El-Cedan Fintech 24'ün açılışında konuştu: Suudi Arabistan'daki teknoloji şirketlerinin sayısı hedefleri aştı

Küresel finans ekosistemini güçlendirmek amacıyla düzenlenen konferans başladı

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Fintech 24'ün ilk oturumunun açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Fintech 24'ün ilk oturumunun açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Cedan Fintech 24'ün açılışında konuştu: Suudi Arabistan'daki teknoloji şirketlerinin sayısı hedefleri aştı

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Fintech 24'ün ilk oturumunun açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Fintech 24'ün ilk oturumunun açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Fintech 24 konferansının ilk oturumunun açılışında yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan'daki teknoloji şirketlerinin sayısının ikinci çeyreğin sonunda 224'e ulaşarak hedeflerini aştığını belirtti. Cedan, “2030 yılına kadar bu sayıyı 525 şirkete çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Finansal teknoloji (fintech) sektörüne odaklanan uluslararası konferans 3 gün sürecek. Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika'daki en büyük finans teknolojisi etkinliklerinden biri olacak olan Fintech 24, dünyanın en iyi fintech konferanslarına rakip olacak. 26 binden fazla misafirin olacağı konferans, 300 katılımcıyı ve 350 yatırımcıyı çekmeyi hedefliyor.

Önde gelen yatırımcılara, teknoloji uzmanlarına ve akademisyenlere ev sahipliği yapan konferans, küresel endüstri paydaşlarının fintech sektöründe iş birliği yapmaları için olağanüstü bir platform sağlıyor.

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Sayari yaptığı açıklamada, “Finansal inovasyon ve fintech'in etkinleştirilmesi, Suudi Arabistan ekonomisinin mevcut dönüşümünün merkezinde yer alıyor” ifadesini kullandı.

Es-Sayari, “Suudi Arabistan Merkez Bankası'nın Fintech 24’e ev sahipliği yapması, Merkez Bankası'nın Suudi finans piyasasında katma ekonomik değer yaratılmasına ve rekabet ruhunun geliştirilmesine katkıda bulunacak en yenilikçi ve gelişmiş çözümleri benimseme ve aynı zamanda herhangi bir ekonomik dönüşümün başarısının temeli olarak finans sektörünün istikrarını ve direncini koruma taahhüdüyle uyumludur” dedi.

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed bin Abdullah el-Kuveyz ise finansal teknoloji sektörünün, mevcut teknolojik devrim ve Suudi Arabistan’ın kalkınma ve ekonomik hedefleri doğrultusunda finansal ürün ve hizmetlerin verimliliğini arttırmak ve geliştirmek için kilit bir itici güç olduğunu vurguladı. El-Kuveyz, “İnovasyon ve kalkınmayı teşvik etmek ve çeşitli finansman ve yatırım fırsatları yaratmak için kilit tarafları bir araya getiren bu konferans, en yüksek uluslararası standartları karşılayan canlı, şeffaf ve sağlam bir finansal sistem yaratma taahhüdümüzün teyidi niteliğindedir” şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan Sigorta Kurumu Başkanı Abdulaziz el-Buk, “Suudi Arabistan Sigorta Kurumu'nun Fintech 24 konferansına ev sahipliği yapması, sigorta sektörünün gelişimini ve büyümesini yönlendirmede dijital dönüşümün önemine olan inancımızdan kaynaklanıyor” dedi.

Suudi Arabistan Siber Güvenlik ve Programlama Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Faysal el-Humeysi ise şunları söyledi: “Konferansın finansal teknoloji sektöründeki girişimcileri ve start-up'ları desteklemedeki rolü, 2030 Vizyonu'nun yenilikçiliği ve girişimciliği destekleme hedefleri doğrultusunda, Suudi Arabistan’ı finansal teknoloji bilgi endüstrisinde gelişmiş ülkeler arasına ulaştırmak için en iyi uygulamalara ve uluslararası standartlara dayalı profesyonel ulusal yeteneklerin oluşturulmasını desteklemesi açısından önemlidir.”

Fintech 24, Hong Kong Para Otoritesi'nden liderler, Ortadoğu'daki düzenleyici otoriteler, küresel bankacılık liderleri ve fintech öncülerinin yanı sıra merkez bankası başkanları ile birlikte küresel finans liderlerini Suudi Arabistan'a çekiyor.

Yatırımcılar, yeni girişimciler ve sektördeki akademik kurumlar için deneyimi optimize etmek üzere tasarlanan konferans, en iyi 80 modern ve yenilikçi girişim ve 350'den fazla yatırımcının yer aldığı Fintech İnovasyon Merkezi adı verilen girişimler ve yatırımcılar için özel bir alan sunuyor.

Seçilen şirketler, İnovasyona Yatırım Platformu aracılığıyla yapay zekâ, iş bağlantısı ve uzman rehberliğinden yararlanarak yenilikçi bir gündem üzerinde yatırımcılarla iş birliği yapacak.



BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
TT

BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)

İran'ın misillemeleriyle hedef aldığı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'nın açılması için savaşa katılmayı planlıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını kınayan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çıkarılması için lobicilik yaptığını söylüyor.

Ayrıca BM'ye bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün de benzer yönde bir karar açıklamasının istendiği aktarılıyor.

WSJ analizine göre bu hamlelerle BAE, ABD ve diğer müttefiklerin yanında savaşa katılmak için daha meşru bir zemin yaratmayı hedefliyor.

Arap yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'ndaki adaların ABD tarafından işgal edilmesini istediğini de savunuyor. Bu adalar arasında İran'ın kontrolünde olan ve BAE'nin uzun süredir üzerinde hak iddia ettiği Ebu Musa Adası da var.

BAE ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, savaştan önce ABD ve İran heyetleri arasında arabuluculuk yapıyordu.

