İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi yürütme planı kabul edildi

İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Konferansı, ‘kapsayıcı kimlikten’ duyulan gururu ve Filistinlilerin topraklarındaki kararlılığına verilen desteği vurguladı

Çeşitli İslam ülkelerinden gelen alimler, İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nde mezhepler arası ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik çabaları övdü. (Şarku’l Avsat)
Çeşitli İslam ülkelerinden gelen alimler, İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nde mezhepler arası ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik çabaları övdü. (Şarku’l Avsat)
TT

İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi yürütme planı kabul edildi

Çeşitli İslam ülkelerinden gelen alimler, İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nde mezhepler arası ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik çabaları övdü. (Şarku’l Avsat)
Çeşitli İslam ülkelerinden gelen alimler, İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nde mezhepler arası ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik çabaları övdü. (Şarku’l Avsat)

Çeşitli İslam ülkelerinden Mekke’ye gelen farklı mezhep ve düşünce okullarından ümmetin kıdemli müftüleri, alimleri, akademisyenleri ve entelektüelleri dün İslami Entelektüel Uzlaşma Ansiklopedisi'nin lansmanına tanıklık etti. İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz'in himayesinde ikincisi düzenlenen İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Konferansı’na katılan alimler, İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nin yürütme planını kabul etti.

Dünya İslam Birliği (Rabıta) tarafından ‘Etkili Bir İslami Uyuma Doğru’ başlığı altında düzenlenen konferans, 90'dan fazla ülkeden tüm mezhep ve düşünce okullarından ümmetin kıdemli müftüleri ve alimlerinin katılımıyla 6-7 Mart tarihlerinde Mekke'de gerçekleşti.

frgth
İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Konferansı, tüm mezhepler arasında İslami kardeşliği ve dayanışmayı güçlendirdi. (Rabıta)

Sonuç bildirgesinde İslam ümmetinin kıdemli müftüleri, âlimleri ve entelektüelleri Filistin halkının kendi toprakları üzerindeki kararlılığına desteklerini yineledi; yerinden etme ve yıkım projelerini reddetti, uluslararası topluma Filistin halkının başkenti Kudüs olan bağımsız devletini kurma yönündeki meşru haklarını tanıma çağrısında bulundu. Ayrıca Filistin halkının davalarını desteklemek ve haklarını iade etmek üzere etkili dini ve toplumsal şahsiyetlerin küresel çabalarını harekete geçirmek amacıyla konferansa katılan âlimlerinden oluşan heyetler oluşturuldu.

Konferans, Suudi Arabistan Fikri Mülkiyet Kurumu (SAIP) tarafından denetlenen, 60 alim tarafından yaklaşık bin 800 sayfa olarak hazırlanan ve Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi Genel Sekreterliği, Konsey'in bazı üyeleri, İslam Fıkıh Akademisi ve Rabıta Yüksek Kurulu tarafından İslami ortaklık kavramına dayalı İslami düşünce ekolleri arasındaki ilişkiler için bir yol haritası olarak hakemlik edilen İslami Entelektüel Uzlaşma Ansiklopedisi'nin lansmanına tanıklık etti.

‘Belge’ ortak eylem planının temelini oluşturuyor

Konferansa katılanlar, İslam ümmetinin halkları arasında kardeşlik ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla 28 maddeden oluşan İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’ni ortak İslami bilimsel ve entelektüel çalışmaların temeli ve başlangıç noktası olarak kabul etmeye karar verdiler.

İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Konferansı’na katılanlar, SAIP tarafından hazırlanan İslami Entelektüel Uzlaşma Ansiklopedisi’nin kabul edildiğini ve İslami ortak mezhep kavramına uygun olarak İslami düşünce ekolleri arasındaki ilişkiler için bir yol haritası olarak çeşitli bilimsel çevrelerde ve uluslararası etkinliklerde tanıtılması ve yaygınlaştırılması için çalışıldığını duyurdular. Ayrıca İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nin yürütme planının kabul edildiğini bildirdiler.

Belgede yer alan Koordinasyon Komitesi’nin adının ‘İslam Mezhepleri Koordinasyon Konseyi’ olarak değiştirilmesine, Konsey'in tüzüğünün kabul edilmesine, başkan, üye ve sekreterinin belirlenmesine, Konsey'in Müslüman toplumlarda belgede yer alan hükümlerin hayata geçirilmesi için çalışmasına, İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Belgesi’nin yürütme planının uygulanmasını denetlemesine ve belgeden kaynaklanan program ve girişimleri takip etmesine karar verildi.

