Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Türkiye, Suudi Arabistan'ın elektronik vize uygulamasına dahil edildi

Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia ile konuştu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia (Independent Türkçe)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia (Independent Türkçe)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Türkiye, Suudi Arabistan'ın elektronik vize uygulamasına dahil edildi

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia (Independent Türkçe)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia (Independent Türkçe)

Muhammed Zahid Gül 

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, Türkiye'den umre ibadetini yapmak için gidecek vatandaşların ziyaret işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye'ye geldi.

Er-Rabia, umre yapacak vatandaşların ziyaret işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla düzenlenen 2 günlük ziyareti kapsamında, Türkiye'de bazı yetkililer ve liderlerle bir araya geldi.

Er-Rabia'nın Türkiye ziyareti, Hac ve Umre Bakanlığı ve ortaklarının İslam dünyası ülkeleriyle iletişim ve işbirliği kurma çabalarının "sürekli bir parçası" olarak nitelendiriliyor.

Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül, Türkiye'ye ziiyarette bulunan Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia ile konuştu.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia Türkiye ziyaretinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileriyle görüştü (Independent Türkçe)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia Türkiye ziyaretinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileriyle görüştü (Independent Türkçe)

"Türkiye'den daha fazla umreci ve ziyaretçi ağırlamayı umuyoruz"

Sayın Dr. Tevfik er-Rabia, Türkiye Cumhuriyeti'ne yaptığınız bu ziyaretin amacı nedir?

Ziyaret, Hac ve Umre Bakanlığı ve Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sisteminin tüm sektörlerinin temsilinde Suudi Arabistan Krallığı hükümetinin, tüm umre ziyaretçilerine zaman ve efor tasarrufu sağlama ve hizmet kalitesini artırma doğrultusunda en ideal kolaylıkları sağlama konusundaki kararlılığı çerçevesinde gerçekleştirildi.

Ziyaret sırasında çalışma arkadaşlarımla birlikte kardeşim Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Erbaş ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu ile verimli ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye Cumhuriyeti'nden daha fazla umreci ve ziyaretçinin gelişini kolaylaştırmak için tüm imkanlardan istifade etmenin yanı sıra gelişim odaklı bir dizi girişimi tartıştık.

Er-Rabia Türkiye ziyaretinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu ile görüştü (Independent Türkçe)
Er-Rabia Türkiye ziyaretinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu ile görüştü (Independent Türkçe)

Krallık'ın, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Âl-i Suud'un gözetimi ve Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in rehberliği, denetimi ve yakın takibi altında gerçekleştirilen Vizyon 2030 projesinin program ve hedefleri doğrultusunda Krallık'ın devlet hizmetleri sağlama alanında ve diğer alanlarda tanık olduğu gelişimi yansıtan yeni bir vizyon ve modern yöntemlerle hizmet vermek için özenle çalışıyoruz.

Bütün bunlar, umrecilerin Krallığa ulaşma prosedürlerini kolaylaştırıp kaliteli bir şekilde umre ibadetlerini yapmalarını sağlama ve kültürel ve dini deneyimlerini zenginleştirme doğrultusundaki çabaların bir parçası olarak geliyor.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı

"Türkiye Suudi Arabistan'ın elektronik vize uygulamasına dahil edildi"

Türk umrecilerinin umre ibadetlerini yerine getirmek üzere kutsal topraklara ulaşmalarına yardımcı olacak önlemler neler?Bu konuda kolaylıklar sağlanacak mı?

Ortak ve entegre çalışmalar Türk umrecilerin sayısının artmasına katkı sağladı. Hicri 1444 yılında bu sayı 406 bini aşıyordu. İçinde bulunduğumuz hicri 1445 yılında umrecilerin sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 60 artışla 50 binin üzerine çıktı. Allah'a hamd olsun, Krallık'ı kolayca ve rahat bir şekilde ziyaret edebildiler. Allah izin verirse Türkiye Cumhuriyeti'nden daha fazla umreci ve ziyaretçiyi ağırlamayı umuyoruz.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia (Independent Türkçe)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia (Independent Türkçe)

Ziyaretim sırasında, Türkiye'nin elektronik ziyaret vizesi (e-vize) almaya uygun ülkeler arasına alındığını ve bu vizenin evden veya Suudi Arabistan'ın havalimanlarına gidildiğinde 5 dakikadan kısa bir süre içerisinde çıkarıldığını duyurmaktan memnuniyet duydum. Vize, sahibine 90 güne kadar Krallık'ta kalma ve bir yıl boyunca birden fazla giriş çıkış yapma olanağı tanıyor.

