İran: Suudi Arabistan’la diplomatik ilişkiler gelişiyor

İranlı parlamenter Golrou: Bazı farklılıklar Suudi Arabistan ile diplomatik yolları engellememeli

İranlı parlamenter Abbas Golrou İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüştü (İran Dışişleri Bakanlığı)
İranlı parlamenter Abbas Golrou İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüştü (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

İran: Suudi Arabistan’la diplomatik ilişkiler gelişiyor

İranlı parlamenter Abbas Golrou İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüştü (İran Dışişleri Bakanlığı)
İranlı parlamenter Abbas Golrou İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüştü (İran Dışişleri Bakanlığı)

İran Parlamentosu Dış Politika ve Milli Güvenlik Komitesi Üyesi Milletvekili Abbas Golrou, Suudi Arabistan ile İran arasında bölgesel konularda bazı farklılıkların iki ülke arasındaki diplomatik yolları engellememesi gerektiğini belirterek, iki tarafın ilişkilerinin bölgesel gerginliği azaltmadaki önemini vurguladı.

Ulusal Güvenlik Komitesi’nde dış politika alt komitesine başkanlık eden Golrou, “Bölgesel sorunları çözmenin anahtarı, İran ile Suudi Arabistan arasında hükümetin bilgi birikimiyle çözülen iç içe geçmiş ilişkilerdir. İran ile Suudi Arabistan arasında bazı bölgesel konularda farklılıklar hala var. Ancak farklılıkların varlığı iki ülke arasındaki diplomatik yolların kapanmasına yol açmamalı” dedi. Ayrıca İran ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin İslam dünyasındaki gerilimleri azaltmada, yabancıların sömürülmesini önlemede ve İslam ülkelerinin çeşitli alanlarda gelişmesi ve ilerlemesinde önemine dikkat çekti.

Golrou’nun sözleri, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Güney Afrika’nın Cape Town kentindeki BRICS grubunun bakanlar toplantısı oturum aralarında bir araya gelmesinden bir gün sonra geldi. Bu, Suudi Arabistan ve İran’ın Mart ayında diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması konusunda anlaştıklarından bu yana iki bakan arasında yapılan ikinci toplantıydı.

Golrou, yakın zamanda Tahran’daki Mısır çıkar ofisi başkanı ile bir toplantı yaptığını açıkladı. İslam Devrimi Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Tasnim haber ajansı yaptığı açıklamada Golrou’nun, “Dış İlişkiler Komitesi’nde diplomatik ilişkilerin düşük düzeyde olduğu ülkelerle parlamento istişareleri yapmaya çalıştık. Bu bağlamda, geçen hafta Mısır ve Ürdün büyükelçileriyle görüştüm ve bu ülkelerin parlamento gruplarına Tahran’ı ziyaret etmeleri için bir davette bulundum. Bu ziyaretlerin mümkün olan en kısa sürede tamamlanacağını umuyoruz” dediğini açıkladı.

Golrou, İran ile Mısır arasındaki ilişkileri canlandırma olasılığından bahseden bazı haberlere dikkat çekti. Golrou, “Mısır’la ilişkimiz çıkarların gözetilmesi düzeyinde tanımlanmış olsa da her iki tarafa da büyükelçilik düzeyinde diplomatik temsilciler sağlandı ve Mısır’la doğrudan dış ilişkilerimiz var. Komşularla ilişkilerin geliştirilmesi, İran hükümetinin dış politika alanındaki ana gündem maddelerinden biri. Bu politika son iki yıldır Dışişleri Bakanlığı tarafından doğru bir şekilde takip ediliyor. Parlamento, özellikle Ulusal Güvenlik ve Dışişleri Komitesi bu süreçten memnun” dedi.

