İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, el-Ula'daki toplantının çeşitli alanlarda ortaklıkları hızlandırdığını söyledi

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.



KİK Müzakere Heyeti Başkanı: KİK-Birleşik Krallık Anlaşması, çalkantılı bir dünyada stratejik bir adım

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
TT

KİK Müzakere Heyeti Başkanı: KİK-Birleşik Krallık Anlaşması, çalkantılı bir dünyada stratejik bir adım

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Birleşik Krallık, Londra’da iki taraf arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin resmen tamamlandığının duyurulmasının ardından kapsamlı stratejik iş birliğinde yeni bir döneme girdi. Anlaşma, yatırım akışlarını güçlendiren ve yedi pazardaki iş dünyası için geniş fırsatlar sunan yapısal bir dönüşüm niteliği taşıyor. Ayrıca bu anlaşma, Körfez ülkelerinin G7 üyesi bir devletle imzaladığı ilk serbest ticaret anlaşması olma özelliğini taşıyor.

KİK Müzakere Heyeti Başkanı Dr. Reca el-Merzuki, anlaşmayı ortak ticaret ve yatırım hareketlerini yeniden yönlendirecek kaçınılmaz stratejik bir adım olarak nitelendirdi. El-Merzuki, küresel ekonominin yüksek belirsizlik ve korumacı dalgalanmaların baskısı altında bulunduğu bir dönemde anlaşmanın önemine dikkat çekti.

El-Merzuki, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, KİK ülkeleri ile Birleşik Krallık arasındaki ticaret hacminin hâlihazırda yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti. Serbest ticaret anlaşmasının, dünyadaki benzer anlaşmaların sonuçlarına dayanarak ticaret hacmini yüzde 60’tan fazla artırmasının beklendiğini ifade etti.

Olumsuz etkilerin hafifletilmesi

El-Merzuki, anlaşmanın küresel ekonomi açısından kritik bir dönemde imzalandığını belirtti. ABD’nin gümrük vergilerini artırma ve bazı önceki ticaret anlaşmalarını iptal etme yönündeki kararlarının riskleri yükselttiğine dikkat çeken el-Merzuki, bunun uluslararası ekonomik ilişkileri düzenleyecek istikrarlı ve net bir hukuki çerçeveye duyulan ihtiyacı daha da artırdığını söyledi.

sdvdf
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Birleşik Krallık ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasını ticaret ve yatırım akışını yeniden yönlendirmek için stratejik bir adım olarak görüyor. (KİK)

Anlaşmanın, içerdiği ayrıntılı ve karşılıklı hukuki yükümlülükler sayesinde bu değişimlerin olumsuz etkilerini hafifletmeye katkı sağlayacağını ifade eden el-Merzuki, serbest ticaret çerçevesinin riskleri azaltarak taraflara geleceğe yönelik daha net bir perspektif sunduğunu kaydetti. El-Merzuki ayrıca, anlaşmanın kapsamlı yapısına dikkat çekerek, düzenlemenin yalnızca geleneksel mal ticaretiyle sınırlı kalmadığını; yatırım, hizmetler ve modern finansal hizmetler sektörleri için de bütüncül çerçeveler oluşturduğunu vurguladı.

Teknoloji ve bilgi transferi ile yatırım çekmeye yönelik bir platform

El-Merzuki, serbest ticaret anlaşmalarının yabancı yatırımları çekme ve teknoloji transferini hızlandırma açısından en önemli araçlardan biri olduğunu belirtti. Benzer anlaşmaları imzalayan birçok ülkenin deneyimlerinin, doğrudan yabancı yatırım akışlarında yüzde 30’un üzerinde artış yaşandığını ortaya koyduğunu ifade etti.