Suudi Havayolları'nın bu haftadan itibaren tarifeli uçuşlarda koltuk kapasitesini yaklaşık yüzde 380 oranında artıracağı, ayrıca Ankara'dan Medine'ye ve Gaziantep Havalimanı'ndan Medine'ye direkt uçuşlara başlayacağı duyuruldu.

Ayrıca Suudi Havayolları'nın umre sezonunda Cidde ve Medine şehirlerine 100 sezonluk uçuş daha ekleyeceği açıklandı.

Buna ilaveten Flynas'ın, önümüzdeki kasım ayından itibaren Ankara'dan Cidde'ye üç sefer olmak üzere bir direkt hat ve önümüzdeki aralık ayında da Medine'ye haftada üç sefer olmak üzere yeni başka bir hat daha açacağı duyuruldu.

(Independent Türkçe)
(Independent Türkçe)

"Vizyon 2030 projesi, hac ve umre sektörüne benzeri görülmemiş gelişmeler getirdi"

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin hedefleri arasında Rahman'ın misafirlerine yönelik hizmetlerin seviyesini yükseltmek de yer alıyor. Bu vizyon şu ana kadar hac ve umre ziyaretçilerinin deneyimlerini zenginleştirmeye nasıl katkıda bulundu?

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesi, dönemlik çalışma kültüründen yıl boyu çalışma kültürüne geçişe dayalı yeni bir metodolojinin uygulanmasıyla hac ve umre sektörüne benzeri görülmemiş gelişmeler getirdi.

Kral Selman bin Abdulaziz Âl-i Suud ve Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in direktifleri doğrultusunda Raman'ın misafirlerine hizmet etmek için çabalar ve imkanlar seferber edildi. Hükümet, iki kutsal kentin tanık olduğu en büyük genişletmeyi yaptı. Bu kentlerin kapasitelerini artırdı ve dünyanın farklı yerlerinden gelen Müslümanların ibadetlerini rahatlıkla ve güvenle yerine getirmelerine olanak sağladı.

Buna paralel olarak Krallık hükümeti Mekke, Medine ve kutsal mekanlarda büyük projeler hayata geçirdi ve dev bir hizmet tesisleri ağına hizmet edecek şekilde buradaki altyapıları geliştirdi. 2010 yılından bu yana on milyonlarca hacıyı taşıyan Cemerat Köprüsü tesisi ve El-Meşair demiryolu hattının yanı sıra, Haremeyn-i Şerifeyn'i ve merkezi alanlarını, havaalanları, geçitleri ve hacılar ve umre ziyaretçilerine yönelik kabul salonlarını da kapsayan genişletmeler yapıldı. 

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia ile Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia ile Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül

"Umrecilerin sayısının 2030'da 30 milyona ulaşması bekleniyor"

Bununla beraber, hacı ve umre yapanların sayısındaki artışı karşılamak üzere konaklama sektöründe de genişletmeler uygulandı.

Bu başarılar, artan sayıda umre ziyaretçisini barındıracak bir altyapı olarak görülüyor. Umrecilerin sayısının 2025'te 15 milyona, 2030'da ise 30 milyona ulaşması, ayrıca Krallık içinden ve dışından hac mevsiminde hacıların sayısının 6 milyona ulaşması bekleniyor.

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesi, hac ve umre yolculuğunu son model yeniliklerle hazırlanıp dönüm noktası teşkil eden bir inanç yolculuğu haline getirmeyi ve Rahman'ın misafirlerine beklentilerini aşan eşsiz bir deneyim oluşturan hizmetler sağlamayı amaçlamaktadır. Rahman'ın misafirlerinin manevi yolculuklarının aşamalarında kendilerine sunulan hizmetlerden yüzde 90 oranında memnun kalmalarını sağlamak da buna dahildir.

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesi, hacılara ve umre ziyaretçilerine sağlanan çeşitli hizmetlerde benzeri görülmemiş bir niteliksel sıçrama sağladı. Kutsal Mekke ve Medine kentleri ile kutsal mekanların altyapı projelerinde, çeşitli giriş çıkış noktalarında ve Rahman'ın misafirlerinin ülkeye girişlerinden ibadetlerini yerine getirerek kendi ülkelerine dönmek üzere çıkışlarına kadar kullandıkları tüm yollarda kaydedilen büyük ve hızlı gelişmenin ışığında bu, dünyanın her yerinden mümkün olan en fazla sayıda Müslümanın hac ve umre ibadetlerini kolay ve rahat bir şekilde yerine getirmesine olanak sağlanması noktasında önemli bir katkı sağlayacaktır. 

