Koalisyon: Sayun'da gerçekleşen hain saldırıda bir Suudi subayı ile bir astsubay hayatını kaybetti

Yemen Başkanlık Konseyi, hain saldırıyı kınadı ve bunu ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdi.

Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)
Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)
TT

Koalisyon: Sayun'da gerçekleşen hain saldırıda bir Suudi subayı ile bir astsubay hayatını kaybetti

Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)
Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l Avsat)

Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu cuma günü Hadramut vilayetine bağlı Sayun'daki koalisyon güçleri kampında ‘hain ve korkakça bir saldırı sonucunda bir subay ile bir astsubayın şehit olduğunu ve bir subayın da yaralandığını’ duyurdu.

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani'nin yaptığı açıklamaya göre koalisyon, saldırının Yemen Savunma Bakanlığı'nın bir mensubu tarafından gerçekleştirildiğini ve Yemen hükümetinin failin peşine düşeceğini, bu iğrenç suçun koşullarını ve arkasında kim varsa ortaya çıkaracağını ve adil ve caydırıcı cezaları almaları için ilgili kişilerden hesap soracağını taahhüt ettiğini söyledi.

rgt
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki yaptığı açıklamada, saldırının meşru güçleri eğitmek ve Sayun şehrinde terörizm ve kaçakçılıkla mücadele etmek ve Yemen içinde insani ve kalkınma çalışmalarını desteklemek üzere Birinci Askeri Bölge güçlerini destekleyen koalisyon güçlerinin kampında spor antrenmanı yaptıkları sırada meydana geldiğini söyledi.

Açıklamaya göre el-Maliki, saldırının failinin ‘koalisyon güçlerinin Yemen'in meşruiyetini desteklemek ve kardeş Yemen halkının acılarını hafifletmek için insani çalışmaları desteklemek amacıyla oynadığı olumlu ve önemli rolü takdir eden Yemen Savunma Bakanlığı'nın onurlu üyelerini temsil etmediğini’ vurguladı.

Sözcü, iki şehidin naaşlarının ve yaralının Yemen'den tahliye edildikten sonra Suudi Arabistan'a ulaştığını bildirdi.

Sözcü, ortak güçlerin Yemen Savunma Bakanlığı ile koordineli bir şekilde çalışarak olayın sebep ve saiklerini ortaya çıkarmak, faili yakalamak ve adalete teslim etmek üzere soruşturma prosedürlerini takip edeceğini belirtti.

Yemen Başkanlık Konseyi: Korkakça bir terör eylemi

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, dün (Cumartesi) akşam Yemen'in doğusundaki Hadramut vilayetinin Sayun kentinde iki Suudi subayın öldürülmesini ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdi.

Ofisinden yapılan açıklamaya göre el-Alimi, ‘Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’na katılan Suudi güçlerinden bir subay ve bir astsubayın, Sayun kentinde koalisyon güçlerinden bir subayın da yaralanmasıyla sonuçlanan hain terör saldırısında şehit edilmesinin’ yasını tuttu.

El-Alimi açıklamasında operasyonun failinin tutuklanması ve koalisyon güçleri liderliğiyle iş birliği içinde olayla ilgili soruşturma başlatılması talimatını verdi.

Açıklamada “Cuma akşamı Birinci Askeri Bölge'ye mensup bir asker tarafından gerçekleştirilen canice saldırı, Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'ndaki kardeşlerimizin büyük rolünü ve Yemen halkının yanında gösterdikleri fedakârlıkları takdir eden Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin onurlu mensuplarını temsil etmeyen korkakça bir terör eylemidir” denildi.

Açıklamada el-Alimi'nin devlet kurumlarını restore etme, insanların acılarını hafifletme ve İran destekli Husi milislerinin darbesini devirme arzuları dile getirildi.

Yemen'den kınama

Yemen Enformasyon Bakanı X platformundaki kişisel hesabından yaptığı paylaşımda, ülkesinin ‘terör eylemini’ en güçlü ifadelerle kınadığını ifade ederek taziyelerini iletti ve koalisyonun sergilediği asalet ve fedakârlık görüntülerini hatırlattı.

El-İryani, “Terörizm, karanlık ve geri kalmışlık güçleri tarafından desteklenen bu suç eylemi, Yemen halkını temsil etmemekte ve onların Suudi Arabistan'daki kardeşlerine yönelik dostluk ve minnet duygularını yansıtmamaktadır” dedi.

