Riyad ve Washington’dan Ortadoğu’da ve dünyada barış ve güvenliğin tesisi için çalışma vurgusu

Muhammed bin Selman, ortak hareketin ekonomik iş birliğiyle sınırlı olmadığını vurgularken Trump, Suudi Arabistan'ı ‘dünyanın kalbi’ olarak nitelendirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'na katıldıktan sonra tokalaştılar (EPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'na katıldıktan sonra tokalaştılar (EPA)
TT

Riyad ve Washington’dan Ortadoğu’da ve dünyada barış ve güvenliğin tesisi için çalışma vurgusu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'na katıldıktan sonra tokalaştılar (EPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'na katıldıktan sonra tokalaştılar (EPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile ABD Başkanı Donald Trump dün Riyad'dan yatırım, siyasi ve güvenlik gibi çeşitli konularda mesajlar gönderdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman “Riyad ve Washington arasındaki ortak çalışmaların ekonomik iş birliğiyle sınırlı olmadığını, Ortadoğu’da ve dünyada güvenlik, istikrar ve barışın tesis edilmesine kadar uzandığını’ söyledi. ABD Başkanı Trump ise bölge liderlerinin bu fırsatı değerlendirebilmeleri halinde Ortadoğu'yu ‘harika bir şafağın’ beklediğini söylerken, Suudi Arabistan'ı ‘dünyanın kalbi’ olarak nitelendirdi.

Veliaht Prens'in konuşması

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında düzenlenen Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'nun açılış konuşmasını yapan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan ve ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin 90 yılı aşkın bir süredir enerjiden bilgi ve inovasyona kadar uzanan derin bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı. Veliaht Prens, ülkesinin ABD'nin bölgedeki en büyük ekonomik ortağı olduğuna ve ‘ortak yatırımların’ iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin en önemli ayaklarından biri olduğuna dikkati çekti.

5y6u7ı8
Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve ABD Başkanı Trump Yatırım Forumu katılımcılarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi (SPA)

İki ülke arasındaki ortaklık fırsatlarının büyüklüğünün 600 milyar dolar olduğunu ve Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'nda açıklanan anlaşmaların 300 milyar doları bulduğunu söyleyen Veliaht Prens, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun (PIF) küresel yatırımlarının yüzde 40'ının ABD'ye gittiğini belirtirken, bin 300 ABD şirketinin ülkesinde yatırım yaptığın altını çizdi.

Suudi Arabistan 2030 Vizyonunun ‘ekonomiyi çeşitlendirmeyi ve özel sektörü güçlendirmeyi’ amaçlayan benzeri görülmemiş bir ekonomik dönüşümü gerçekleştirebildiğini söyleyen Veliaht Prens, Riyad ve Washington arasındaki ortak eylemin sadece ekonomik iş birliğiyle sınırlı olmadığını, bölgede ve dünyada güvenlik, istikrar ve barışın tesis edilmesini de kapsadığını vurguladı.

Trump'ın konuşması

Öte yandan Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile birlikte Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'na katılan ABD Başkanı Donald Trump, bölge liderlerinin bu fırsatı değerlendirmeleri, anlaşmazlıkları bir kenara bırakmaları ve ortak çıkarlara odaklanmaları halinde Ortadoğu'yu ‘harika bir şafağın’ beklediğini söyledi. Suudi Arabistan'ı ‘dünyanın kalbi ve merkezi’ olarak nitelendiren Trump, ABD ekonomisinin Suudi Arabistan dışında dünyanın en iyi ekonomisi olduğuna dikkati çekti.

ABD’nin Suudi Arabistan'daki ‘müttefiklerini ve dostlarını’ savunmak için askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini ifade eden Trump, Suudi Arabistan'ın Ukrayna'daki savaşı durdurmaya yönelik müzakerelerdeki rolünü takdir ettiğini belirterek “Suudi Arabistan Veliaht Prensi güçlü müttefiklerimizin en iyi temsilcisidir” dedi. Trump, Riyad'ın tüm dünya için bir iş merkezi olma yolunda ilerlediğini de sözlerine ekledi.

Gazze halkının daha iyi bir geleceği hak ettiğini söyleyen ABD Başkanı, ülkesinin oradaki korkunç savaşı durdurmak için çalıştığını vurguladı.

“Eğer o dönemde başkan ben olsaydım, Ukrayna'daki savaş ve 7 Ekim saldırısı olmazdı” sözlerini yineleyen Trump, bu savaşları durdurmak için çalıştığını belirterek, Batı'yı ‘durdurulamaz başka bir savaşa sürüklenmemeleri’ konusunda uyardı.

İran ve Hizbullah'ın politikalarının kurbanı olduğunu düşündüğü Lübnan hakkında da konuşan Trump, Lübnan'ın komşularıyla birlikte daha iyi bir gelecek inşa etmesine ve ekonomik kalkınmasına yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti. Trump, Lübnan'ın yeni yöneticilerinin ‘profesyonel olduğunu ve ülkeleri için en iyisini istediklerini’ duyduğunu belirtti.