El-Merzuki, KİK- Birleşik Krallık Anlaşması’nın öneminin, Birleşik Krallık’ın teknoloji ve yabancı yatırım ihraç eden başlıca ülkeler arasında yer almasından kaynaklandığını vurguladı. Bu durumun Körfez ekonomilerine nitelikli yatırım tabanını genişletme, bilgi birikimini artırma ve ileri teknolojileri transfer etme konusunda ek fırsatlar sunduğunu söyledi.

dv
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Müzakere Heyeti Başkanı Dr. Reca el-Merzuki, KİK- Birleşik Krallık Anlaşması’nın imzalanması sırasında KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi’nin arkasında duruyor. (DPA)

El-Merzuki, KİK ülkelerinin başta Çin olmak üzere büyük doğu ekonomileriyle imzaladığı diğer ticaret anlaşmalarıyla eş zamanlı atılan bu adımın, bölgenin Doğu ile Batı arasında bir köprü niteliği taşıyan stratejik konumundan azami ölçüde faydalanılmasını güçlendirdiğini belirtti. Bu yaklaşımın aynı zamanda farklı uluslararası ortaklarla dengeli ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini desteklediğini ifade etti.

Yeni aşama

HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery ise KİK ülkelerinin, sunduğu uzun vadeli büyüme fırsatları sayesinde stratejik açıdan giderek daha büyük önem kazandığını belirtti. Elhedery, bankacılık grubunun Körfez’deki altı ülkede köklü ve güçlü bir varlığa sahip olduğunu, Birleşik Krallık’ın da bankanın ana pazarlarından biri olduğunu ifade etti.

Elhedery, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bankanın bölgedeki varlığının yeni anlaşmanın doğuracağı fırsatları doğrudan görmesine imkân sağladığını kaydetti. Bankanın ekonomik bağların derinleştirilmesine katkı sunmaya, şirketler ve kurumlar arasında yeni ortaklıkların kurulmasını desteklemeye, yatırımları güçlendirmeye ve daha fazla büyümenin önünü açmaya hazır olduğunu vurguladı.

Ortak bildirinin imzalanması

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi ile Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, geçtiğimiz çarşamba günü Londra’da iki taraf arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin tamamlandığını ilan eden ortak bildiriyi imzaladı. Anlaşma, yıllar süren müzakere turlarının ardından sonuçlandı.

El-Budeyvi, anlaşmayı KİK- Birleşik Krallık ilişkilerinde ‘niteliksel bir sıçrama’ olarak tanımladı. Anlaşmanın iki bölge arasındaki ekonomik ilişkileri gelecek nesiller boyunca güçlendireceğini belirten el-Budeyvi, düzenlemenin tesadüfi olmadığını, Körfez’deki altı ülke ile Birleşik Krallık arasında ‘yıllar süren çalışma ve ortak siyasi iradenin’ ürünü olduğunu ifade etti.

Londra taahhüdü

Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, KİK ülkeleriyle imzalanan serbest ticaret anlaşmasının Londra’nın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Umman ile uzun vadeli ortaklık taahhüdünü yansıttığını belirtti. Bakanlık, bunun KİK’nin bir G7 ülkesiyle yaptığı ilk serbest ticaret anlaşması olduğunu vurguladı.

Açıklamada, anlaşmanın iki taraf arasındaki siyasi ve güvenlik koordinasyonunun giderek arttığı bir dönemde şirketler ve yatırımcılar için hukuki güvence ile istikrar sağlayacak bir çerçeve sunacağı ifade edildi.

İngiliz verilerine göre, Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki mevcut ticaret hacmi yaklaşık 52,9 milyar sterlin (72 milyar dolar) seviyesinde bulunuyor. Ticaret hacminin yüzde 20 artarak yıllık yaklaşık 15,5 milyar sterlinlik (21 milyar dolar) ek büyüme sağlaması bekleniyor.

sdvdsfv
HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery

Anlaşmanın ayrıca Körfez ülkelerinin Birleşik Krallık pazarına ihracatını kolaylaştıracağı, hizmet ve meslek sektörlerini destekleyeceği, vize işlemleri ile iş ziyaretlerini basitleştireceği belirtildi.

Birleşik Krallık İş ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, anlaşmanın Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki ortaklıkta ‘büyük bir adım’ olduğunu belirterek ticaret, yatırım ve inovasyon alanlarında yeni fırsatlar yaratacağını söyledi.

Birleşik Krallık’ın Ortadoğu ve Pakistan Ticaret Komiseri Sarah Mooney ise anlaşmanın gümrük vergilerini düşüreceğini ve iki tarafın ihracatını güçlendireceğini belirtti. Mooney, bunun yatırımcılara uzun vadeli kararlar alma konusunda daha fazla güven sağlayacağını ifade etti.


Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hacıların Nusuk Kartı taşımalarının zorunlu olduğunu vurguladı

 Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hacıların Nusuk Kartı taşımalarının zorunlu olduğunu vurguladı

 Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Mekke’de dün düzenlenen hac sezonunun ilk basın bilgilendirme toplantısında, hacı adaylarının kutsal bölgeler ve Mescid-i Haram içindeki tüm hareketleri sırasında Nusuk Kartı’nı taşımalarının zorunlu olduğunu duyurdu.

Bakanlık Sözcüsü Dr. Gassan bin Raşid en-Nuaymi, ilgili tüm kurumların, Vizyon 2030 kapsamındaki Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı hedefleri doğrultusunda tam koordinasyon içinde çalıştığını belirtti. Nuaymi, hac yolculuğunun hazırlık, operasyon ve memnuniyet olmak üzere üç ana aşama üzerinden ayrıntılı performans göstergeleriyle planlandığını ifade etti.

Nuaymi, bakanlığın hac şirketlerinin hazırlık seviyesini yükseltmek için çalışmalar yürüttüğünü ve sezon başlamadan yaklaşık altı ay önce 78’den fazla ülkeyle hac organizasyonlarına ilişkin düzenlemelerin tamamlandığını söyledi. Bu süreçte, 500’den fazla hizmeti kapsayan ve 80’den fazla kurum ile 5 binden fazla hizmet sağlayıcıyla entegre çalışan Elektronik Yol Platformu’nun sözleşme işlemlerinin tamamlanmasını sağladığını kaydetti.

Bakanlığın farklı dillerde kapsamlı bilinçlendirme programları hazırladığını aktaran Nuaymi, bu çalışmaların hacıların sistem ve hizmetlere ilişkin farkındalığını artırmayı ve talimatlara uyumu güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Program kapsamında hacı adaylarına yönelik 630 binden fazla bilgilendirme materyalinin dağıtıldığı belirtildi.

Nuaymi ayrıca, kutsal bölgelerde yürütülen geliştirme projelerine değinerek, Arafat’taki Rahmet Dağı (Cebel-i Rahme) çevresinin geliştirilmesine yönelik projenin, 272 bin metrekareyi aşan alana yayılan entegre soğutma sistemi sayesinde sıcaklığın düşürülmesine katkı sağladığını ifade etti.

Mescid-i Haram ve diğer kutsal alanlardaki yönlendirme sistemlerinin akıllı ve çok dilli çözümlerle güçlendirildiğini belirten Nuaymi, sahadaki ekiplere anlık çeviri araçları sağlandığını, ayrıca Arafat hutbesinin 50’den fazla dile çevrileceğini söyledi.

Nuaymi, Çantasız Hac girişiminin havaalanlarında işlem tamamlama süresini 120 dakikadan 15 dakikaya düşürdüğünü de sözlerine ekledi.

Hac Birleşik Medya Operasyonları Merkezi Başkanı Salih es-Subeyti ise bu yılki hac sezonunu yaklaşık 150 medya kuruluşunun takip ettiğini, yerel ve uluslararası 3 binden fazla gazetecinin görev yaptığını açıkladı. Subeyti, Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı tarafından gazetecilere gerekli desteğin sağlandığını belirterek, Birleşik Medya Operasyonları Merkezi’nin hac sezonuna ilişkin medya çalışmalarını 40’tan fazla kamu kurumu ile ortaklaşa yürüttüğünü söyledi.

Subeyti, “Bu yılki hac sezonunda Allah’ın misafirlerini ‘Hoş geldiniz’ ifadesiyle karşıladık. Bu ifade, medya platformları ve yayın organlarında sezonun iletişim kimliği hâline geldi. Aynı zamanda ülkenin ve liderliğinin misafirperverlik anlayışını yansıtıyor” dedi. Suudi Arabistan yönetiminin talimatları doğrultusunda tüm kamu kurumlarının her yıl daha yüksek verimlilik ve yenilikçi yöntemlerle koordinasyon içinde çalıştığını vurgulayan Subeyti, bu yapının dünyanın en büyük yıllık insan topluluklarından birinin yönetilmesine katkı sunduğunu ifade etti.

