Asya Fizik Olimpiyatı, 30 ülkeden 240 öğrencinin katılımıyla Dahran'da başladı

Fotoğraf: SPA
Fotoğraf: SPA
TT

Asya Fizik Olimpiyatı, 30 ülkeden 240 öğrencinin katılımıyla Dahran'da başladı

Fotoğraf: SPA
Fotoğraf: SPA

Bu yıl 25'incisi düzenlenen Asya Fizik Olimpiyatı (APhO) Dahran'daki Kral Fahd Petrol ve Mineraller Üniversitesi'nde (KFUPM) 30 ülkeyi temsil eden 240 öğrenci ve 100'den fazla uluslararası uzmanın katılımıyla ‘Birlikte geleceğin enerjisini üretiyoruz’ teması altında başladı.

xscdfgt

4-12 Mayıs tarihleri arasında Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen bu önemli bilimsel etkinlik, Saudi Aramco'nun sponsorluğunda Suudi Arabistan Eğitim Bakanlığı, Kral Abdulaziz Üstün Zekâ ve Yaratıcı Yetenek Vakfı (Mevhibe) ve KFUPM tarafından ortaklaşa düzenleniyor.

uı78o9

Etkinliğin açılış törenine Mevhibe Genel Sekreter Vekili Dr. Halid eş-Şerif, Eğitim Bakanlığı Genel Eğitim Müsteşarı Dr. Hasan Harmi, KFUPM Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Dr. Misfer ez-Zehrani ve Akademik Programlar ve Ortaklıklar Direktörü Dr. Muhammed Abdurrahman eş-Şehri katıldı.

Kraliyet selamıyla başlayan tören, Suudi Arabistan’ın artan bilimsel statüsünü somutlaştıran, Mevhibe ve ortaklarının yetenekli insanları güçlendirme ve yetiştirme çabalarını vurgulayan ve APhO’nun gelişim sürecini ve başarı ortaklarının desteğiyle yerel olarak düzenlenme mekanizmasını gözden geçiren bir sunumla devam etti.

o90pvfbg

Törene çok çeşitli eğitim ve bilim liderleri, uluslararası delegasyon temsilcileri, Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyeleri, Suudi Arabistan içinden ve dışından seçkin akademik şahsiyetlerin yanı sıra bu prestijli bilimsel mücadeleye hazırlanan öğrenciler katıldı.

Mevhibe Genel Sekreter Vekili Dr. Halid eş-Şerif, “APhO, zekayı, bilgiyi ve gençlerin sınırsız potansiyelini kutlayan küresel bir platform” dedi. Eş-Şerif, bu bilimsel etkinliğin düzenlenmesinin Suudi Arabistan'ın geleceği şekillendirmek ve fizik alanında ve ötesinde ilerlemeye öncülük etmek üzere gençleri destekleme ve güçlendirme konusundaki kararlılığını yansıttığını belirtti.

Açılış töreninde yaptığı konuşmada eş-Şerif, Suudi Arabistan’ın enerji sektöründeki öncü konumuna dayanarak bu olimpiyata ev sahipliği yapmasının, insana yatırım yapma ve geleceğin gerçek zenginliği olan genç beyinleri destekleme yaklaşımının bir uzantısı olduğunu belirterek, bu olimpiyatın yeni nesil bilim adamlarının hayal gücüne ilham vereceğini bildirdi.

APhO Başkanı Dr. Kwek Leong Chuan ise etkinliğin Ortadoğu'da ilk kez düzenleniyor olması nedeniyle tarihi bir anı temsil ettiğini vurgulayarak, Suudi Arabistan'a misafirperverliği ve olağanüstü organizasyonu için teşekkür etti. Chuan ayrıca, bu büyük bilimsel etkinliğin gerçeğe dönüşmesine katkıda bulunan destekleyici kuruluşların çabalarını da övdü.

kı8o0

Farklı ülkelerden en parlak genç beyinleri bir araya getiren bu prestijli yarışmanın çeyrek asırlık yıldönümüne denk gelmesi ve 25 yıldır bilimsel rekabet ruhunun geliştirilmesine ve yükselen nesiller arasında anlayış köprüleri kurulmasına katkıda bulunması nedeniyle Suudi Arabistan'ın APhO’nun bu yılki etkinliğine ev sahipliği yapması özel bir kutlama niteliği taşıyor.

