Birleşik Arap Emirlikleri: Port Sudan'ın kararlarını tanımıyoruz

Sudan halkına desteğini sürdüreceğini belirtti

BAE Dışişleri Bakanlığı (WAM)
BAE Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri: Port Sudan'ın kararlarını tanımıyoruz

BAE Dışişleri Bakanlığı (WAM)
BAE Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri, sözde “Port Sudan Otoritesi”nin diplomatik ilişkileri kesme kararını reddettiğini vurgulayarak, bu otoritenin Sudan'ın meşru hükümetini temsil etmediğini ve halkının iradesini yansıtmadığını belirtti.

BAE Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Port Sudan Güvenlik ve Savunma Konseyi'nin yaptığı açıklamanın BAE ile Sudan ve iki ülke halkları arasındaki köklü ilişkilere etkisi olmayacağını vurgulayarak, kararı Uluslararası Adalet Divanı'nın Port Sudan'ın açtığı davayı reddetmesine bir tepki olarak nitelendirdi.

Bakanlık, bu makamın açıklamalarını barış çabalarından kaçma girişimi olarak değerlendirerek, Sudan'ın askeri iktidardan bağımsız, halkın çıkarlarını ön planda tutan sivil bir yönetime ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Sudanlıların bu kararlardan etkilenmeyeceğini vurgulayarak, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Sudan halkına desteğinin devam edeceğini ve geçmişte de on yıllar boyunca Sudan'ın yanında yer aldığını ifade etti.



Suudi Arabistan ve Katar dışişleri bakanları bölgedeki son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Katar dışişleri bakanları bölgedeki son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suudi Arabistan ve Katar'ın güvenlik ve istikrarı koruma çabaları ele alındı.


BAE: Bütün önlemlerimiz egemenliğimizi ve altyapımızı korumaya yönelik "savunma" önlemleridir

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

BAE: Bütün önlemlerimiz egemenliğimizi ve altyapımızı korumaya yönelik "savunma" önlemleridir

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ülke tarafından alınan bütün önlemlerin, egemenliğini, sivillerini ve hayati altyapısını korumayı amaçlayan savunma tedbirleri çerçevesinde olduğunu belirtti.

Açıklama, Wall Street Journal'ın pazartesi günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin nisan ayı başlarında İran'a karşı askeri operasyonlar başlattığını belirten bir haber yayınlamasının ardından geldi. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, haberde bahsedilen İran'a yönelik saldırılardan açıkça bahsedilmedi.


Suudi Arabistan, İran’la saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor

İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran’la saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor

İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)

Suudi Arabistan yönetimi, İran'la siyasi ve ticari ilişkileri şekillendirecek bir saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor.

Financial Times'ın aktardığına göre Riyad, İran savaşı sonlandıktan sonra Tahran'la ilişkileri düzenleyecek bir anlaşma üzerinde çalışıyor.

Adlarının paylaşılmamasını isteyen Batılı diplomatlar, Riyad'ın 1970'lerdeki Helsinki Anlaşması'nı model almayı düşündüğünü belirtiyor.

Bu sözleşme Soğuk Savaş'ta ABD, Sovyetler Birliği ve Avrupa ülkeleri arasındaki gerilimi azaltmak için imzalanan anlaşmalardan oluşuyor. Dönemin Doğu ve Batı blokları arasındaki ticari ve siyasi ilişkileri düzenleyen anlaşmalara Türkiye de dahil 35 ülke taraf olmuştu.

Diplomatlara göre Suudi Arabistan, saldırmazlık paktının daha geniş çerçevede Ortadoğu'daki çeşitli ülkeleri kapsamasını istiyor.

Analizde, Avrupa devletlerinin bu öneriyi desteklediğine, olası pakta diğer Körfez ülkelerinin dahil edilmesini de istediklerine dikkat çekiliyor. Brüksel, böyle bir anlaşmayı gelecekteki çatışmaları önlemenin ve Tahran'a da saldırıya uğramayacağına dair güvence vermenin "en iyi yolu olarak" görüyor.

Kimliğinin gizli tutulması şartıyla konuşan bir Arap diplomat, İran başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerin Helsinki süreci örnek alınarak hazırlanan bir saldırmazlık anlaşmasına sıcak bakacağını savunuyor:

Her şey anlaşmaya kimlerin dahil edileceğine bağlı. Mevcut ortamda İran ve İsrail'i bir araya getiremezsiniz. İsrail olmadan bu girişim ters etki yaratabilir zira İran'dan sonra en büyük çatışma kaynağı olarak İsrail görülüyor. Ancak İran nüfuzunu koruyor, Suudiler de bu yüzden meselenin üzerine gidiyor.

Analizde, Türkiye-Pakistan örneği üzerinden Ortadoğu'daki savunma ittifaklarının genişleme eğiliminde olduğuna da işaret ediliyor.

Pakistan Savunma Bakanı Hoca Muhammed Asıf, pazartesi günkü açıklamasında, Suudi Arabistan'la yaptıkları savunma paktına Türkiye ve Katar'ı dahil etmeyi düşündüklerini bildirmişti.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılara İran, Körfez ülkelerine misillemeyle karşılık vermişti.

Diğer yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'ın, İran'a gizli saldırılar düzenlediği öne sürülmüştü. Körfez ülkeleri saldırıları doğrulayan ya da yalanlayan bir açıklama yapmamıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Mossad Direktörü David Barnea'nın savaşta gizlice BAE'yi ziyaret ettiği de öne sürülmüştü. BAE yönetimi iddiaları yalanlamıştı.

Independent Türkçe, Financial Times, Tesnim, Arab News