Golrou ayrıca İran ile Mısır arasındaki ilişkilerin yeniden başlamasının etkilerinden de bahsetti. Golrou, “İki ülke arasındaki ilişkilerin temel dayanağı olabilecek güvenlik ve ekonomi alanları başta olmak üzere çeşitli alanlarda elbette bu konu etkili olacaktır. Böylece güvenlik alanında bölgesel gerilimler azalacak ve ekonomik alanda turizm, petrol ve gaz, tarım ve petrokimya gelişecek” dedi.



Suudi Arabistan’dan Husilere sert tepki: Mekke’yi hedef alma girişimini kınadı

Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)
Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan Husilere sert tepki: Mekke’yi hedef alma girişimini kınadı

Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)
Suudi Arabistan hava savunma kuvvetlerinin teyakkuzda (SPA)

Suudi Arabistan, iki kutsal mabedin, hac ve umre ibadetlerini yerine getirenlerin, ülkesinin tamamının yanı sıra vatandaşları ve ülkede yaşayanların güvenliğini savunmak için gerekli tüm tedbirleri alma yönündeki meşru hakkını vurguladı. Riyad ayrıca Husilerin salı günü Mekke-i Mükerreme’ye doğru düşman bir insansız hava aracı fırlatmasını kınadı. Suudi hava savunma kuvvetleri, İHA’yı kutsal kentin yasaklı hava sahasına girmeden önce önleyerek imha etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İslam’ın mesajının ulaştığı ve vahyin indiği topraklar ile Müslümanların kıblesi olan kutsal beldeye yönelik bu korkakça terör saldırısının, Husilerin kutsal mekânları hedef alma ve ihlal etme yönündeki uygulamalarının tekrarı olduğu belirtildi. Açıklamada, girişimin dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların duygularını provoke ettiği ifade edildi.

Bakanlık, bunun Husilerin Mekke’yi hedef almaya yönelik ikinci girişimi olduğuna dikkati çekti. İlk girişimin 27 Temmuz 2017’de gerçekleştiği hatırlatıldı.

Suudi Arabistan, saldırıya karşı teyakkuz halinde olan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri’nin müdahalesini ve düşman İHA’sını Mekke-i Mükerreme’nin yasaklı hava sahasına girmeden önce önleyerek imha etmesini takdir etti.

Riyad ayrıca uluslararası topluma bu ciddi saldırıları kınama ve Husilerin Suudi Arabistan’daki kutsal mekânları, sivil ve ekonomik hedefleri hedef alan saldırıları ile ticari gemilerin ve uluslararası ticaretin deniz ulaşım özgürlüğüne yönelik tehditleri karşısında kararlı bir tutum alma çağrısını yineledi.

İbadethanelere yönelik tekrarlanan saldırılar, Husilerin kamuoyuna açıkladığı söylem ile sahadaki uygulamaları arasındaki çelişkinin boyutunu ortaya koyuyor. İran tarafından desteklenen grup, askeri hedeflerini hayata geçirmek için dini söylem ve mezhepsel sloganların arkasına sığınmaya çalışırken sahadaki uygulamaları, bölgenin güvenliğini istikrarsızlaştıran ve dini ve sivil unsurlarını hedef alan bölgesel planların uygulanmasındaki rolüne işaret ediyor.


Suudi Arabistan’dan BM Güvenlik Konseyi’ne ‘boğazların askerileştirilmesine’ karşı kararlı tutum çağrısı

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Dr. Abdülaziz el-Vasıl (SPA)
Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Dr. Abdülaziz el-Vasıl (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan BM Güvenlik Konseyi’ne ‘boğazların askerileştirilmesine’ karşı kararlı tutum çağrısı

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Dr. Abdülaziz el-Vasıl (SPA)
Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Dr. Abdülaziz el-Vasıl (SPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden “boğazların askerileştirilmesine” ve deniz ulaşım yollarının güvenliğinin tehdit edilmesine karşı kararlı bir tutum almasını istedi. Riyad, Husilerin Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki deniz ulaşımına yönelik tehditlerinin etkilerinin bölgeyi aşarak uluslararası ticareti, tedarik zincirlerini ve küresel ekonomiyi tehdit ettiği uyarısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdülaziz el-Vasıl, Yemen’deki gelişmeler ile Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb’de deniz ulaşımına yönelik tehditlerin ele alındığı Güvenlik Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada, deniz ulaşım yollarının korunması ve seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınmasının uluslararası ortak sorumluluk olduğunu belirtti. El-Vasıl, bunun uluslararası hukuka ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına bağlılığı gerektirdiğini ifade etti.

