Prof. Dr. Faysal b. Abdurrahman Usra / Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Ateşesi
Gurur ve vakarla birlikte kalkınma ve büyüme, yükseliş ve ilerleme, gelişme ve refah, güvenlik ve huzur... Bunlar, kurucu Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud tarafından bu büyük ve güçlü devletin kuruluşundan bu yana Suudi Arabistan tablosunu şekillendiren başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Kurucu Kral Abdulaziz, 1932 yılında bu tarihi günde, 32 yıl süren mücadele ve çabaların ardından ülkenin ‘Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın resulüdür’ sancağı altında birleştirildiğini ilan ederek ülkeye Suudi Arabistan Krallığı adını verdi. Kral Abdulaziz, bu süreçte yüce Kur’an ve Hz. Peygamber’in sünnetini esas alarak büyük devlet yapısının sağlam temellerini attı ve Suud ailesinin atalarının izinden yürüdü.
Böylece İslam hukukunun uygulanmasıyla öne çıkan, onun hoşgörüye dayalı öğretilerini ve insani değerlerini dünyanın dört bir yanında duyuran genç bir devlet ortaya çıktı. Ülke, yönetim ve vatandaşlar bugün bu kalıcı milli günü kutlarken, vatandaşlar ülkenin refahından yararlanıyor, kalkınmasının imkanlarından faydalanıyor, gücüyle gurur duyuyor, elde edilen başarılardan övgüyle söz ediyor ve hayallerini gerçekleştirecek, gelecek nesiller için sağlam adımlarla ilerleyecek bir gelecek umudunu taşıyor. Ülkeyi gelişmiş devletler seviyesine taşıyan, vatandaşların ve ülkede yaşayanların onurlu, güvenli ve huzurlu bir hayat sürmesi için tüm imkanları seferber eden bilge bir yönetimin gölgesinde bu hedefler doğrultusunda ilerleniyor.
Bu kutlu gün, ülkenin yürüyüşünde aydınlık bir dönüm noktasını temsil ediyor. Suudi devletinin birleştirilmesinin yıldönümünü simgeleyen bu gün, onlarca yıl süren bölünmüşlük ve ayrılığın ardından ülkenin güvenlik, istikrar, kalkınma ve refah yolunda yeni aşamalara ilerleyişinin başlangıcını oluşturuyor. Aynı zamanda ülke halkının milli dayanışmanın anlamını ortaya koyduğu, kurucu Kral Abdulaziz ve onunla birlikte mücadele eden sadık isimlerin fedakârlıklarını hatırladığı anlamlı bir yıldönümü niteliği taşıyor. Bu kişiler, İslam şeriatına dayanan, güvenliği ve adaleti tesis eden, hakları koruyan ve değerleri muhafaza eden modern bir devlet inşa etmek için büyük fedakârlıklarda bulundu.
Her yıl bu tarihi günde, Suudi vatandaşının dinine ve vatanına duyduğu gururla güçlü bir kimlik kazandığı dönemi hep birlikte hatırlıyoruz. Bilge ve sağduyulu yönetim, ‘Önce vatandaş’ sloganını benimseyerek bunu önceliklerinin en üst sırasına yerleştirdi. Vatandaşların onurunu korumak, refahını sağlamak, geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldü. Böylece ‘Suudi vatandaşı’ kimliğini taşıyan insanların dünya halkları arasında gurur ve onurla yükselmesinin önü açıldı. Vatandaşlar bu vesileyle, Krallığın gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştığının göstergesi olan dev kalkınma projeleriyle şekillenen yeni gerçekliği de hatırlıyor.