İhtisas komitelerinin çalışmaları bugün pratik test ve çeviriyi tartışmak üzere başlarken, öğrenciler önümüzdeki günlerde Uluslararası Olimpiyat Konseyi tarafından hazırlanan ve değerlendirilen katı bilimsel kriterlere göre her biri beş saat süren biri teorik diğeri pratik olmak üzere iki ana teste girmeye hazırlanacaklar.

Olimpiyat programı, öğrencilerin ve gözetmenlerin dünya gençleri arasında iletişim ve kültürel alışverişi teşvik eden entegre bir eğitim deneyimi içinde Suudi Arabistan'ın tanık olduğu kültürel mirası ve gelişimsel kalkınmayı keşfetmelerine olanak tanıyan eğitim ziyaretleri ile kültürel ve rekreasyonel etkinlikleri içeriyor.

89

İlki 1999 yılında 12 ülkenin katılımıyla Endonezya'da düzenlenen APhO, fizik alanında yetenekli lise öğrencilerine yönelik en önde gelen uluslararası bilimsel yarışmalardan biridir. Uluslararası Fizik Olimpiyatı'nda (IPhO) ileri dereceler elde etmiş ülkeler APhO’ya katılmaktadır.

Suudi Arabistan APhO’ya 2012 yılında katılmaya başladı. O tarihten bu yana, öğrencilerinin çeşitli uluslararası olimpiyat ve yarışmalarda kazandığı 874 madalya ve ödülden 16’sını bu olimpiyatta elde etti. Bu, Suudi yeteneklerin uluslararası bilimsel forumlarda gösterdikleri ilerlemenin bir kanıtıdır.

efrgthyu

APhO’nun, Temmuz 2024'te Riyad'da düzenlenen ve 90 ülkeden 333 öğrencinin katıldığı 56. Uluslararası Kimya Olimpiyatı’nın ardından Suudi Arabistan'ın ev sahipliği yaptığı ikinci uluslararası olimpiyat olduğunu belirtmek gerekir. Suudi Arabistan, Uluslararası Kimya Olimpiyatı’nda organizasyon ve rekabet düzeyinde kayda değer bir başarı elde ederek uluslararası alanda büyük övgü almıştı.



Aramco CEO’su: Dünya, tarihin en büyük enerji şokuyla karşı karşıya

Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)
Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)
TT

Aramco CEO’su: Dünya, tarihin en büyük enerji şokuyla karşı karşıya

Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)
Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)

Suudi petrol şirketi Aramco’nun CEO’su Emin en-Nasır, küresel ekonominin tedarik zincirlerindeki bozulmalar nedeniyle kritik bir döneme girdiğini söyledi. Nasır, yılın ilk çeyreğinde başlayan enerji şokunun ‘tarihin en büyüğü’ olduğunu belirterek, mevcut deniz taşımacılığı krizlerinin çözümünün gecikmesi halinde etkilerin 2027 yılının başına kadar uzanabileceği uyarısında bulundu.

Nasır, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin birkaç hafta daha kesintiye uğramasının, enerji piyasalarında normalleşmenin 2027’ye kadar ertelenmesine yol açacağını ifade etti. Boğazın yeniden açılmasının gerekli bir adım olduğunu ancak piyasada anlık bir rahatlama sağlamayacağını vurgulayan Nasır, arz-talep dengesinin yeniden kurulmasının aylar sürebileceğini belirtti.

Aramco’nun 2026 yılının ilk çeyreğindeki operasyonel performansına da değinen Nasır, şirketin günlük ortalama üretiminin 12,6 milyon varil petrol eşdeğerine ulaştığını açıkladı. Küresel enerji güvenliğine ilişkin mesajında ise Aramco’nun, ihtiyaç halinde üç hafta içinde günlük 12 milyon varil ham petrol seviyesindeki sürdürülebilir maksimum üretim kapasitesine çıkabilecek hazırlıkta olduğunu söyledi.

Nasır, şirketin krizlere uyum kabiliyetine dikkat çekerek, Suudi Arabistan’ın alternatif boru hattı ağlarını stratejik biçimde kullanarak tedarik sürekliliğini sağladığını ifade etti. Mevcut durumun, ulusal enerji şirketlerinin dayanıklılığı ve şokları absorbe etme kapasitesi açısından gerçek bir sınav niteliği taşıdığını dile getirdi.