Yıllık ödül

Belgenin hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunan öncü kurum ve bireylere her yıl verilecek bir ödülün başlatıldığı duyuruldu. Katılımcılar, kolektif kimliklerinden ve İslam'ın ilke ve hükümlerine bağlılıklarından duydukları gururu vurguladılar. İslami çeşitliliğin varlığına saygı duymanın ve anlaşmazlık konularını anlaşmazlık ahlakı üzerine kurulu İslami çerçeveler içinde ele almanın ve tekfir tuzaklarına, rekabet ve rekabetin tehlikelerine sürüklenmemenin önemi konusunda çağrıda bulundular.

xcdvfgtr
Mekke'de ikincisi düzenlenen İslam Mezhepleri Arasında Köprüler Kurmak Konferansı’nın kapanış bildirisinden (Rabıta)

Katılımcılar, bazı medya kuruluşlarında şahit olunan ve yarardan çok zarar getiren bahanelerle çatışma ve bölünmeyi körükleyen hararetli tartışmaların sonuçları konusunda uyarıda bulundu. Katılımcılar, Rabıta’nın belgede mezhepler arası ilişkileri şeriatın hikmet ve genişliğinin sağlam temelleri üzerinde yeniden formüle etme konusundaki nitelikli çabalarını ve bu yaklaşımın sadece acil bir girişim değil, İslam ümmetinin insanları arasında daha bütünleşmiş ve uyumlu bir geleceğe yönelik geniş ortak zemine yatırım yapan pratik programlar ve stratejik ortaklıklar olması konusundaki istekliliğini takdir etti.

Üniter yolun vurgulanması

Alimler, müftüler ve entelektüeller, İslam'ın ilkeleri ve evrensel ortaklıkları üzerinde kardeşlik ve dayanışma yolunun temellerini atan kurucu konferans belgesinin büyük hedefine doğru ilerleme ve yıllardır alışılagelmiş diyalog ve tekrarların ötesine geçen pratik bir belge olarak bu birlik yolunda daha ileri adımlar atma kararlılıklarını yinelediler. Geriye kalan tek şeyin, belgenin İslami bilinci güçlendiren, ılımlılık yaklaşımını tesis eden ve mezhepçilik söylem ve uygulamalarını reddeden girişim ve projelerde kristalleştiği sistematik bir çalışma ve eylemde bulunmak olduğunu vurguladılar.

Konferans katılımcıları, Suudi Arabistan'ın İslam ve Müslümanları bir araya getirme, bileşenlerini kardeşleştirme ve dayanışmalarını güçlendirme yönündeki yorulmak bilmez çabalarının bir parçası olarak İslam'a ve Müslümanlara yaptıkları büyük hizmetlerden dolayı İki Kutsal Caminin Hizmetkârı ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman'a teşekkür etti.

Konferansın sonuç bildirgesinin okunduğu oturuma, Rabıta Genel Sekreteri ve Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Dr. Muhammed el-İsa, Kraliyet Sarayı Danışmanı, Mescid-i Haram İmamı ve Vaizi Şeyh Dr. Salih bin Humeyd, el-Harameyn (Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi) İşleri Başkanı, Mescid-i Haram İmamı ve Vaizi Şeyh Dr. Abdurrahman Sudeys, Cidde Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi Genel Sekreteri Dr. Kutub Mustafa Sano, İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Şeyh Ahmed Meblaği, Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi üyesi Şeyh Dr. Yusuf bin Muhammed bin Said ve Lübnan Sayda Müftüsü Şeyh Muhammed Asiran katıldı.



İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)

İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran’ın bölgede onlarca yıldır süregelen istikrarı bozucu ve saldırgan tutumunu yansıttı. Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasının, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı incelemeye göre, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından İran yaklaşık 20 saldırı düzenleyerek KİK üyesi ülkelerin enerji tesislerini hedef aldı. Bu saldırıların 8’inin geçtiğimiz cuma, cumartesi ve pazar günleri gerçekleştiği belirtildi.

Bahreyn resmi haber ajansı BNA dün, Körfez Petrokimya Sanayi Şirketi’ne (GPIC) ait bazı işletme ünitelerinin İran’a ait insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonucu bazı ünitelerde yangın çıktığı, ancak yetkililerin kısa sürede yangını tamamen kontrol altına aldığı ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.

Öte yandan Bapco Energies, depolama tesislerinden birinin benzer bir saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Şirket, saldırı sonucu tanklardan birinde yangın çıktığını, ancak bunun kısa sürede kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. Açıklamada, acil durum ekiplerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı şekilde müdahale ettiği, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve çalışanların güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.

 Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)

Kuveyt Petrol Kurumu dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Şuveyh’te Petrol Bakanlığı ile kurumun merkezinin bulunduğu alanda İHA’larla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı ise iki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İHA’lar tarafından hedef alındığını, saldırı sonucu ciddi maddi hasar oluştuğunu ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını, ancak can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Cumartesi günü de Kuveyt’teki petrol tesisleri, Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli operasyonel sahaları hedef alan İran’a ait İHA’ların saldırıları sonucu ciddi maddi hasar gördü. Kurum, saldırıların Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi ile Kuveyt Petrokimya Endüstrileri Şirketi tesislerini hedef aldığını, birçok noktada yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Abu Dabi Medya Ofisi ise emirlikteki yetkili birimlerin, hava savunma sistemleri tarafından başarılı şekilde engellenen saldırının ardından düşen şarapneller nedeniyle Borouge petrokimya tesisinde çıkan birden fazla yangına müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada, hasar tespit çalışmaları tamamlanana kadar üretimin durdurulduğu ve şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

İran’ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik son saldırıları, ABD Başkanı’nın savaşı sona erdirmek amacıyla İran’a verdiği 10 günlük sürenin dolmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Gözlemciler, bu durumun İran’ın gerilimi artırma ve Körfez ülkelerini hedef almaya devam etme niyetine işaret ettiğini belirterek, bunun ‘sonuçlarına aldırış edilmeyen bir askeri gerilim’ olduğunu ifade etti.