Umrecilerin sayısının 2025'te 15 milyona, 2030'da ise 30 milyona ulaşması, ayrıca Krallık içinden ve dışından hac mevsiminde hacıların sayısının 6 milyona ulaşması bekleniyor (Reuters)
Umrecilerin sayısının 2025'te 15 milyona, 2030'da ise 30 milyona ulaşması, ayrıca Krallık içinden ve dışından hac mevsiminde hacıların sayısının 6 milyona ulaşması bekleniyor (Reuters)

"Krallık, Müslümanların Allah'ın evini ziyaretini sağlamak için tüm imkanlarını seferber ediyor"

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesi aynı zamanda Haremeyn-i Şerifeyn'e de özel bir yer ayırdı. Krallık, Arap-İslam derinliğini ve Müslümanların gönlündeki eşsiz konumunu bu iki kutsal kentten almaktadır. Bu, Krallık'ı İslam dünyasının liderliğini üstlenmeye layık kılmaktadır. Bu çerçevede Krallık, Rahman'ın misafirlerine hizmet etmek ve dünyanın her yerindeki Müslümanların diledikleri zaman Allah'ın evini ziyaret edebilmelerini sağlamak için tüm enerjisini ve imkanlarını seferber etmektedir.

İddialı vizyonumuzun hedeflerine ulaşmak için Kral Selman bin Abdulaziz -Allah onu korusun-, devlet kurumlarına bu büyük sayıları karşılamak için ciddi adımlar atmaları talimatını verdi. 

Bunlar:

Vize başvuru ve çıkarma işlemlerinin kolaylaştırılması,

Hacıların ve umre ziyaretçilerinin seyahatlerine ilişkin elektronik hizmetlerin geliştirilmesi

Ulaşım, konaklama ve geçim de dahil olmak üzere sunulan hizmet sisteminin kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması

Hizmet ve kolaylıklar sağlayıp bunların kalitesinin artırılması ve Rahman'ın misafirlerinin bu hizmetlerden memnun kaldığından emin olunması.

Independent Türkçe



Dünya Bankası, Suudi Arabistan’ın bütçe açığının yarı yarıya azalacağını ve 2026 yılında yüzde 3,3’lük bir ‘cari fazla’ elde edeceğini öngörüyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
TT

Dünya Bankası, Suudi Arabistan’ın bütçe açığının yarı yarıya azalacağını ve 2026 yılında yüzde 3,3’lük bir ‘cari fazla’ elde edeceğini öngörüyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)

Bölgede jeopolitik belirsizlik ve karmaşa nedeniyle ekonomiler sarsılırken, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması ve artan gerilimlerin yarattığı baskılar arasında, Dünya Bankası’nın en son raporu Suudi Arabistan için dikkat çekici ekonomik göstergeler ortaya koydu. Veriler, ülkenin krizlere karşı yapısal olarak uyum sağlama kapasitesini yansıtıyor. Dünya Bankası verilerine göre Suudi Arabistan ekonomisi, devletin mali konumunu güçlendirmeyi amaçlayan düzeltici bir seyir izliyor. Rapor, kamu maliyesi açığının yarıya inmesini öngörürken, cari işlemler dengesinin negatiften belirgin bir fazlaya geçtiğine işaret ediyor.

Nisan ayı rakamları, Suudi Arabistan’ın yalnızca sağlam ‘ekonomik bariyerler’ inşa etmekle kalmadığını, mevcut jeopolitik zorlukları yapısal düzeltme sürecini hızlandırmak için bir fırsata çevirdiğini gösteriyor. Bölgede çoğu ülke ağır mali baskılar ve negatif büyüme oranlarıyla mücadele ederken, Suudi Arabistan istikrarlı adımlarla ilerleyerek bölgesindeki en yüksek büyüme seviyelerini kaydediyor ve ekonomik istikrarın vazgeçilmez bir merkezi olduğunu dünyaya kanıtlıyor.