Subeyti, Enformasyon Bakanlığı’nın medya kuruluşlarının hac sezonuna ilişkin içeriklere erişimini kolaylaştırmak amacıyla açık kaynak materyaller sunan Sanal Basın Merkezi (VPC) platformunu devreye aldığını söyledi. Ayrıca üçüncüsü düzenlenen Hac Medya Forumu’nun, 150’den fazla medya kuruluşu ile kamu ve özel sektörden yaklaşık 40 partnerin katılımıyla 13 bin 500’den fazla gazeteci ve ziyaretçiyi ağırladığını belirtti.

Subeyti, hac dönemindeki çalışmaları yansıtmak amacıyla farklı dillerde 6 bin 400’den fazla medya içeriğinin üretildiğini ve yayımlandığını kaydetti. Bunun yanı sıra hac sezonu boyunca bin 200’den fazla televizyon bağlantısı gerçekleştirildiğini aktaran Subeyti, uluslararası medya kapsamındaki toplam içeriğin 100 bini aştığını ve 11 milyardan fazla görüntülenme elde ettiğini söyledi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA ise bu yılki hac sezonunda dijital platformları üzerinden 6 milyardan fazla erişim sağlamayı, ayrıca 42 Arap, İslam ve uluslararası haber ajansıyla iş birliği içinde 7 bin 300’den fazla haber ve medya içeriği yayımlamayı hedefliyor.

Öte yandan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı Sözcüsü Salih bin Duheyyel, bakanlığa bağlı sistemlerin hacılara hizmet vermek üzere hazır olduğunu açıkladı. Bin Duheyyel, Suudi Arabistan Su İdaresi tarafından günlük su üretim kapasitesinin yüzde 18 artışla 3,8 milyon metreküpü aşan yeni bir rekora çıkarıldığını, su taşıma kapasitesinin ise yüzde 32 artışla günlük 2,3 milyon metreküpe yükseltildiğini söyledi.

Bin Duheyyel ayrıca, Ulusal Meteoroloji Merkezi’nin kutsal bölgeler ile hava, deniz ve kara giriş noktalarını kapsayan 92 gözlem ünitesi ve teknik altyapıyla hazırlıklarını tamamladığını belirtti. Çevresel Uyum Denetim Merkezi’nin uydu sistemleri ve insansız hava araçları (İHA) kullanarak çevresel riskleri takip etmeyi sürdürdüğünü kaydeden Bin Duheyyel, Gıda Güvenliği Kurumu’nun da Mekke ve Medine’de stratejik stokları hazır hâle getirdiğini, ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere buğday rezervlerinin temin edildiğini ifade etti.


Mina ovaları... mesafeleri kısaltır ve duaları kucaklar

Cezayirli hacı, hayatı boyunca beklediği çağrıya cevap vermek için deniz ve karadan binlerce kilometre yol katetti (Fotoğraf: Beşir Salih)
Cezayirli hacı, hayatı boyunca beklediği çağrıya cevap vermek için deniz ve karadan binlerce kilometre yol katetti (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Mina ovaları... mesafeleri kısaltır ve duaları kucaklar

Cezayirli hacı, hayatı boyunca beklediği çağrıya cevap vermek için deniz ve karadan binlerce kilometre yol katetti (Fotoğraf: Beşir Salih)
Cezayirli hacı, hayatı boyunca beklediği çağrıya cevap vermek için deniz ve karadan binlerce kilometre yol katetti (Fotoğraf: Beşir Salih)

Ömer el-Bedevi

Hacıların Mina’daki çadırları arasındaki mesafe sadece birkaç adımdı; ancak bu kısa mesafe, biri Arap dünyasının en doğusundan, diğeri ise en batısından gelen iki hacının kat ettiği binlerce kilometreyi simgeliyordu.

“Büyük Çadırlar Şehri” olarak bilinen Mina’ya hacıların tamamı bugün ulaştı. Dünyanın en büyük çadır kenti kabul edilen Mina, Mekke’de Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda, dağlarla çevrili bir vadide yer alıyor. Hac yolculuğunun ilk durağı olan bölgede hacılar, ibadetlerinin büyük bölümünü geçiriyor.

