Beytullah’ın Misafirleri Terviye Günü’nde Mina’ya akın ediyor

Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
TT

Beytullah’ın Misafirleri Terviye Günü’nde Mina’ya akın ediyor

Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)

Hacılar, Peygamber Efendimizin sünnetine uyarak Terviye Günü’nü geçirmek üzere pazartesi günü (Zilhicce ayının 8. günü) Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. Suudi Arabistan hükümeti, hacıların ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirebilmeleri için kapsamlı hizmetler sunarken, kutsal bölgede manevi atmosfer hâkim oldu.

Suudi hac organizasyonu, otobüsler ve Meşair Treni üzerinden entegre ulaşım planlarını devreye aldı. Pazar akşamı hacı konaklama alanlarında yoğun hareketlilik yaşanırken, otobüsler dünyanın dört bir yanından gelen hacıları Mina’ya taşımak üzere hazırlandı. Sahadaki planlar, bekleme sürelerini azaltmayı ve hacıların intikalini akıcı şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil , hac sezonunda herhangi bir salgın veya virüs yayılımı görülmediğini açıkladı. Son dönemde küresel ölçekte gündeme gelen “Hanta virüsü” konusundaki endişelere de değinen Bakan, kaygı verici bir durum olmadığını ve tüm hacıların sağlık durumunun güven verici olduğunu söyledi.

sdvbhnyj
Suudi hac organizasyonu, sevk ve ulaşım planlarını otobüsler ve Meşair Treni’nden oluşan entegre bir ağ üzerinden uyguladı. (SPA)

Hacı kafilelerinin Mina’ya hareketine, farklı güvenlik birimlerinden binlerce görevli eşlik etti. Güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönlendirilmesini takip etti. Mekke ile kutsal bölgeler arasında gelişmiş kara yolu ağı, tüneller ve yaya yolları bulunuyor.

Mekke’den Mina’ya yapılan yolculuk, ulaşım ve sevk planlarının koordineli uygulanması sayesinde sorunsuz geçti.

Suudi Sağlık Bakanlığı ayrıca hacıları, güneş şemsiyesinin doğru kullanımına ilişkin rehberi incelemeye çağırdı. Bakanlık, özellikle kutsal bölgeler arasındaki geçişlerde doğrudan güneş ışığına maruz kalmanın oluşturduğu sağlık risklerine karşı koruyucu önlemlere uyulmasının önemine dikkat çekti.

Açıklamada, şemsiye kullanımının sıcak çarpması, güneş çarpması ve susuzluk riskini azalttığı, ayrıca ultraviyole ışınlarına karşı koruma sağladığı belirtildi. Şemsiyelerin hacının çevresindeki sıcaklığı yaklaşık 10 derece düşürdüğü ifade edildi.

Kutsal Meşair Treni’nin bu yılki hac sezonundaki ilk seferi de pazar sabahı başladı. Tren, hacıların Arafat, Müzdelife ve Mina arasındaki ulaşımını sağlıyor. Sistem, güzergâh boyunca dağıtılmış 9 istasyondan oluşuyor.

Meşair Treni yüksek taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Her tren yaklaşık 3 bin yolcu taşıyabiliyor, sistemin saatlik kapasitesi ise 72 bin yolcuya ulaşıyor. Bu özelliğiyle dünyanın en yoğun toplu taşıma sistemlerinden biri kabul ediliyor. Bu sezon iki binden fazla seferle 2 milyondan fazla yolcunun taşınması hedefleniyor.

zxcvfg
Suudi Sağlık Bakanlığı, hacıları doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmanın yol açabileceği sağlık risklerini azaltmak için güneş şemsiyesi kullanmaya çağırdı. (AFP)

Tren sistemi, güvenlik ve hizmet kurumlarıyla koordinasyon içinde kutsal bölgelerdeki hareket akışını düzenlemede önemli rol oynuyor. Ayrıca hac döneminde 50 binden fazla otobüs seferine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak trafik yoğunluğunu azaltıyor. Sistem, 17 trenden oluşan bir filo ile hizmet veriyor.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, ilgili kurumların hac sezonu için kapsamlı operasyon planlarını uyguladığını bildirdi. Buna göre kalabalık yönetimi, yönlendirme, sağlık ve acil yardım hizmetleri, temizlik, sterilizasyon ve mekânsal rehberlik çalışmaları yoğunlaştırıldı. Amaç, hacıların Mescid-i Haram ve çevresindeki güvenliğini ve konforunu artırmak.

