Suudi Arabistan Enerji Bakanı: OPEC+, ortaya çıkan koşulları dikkate alan güvenilir ve etkili bir ittifak

TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: OPEC+, ortaya çıkan koşulları dikkate alan güvenilir ve etkili bir ittifak

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda konuşuyor. (X)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda konuşuyor. (X)

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, OPEC+'nın ortaya çıkan koşulları dikkate alan güvenilir ve etkili bir ittifak olduğunu vurguladı.

Prens Abdulaziz bin Selman, dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in selamlama konuşmasıyla açılan 28. St Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'na katılımı sırasında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Rusya her zaman egemen kalkınma ve ulusların kültürel ve medeni kimliklerine saygı ilkelerine bağlı kalmıştır. Başta BRICS grubu olmak üzere ortaklarımızla birlikte, her türlü ayrımcılık, dikta ve yaptırım baskısından uzak, eşit ve karşılıklı yarar sağlayan etkin bir uluslararası iş birliği sistemi kurma kararlılığımızı sürdürüyoruz.”

cdfvgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda konuşuyor. (X)

OPEC+'nın kuruluşundan bu yana pek çok sorunu çözdüğünü vurgulayan Suudi Arabistan Enerji Bakanı, OPEC+'nın güvenilir ve etkili bir ittifak olduğunu ve güncel gelişmeleri büyük bir ilgiyle takip ettiğini söyledi.

Diğer yandan Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak istikrarlı bir petrol piyasasına duyulan ihtiyacı vurguladı. Novak, “Durumla ilgili herhangi bir gelişme beklememeli ve üretim hacimlerini arttırma ya da azaltma ihtiyacı olup olmadığı konusunda hayal kurmamalıyız” dedi.

dfgth
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak (X)

Novak dün yaptığı açıklamada, Ortadoğu'da artan gerilime rağmen küresel petrol piyasasının bir denge durumunda olduğunu söyledi. Novak ayrıca, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Genel Sekreteri Heysem el-Gays ile de küresel petrol piyasasındaki durumu görüştü.

Rus hükümeti tarafından yapılan açıklamada, “İki taraf, özellikle Ortadoğu'da şiddetlenen çatışmalar ışığında küresel petrol piyasasındaki durumu ve hem ikili düzeyde hem de OPEC+ ittifak anlaşması çerçevesinde Rusya ile OPEC arasındaki iş birliğini ele aldı” denildi.

cvfdg
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ve OPEC Genel Sekreteri Heysem el-Gays (X)

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre İran OPEC'in üçüncü büyük üreticisi ve günde yaklaşık 3,3 milyon varil ham petrol pompalıyor. Ancak daha da önemlisi günde yaklaşık 19 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve çatışmaların buradan ticaret akışını sekteye uğratabileceğine dair endişeler artıyor.

Küresel petrol fiyatları, İsrail'in cuma günü İran'a yönelik saldırısının ardından artışa geçti.

Shell CEO'su Wael Sawan, Ortadoğu'daki çatışmaların şiddetlenmesinin ‘küresel ticaret üzerinde büyük bir etkisi’ olabileceği uyarısında bulundu ve İsrail ile İran arasındaki çatışma şiddetlenirken petrol ve gaz devinin Ortadoğu üzerinden yaptığı sevkiyatlar konusunda ‘çok temkinli’ olduğunu söyledi.

Sawan, Tokyo'da düzenlenen bir endüstri konferansında yaptığı açıklamada, “Son birkaç gündür gerilimin artması esasen bölgedeki büyük belirsizliği arttırdı” dedi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattının satın alınmasıyla ilgili olarak Rus hükümetiyle herhangi bir temas kurulmadığını belirtti.

Kasım ayında Wall Street Journal gazetesi ABD'li yatırımcı Stephen P. Lynch'in 2022 yılında gizemli patlamalar nedeniyle hasar gören Baltık Denizi'nin altındaki boru hattını satın almak istediğini bildirmişti.

Rus gazını Avrupa'ya taşıyacak olan 11 milyar dolarlık Kuzey Akım 2 boru hattı projesi 2021 yılında tamamlanmış, ancak Ukrayna'daki çatışmanın patlak vermesi üzerine Batı ile gerilen ilişkiler nedeniyle hiçbir zaman devreye girmemişti.