Suudi vatandaşı ayrıca bu tarihi günde, babaları ve dedelerinin ortaya koyduğu kahramanlık destanlarını ve güvenlik, huzur ve istikrar içinde yaşanan bugünkü günlerin oluşması için yaptıkları fedakârlıkları hatırlıyor. Ülke bugün kalkınma, refah ve müreffeh yaşam imkanlarının keyfini sürüyor. Bu nedenle Suudi Arabistan, söz konusu tarihten günümüze uzanan bu kalıcı yıldönümünü, aidiyet ve bağlılık duygularını tazeleyen olumlu hisler eşliğinde kutluyor. Vatandaş, her gün güvenlik, huzur, istikrar, refah, onur ve gurur nimetlerinin farkına varıyor. Milli Gün, nesilden nesile meyveleri toplanan ve sürekli yenilenen başarılarla dolu bir yürüyüşün başlangıç noktası olmayı sürdürüyor. Bu mübarek topraklarda yaşayan vatandaş ve yabancılar, yaşam kalitesinin yanı sıra kalkınma ve refahın imkanlarından yararlanıyor. Herkes, ülkenin bugün ulaştığı seviyeden, aydınlık ve gelişen çağdan gurur duyuyor. Bu başarılar, yürüyüşün lideri, ülkenin koruyucusu, gurur ve onur kaynağı Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğinde elde ediliyor.
‘Gururumuz özümüzden gelir’ sloganıyla kutlanan bu tarihi ve görkemli günün 96. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu vesileyle, Suudi Arabistan’ın iddialı 2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirmeyi hedeflediği dev projeler ve dikkat çekici başarılar sahada somut biçimde ortaya çıkıyor. Nisan 2016’da Kral Selman bin Abdulaziz’in yönlendirmeleriyle ve vizyonun mimarı ve başlıca uygulayıcısı Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğinde başlayan Vizyon 2030, ‘dinamik bir toplum, gelişen bir ekonomi ve iddialı bir ülke’ inşa etmeye yönelik açık bir yol haritası doğrultusunda ilerliyor. Ülke, Allah’ın lütfu ve inayetiyle farklı alanlarda yeni ve modern bir döneme girerken, vizyonun göstergeleri de ara hedeflerine ulaşmış, bunları aşmış veya hedeflere ulaşma noktasına gelmiş bulunuyor.
İddialı vizyon kapsamındaki birçok proje de 2030 için belirlenen takvimden önce hayata geçirilerek planlanan hedeflerin üzerine çıktı. Bugün çok sayıda proje ve programın göstergeleri ve sonuçları sahada görülürken, Suudi Arabistan da sahip olduğu insan ve doğal kaynaklar, yatırım kapasitesi, ekonomik gücü ve eşsiz stratejik coğrafi konumunun sağladığı imkanlarla vizyon kapsamında tamamlanan girişimlerin oranında rekor seviyelere ulaşmayı başardı.
Bu gelişmeler, ülkenin bölgesel ve uluslararası düzeyde liderlik ve mükemmelliğe ulaşmasına, konumunu ve etkisini güçlendirmesine katkı sağlıyor. Vizyon 2030 ayrıca yaşam kalitesinin yükseltilmesine ve Krallık için ekonomik alandaki gücünü ve dayanıklılığını artırmanın yanı sıra yaşamın farklı alanlarında da yeni ve sürekli yenilenen bir gelecek çizilmesine katkıda bulunuyor. Bu süreç, ülkenin tüm alanlarda önemli ve merkezi rolünü sürdürmesine, dünya ülkeleri arasında daha üst sıralarda yer almasına imkân sağlıyor. Bunda, insanı geliştirmeyi ve ülkenin kalkınmasını hedefleyen bilge ve sağduyulu yönetimin yanı sıra Suudi Arabistan’a bahşedilen imkanlar önemli rol oynuyor.
Bu değerli yıldönümünü vesile bilerek Milli Gün dolayısıyla en içten tebrik ve kutlama dileklerimi Kral Selman bin Abdulaziz’e, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a, değerli kraliyet ailesinin tüm fertlerine, asil Suudi halkına ve bu kutsal topraklarda yaşayan herkese sunuyorum. Yüce Allah’tan, bu cömert vatanı korumasını, ülkenin güvenlik, huzur, istikrar ve refahını bilge yönetimin himayesinde daim kılmasını diliyorum.
Gururun daim olsun ey vatan!