Ajansa göre modern teknolojik sistemler ve dijital hizmetler de hacıların hareketlerini kolaylaştırıyor ve onları farklı hizmet noktalarına yönlendiriyor. Çok dilli rehber ekipler ve danışma noktaları da ziyaretçilere destek veriyor.

Mina’nın Dini ve Tarihi Önemi

Mina, Mekke ile Müzdelife arasında, Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda yer alıyor. Kuzey ve güneyden dağlarla çevrili olan bölge, yalnızca hac döneminde kullanılıyor. Mekke yönünde Akabe Cemresi, Müzdelife yönünde ise Muhassir Vadisi bulunuyor.

Mina, tarihi ve dini açıdan büyük önem taşıyor. Rivayete göre Hz. İbrahim burada şeytan taşladı ve Hz. İsmail’in fidyesini kurban etti. Hz. Muhammed de Veda Haccı sırasında aynı uygulamaları yerine getirerek Müslümanlara örnek oldu.

vfg
Tren, güvenlik ve hizmet birimleriyle koordinasyon içinde kutsal bölgelerde ulaşım akışının düzenli şekilde sağlanmasında kilit rol oynuyor. (SPA)

Bölgede şeytan taşlama alanları ile birlikte Mescid-i Hayf bulunuyor. İsmini dağın eteğindeki konumundan alan cami, Mina Dağı’nın güney yamacında ve küçük cemrenin yakınında yer alıyor. İslam inancına göre Hz. Muhammed ve önceki peygamberler burada namaz kıldı.

Mina’daki Tarihi Olaylar

Mina’da gerçekleşen önemli tarihi olaylar arasında Birinci ve İkinci Akabe Biatları bulunuyor. Nübüvvetin 12. yılında Evs ve Hazrec kabilelerinden 12 kişi Hz. Muhammed’e biat etti. Bir yıl sonra gerçekleşen ikinci biatta ise Medine’den 73 erkek ve iki kadın Peygamber’e bağlılık sözü verdi.

Bu olayların yaşandığı yerde, Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur tarafından Hicri 144 yılında Bey‘at Mescidi inşa edildi. Cami, Akabe Biatı’nın gerçekleştiği Şi‘b bölgesinin yakınında, Sebir Dağı’nın eteğinde yer alıyor. Bu biat, Ensar’ın Hz. Muhammed’e destek ve koruma sözü verdiği tarihi dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

vvfv
Farklı birimlerden güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönelişini takip etti. (AFP)

 



Suudi Arabistan’dan BRICS’te güçlü mesaj: Topraklarımızın ve stratejik kaynaklarımızın hedef alınmasına izin vermeyiz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan BRICS’te güçlü mesaj: Topraklarımızın ve stratejik kaynaklarımızın hedef alınmasına izin vermeyiz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Zirvesi çalışmalarına katılırken (SPA)

Suudi Arabistan, BRICS Zirvesi’nde ulusal güvenliği, toprak bütünlüğü ve milli kaynaklarının dokunulmaz olduğunu vurguladı. Riyad, Körfez ülkelerinin topraklarının, tesislerinin ve hayati çıkarlarının hiçbir gerekçeyle hedef alınmasını kabul etmeyeceklerini belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı temsilen zirveye katılan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen zirvenin ikinci günündeki oturuma iştirak etti. Suudi Arabistan, zirveye davetli ülke statüsüyle katılıyor.

cd
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, tüm deniz geçişlerinde seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı. (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı, toplantıda yaptığı konuşmada Hürmüz Boğazı ve diğer deniz geçişlerinde seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı. Bu bölgelerde yaşanabilecek herhangi bir istikrarsızlığın küresel piyasalara, tedarik zincirlerine ve ekonomik büyümeye yansıyacağını söyledi.