Dünya Bankası verileri, Suudi Arabistan’ın bölgesel olarak en iyi performans gösteren ekonomi olduğunu ortaya koyuyor. Bölgedeki birçok ülke, mali baskılar ve sert revizyonlar nedeniyle büyüme beklentilerini yüzde 1,8’e düşürürken, Suudi Arabistan yüzde 3,1’lik büyüme ile bölgesel lider konumunu koruyor.

Cari fazla yüzde 3,3

Dünya Bankası verileri, Suudi Arabistan’ın cari işlemler dengesinde stratejik bir yeniden konumlanmayı ortaya koydu. Daha önce 2025 yılı için gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 2,7’si oranında bir açık öngörülürken, 2026 yılına yönelik resmi tahminler bu dengenin yüzde 3,3’lük bir fazlaya yükselmesini işaret ediyor.

Peki cari fazla ne anlama geliyor?

Ekonomik açıdan cari fazla, ülkenin mal ve hizmet ihracatının ithalatını aşması anlamına geliyor ve bu durum ödemeler dengesi üzerinde olumlu etki yaratıyor. Bu fazla, Suudi Arabistan’ın net yabancı varlıklarının artışına ve finansman kapasitesinin güçlenmesine işaret ediyor; ihracattaki güçlü performans ile iç talebin etkin yönetiminin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Stratejik açıdan ise bu dönüşüm derin anlamlar taşıyor. Cari işlemler dengesi, Suudi Arabistan’ın dünya ülkeleriyle ticari ve finansal alışverişteki etkinliğinin gerçek bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Açık durumundan fazla durumuna geçiş, Suudi Arabistan’ın resmi olarak küresel ekonomi için net bir kredi verici konumuna ulaştığını gösteriyor. Petrol ihracat gelirleri, hızla büyüyen petrol dışı sektörler ve dış yatırımlardan elde edilen büyük kazançlar, toplam ithalat ve hizmet harcamalarını geride bırakıyor.

Bu fazlaya sadece bir muhasebe rakamı olarak bakılamaz. Zira bu fazla aynı zamanda ulusal para biriminin güç ve istikrarını artıran stratejik bir nakit kalkanı işlevi görüyor. Fazla, finans kurumlarına ve devletin varlık fonlarına büyük likidite akışı sağlayarak, kalkınma projelerine yatırımların sürdürülmesine esneklik kazandırıyor. Böylece Suudi Arabistan, küresel tedarik zincirlerinde veya uluslararası deniz yollarında meydana gelebilecek herhangi bir aksaklığa rağmen nakit akışını koruma ve ekonomik ivmesini sürdürme kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Mali düzenlemeler, bütçe açığını yarı yarıya azalttı

Kamu maliyesi cephesinde, rakamlar devletin harcamaları kontrol etme ve gelirleri artırma kapasitesinde önemli bir iyileşme gösteriyor. Dünya Bankası’na göre, 2025’te yüzde 6,4 açık olarak öngörülen mali açık, 2026’da yüzde 3,0’e gerileyerek yarı yarıya düşecek. Bu oran, Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı’nın bu yıl için açıkladığı yüzde 3,3’lük tahminin biraz altında kalıyor.

dbgfr
Riyad’daki et-Tahliye Ticaret Caddesi’nde bir kafenin önünde duran gençler (AFP)

Bu gelişme, Suudi hükümetinin ‘mali pusulayı doğru yönlendirme’ başarısını yansıtıyor. Bölgesel krizlere rağmen, ülke bir yıl içinde gelir ve gider arasındaki farkı yüzde 50 oranında azaltmayı başardı. Gelir-gider açığını bu ölçüde kısa bir sürede daraltabilmesi, birkaç ekonomik gerçeği ortaya koyuyor:

- Mali politikaların başarısı: Vergi toplama etkinliği ve finansal sistemlerin geliştirilmesi.

- Petrol dışı gelirin artışı: Artan petrol dışı gelir, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara olan bağımlılığı azaltan temel bir dayanak haline geldi.

- Devlet harcamalarının etkinliği: Kaynaklar, yüksek kalkınma getirisi sağlayan projelere yönlendirilerek dış borçlanma ihtiyacı azaltılıyor ve mali denge gelecek nesiller için korunuyor.