El-Vasıl, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ile ticari gemileri ve deniz ulaşım yollarını hedef almasını kınarken, ülkesinin ulusal güvenliğini korumak için gerekli gördüğü adımları atma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı.

Suudi yetkili, uluslararası toplumun deniz ulaşım yollarının güvenliği konusunda sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirterek bunun uluslararası ticaretin ve tedarik zincirlerinin güvenliğini sağlaması, bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarı koruması gerektiğini söyledi.

Suudi Arabistan’ın, bölgede kritik öneme sahip deniz ulaşım yollarının karşı karşıya bulunduğu tehditler kapsamında deniz güvenliğini güçlendirmek ve seyrüsefer özgürlüğünü korumak amacıyla “Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı”nı kurduğuna dikkat çeken el-Vasıl, ittifakın bu hedeflere hizmet ettiğini belirtti.

Yemen’de siyasi çözüm vurgusu

Yemen konusunda ise el-Vasıl, Suudi Arabistan’ın barışın sağlanması için uygun koşulların oluşturulmasına yönelik çabalarını sürekli sürdürdüğünü belirtti. Suudi temsilci, Husilerin Yemenlilerin çektiği sıkıntıları hafifletecek herhangi bir uzlaşmayı reddettiğini söyledi.

El-Vasıl, ülkesinin gerilimin düşürülmesini ve Yemen krizine kapsamlı ve sürdürülebilir bir siyasi çözüm bulunmasını desteklediğini yineledi. Suudi Arabistan’ın Yemen’in birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne bağlılığını da vurguladı.

Suudi Arabistan’ın bu uyarıları, Babu’l Mendeb çevresinde gerilimin giderek arttığı bir dönemde geldi. Birleşmiş Milletler de Güvenlik Konseyi oturumunda boğaz çevresindeki güvenlik dalgalanmalarının arttığı uyarısında bulunarak Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb’de uluslararası hukuk ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda seyrüsefer hakları ile özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi ve bunlara saygı gösterilmesi gerektiğini bildirdi.


Suudi hava savunması, Mekke hava sahasına girmeye çalışan İHA’yı önledi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi hava savunması, Mekke hava sahasına girmeye çalışan İHA’yı önledi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, dün (Salı) akşam Husiler tarafından fırlatılan bir düşman insansız hava aracını, Mekke’nin hava sahasına girmeden etkisiz hale getirdi. İHA, Mekke’nin güneyinde imha edildi.

Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki yaptığı açıklamada, 15 Eylül 2026 Salı günü saat 18.50’de Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri’nin, Husi milisleri tarafından fırlatılan bir düşman İHA’sını Mekke’nin “kutsal bölge” olarak belirlenen hava sahasına girmeden önce tespit ederek imha ettiğini bildirdi. Maliki, İHA’nın Mekke’nin güneyinde etkisiz hale getirildiğini belirtti.

Maliki, söz konusu saldırı girişiminin Mekke’yi hedef almaya yönelik ikinci girişim olduğunu söyledi. İlk girişimin 27 Temmuz 2017’de balistik füze fırlatılmasıyla gerçekleştirildiğini belirten Maliki, bunun vahyin indiği, mesajın yayıldığı ve dünyanın dört bir yanından milyonlarca Müslümanın kalbinin attığı kutsal toprakları hedef almaya yönelik utanç verici bir eylem olduğunu ifade etti.