Akademisyen ve siyaset araştırmacısı Dr. Ayed el-Munna, Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik artan İran saldırılarının, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan hamleleriyle eş zamanlı olarak geliştiğini belirtti. El-Munna, bu saldırıların aynı zamanda Körfez ülkelerinin ekonomik kaynaklarını ve altyapısını hedef alarak ‘zayıflatmayı’ amaçladığını, bunun da bölgede kaos, korku ve yıkım ortamı oluşturma hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)

El-Munna, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan benzer olaylara da atıfta bulunarak, 1980’lerde Kuveyt Havalimanı’nın, Şuaybe Rafinerisi’nin, ABD ve Fransa büyükelçiliklerinin 90 dakika içinde gerçekleştirilen bir dizi patlamayla hedef alındığını hatırlattı. Ayrıca merhum Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’a yönelik suikast girişimi ile Kuveyt’teki ekonomik merkezlere düzenlenen saldırılara da değinen el-Munna, bu eylemlerin doğrudan İran tarafından değil, zaman zaman onun bağlantılı unsurları aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Siyasi analist Abdullah el-Cuneyd ise Körfez ülkelerindeki petrol altyapısı ve depolama tesislerinin hedef alınmasının, İran’ın askeri stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. El-Cuneyd’e göre bu strateji, öncelikle Körfez ülkeleri ve ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak tarafları eşit şartlarda müzakere masasına çekmeyi amaçlıyor. İkinci olarak, özellikle savaş dönemlerinde kritik öneme sahip olan ‘toplumların liderlik etrafında kenetlenmesi’ gibi yüksek moral durumunu kırmayı hedefliyor. Üçüncü olarak ise İran’ın, deniz ve hava gücünün yanı sıra füze kapasitesinin önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olsa dahi askeri caydırıcılığını koruduğunu göstermeye çalıştığını savundu.

Siyasi yazar Abdullatif el-Mulhim ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesinin, KİK ülkelerini tarafı olmadıkları bir savaşa çekme ısrarını ortaya koyduğunu ifade etti. El-Mulhim, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol tesislerinin hedef alınmasının ‘gerekçesiz bir gerilim’ olduğunu ve çatışmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığını belirterek, bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve krizi daha da karmaşık hale getirdiğini vurguladı. İran’ın balistik füzeler ve İHA’larla enerji tesisleri başta olmak üzere sivil altyapıyı hedef almasının, Körfez ülkelerine yönelik düşmanca yaklaşımını pekiştirdiğini kaydeden el-Mulhim, kullanılan füze ve İHA sayısının, İsrail’e karşı kullanılanlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.

 İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Uluslararası uzman raporları, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, küresel ekonomiyi doğrudan hedef aldığını ortaya koydu. Raporlara göre, bu saldırılar petrol ve gaz üretim kapasitesinde düşüşe yol açarken, enerji arzının dünya genelindeki tüketicilere ulaşmasını da engelliyor. El-Mulhim, İran rejiminin Körfez’deki enerji tesislerini hedef almasının gerçek mağdurlarının ABD veya İsrail olmadığını, asıl etkilenenin hedef alınan KİK ülkeleri ile enerji maliyetlerinin artışından etkilenen gelişmekte olan ve yoksul ülkeler olduğunu vurguladı. El-Mulhim, bu saldırıların gerekçesiz ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Kuveytli mevkidaşı Şeyh Cerrah Câbir el-Ahmed el-Sabah ve Letonyalı mevkidaşı Baiba Braze ile yaptığı iki telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan, Bakan Baiba Braze ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Letonya arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdi.

Ferhan, daha sonra Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgesel gelişmeleri ele aldı ve her iki taraf da bu konularda sürekli koordinasyon ve istişarenin önemini vurguladı.


Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
TT

Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve karşılıklı çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini ve ortak eylem geliştirme yollarını görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanı, telefon görüşmesi sırasında BAE ve Suriye arasındaki köklü ilişkilerden duyduğu gururu dile getirerek, her iki ülkede de istikrar ve kalkınmayı artırmak için bu ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Görüşmede ayrıca, İran'ın devlet egemenliğini, uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı ihlal ederek BAE ve bölgedeki ülkeleri, sivilleri, tesisleri ve altyapıyı hedef alan devam eden saldırıları çerçevesinde, bölgedeki gelişmeler ve bunların bölgesel güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alındı.