Prens Faysal bin Ferhan, toplantının başında Suudi Arabistan yönetiminin selamlarını iletti. “Dayanıklılık, Yenilik, İş Birliği ve Sürdürülebilirlik: Kapsayıcı Küresel Büyümenin Geleceğini Şekillendirmek” başlığıyla düzenlenen oturumda Hindistan’a, bu yıl BRICS dönem başkanlığı kapsamında yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla teşekkür eden Bakan, Suudi Arabistan’a zirveye katılım daveti gönderilmesini de takdirle karşıladıklarını ifade etti.

Bakan, bölgedeki mevcut gelişmeler ışığında önceliğin gerilimi düşürmeye ve siyasi ve diplomatik girişimlere alan açmaya verilmesi gerektiğini belirtti.

Faysal bin Ferhan, Körfez’in güvenliğinin, bölge ülkelerinin egemenliğine ve bağımsızlığına saygı gösterilmeden, içişlerine müdahaleden kaçınılmadan, iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmadan ve anlaşmazlıklar barışçıl yollarla çözülmeden sağlanamayacağını vurguladı.

cdderg
BRICS 2026 Zirvesi’nin Yeni Delhi’de düzenlenen ikinci gün toplantısından bir görünüm. (SPA)

Suudi Dışişleri Bakanı ayrıca uluslararası kurumların kurulma amaçlarına dikkat çekerek, bu kurumların sorumluluklarını yerine getirme kapasitesinin güçlendirilmesine acil ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Uluslararası sistemin güvenilirliğinin, kendi kurallarını ve hukukunu ne ölçüde tutarlı biçimde uyguladığıyla bağlantılı olduğunu belirten Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın BRICS grubu ve uluslararası toplumdaki diğer ortaklarla iletişimini sürdürmeyi arzuladığını ifade etti.


Irak'tan kalkan insansız hava araçlarıyla (İHA) "Doğu-Batı" boru hattının hedef alınmasına geniş çaplı kınama

Aramco logosu (Reuters)
Aramco logosu (Reuters)
TT

Irak'tan kalkan insansız hava araçlarıyla (İHA) "Doğu-Batı" boru hattının hedef alınmasına geniş çaplı kınama

Aramco logosu (Reuters)
Aramco logosu (Reuters)

Çok sayıda ülke ve kuruluş, Suudi Arabistan'ın Riyad ve Medine bölgelerinde yer alan "Doğu-Batı" boru hattının Irak'tan gelen çok sayıda insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınmasını, can kayıpları/yaralanmalar ve maddi hasarla sonuçlanan bu saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Ülkeler ve kuruluşlar, Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını ve egemenliğini, güvenliğini ile tesislerini korumak amacıyla aldığı tüm tedbirleri desteklediklerini vurguladı.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sivil ve ekonomik tesislerin hedef alınmasının kınandığı, bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali ve bölgenin güvenlik ve istikrarını baltalayan tehlikeli bir tırmanış olduğu belirtildi.

Doha, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarının krallığa ve komşu ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasını engelleme konusunda Irak hükümetinin çabalarını destekleyen sorumlu tutumunu takdirle karşıladığını ifade etti. Bakanlık, Katar Devletinin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve tesislerini korumak için aldığı bütün önlemleri desteklediğini yineledi.