Enerji şokunun büyüklüğünün temel nedenlerinden birinin, yıllardır petrol ve gaz sektörüne yapılan küresel yatırımlardaki yetersizlik olduğunu belirten Nasır, dünya genelindeki üretim fazlası kapasitenin son derece sınırlı hale geldiğini söyledi. Bu nedenle kritik deniz yollarındaki herhangi bir aksamanın, fiyatlara ve uzun vadeli ekonomik beklentilere çok daha sert şekilde yansıdığı değerlendirmesinde bulundu.


Suudi Arabistan, endüstriyel kimliğini yeniden şekillendiriyor... Montajdan bağımsız inovasyona

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Suudi Arabistan, endüstriyel kimliğini yeniden şekillendiriyor... Montajdan bağımsız inovasyona

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan, entegre bir sanayi ekosistemi inşa etme hedefi doğrultusunda hızlı ancak dengeli adımlarla ilerliyor. Ülkenin hedefinin yalnızca montaj ve ithalata dayalı bir yapıdan ibaret olmadığı, bunun ötesine geçerek dayanıklı ve rekabetçi mühendislik kabiliyetleri oluşturmak olduğu belirtiliyor. Bu değerlendirme, Alvarez & Marsal tarafından yayımlanan yeni bir raporda yer alırken, şirketin Strateji ve Performans İyileştirme Bölümü Kıdemli Direktörü Andrea Di Lello konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu.

Suudi Arabistan’ın yerlileştirme çabaları; uzay ve havacılık, otomotiv, gemi inşası, bilgi teknolojileri, yapay zekâ ve finansal teknoloji gibi stratejik sektörlere yayılıyor. Bu alanlarda yerel projeler, büyük uluslararası ortaklıklarla iç içe ilerleyerek ülkede devam eden dönüşümün derinliğini ortaya koyuyor.

Havacılık ve uzay sektöründe, Suudi Arabistan’ın devlet bünyesindeki en büyük savunma şirketi SAMI, F-15 uçaklarına ait yedek parçaları ve havacılık elektronik sistemlerini yerli olarak üretmeye başladı. Boeing, Lockheed Martin ve Airbus gibi küresel şirketler ise yüzde 50’ye kadar yerli içerik hedefleyen yerlileştirme anlaşmaları imzaladı. Verilere göre, yerlilik oranı 2018’de yüzde 4 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 20’ye yükseldi.

Di Lello ise bu rakamların doğru bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, uluslararası ortaklıkların ilk aşamada operasyonel kapasite oluşturma ve bakım-onarım altyapısını geliştirme açısından temel rol oynadığını ifade etti. Ancak asıl kritik aşamanın mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi, tasarım ve sistem entegrasyonu alanlarına geçiş olduğunu vurgulayan Di Lello, “Gerçek katma değer burada ortaya çıkıyor ve en büyük fırsatlar da tam olarak bu alanda” değerlendirmesinde bulundu.

Farklı bir geleceğin ana hatlarını çizen fabrikalar

Lucid Motors, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde (KAEC) Suudi Arabistan’daki ilk otomobil fabrikasının kapılarını açarak ülkede tarihi bir adım attı. Öte yandan CEER şirketi elektrikli araçların yerli tasarım ve üretimi için çalışmalarını sürdürürken, SNAM ticari araç montajını devam ettiriyor ve tam üretime geçme hedefi taşıyor.

Di Lello’ya bu sektörlerde tam bağımsız inovasyona ulaşmak için gerçekçi zaman çizelgesi sorulduğunda, “Beş yıl içinde somut ilerleme sağlanabilir” yanıtını verdi. Ancak kritik unsurun zaman değil, uygulamanın kalitesi olduğunu vurgulayan Di Lello, “Başarı tanımının doğru yapılması ve bilgi transfer sürecinin nasıl organize edildiği belirleyici faktördür” ifadesini kullandı.