Konuşmasında İran'a da bir mesaj gönderen ve İran'ın uzatılan ‘zeytin dalını’ reddetmesi halinde yaptırımlar yoluyla İran'ın karşısına çıkacağını söyleyen Trump, İran'la bir anlaşma yapmak istediğini ve İran’ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı.

Trump, Yemen'deki Husilerle ilgili olarak ise eski ABD Başkanı Joe Biden'ın Husileri terör örgütleri listesinden çıkarma kararını eleştirdi. Trump, ABD güçlerinin Husilere karşı bin 100'den fazla saldırı düzenlediğini ve örgütün Kızıldeniz'de hiçbir ABD gemisini yeniden hedef almayacağını söyledi.

Sekiz yıl önceki ziyareti sırasında Kral Selman'ın gösterdiği misafirperverliği unutmadığını söyleyerek övgüde bulunan ABD Başkanı, bu bağlamda Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın liderliğini de takdir etti. Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi'ne izleyicilerin önünde geceleri uyuyup uyumadığını sorarken, Suudi Arabistan ekonomisinin pek çok yönünün petrolden daha üstün hale gelmesinden duyduğu şaşkınlığı dile getirdi ve Suudi Arabistan'ın son 8 yılda kendisini eleştirenlerin yanıldığını kanıtladığını ifade etti.

Suudi Arabistan'da gördüğü ‘mimari dehanın’ dünyanın başka hiçbir yerinde görmediğini belirten Trump, Riyad'ın dünyanın yüksek teknoloji başkenti haline geldiğini kaydetti. Suudi Arabistan'ın Dünya Kupası'na ve diğer turnuvalara ev sahipliği yapmasının harika olacağını söyleyen ABD Başkanı, “Ortadoğu'nun geleceği buradan başlıyor” diyerek bu bölgedeki dönüşümün inanılmaz olduğunu vurguladı.

Bölgenin ‘halkı sayesinde’ gelişmesinden övgüyle söz eden ve Suudi Arabistan'ın geleceğe bakarken, gelenek ve göreneklerini korumasına duyduğu hayranlığı dile getiren ABD Başkanı, iki ülke arasındaki ortaklığın güçlü kalmaya devam edeceğini ve yönetiminin bunu güçlendirmek için adımlar attığını söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan-ABD Yatırım Forumu'na katılmadan önce ABD Başkanı Donald Trump'a eşlik ederek forum sergisini gezdirdi. İki lidere PIF'in başlıca projeleri hakkında bilgi verildi.

Tur kapsamında ayrıca 2034 yılında FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak stadyumlar gezildi ve Kral Selman Parkı ve Kızıl Deniz Projesi hakkında bir sunum yapıldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Trump ve Muhammed bin Selman, Saudi Aramco Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hasan en-Nasır’dan bir brifing, Diriyah Company Group CEO'su Jerry Inzerillo’dan bir açıklama ve Kral Salman Parkı ve Kızıl Deniz Projesi hakkında yapılan bir sunumu dinlediler.



Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Göstergeleri Veri Tabanı'ndaki ülke verileri ile Genel İstatistik Kurumu'nun (GASTAT) pazartesi günü yayımladığı 2025 Güvenlik Endeksi sonuçlarına göre G20 ülkeleri arasında güvenlik açısından ilk sırada yer aldı.

Açıklanan sonuçlara göre, gece saatlerinde yaşadıkları bölgelerde tek başına yürürken kendilerini güvende hissettiğini belirtenlerin oranı, toplam nüfusun yüzde 97,7'sine ulaştı.

Genel İstatistik Kurumu, elde edilen sonuçların Suudi Arabistan'ın tüm bölgeleri ve vilayetlerinde sağlanan güvenlik ortamının, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Açıklamada, bu başarının ülkede ekonomik, gıda, çevre, sağlık, sosyal, siyasi, fikrî, teknolojik ve siber güvenlik başta olmak üzere birçok alanda güvenliğin ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalarla uyumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesinin de bu sonuca katkı sağladığı, bunun da Suudi Arabistan Vizyonu 2030 hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Genel İstatistik Kurumu'nun tüm istatistik çalışmalarını, her istatistiksel ürünün niteliğine uygun, uluslararası istatistik kuruluşlarının benimsediği iş süreçleriyle uyumlu standart bir metodoloji çerçevesinde yürüttüğü belirtildi. Kişisel Yaşam Kalitesi Araştırması'nın da kurumun istatistiksel ürünlerinden biri olduğu ifade edildi.


Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, İsrail'in bölgedeki uluslararası hukuku açıkça ihlal eden eylemlerini sürdürmesini ve son olarak Suriye topraklarına yönelik kara operasyonları düzenleyerek Kuneytra ve Dera illerini topçu atışlarıyla hedef almasını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, "Krallık, İsrail işgal güçlerinin sivilleri korkuya sevk eden ve uluslararası hukuk ile uluslararası teamülleri ihlal eden uygulamalarını kesin bir dille reddetmektedir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik ihlallerine son vermesinin ve bölgenin güvenliği ile istikrarının korunması amacıyla 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması'na uymasının önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, açıklamasında Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği bir kez daha yineledi.


Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
TT

Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)

Ortadoğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticileri, Umman Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nda gemileri hedef alan son saldırılara ve son günlerde ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilime rağmen sevkiyatlarını yüklemeye ve ihracata devam ediyor. Söz konusu durum, gemi trafiği izleme verilerine yansıdı.

Perşembe günü bir konteyner gemisine, cumartesi günü ise bir petrol tankerine düzenlenen saldırıların ardından boğaz üzerinden geçen enerji taşımacılığı trafiğinde yavaşlama yaşandı. Saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi yeniden tırmandırırken taraflar arasındaki geçici ateşkes sürecini de gölgelemişti. Ancak ABD’li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, iki ülkenin son çatışmaları durdurma ve stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştığını bildirdi.

Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu’na (LSEG) ait verilere göre, yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip dördüncü bir dev tanker bugün Suudi Arabistan’ın Ras Tanura limanından ham petrol yüklemesi yaptı. Bu gelişme, dün işletmeci şirkete ait bir helikopterin düşmesi ve 14 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından yaşandı.

Ayrıca hafta sonu boyunca Ras Tanura’dan petrol yüklü üç büyük tanker daha ayrıldı. Söz konusu gemilerin, Körfez’den geçişleri sırasında takip sistemlerini kapattıkları ve bunun bazı gemilerin saldırı riskini azaltmak için başvurduğu bir yöntem olduğu belirtildi.

Verilere göre bu tankerlerden birinin, Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra takip sistemlerinde yeniden görünerek Japonya’ya doğru yol aldığı tespit edildi.

Öte yandan iki dev petrol tankeri dün boğazdan geçerek Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) bir limana yanaştı ve ham petrol yükledi.

İran petrol sevkiyatlarını hızlandırıyor

Buna karşılık İran, ABD’nin petrol ihracatına yönelik yaptırımları 60 gün süreyle askıya alma kararının ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini artırdı.

Deniz istihbaratı alanında faaliyet gösteren Windward şirketi, Tahran’ın cumartesi günü, yaklaşık bir haftalık aranın ardından ilk kez Hürmüz Boğazı’ndaki ihracat terminalleriyle eş zamanlı olarak Hark Adası’nda petrol yüklemesi gerçekleştirdiğini bildirdi.

Kpler şirketine ait verilere göre İran’a ait iki dev petrol tankeri cumartesi günü Hürmüz Boğazı’na giriş yaptı. Öte yandan hafta sonu boyunca dört büyük tanker, BAE ve Katar’dan yaklaşık 8 milyon varil petrol yükleyerek bölgeden ayrıldı.

Petrol fiyatları üzerinde baskı

Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatındaki artışın, küresel arzın yaklaşık üçte birini sağlayan bu bölgeden gelen ek hacim nedeniyle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtiliyor.

Brent petrol geçen hafta yüzde 10,6 gerileyerek üst üste üçüncü haftalık kaybını kaydetmişti. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılar, bugün işlemlerde fiyatların yeniden yükselmesine yol açtı.

IG Markets analisti Tony Sycamore, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasının önümüzdeki haftalar ve aylarda devam etmesi halinde petrol fiyatlarının düşüş eğilimine girebileceğini belirtti. Ancak Sycamore, yeni bir gerilim durumunda mevcut fiyat seviyelerinin, jeopolitik risklerin büyüklüğünü yansıtmaktan uzak kalabileceği uyarısında bulundu.

Doğalgaz ihracatı devam ediyor

LNG piyasasında ise gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı’nın batısında 26 Haziran’da iki ek tankerin daha ortaya çıktığını gösterdi. Söz konusu gemilerin, daha önce takip sistemlerini kapattıkları belirtilirken, hafta sonu boyunca iki LNG yüklü tanker boğazdan ayrıldı.

Al Kharaitiyat adlı tanker, Katar’ın Ras Laffan limanından yükünü aldıktan sonra Kuveyt’e doğru ilerliyor. QatarEnergy’ye ait Al Kharsaah adlı bir diğer tanker ise Katar açıklarında beklemede bulunuyor.

Ayrıca QatarEnergy’ye ait Al Hamla adlı tankerin de 18 Haziran’da Ras Laffan’dan yüklediği LNG kargosuyla Çin’e 3 Temmuz’da varmasının beklendiği aktarıldı.