Bahreyn

Bahreyn, Doğu-Batı petrol boru hattının hedef alınmasını en sert şekilde kınayarak, bunu uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ve iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali, enerji arz güvenliğini tehdit eden hayati sivil tesislere yönelik bir saldırı olarak değerlendirdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Bahreyn Krallığı'nın Suudi Arabistan Krallığı ile tam dayanışma içinde olduğunu, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının Bahreyn'in güvenlik ve istikrarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Uluslararası hukuk hükümleri uyarınca egemenliğini, güvenliğini, tesislerini, vatandaşlarını ve ülke sakinlerini korumak için gerekli bütün tedbirleri alma hakkının altını çizerek, yaralananlara acil şifalar diledi.

Bakanlık, hiçbir ülke toprağının komşu ülkelere saldırı için sıçrama tahtası olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu tür saldırıların tekrarlanmasını önlemek için Irak Cumhuriyeti'nin yürüttüğü çabaları desteklediğini belirtti ve uluslararası toplumu, enerji güvenliğine zarar vermeyi ve bölgesel güvenlik ve istikrarı bozmayı hedefleyen bu düşmanca saldırılara karşı sorumluluk almaya çağırdı.

Ürdün

Ürdün, saldırıyı Suudi Arabistan Krallığı'nın egemenliğinin açık bir ihlali, güvenliği ve istikrarına yönelik bir tehdit, uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın vahim bir ihlali olarak nitelendirdi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ürdün'ün Suudi Arabistan ile mutlak dayanışma içinde olduğu, egemenliğini, güvenliğini, kaynaklarını, vatandaşlarının ve ülke sakinlerinin emniyetini korumak için atacağı tüm adımlarda tamamen yanında yer aldığı vurgulandı.

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)
KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıyı ve sonucunda meydana gelen yaralanmaları ile maddi hasarı en sert ifadelerle kınadı.

El-Budeyvi, bu saldırının tehlikeli bir tırmanışı, Suudi Arabistan'ın güvenliğine, toprak bütünlüğüne ve hayati tesislerine yönelik kabul edilemez bir tehdidi temsil ettiğini ve uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirterek, KİK'in krallığın güvenliğini, istikrarını ve ulusal kaynaklarını hedef alan tüm eylemleri kesin bir dille reddettiğini vurguladı.

KİK Genel Sekreteri, Irak hükümetinin kendi topraklarının bu tür saldırılar için çıkış noktası olarak kullanılmasını önlemek amacıyla daha fazla çaba sarf etmesinin, gerekli ve kararlı önlemleri almasının, bu saldırıları durdurmak ve tekrarlanmasını engellemek için çalışmasının önemini vurguladı. El-Budeyvi, KİK'in Suudi Arabistan'ın yanında tam ve sarsılmaz bir şekilde durduğunu, güvenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü, tesislerini, vatandaşlarını ve ülke sakinlerini korumak için aldığı tüm karar ve tedbirleri tamamen desteklediğini yineledi.

Dünya İslam Birliği (Rabıta)

Dünya İslam Birliği (Rabıta), Suudi Arabistan'daki Doğu-Batı boru hattını hedef alan saldırıyı şiddetle kınadı.

Birlik Genel Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Şeyh Dr. Muhammed el-İsa, bütün dini değerleri, uluslararası ve insani hukuk ile örfleri ihlal eden bu hain ve kalleşçe suç saldırılarını kınamasını yineledi. El-İsa, Birlik bünyesindeki bütün kurum, kurul ve küresel konseyler ile bunların şemsiyesi altındaki tüm İslam halkları adına, saldırganları caydırmak, güvenliğini, egemenliğini,


Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgesel gerilimi düşürme yollarını görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye bölgesel gerilimi düşürme yollarını görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Hakan Fidan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan; Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ortadoğu'da gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabaları görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan'ın dün Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ve Bakan Fidan ile gerçekleştirdiği iki ayrı telefon görüşmesinde; bölgesel durumdaki son gelişmeler ile bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacak şekilde gerilimin yükselmesini önleme çabaları ele alındı.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre görüşmede ayrıca Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Türk mevkidaşı, bölgesel istikrarı destekleme konusunda iki ülke arasındaki iş birliğini gözden geçirdi.