Gemi inşa sektöründe ise odak noktası, Kral Selman Uluslararası Deniz Kompleksi olarak öne çıkıyor. Bu tesis, gemi inşası ve sondaj platformları üretiminde yüzde 50’den fazla yerlilik hedefi taşıyor. Ayrıca Hyundai Grubu ile yürütülen ortak proje kapsamında gemi motorları ve gövde bileşenlerinin üretimi planlanıyor.

Di Lello, bu kompleksi ‘dünya standartlarında bir tesis’ olarak tanımlarken, yerel büyük alıcılarla yapılan uzun vadeli anlaşmaların, gelişmekte olan ülkelerde nadir görülen güçlü bir ticari temel sağladığını ifade etti.

Raporda mevcut eksiklikler de açık şekilde ortaya konuyor. Di Lello, yerel tedarikçi yeterliliğini değerlendirirken önceliğin montajdan çıkarak bağımsız tasarım, sistem entegrasyonu ve sertifikasyon kabiliyetine geçiş olduğunu söyledi. En acil ihtiyaçların ise karmaşık bileşenleri tasarlayabilecek ‘Tier 1’ tedarikçi tabanının oluşturulması ve ürünleri teknik olarak geliştirecek yerel mühendislik kapasitesinin güçlendirilmesi olduğu belirtti.

Uluslararası şirketlerle yürütülen ortak eğitim programlarına ilişkin olarak Di Lello, bu tür girişimlerin başarısı için temel bir koşul ortaya koydu. Di Lello’ya göre sürdürülebilir sonuçlar üretebilen programlar, açık mühendislik aşamaları, bağlayıcı teknoloji transfer taahhütleri ve katılımcıları operasyonel eğitimden tasarım yetkinliğine taşıyan kademeli bir yapı içeren programlardır. Di Lello ayrıca, gelecekte imzalanacak anlaşmalarda yalnızca katılım hedeflerinin değil, somut ve nitelikli çıktıların garanti altına alınması gerektiğini vurguladı.

Raporda ayrıca, Suudi Arabistan’ın bilgi teknolojileri ve yapay zekâ alanındaki kapasitesi özel bir rekabet avantajı olarak öne çıkarılıyor. Di Lello, bu yetkinliklerin ülkeye inovasyona hazırlık ve yeni teknolojilerin benimsenmesi açısından ileri bir konum kazandırdığını ifade etti.

Araştırma ve geliştirme harcamaları

Suudi Arabistan’ın şu anda gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 0,56’sını araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayırdığı belirtiliyor. Bu oran, yıllık bazda yüzde 30’un üzerinde bir artışa işaret ediyor. Di Lello, ‘gerçek fırsatın, bu yatırımın giderek daha fazla uygulamalı endüstriyel Ar-Ge’ye dönüştürülmesinde yattığını’ belirterek, bunun ticaret ve üretim alanlarında somut ve güçlü sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Raporda dış riskler de göz ardı edilmiyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve uluslararası ticaret gerilimlerinin yatırım akışlarını etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. Ancak aynı zamanda bu zorlukların, yüksek uzmanlığa sahip yeteneklerin ve küçük-orta ölçekli şirketlerin bölgeye çekilmesi için bir fırsata dönüştürülebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Mevcut aşama, rapora göre artık hazırlık ve temel kurulum evresini aşarak ‘ekosistem olgunlaşması’ dönemine giriyor. Bu, yerlileştirme sürecinin üçüncü aşaması olarak tanımlanıyor. Bu aşama; yerel bilgi birikiminin güçlendirilmesi, kendi kendine yetebilen şirketlerin geliştirilmesi, inovasyon merkezlerinin kurulması, yerel tedarik zincirlerinin derinleştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin artırılması gibi unsurları kapsıyor.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in topraklarının ve karasularının hedef alınmasını kınadı

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in topraklarının ve karasularının hedef alınmasını kınadı

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt’nin kara ve karasularını hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayımlanan açıklamada, Riyad yönetiminin “kardeş Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak için aldığı tüm tedbirlerin yanında olduğu” vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, Körfez ülkelerinin topraklarına ve karasularına yönelik saldırıların derhal durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına yönelik girişimlere ve uluslararası deniz yollarının işleyişinin aksatılmasına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Suudi Arabistan, ilgili uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde uluslararası deniz ulaşım yollarının korunmasının önemine de dikkat çekti.