Mina Vadisi’nin eteklerinde, farklılıkların ortadan kalktığı ve gönüllerin birleştiği atmosferde Yemenli Salih Muhammed ile Cezayirli Muhammed Ebu Samih bir araya geldi. İki hacının buluşması, haccın manevi değerlerini ve birlik mesajını yansıtan canlı bir tablo oluşturdu.

 Mina vadisinin yamaçlarında farklılıklar eriyor ve kalpler birleşiyor (Fotoğraf: Beşiir Salih)Mina vadisinin yamaçlarında farklılıklar eriyor ve kalpler birleşiyor (Fotoğraf: Beşiir Salih)

Yemen’den gelen özlem yolculuğu

52 yaşındaki Salih Muhammed, çadırının bir köşesinde oturarak Mina’ya ulaşan hacıları izledi. Yemen’den Mekke’ye yaptığı yolculuğun sıradan bir seyahat olmadığını belirten Salih, ülkesinin yaşadığı zor şartlar altında uzun yıllar hac hayali kurduğunu söyledi.

Salih, “Bu yolculuğun masrafını yıllarca biriktirdim. Yemen’in dağ köylerinden kutsal topraklara uzanan her adımda ülkemin sıkıntılarını ve ailemin dualarını yanımda taşıdım. Benden Yemen için barış ve huzur dilememi istediler” dedi.

Daha güvenli ve istikrarlı bir gelecek hayal ettiğini ifade eden Yemenli hacı, Mina’da uzun süredir aradığı huzuru bulduğunu ifade etti.

 Mina, Hac yolculuğunun ilk durağıdır ve hacılar Hac günlerinin çoğunu burada geçirirler (Fotoğraf: Beşiir Salih)

Resim Mina, Hac yolculuğunun ilk durağıdır ve hacılar Hac günlerinin çoğunu burada geçirirler (Fotoğraf: Beşiir Salih)

Cezayir’den ömür boyu beklenen çağrıya cevap

Kısa bir mesafede bulunan 45 yaşındaki Muhammed Ebu Samih ise beyaz ihramı içinde duygulu bir şekilde konuştu. Cezayir’den kara ve deniz yoluyla binlerce kilometre kat ederek kutsal topraklara ulaştığını belirten Ebu Samih, hac ibadetinin Kuzey Afrika halkı için “ömür boyu beklenen yolculuk” anlamına geldiğini söyledi.

Ebu Samih, “İnsanlar bu yolculuğa yıllarca maddi ve manevi olarak hazırlanıyor. Yanlarında çocukları, torunları ve bütün İslam ümmeti için dualar getiriyorlar” ifadelerini kullandı.

Mina’da farklı ülkelerden gelen Müslümanlarla aynı çadırı, aynı suyu ve aynı ibadeti paylaşmanın haccın gerçek anlamını yansıttığını dile getiren Ebu Samih, “Burada dünyanın herhangi bir yerinden gelen bir kardeşinle yan yana olmak, haccın birlik ve kardeşlik mesajını en güçlü şekilde hissettiriyor” diye konuştu.

Mina, dünyanın en büyük çadır kenti olup, Büyük Cami'nin yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda yer almaktadır (Fotoğraf: Beşir Salih).Mina, dünyanın en büyük çadır kenti olup, Büyük Cami'nin yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda yer almaktadır (Fotoğraf: Beşir Salih).

Lehçeler, gelenekler ve kültürler farklı olsa da iman ortak paydasında buluşan Salih ve Ebu Samih, çadırların girişinde selamlaşıp kutsal günlere ulaşmanın sevincini paylaştı. Yemenli hacının özlemleri ile Cezayirli hacının umutları, Mina’da milyonlarca hacının duasıyla birleşti.

Böylece, Sana ile Cezayir arasındaki büyük coğrafi mesafe, kutsal topraklarda bir adımlık yakınlığa dönüştü. Hacıların Arafat’a çıkmaya hazırlandığı bu günlerde, Salih ve Ebu Samih’in buluşması, haccın Müslümanları doğudan batıya bir araya getiren en güçlü manevi köprü olmaya devam ettiğini bir kez daha gösterdi.