Suudi Arabistan ve Katar dışişleri bakanları bölgedeki son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Katar dışişleri bakanları bölgedeki son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suudi Arabistan ve Katar'ın güvenlik ve istikrarı koruma çabaları ele alındı.


BAE: Bütün önlemlerimiz egemenliğimizi ve altyapımızı korumaya yönelik "savunma" önlemleridir

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

BAE: Bütün önlemlerimiz egemenliğimizi ve altyapımızı korumaya yönelik "savunma" önlemleridir

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ülke tarafından alınan bütün önlemlerin, egemenliğini, sivillerini ve hayati altyapısını korumayı amaçlayan savunma tedbirleri çerçevesinde olduğunu belirtti.

Açıklama, Wall Street Journal'ın pazartesi günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin nisan ayı başlarında İran'a karşı askeri operasyonlar başlattığını belirten bir haber yayınlamasının ardından geldi. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, haberde bahsedilen İran'a yönelik saldırılardan açıkça bahsedilmedi.


Suudi Arabistan, İran’la saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor

İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran’la saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor

İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)
İran savaşında, Suudi Arabistan devletine ait Saudi Aramco'nun Ras Tanura'daki petrol rafinerisi vurulmuştu (Reuters)

Suudi Arabistan yönetimi, İran'la siyasi ve ticari ilişkileri şekillendirecek bir saldırmazlık paktı imzalamayı değerlendiriyor.

Financial Times'ın aktardığına göre Riyad, İran savaşı sonlandıktan sonra Tahran'la ilişkileri düzenleyecek bir anlaşma üzerinde çalışıyor.

Adlarının paylaşılmamasını isteyen Batılı diplomatlar, Riyad'ın 1970'lerdeki Helsinki Anlaşması'nı model almayı düşündüğünü belirtiyor.

Bu sözleşme Soğuk Savaş'ta ABD, Sovyetler Birliği ve Avrupa ülkeleri arasındaki gerilimi azaltmak için imzalanan anlaşmalardan oluşuyor. Dönemin Doğu ve Batı blokları arasındaki ticari ve siyasi ilişkileri düzenleyen anlaşmalara Türkiye de dahil 35 ülke taraf olmuştu.

Diplomatlara göre Suudi Arabistan, saldırmazlık paktının daha geniş çerçevede Ortadoğu'daki çeşitli ülkeleri kapsamasını istiyor.

Analizde, Avrupa devletlerinin bu öneriyi desteklediğine, olası pakta diğer Körfez ülkelerinin dahil edilmesini de istediklerine dikkat çekiliyor. Brüksel, böyle bir anlaşmayı gelecekteki çatışmaları önlemenin ve Tahran'a da saldırıya uğramayacağına dair güvence vermenin "en iyi yolu olarak" görüyor.

Kimliğinin gizli tutulması şartıyla konuşan bir Arap diplomat, İran başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerin Helsinki süreci örnek alınarak hazırlanan bir saldırmazlık anlaşmasına sıcak bakacağını savunuyor:

Her şey anlaşmaya kimlerin dahil edileceğine bağlı. Mevcut ortamda İran ve İsrail'i bir araya getiremezsiniz. İsrail olmadan bu girişim ters etki yaratabilir zira İran'dan sonra en büyük çatışma kaynağı olarak İsrail görülüyor. Ancak İran nüfuzunu koruyor, Suudiler de bu yüzden meselenin üzerine gidiyor.

Analizde, Türkiye-Pakistan örneği üzerinden Ortadoğu'daki savunma ittifaklarının genişleme eğiliminde olduğuna da işaret ediliyor.

Pakistan Savunma Bakanı Hoca Muhammed Asıf, pazartesi günkü açıklamasında, Suudi Arabistan'la yaptıkları savunma paktına Türkiye ve Katar'ı dahil etmeyi düşündüklerini bildirmişti.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılara İran, Körfez ülkelerine misillemeyle karşılık vermişti.

Diğer yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'ın, İran'a gizli saldırılar düzenlediği öne sürülmüştü. Körfez ülkeleri saldırıları doğrulayan ya da yalanlayan bir açıklama yapmamıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Mossad Direktörü David Barnea'nın savaşta gizlice BAE'yi ziyaret ettiği de öne sürülmüştü. BAE yönetimi iddiaları yalanlamıştı.

Independent Türkçe, Financial Times, Tesnim, Arab News