Suudi Arabistan, kişi başına düşen büyüme artışında bölgede lider konumda

Nisan 2026 raporunda öne çıkan bir diğer bilgi, kişi başına düşen büyüme açısından Suudi Arabistan ile kriz bölgelerindeki komşuları arasındaki keskin fark oldu. Dünya Bankası verilerine göre, Kuveyt’te kişi başına büyüme yüzde 7,7 oranında, Katar’da ise yüzde 7,4 oranında sert daralma öngörülürken, Suudi Arabistan olumlu bir istisna olarak öne çıkıyor ve kişi başına düşen büyümenin yüzde 1,4 olması bekleniyor.

Veriler ayrıca, Suudi Arabistan’ın enflasyonu kontrol altında tutma ve yüzde 2,8 seviyesinde istikrarlı bir düzeyde tutma kabiliyetini gösteriyor. Bu durum, enerji fiyatlarındaki ve nakliye maliyetlerindeki küresel artışa rağmen vatandaşların alım gücünü koruyor ve ekonomiyi ithal enflasyonun olumsuz etkilerinden koruyor.


Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanları telefonda görüştü: Gündem bölgesel gerilim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
TT

Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanları telefonda görüştü: Gündem bölgesel gerilim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, bölgedeki gelişmeler ele alınırken, gerilimin azaltılması ve bölgenin güvenlik ile istikrarına yeniden katkı sağlayacak adımların değerlendirilmesi konuları masaya yatırıldı.


Suudi Arabistan’da ‘Yapay Zekâ Yılı’... Veri ekonomisi için güçlü bir itici güç

TT

Suudi Arabistan’da ‘Yapay Zekâ Yılı’... Veri ekonomisi için güçlü bir itici güç

Suudi Arabistan’da ‘Yapay Zekâ Yılı’... Veri ekonomisi için güçlü bir itici güç

Dijital ekonomiye doğru yarışın hız kazanması ve dünyanın algoritmaların yön verdiği yeni bir aşamaya girmesiyle birlikte Suudi Arabistan, gelişmiş teknolojilerin geleceğinde etkili bir aktör olma konumunu güçlendirmeye yöneliyor. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu’nun 2026 yılını ‘Yapay Zekâ Yılı’ ilan etmesi, krallığın önümüzdeki dönemde kalkınma politikalarının merkezine yapay zekâyı yerleştiren stratejik yaklaşımını yansıtıyor.

Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) Başkanı Dr. Abdullah el-Gamdi, kararın yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bu adımın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın vizyonunu yansıttığını belirtti. El-Gamdi, söz konusu vizyonun Suudi Arabistan’ın gelişmiş teknolojiler alanındaki küresel konumunu güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.

El-Gamdi, Yapay Zekâ Yılı’nın Suudi Arabistan’ın bu teknolojileri insanlığın hizmetine sunma konusundaki bilimsel, kültürel ve insani sorumluluğa olan bağlılığını da ortaya koyduğunu söyledi. Yapay zekânın dünyanın her yerinde insanlar için daha iyi bir gerçeklik oluşturacak etkili bir araç haline getirilmesinin amaçlandığını vurgulayan el-Gamdi, yıl boyunca yapılacak ulusal etkinliklerin Suudi Arabistan’ın gelişmiş teknolojiler alanında uluslararası bir merkez ve yapay zekâya ilişkin küresel karar alma süreçlerinde etkili bir ülke olduğunu göstereceğini dile getirdi.

El-Gamdi’ye göre yapay zekâ, günümüzde küresel ekonominin en önemli itici güçlerinden biri haline geldi. Gelişmiş ülkeler, ekonomik büyümeyi desteklemek ve yaşam kalitesini artırmak için yapay zekâdan yararlanıyor. Bu kapsamda sağlık, eğitim, ulaşım, enerji ve güvenlik gibi hayati sektörlerin geliştirilmesinin yanı sıra inovasyonun hızlandırılması ve rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Entegre ulusal sistem

Son yıllarda SDAIA veri ve yapay zekâ alanında entegre bir ulusal ekosistem oluşturmak için çalışmalar yürüttü. Bu kapsamda dijital altyapının geliştirilmesi, Ulusal Veri ve Yapay Zekâ Stratejisi’nin hayata geçirilmesi, ilgili düzenleyici çerçevelerinin oluşturulması ve farklı sektörlerde yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesini destekleyen ulusal programlar ve platformların başlatılması sağlandı.

Söz konusu girişimler, Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ ile ilgili çeşitli uluslararası endekslerde üst sıralarda yer almasına katkı sağladı. Aynı zamanda kamu, özel ve sivil toplum sektörlerinde akıllı teknolojilerin kullanımının genişlemesiyle hizmetlerin verimliliğinin artırılması, inovasyonun güçlendirilmesi ve dijital ekonominin teşvik edilmesi hedefleniyor.

