19 milyar dolarlık başlangıç noktası: Paris-Riyad masasında geleceğin sektörlerine yatırımların genişletilmesi

Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)
Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)
TT

19 milyar dolarlık başlangıç noktası: Paris-Riyad masasında geleceğin sektörlerine yatırımların genişletilmesi

Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)
Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)

16,3 milyar avroluk, yaklaşık 19 milyar dolara (71,5 milyar riyal) karşılık gelen yatırım tabanı, bugün (Pazartesi) düzenlenecek Fransız-Suudi Yuvarlak Masa Toplantısı'nda ekonomik ortaklığın geleceğin sektörlerine doğru genişletilmesinin ele alınacağı yeni bir başlangıç noktası oluşturuyor.

Bu yatırım tabanı, Suudi-Fransız ekonomik ilişkilerinin geleneksel yatırımlardan ekonomik dönüşüm hedefleriyle daha yakından bağlantılı alanlara doğru genişletildiği bir döneme denk geliyor. Teknoloji, yapay zekâ, enerji, ileri sanayiler ve altyapı bu alanların başında geliyor.

Bu kapsamda iki ülkenin önünde, mevcut yatırım hacmini yeni anlaşma ve projeler için bir platforma dönüştürme fırsatı bulunuyor. Bu durum, Fransız şirketlerinin Suudi Arabistan pazarındaki varlığını güçlendirirken, Suudi sermayesinin de Fransa ve Avrupa'daki gelecek vadeden sektörlerde genişlemesinin önünü açabilir.

Fransız yatırımları Suudi Arabistan'da giderek daha fazla stratejik yeni sektörlere yöneliyor. Yeni Fransız şirketleri yapay zekâ, dijital altyapı, kültür ve yaratıcı endüstriler ile madencilik gibi alanlara giriyor.

Bu gelişme, Fransız şirketlerinin enerji ve sanayi sektörlerinde onlarca yıldır oluşturduğu güçlü varlığın devamı niteliğinde. İmalat sanayii, Fransız doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 60'ını oluşturuyor.

Gayrisafi yurt içi hasıla

Suudi Arabistan, politikaların öngörülebilirliği ve ekonomik ortamın istikrarının yanı sıra güçlü ekonomik temelleri, büyük ve hızla büyüyen pazarıyla öne çıkıyor. Bölgenin en büyük ekonomisi olan ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası yaklaşık 1,1 trilyon avroya ulaşıyor. Riyad, Vizyon 2030 kapsamında yürüttüğü ulusal ekonomik çeşitlendirme programı çerçevesinde yeni sanayiler geliştirmeye çalışıyor.

xsdcfvgh
Suudi Veliaht Prensi, Fransa Cumhurbaşkanı ile Paris'te düzenlenen E-Spor Dünya Kupası'nın kapanış töreninde (SPA

Genişleyen sanayi tabanı ve artan iç talep, Fransız yatırımcılara hem güçlü bir geçmişe sahip oldukları sektörlerde varlıklarını büyütme hem de yeni ve hızlı büyüyen alanlara girme fırsatı sunuyor.

Fransız şirketleri, Suudi ekonomisinin büyüme hızının artmasıyla birlikte enerji ve sanayinin yanı sıra ulaştırma, inşaat ve yapı sektörlerindeki faaliyetlerini yoğunlaştırmayı sürdürüyor. Bunun yanında yapay zekâ, dijital altyapı, kültür ve madencilik gibi yeni sektörlere de giriyor.

İkili ilişkilerde öne çıkan göstergelere bakıldığında, iki ülke 2024 yılı sonunda kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasını imzaladı. Bu anlaşma, yeni sektörlerde daha geniş iş birliği alanlarının önünü açtı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi ise 2025'te yaklaşık 10,1 milyar avroya ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 7,2 arttı.

Doğrudan yabancı yatırım

Fransa, doğrudan yabancı yatırım stoku bakımından Suudi Arabistan'a yatırım yapan ülkeler arasında dördüncü sırada yer alıyor. Fransız yatırımlarının toplam stoku 2024'te yaklaşık 16,3 milyar avroya ulaştı. Suudi Arabistan'da 18 sektörde toplam 651 Fransız yatırım lisansı bulunuyor.

Aynı zamanda imalat sanayii, Fransız doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 60'ını oluşturuyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkinin güçlü sanayi temelini ortaya koyuyor.

Suudi Arabistan'da faaliyet gösteren Fransız şirketleri arasında TotalEnergies, Sanofi, Veolia, Suez, Accor ve Schneider Electric gibi büyük yatırımcılar bulunuyor.