Maliki, saldırı girişiminin ayrıca Mescid-i Haram ziyaretçileri arasında korku yaratmayı ve Suudi Arabistan’daki vatandaşlar ile ülkede yaşayanları tehlikeye atmayı amaçladığını belirtti. Husi milislerinin bu girişiminin milyonlarca Müslümanı provoke etmeye yönelik olduğunu savundu.

Maliki, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’nin güvenliği ile hacı ve umrecilerin emniyetinin kırmızı çizgi olduğunu vurgulayarak Koalisyon Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın Husi milislerinin saldırgan tutumuna karşı gerekli ve caydırıcı önlemleri almaktan çekinmeyeceğini kaydetti.

Arap ve İslam dünyasından kınamalar

Husilerin Suudi Arabistan’da sivilleri, sivil tesisleri ve İslami kutsal mekânları füze ve İHA’larla hedef alan saldırılarına Arap, İslam dünyası ve uluslararası çevrelerden art arda kınamalar geldi. Açıklamalarda Suudi Arabistan’la tam dayanışma vurgulanırken ülke topraklarının hedef alınması ve egemenliğinin ihlal edilmesi reddedildi.

Ürdün, Katar, Kuveyt, Mısır, Bahreyn, Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri Husi saldırılarını kınayarak Suudi Arabistan’ın egemenliğini ve güvenliğini korumak için aldığı meşru tüm tedbirlerin yanında olduklarını bildirdi. Söz konusu ülkeler sivillerin yanı sıra sivil ve ekonomik tesislerin hedef alınmasını da reddetti.

Arap ülkelerinin açıklamalarında devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanırken tırmanışın bölgenin güvenliği ve istikrarı üzerindeki sonuçlarına karşı uyarıda bulunuldu.

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik devam eden “günahkâr terör saldırılarını” en sert ifadelerle kınadı. Budeyvi, Husi milislerinin balistik füzeler ve İHA’larla sivil hedefleri ve sivilleri kasıtlı ve tekrarlanan biçimde hedef aldığını belirterek tırmanışı, milislerin terörist yaklaşımını ortaya koyan “tehlikeli bir suç eylemi” olarak nitelendirdi.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da çarşamba günü Husilerin Mekke’ye yönelik saldırılarını “günahkâr saldırılar” olarak nitelendirerek kınadı.

İİT Genel Sekreterliği tarafından X platformunda yayımlanan açıklamada, “İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği, Husi grubunun Mekke ve Medine’ye yönelik günahkâr saldırılarını ve Suudi Arabistan’a karşı saldırılarını sürdürmesini kınıyor” ifadelerine yer verildi.

Yemen hükümetinin Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani ise Husi milislerinin Mekke’yi hedef alarak Kâbe’yi ziyaret edenleri tehlikeye atmasının, “bu milislerin gerçek niteliğini” bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

İryani, X hesabından yaptığı açıklamada, Mekke’nin hedef alınmasının ilk kez yaşanmadığını belirterek bunun “yeryüzünün en kutsal bölgelerini hedef alan uzun bir saldırılar zincirinin devamı” olduğunu ifade etti.

İryani, tırmanışın “bu milislerin niteliğini ve mantığını yeniden ortaya koyduğunu, kutsal mekânların dokunulmazlığına ve sivillerin güvenliğine önem vermediklerini gösterdiğini” söyledi. Yemenli bakan ayrıca Husileri ve İran eksenini Filistin meselesini siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.

İryani sözlerini şöyle sürdürdü:

“Müslümanların kıblesini tehlikeye atan bir yapı Mescid-i Aksa konusunda hassas olamaz. Mekke’nin güvenliğini tehdit edip Kudüs’ü özgürleştirme sloganları atanlar, Filistin meselesini siyasi amaçlarla istismar etmenin en açık ve kaba biçimlerinden birini sergiliyor.”