İnsan kaynağının geliştirilmesi alanında ise SDAIA, yalnızca bir yıl içinde bir milyondan fazla Suudi vatandaşı yapay zekâ teknolojileri konusunda eğitti. Bu adım, krallığın geleceğin teknolojileriyle çalışabilecek ve dijital dönüşüme liderlik edebilecek bir nesil yetiştirme yönündeki yaklaşımını yansıtıyor.

Yatırımlar açısından bakıldığında, Suudi Arabistan’da yapay zekâ sektörü hızlı bir büyüme sergiliyor. Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre, hükümetin yapay zekâ ve yeni ortaya çıkan teknolojilere yaptığı harcamalar 2024 yılında, 2023’e kıyasla yüzde 56,25 oranında arttı.

Geçen yıl bu alanda faaliyet gösteren Suudi şirketlerin aldığı toplam finansman yaklaşık 9,1 milyar dolara ulaştı ve bu rakam 70 yatırım anlaşması aracılığıyla sağlandı. Ülkede veri ve yapay zekâ sektöründe faaliyet gösteren şirket sayısının ise 664’ü aştığı belirtiliyor.

Teknik altyapı

Suudi Arabistan, bununla eş zamanlı olarak teknoloji altyapısını da önemli ölçüde genişletti. 2023 ile 2024 yılları arasında veri merkezlerinin kapasitesi yüzde 42,4 oranında artarken, yapay zekâ uygulamalarını desteklemek amacıyla ileri teknoloji projeleri hayata geçirildi ve küresel ölçekte veri merkezleri geliştirildi.

grtrtgr

Suudi Arabistan’ın çalışmaları yalnızca ülke içinde kalmadı, uluslararası alana da uzandı. Krallık, Birleşmiş Milletler’in (BM) sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde yapay zekânın sorumlu kullanımını destekleyen girişimlere katkı sağladı. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) himayesinde Riyad’da Uluslararası Yapay Zekâ Araştırmaları ve Etik Merkezi (ICAIRE) kuruldu.

Çözüm geliştirme ve yönetimi

Yapay zekâ ekosisteminin güçlendirilmesi kapsamında Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Mayıs 2025’te Kamu Yatırım Fonu’na (PIF) bağlı HUMAIN adlı şirketin kurulduğunu duyurdu. Şirket, yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile yönetilmesini ve sektör ekosistemine yatırım yapılmasını hedefliyor.

Şirket, gelişmiş yapay zekâ modelleri üzerinde çalışıyor. Bunlar arasında Arapça dilinde geliştirilen önde gelen büyük dil modellerinden biri de yer alıyor. Ayrıca yeni nesil veri merkezleri ve bulut bilişim altyapısının geliştirilmesi üzerinde de çalışmalar yürütülüyor. Bu adımların yerel kapasiteyi güçlendirmesi ve bölgesel ölçekte dijital ekonomi için yeni fırsatlar yaratması bekleniyor.

PIF ve portföyündeki şirketler de yatırımlar ve uluslararası ortaklıklar yoluyla yapay zekâ ekosistemini destekliyor. Bu süreçte Suudi Arabistan’ın üç kıta arasında yer alan stratejik coğrafi konumu gibi avantajlardan yararlanılıyor. Söz konusu konum, küresel veri ağları arasında bağlantının kolaylaştırılmasını ve büyük veri miktarlarının hızlı şekilde işlenmesini mümkün kılıyor.

Ayrıca ülkede ekonomik büyümenin hız kazanması ve modern teknolojilere ilgi duyan genç nüfus oranının yüksek olması da bu süreci destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, yapay zekâ alanında kapasite geliştirme, araştırma ve inovasyon faaliyetlerinin güçlenmesine katkı sağlıyor.

Dünya genelinde ülkeler yapay zekâ alanındaki yetkinliklerini artırmaya yönelirken, Suudi Arabistan yatırım, altyapı, mevzuat ve insan kaynağının geliştirilmesini bir araya getiren bütüncül bir ekosistem üzerine strateji kuruyor. 2026’nın Yapay Zekâ Yılı ilan edilmesiyle birlikte krallığın, geleceğin teknolojilerinin geliştirilmesi ve veri temelli ekonominin şekillendirilmesinde küresel bir merkez olma hedefini pekiştirdiği değerlendiriliyor.