Yemen devletinin ‘sadece vatan düşmanlarına ve Suudi Arabistan'daki kardeşleri ve komşularıyla güvenlik, istikrar ve ilişkilerini baltalamak isteyenlere hizmet eden bu kötü niyetli bireysel eylem karşısında boş durmayacağını’ belirten el-İryani, failin izini sürmek, iğrenç suçun koşullarını ve arkasındaki herkesi ortaya çıkarmak ve adil ve caydırıcı cezalarını alabilmeleri için ilgili kişilerden hesap sormak için çalışacağını vurguladı.



Kuveyt'te sızmaya çalışan Devrim Muhafızları üyelerinin yakalamasının ardından diplomatik kriz çıktı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
TT

Kuveyt'te sızmaya çalışan Devrim Muhafızları üyelerinin yakalamasının ardından diplomatik kriz çıktı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı dün İran Büyükelçisi Muhammed Tutunji'yi çağırdı ve kendisine "İran Devrim Muhafızları'na bağlı bir grubun Bubiyan Adası'na sızması ve Kuveyt silahlı kuvvetleriyle çatışması" ile ilgili bir protesto notası verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kuveyt’in bu “düşmanca eylemi” en sert şekilde kınadığı belirtilirken, İran’dan bu tür girişimleri derhal ve koşulsuz olarak durdurması talep edildi. Açıklamada ayrıca, Kuveyt’in egemenliğine yönelik bu açık ihlalden İran’ın tamamen sorumlu tutulduğu ifade edildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan 4 kişinin yakalandığını duyurmuştu. Açıklamada, şüphelilerin İslam Devrim Muhafızları Ordusu mensubu olduklarını itiraf ettikleri ve Kuveyt güçleriyle çatışmaya girdikleri belirtildi. Çatışmada bir Kuveyt güvenlik görevlisinin yaralandığı, iki şüphelinin ise kaçtığı kaydedildi.

Öte yandan, Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, "Devrim Muhafızları" ile casusluk yapmak, Krallığı hedef alan İran saldırılarını desteklemek, şiddet ve sabotaj vakalarıyla ilgili olarak 24 sanığa hapis cezası verdi.


Birleşik Arap Emirlikleri, Hizbullah'la bağlantılı 21 kişi ve kuruluşu terör listesine aldı

Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, Hizbullah'la bağlantılı 21 kişi ve kuruluşu terör listesine aldı

Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), terörün finansmanıyla mücadele ve bölgesel-uluslararası ağları çökertme çalışmaları kapsamında, Lübnan Hizbullahı ile bağlantılı 16 birey ve 5 kuruluşu terör listesine aldı.

BAE Bakanlar Kurulu tarafından alınan karar, ülkenin yürürlükteki yasaları ve mevzuatı uyarınca terör listesinin güncellenmesini içeriyor. BAE yetkilileri, bu adımın terör faaliyetlerini doğrudan veya dolaylı olarak finanse eden ağları hedef almak ve mali kaynaklarını kurutmak amacıyla atıldığını vurguladı.

Karar doğrultusunda, ülkedeki tüm denetleyici kurumlardan listedeki kişi ve kuruluşlarla bağlantılı her türlü ticari veya mali ilişkinin tespit edilmesi istendi. Bu kapsamda, mevcut sistemlere uygun olarak varlıkların ve hesapların 24 saatten kısa bir sürede dondurulması dahil olmak üzere gerekli tüm hukuki işlemlerin başlatılması talimatı verildi.

Teröre karşı kararlı tutum

BAE yönetimi, bu kararın terör ve aşırıcılığın her türlüsüyle mücadeledeki "sarsılmaz ve kararlı" duruşunu yansıttığını belirtti. Açıklamada, bölgesel ve uluslararası barışı tehdit eden unsurlara karşı güvenliği koruma taahhüdü yinelenirken; güvenlik ve mali denetimi içeren kapsamlı bir yaklaşımla yasa dışı finansman kanallarının izlenmeye devam edileceği kaydedildi.

