrik talebinin keskin biçimde arttığı bu dönemde, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapanması enerji arzında ciddi bir açık riski doğuruyor.

Çin ve enerji egemenliği

Çin, Körfez’den gaz tedarikindeki kesintiye karşı komşularına kıyasla daha güçlü bir konumda bulunuyor. Ülke, ihtiyaç duyduğu LNG’nin yaklaşık yüzde 30’unu Hürmüz Boğazı üzerinden ithal etse de, yerli üretim kapasitesine dayanarak açığı önemli ölçüde telafi edebiliyor. Çin, iç sahalardaki gaz sahalarından üretimi artırarak toplam tüketiminin yarısından fazlasını karşılamayı başardı. Bu kısmi öz yeterlilik, hükümete geniş bir manevra alanı sağlıyor ve yüksek fiyatlı spot sevkiyatlar için acil bir rekabete girmek zorunda kalmasını önlüyor.

trgtr5g
San Salvador’daki bir benzin istasyonunda motosikletinin deposunu dolduran bir kişi (EPA)

Buna ek olarak Çin, Rusya ve Orta Asya ülkelerini birbirine bağlayan dev bir kara boru ağına sahip; bu tedarik yolları, Körfez’deki deniz gerilimlerinden tamamen bağımsız çalışıyor. Açığın artması durumunda Çin’in elinde stratejik bir seçenek olarak kömürle çalışan elektrik santrallerine hızlı ve kapsamlı şekilde dönme imkânı bulunuyor. Bu sayede, geçici çevresel yükümlülüklerden ödün vererek elektrik ve sanayi üretiminde istikrarı koruyabiliyor.

Japonya’nın girişimleri

Japonya, dünyanın ikinci büyük LNG ithalatçısı olarak, kriz karşısında son derece dikkatli ve maliyet odaklı bir yaklaşım sergiliyor. Ülkenin gaz arzının sadece yaklaşık yüzde 6’sı Hürmüz Boğazı üzerinden gelse de Japon ekonomisinin enerji fiyatlarına duyarlılığı hükümeti stratejik alternatifleri hızla devreye almaya zorladı. Bu kapsamda nükleer enerji, kritik bir kurtarma aracı olarak öne çıktı; krizle aynı dönemde dünyanın en büyük nükleer santrali Niigata’da yeniden işletmeye alındı. Bu adım, Japonya’nın aksi takdirde yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kalacağı milyonlarca ton LNG’yi kurtardı.

Bu sırada, Japonya’daki enerji şirketleri ve tüccarlar ‘bekle ve gör’ stratejisini benimsiyor; önceden güvence altına alınmış stratejik stoklara dayanıyorlar. Hızlı ve pahalı spot piyasaya yönelmek yerine, ülke kömür santrallerine daha fazla güvenmeye başladı. Bu temkinli yaklaşım, elektrik faturalarındaki artışı sınırlamayı ve Japon yeninin istikrarını korumayı hedefliyor, aynı zamanda uluslararası deniz yollarındaki gelişmeleri bekliyor.

Kısa vadeli seyir kadar, küresel enerji piyasasının uzun vadeli görünümü de karamsar. İstikrarın yeniden sağlanması, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına ve üretim tesislerinin toparlanma kapasitesine bağlı olacak. Gemilerin geçişine izin verilse dahi, Katar altyapısına verilen ciddi yapısal zararlar nedeniyle küresel LNG arzı sınırlı ve sıkışık kalmaya devam edecek; bu da dünya çapındaki tedariklerin önemli bir kısmının hizmet dışı kalması anlamına geliyor.

fr
Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi (Arşiv – Reuters)

Katar Enerji Bakanı Saad al-Kaabi’nin açıklamaları, enerji piyasalarındaki endişeleri daha da derinleştirdi. Bakan, Ras Laffan LNG tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle Katar’ın LNG üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 17’sinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl arasında duracağını açıkladı. Bu uzun süreli kesinti, askeri çatışmanın sona ermesiyle piyasaların hemen dengelenmeyeceğini ve Katar’dan güvenilir tedarik sağlayan ülkelerin kalıcı bir arz açığı ile karşı karşıya kalacağını gösteriyor.

Kaabi, bu zorluklar nedeniyle Doha’nın bazı uzun vadeli LNG tedarik sözleşmelerinde 5 yıla kadar ‘mücbir sebep’ ilan etmek zorunda kalacağını belirtti. Bu yasal adım, tedarikçiyi sözleşmesel yükümlülüklerinden muaf tutarken, alıcıları yüksek fiyatlı ve dalgalı spot piyasalarla doğrudan yüzleşmek durumunda bırakıyor. Bu durum, küresel enerji güvenliğini yeniden şekillendiriyor ve ekonomik istikrarı sağlamak için kalıcı alternatif arayışını kaçınılmaz kılıyor.


Katar: Teknik arıza nedeniyle meydana gelen helikopter kazasında 7 kişi hayatını kaybetti

Katar’ın başkenti Doha (AFP)
Katar’ın başkenti Doha (AFP)
TT

Katar: Teknik arıza nedeniyle meydana gelen helikopter kazasında 7 kişi hayatını kaybetti

Katar’ın başkenti Doha (AFP)
Katar’ın başkenti Doha (AFP)

Katar Savunma Bakanlığı bu sabah erken saatlerde, Katar Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir helikopterin rutin görev sırasında teknik arıza nedeniyle ülkenin kara suları içinde düştüğünü açıkladı.

Bakanlık, kazada 6 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, “Bu sabah Katar kara sularında düşen personel taşıma helikopterinin mürettebatı ve yolcuları için devam eden arama ve kurtarma çalışmaları kapsamında, Katar Silahlı Kuvvetleri mensupları Kaptan Pilot Mubarek Salim Davay el-Mery, Çavuş Fahd Hadi Ganem el-Hıyarin, Onbaşı Muhammed Mahir Muhammed, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’ndan Binbaşı Sinan Taştekin ile ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can’ın şehit olduğu teyit edilmiştir. Katar Silahlı Kuvvetleri mensubu Kaptan Pilot Said Nasır Sumeyh’i arama çalışmaları devam etmektedir” denildi.

Daha sonra Katar İçişleri Bakanlığı, kazada kayıp olan yedinci kişinin de hayatını kaybettiğini bildirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı ise kazada bir Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli ile iki ASELSAN personelinin yaşamını yitirdiğini doğruladı.

Yetkililer, kazanın Ortadoğu’da süren savaşla herhangi bir bağlantısı olmadığını belirtiyor.

Katar, savaşın başlamasının ardından özellikle enerji altyapısını hedef alan saldırılara maruz kaldı.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısının ardından, bu hafta İran tarafından Ras Laffan LNG tesisine yönelik bir saldırı gerçekleşti.

Bir benzer olay, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) 9 Mart’ta meydana geldi; Bakanlık açıklamasına göre, teknik arıza sonucu bir helikopter düştü ve iki asker hayatını kaybetti.