Ancak müzakereler sürerken ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a saldırıları başlatmış, bombardımanda ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan birçok üst düzey komutan öldürülmüştü.

Tahran yönetimi ise İsrail'in yanı sıra ABD varlıklarının bulunduğu Körfez ülkelerine misillemeyi sürdürüyor. İran ordusu savaşın başından bu yana BAE'ye en az 2 bin 500 füze ve drone fırlattı.

Dubai merkezli Emirates Havayolları'nın internet sayfasındaki uyarıda, İran pasaportu taşıyan yolcuların Körfez ülkesine girişine veya ülke üzerinden transit geçişine izin verilmeyeceği belirtildi.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle yaşanan enerji krizi, Körfez ülkelerinin savaş politikalarını değiştirdi.

Analize göre ABD'nin Körfez'deki müttefikleri, İran'ın balistik füze kapasitesi ve nükleer gücü ciddi ölçüde zayıflatılmadan savaşın sonlandırılmamasını istiyor.

Savaşa girmesi halinde BAE, Hürmüz Boğazı'nın girişine yakın konumdaki askeri üslerini kullanabilir. Adaların işgal edilmesi için bu üslerden ABD öncülüğünde bir kara harekatı yürütülebilir.

BAE'nin Amerikan üretimi F-16 uçaklarından oluşan hava kuvvetleri filosuna ek olarak ABD ve İsrail'le paylaşabileceği drone, bomba ve kısa menzilli füze stokları var.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında İran'dan "iki ila üç hafta içinde çekileceklerini" söyledi. İran'ı uzun süre nükleer silah üretemeyecek hale getirdiklerini savunan Trump, Tahran'la anlaşma yapmadan ve Hürmüz Boğazı'nı açmak zorunda kalmadan savaşı sonlandırabileceklerini ifade etti.

Öte yandan Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların üçte ikisi, savaş hedefleri gerçekleştirilmese bile İran'la çatışmaların en kısa sürede sonlandırılmasını istiyor.

1021 kişinin katıldığı ankette Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçilerin yüzde 40'ı ABD'nin hedeflerine ulaşmasa bile savaşı bir an önce sonlandırması gerektiğini söylerken, yüzde 57'si çatışmaların sürmesini destekliyor.

Katılımcıların yüzde 60'ı ABD'nin İran'a saldırılarını onaylamadığını belirtirken, yüzde 35'i bunu desteklediğini ifade etti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Arab News, New York, Times,  Reuters


Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
TT

Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, Fuceyre'deki bir çiftliğe insansız hava aracı (İHA) parçalarının düşmesi sonucu Asyalı bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Fuceyre Hükümeti Basın Bürosu bugün yaptığı açıklamada, “Emirlikteki yetkili makamlar, hava savunması tarafından bir İHA’nın başarılı şekilde durdurulmasının ardından, el-Rifa'a bölgesindeki çiftliğe düşen parçalar sonucu meydana gelen kazayla ilgilendi” denildi.

Olayda Bangladeş uyruklu bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Kuveyt'te ise resmi Kuveyt Haber Ajansı (KUNA), İran'ın İHA ile bugün Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki yakıt depolarını hedef alan saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda yaralanma olmaksızın büyük bir yangın çıktığını bildirdi.

Ajans, Sivil Havacılık Otoritesi sözcüsünün, kurtarma ekiplerinin olay yerine intikal ettiğini, ancak ilk haberlere göre Kuveyt Uçak Yakıt Tedarik Şirketi (KAFCO) tarafından işletilen tesiste sadece maddi hasar meydana geldiğini aktardı.


Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında bugün yapılacak toplantıda İran saldırılarının yankıları ele alınıyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
TT

Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında bugün yapılacak toplantıda İran saldırılarının yankıları ele alınıyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliği'nin yaptığı açıklamaya göre bugün, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında video konferans yoluyla ortak bir bakanlar toplantısı düzenlenecek.

Genel Sekreterlik, toplantıda, tüm uluslararası insani hukuk kurallarını ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden, Körfez ülkeleri ve Ürdün'deki hayati ve sivil tesislere yönelik “İran'ın acımasız saldırıları”nın etkilerinin ele alınacağını açıkladı.

Bakanların toplantı sırasında bölgedeki tehlikeli gerginliğin son gelişmelerini ve bu konuda sarf edilen çabaları ele alması bekleniyor. Toplantıda, İran saldırılarına ilişkin görüşler de ele alınacak ve bu da bölge ülkelerinin, vatandaşlarının ve bölgede ikamet edenlerin güvenliği ve emniyetinin korunmasına katkıda bulunacak.

Çin tarafıyla yapılacak toplantı, pazartesi günü düzenlenen “Körfez-Ürdün-Rusya” doğrudan istişarelerinden birkaç gün sonra gerçekleşecek.

28 Şubat'tan bu yana İran, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılara misilleme olarak Körfez ülkeleri ve bölgeye yönelik saldırılarını sürdürüyor; bu saldırılar geniş çaplı uluslararası kınamalarla karşılanırken, mağdur ülkelere büyük bir dayanışma gösterildi.

Resmi istatistiklere göre, Körfez'deki altı ülke ve Ürdün'deki hayati, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan 6 binden fazla balistik füze ve İHA saldırısı kaydedildi.

BM Güvenlik Konseyi, 11 Mart tarihinde, İran’ın Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik aralıksız saldırılarını en şiddetli ifadelerle kınayan bir karar kabul etti ve bunları uluslararası hukuka aykırı ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi.

136 ülkenin onayladığı 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararı, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca, zarar gören ülkelerin bireysel veya toplu olarak meşru müdafaa hakkını teyit ederek, Tahran'dan tüm saldırılarını derhal durdurmasını istedi.