Tamamı Lübnan uyruklu 16 kişi ile birlikte, terör listesinde Lübnan merkezli 5 kuruluş bulunuyordu. Bunlar: Beytülmal el-Müslimin, El-Karzı Hasen Kurumu, Et-Teshilat S.A.L., El-Mudakkikun (Muhasebe ve Denetim Şirketi), El-Hubera (Muhasebe, Denetim ve Araştırma Şirketi)


Kuveyt’te sızmaya çalışan 4 İran Devrim Muhafızları mensubu yakalandı... İran büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
TT

Kuveyt’te sızmaya çalışan 4 İran Devrim Muhafızları mensubu yakalandı... İran büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)

Kuveyt, Salı günü yaptığı açıklamada, ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan İran Devrim Muhafızları mensubu 4 kişinin yakalandığını ve bu “düşmanca eylem” nedeniyle İran’ın Kuveyt Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını duyurdu.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kuveyt topraklarına sızan grubun, sorguları sırasında İran Devrim Muhafızları mensubu olduklarını ve mevcut ayın 1 Mayıs Cuma günü Bubiyan Adası’na sızmakla görevlendirildiklerini itiraf ettikleri” belirtildi. Açıklamada, grubun özellikle düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla kiralanan bir balıkçı teknesiyle ülkeye giriş yapmaya çalıştığı ifade edildi.

Bakanlık, gözaltına alınan kişilerin Deniz Albay Emir Hüseyin Abdülmuhammed Zirai, Deniz Albay Abdüssamed Yedallah Kanavati, Deniz Yüzbaşı Ahmed Cemşid Gulam Rıza Zülfikari ve Kara Üsteğmen Muhammed Hüseyin Sohrab Furugi Rad olduğunu açıkladı.

Ayrıca sızmacıların Kuveyt Silahlı Kuvvetleri ile çatışmaya girdiği, bu sırada görev başındaki bir askerin yaralandığı belirtildi. Olay sırasında Deniz Yüzbaşı Mansur Gamberi ile tekne kaptanı Abdülali Kazım Siyamari’nin kaçmayı başardığı kaydedildi.

İçişleri Bakanlığı, olayla ilgili gerekli tüm yasal işlemlerin başlatıldığını bildirirken, bakanlığın tüm birimlerinin ve personelinin, ilgili güvenlik kurumları ile Kuveyt Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda, ülkenin güvenlik ve istikrarını hedef alan her türlü plan ve düşmanca girişime karşı hazır durumda olduğunu vurguladı.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, 3 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin Kuveyt kara sularında bir deniz sızma girişimini engellediğini, ülkeye yasa dışı yollarla denizden girmeye çalışan 4 kişinin yakalanarak ilgili makamlara teslim edildiğini duyurmuştu.

Düşmanca eylemlere sert kınama

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, silahlı grubun gerçekleştirdiği eylemi sert şekilde kınadığını belirterek, İran’dan bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi düşürmeye yönelik bölgesel ve uluslararası çabaları baltalayan yasa dışı düşmanca faaliyetlerine derhâl ve koşulsuz olarak son vermesini talep etti.

Bakanlık açıklamasında, Kuveyt’in tarihsel olarak iyi komşuluk ilkelerine bağlı kaldığı ve toprakları ile hava sahasının herhangi bir ülkeye karşı saldırı amacıyla kullanılmasını reddettiği vurgulandı.

cfdgfrbgfr
Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad el-Meşan, İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci’ye protesto notası teslim etti (KUNA)

Açıklamada ayrıca İran’ın eylemlerinin, Kuveyt’in egemenliğine yönelik açık bir ihlal, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ciddi biçimde çiğnenmesi anlamına geldiği ifade edildi. Bunun aynı zamanda 2026 tarihli 2817 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına da meydan okuma niteliği taşıdığı belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu düşmanca eylemlerden İran’ı tamamen sorumlu tuttuğunu bildirirken, Kuveyt’in Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, halkını ve ülkede yaşayan yabancıları korumak amacıyla uluslararası hukuka uygun her türlü tedbiri alma hakkına sahip olduğunu kaydetti.

İran büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad el-Meşan, Salı günü İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci ile görüştü. Büyükelçiye, söz konusu sızma girişimine ilişkin resmi protesto notası teslim edildi.

El-Meşan görüşmede, Kuveyt’in bu düşmanca eylemi sert şekilde kınadığını yineleyerek, İran’dan bu tür faaliyetleri derhâl ve koşulsuz biçimde durdurmasını talep etti. Ayrıca İran’ın, Kuveyt’in egemenliğine yönelik açık ihlal, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararının ciddi ihlali anlamına gelen bu olaydan tamamen sorumlu olduğunu vurguladı.

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı, ülkesinin Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi doğrultusunda meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliği ile halkının güvenliğini korumak adına gerekli gördüğü her türlü önlemi alma hakkına sahip olduğunu da sözlerine ekledi.