Suudi varlığı

Suudi Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2017-2024 yılları arasında Fransa'ya yaklaşık 7,36 milyar avro yatırım yaptı ve bu yatırımlar yaklaşık 29 bin istihdamı destekledi. Suudi egemen varlık fonu ile Bpifrance arasında yaklaşık 8,56 milyar avro değerindeki finansman mutabakatı da daha fazla yatırım iş birliği için bir çerçeve oluşturuyor.

Ortaklıkta yeni bir boyut da ortaya çıkıyor. Qiddiya Investment Company ile Fransız hükümeti, Fransa'da eğlence, spor ve kültürü bir araya getiren küresel bir destinasyon geliştirmek üzere bir iş birliği çerçevesini değerlendiriyor. Bu girişim, Suudi Arabistan'ın destinasyon geliştirme alanındaki deneyiminin uluslararası düzeyde yaygınlaştırılması için yeni bir boyut oluştururken, ortaklığın karşılıklı ve giderek büyüyen niteliğini de ortaya koyuyor.

Fransız şirketleri enerji, sanayi, ulaştırma ve konaklama sektörlerinde güçlü bir varlığa sahipken, Suudi ekonomisinin hızlanan büyümesiyle birlikte yeni sektörlere de yöneliyor.

Yeni anlaşmalar

Yeni anlaşma ve mutabakatların, Fransız şirketlerinin güçlü olduğu sektörlerdeki varlığını daha da artırması bekleniyor. Enerji alanında TotalEnergies ve EDF'nin Suudi Arabistan'da güçlü bir varlığı bulunurken, SLB, Schneider Electric ve diğer şirketler de petrol ve gaz ile elektrik enerjisi faaliyetlerinde yer alıyor.

Benzer şekilde su ve çevre, ulaştırma ve mobilite, lojistik hizmetleri, inşaat ve danışmanlık, konaklama ve sağlık sektörlerinde de çok sayıda büyük Fransız şirketi Suudi pazarında faaliyet gösteriyor.

Suudi Arabistan, büyük ölçekli sermaye yatırımlarını destekleyen istikrarlı bir düzenleyici, ekonomik ve finansal ortam sunuyor. Açık kalkınma planları, yatırımcılara ekonominin izleyeceği yol ve gelecekteki beklentiler konusunda daha fazla öngörü sağlarken, güçlü ekonomik temeller uygulamaların sürdürülebilirliğini destekliyor.

Buna karşılık Vizyon 2030, ekonomik çeşitlendirmeyi uzun vadeli ulusal öncelik olarak pekiştiriyor. Ulusal Yatırım Stratejisi yatırımları teşvik etmeyi hedeflerken, sektörel stratejiler değer zincirlerinin tamamında yeni fırsatlar yaratıyor.

Düzenleyici reformlar yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratmaya ve yatırım ortamını güçlendirmeye devam ediyor. Güncellenen yatırım sistemi ise eşit muameleyi güvence altına alıyor ve yatırımcıların korunmasını güçlendiriyor. Bu kapsamda kamulaştırmaya karşı hukuki koruma ve sermayenin yurt dışına transferine yönelik mekanizmalar da bulunuyor.

Kredi notu

Riyad'ın, Standard & Poor's tarafından geçen mart ayında teyit edilen ve görünümü durağan olan A+ seviyesinde ülke kredi notu bulunuyor. Suudi Arabistan'ın toplam rezerv varlıkları ise Haziran 2026'da yaklaşık 421,5 milyar avroya ulaştı.

Suudi Arabistan, ekonomik ve ticari faaliyetlerin sürekliliğini destekleyen altyapı ve operasyonel kapasitelere onlarca yıldır yatırım yapıyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), düşük kamu borcu, yüksek rezervler ve büyük ölçekli egemen varlık fonunu destekleyici unsurlar olarak gösterirken, sabit döviz kuru sistemini de parasal istikrarın güvenilir bir dayanağı olarak değerlendiriyor.

Fırsatlar yalnızca tekil projelerle sınırlı değil. Suudi Arabistan, birbirini tamamlayan ekonomik sektörleri genişletmeye, değer zincirleri boyunca artan talep oluşturmaya ve şirketlerin büyümesi için gerekli altyapı, finansman ve operasyonel ortamı geliştirmeye çalışıyor.

15'ten fazla sektörde belirli yatırım fırsatları bulunurken, Fransız şirketleri bu büyümeyi yönlendiren sektörlerin birçoğunda halihazırda güçlü bir varlığa sahip.

Suudi Sanayi Geliştirme Fonu, uygun projelerin maliyetlerinin yüzde 75'ine kadar finansman sağlarken, sanayi teşvikleri yüzde 35'e kadar çıkıyor. Özel ekonomik bölgeler stratejik sektörlere yönelik hedefli teşvikler sunuyor. Bölgesel merkez programı ise şirketlere bölgesel büyüme için bir üs sağlıyor.

Yapay zekâ

Suudi Arabistan, dijital altyapıya yaptığı büyük ölçekli yatırımlarla desteklenen bölgesel bir yapay zekâ ve teknoloji merkezi olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Ülke, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2025 Bilgi ve İletişim Teknolojileri Gelişim Endeksi'nde dünyada ilk sırada yer aldı.

Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının büyüklüğü, geçen yıl 2017'ye kıyasla yüzde 89 artarken, dijital ekonomi 2024'te gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu.

Suudi Arabistan, 2030'a kadar yapay zekâ altyapısında 3 gigavat'a varan kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Veri merkezi kapasitesi ise 440 megavata ulaştı. Bu kapasite, 2017'deki başlangıç seviyesine kıyasla yaklaşık altı kat artarken yatırımlar 3,85 milyar avroyu aştı.

Açıklanan yapay zekâ ortaklıklarının toplam değeri 19,7 milyar avroyu aşarken Oracle ve Google Cloud'un bulut bilişim bölgeleri faaliyete geçti. AWS ve Microsoft'un bulut bilişim bölgelerinin ise 2026 içinde faaliyete geçmesi bekleniyor.

Enerji

Enerji sektörü, Suudi Arabistan'daki Fransız varlığının en önemli dayanaklarından biri olmayı sürdürüyor ve daha geniş büyüme fırsatları sunuyor. Fransız şirketlerinin ülkedeki enerji projelerinin toplam değeri 16,3 milyar avroyu aşarken, Fransız şirketlerinin öncülük ettiği konsorsiyumlar toplam 11 gigavat kapasiteye sahip güneş enerjisi projelerinde yer alıyor.

Fırsatlar yenilenebilir enerji, enerji depolama, hidrojen ve elektrik şebekesi altyapısını kapsıyor.

Turizm sektöründe de Fransız şirketleri Suudi Arabistan'da güçlü bir varlığa sahip. Sektör hızlı bir büyüme kaydederken, ülke 2025'te yaklaşık 123 milyon ziyaretçi ağırladı ve turizm harcamaları yaklaşık 69,3 milyar avroya ulaştı. Riyad, 2030'a kadar yıllık 150 milyon ziyaretçi hedefliyor.

Bölgesel büyüme üssü

Bölgesel Merkezler Programı kapsamında 750'den fazla şirket Riyad'da bölgesel merkez kurdu. Bunların arasında sekiz sektörde faaliyet gösteren 39 Fransız şirketi de bulunuyor.

Program, uygun şirketlere 30 yıl boyunca kurumlar vergisi ve stopaj vergisinden muafiyet sağlıyor. Bu uygulama, Suudi Arabistan'da geniş operasyonel faaliyetleri bulunan Fransız şirketlerine bölgedeki faaliyetlerini yönetebilecekleri güçlü bir merkez sunuyor.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, prensleri, din alimlerini ve çok sayıda vatandaşı kabul etti

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, prensleri, din alimlerini ve çok sayıda vatandaşı kabul etti

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, dün, Cidde'deki Selam Sarayı'nda kendisini selamlamak üzere gelen prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı kabul etti.

Kabulde Prens Meşal bin Suud bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Suud bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Musaid bin Abdurrahman, Prens Halid bin Saad bin Fahd, Prens Velid bin Talal bin Abdülaziz, Prens Nevvaf bin Muhammed bin Abdullah bin Abdurrahman, Prens Dr. Suud bin Selman bin Muhammed, Prens Nevvaf bin Suud bin Saad bin Abdurrahman, Prens Suud bin Sad bin Muhammed, Prens Halid bin Muhammed bin Suud el-Kebir, Prens Nevvaf bin Nasır bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Nasır bin Abdülaziz, Prens Dr. Bender bin Selman bin Muhammed, Prens Abdülaziz bin Ahmed bin Abdülaziz, Prens Türki bin Abdullah bin Abdülaziz bin Musaid, Prens Faysal bin Suud bin Musaid bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Türki bin Faysal bin Türki bin Abdülaziz, Prens Fahd bin Faysal bin Selman bin Muhammed, Prens Naif bin Memduh bin Abdülaziz, Prens Muhammed bin Abdullah bin Halid bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Fahd bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Abdullah bin Faysal bin Abdülaziz, Prens Suud bin Abdullah bin Abdülaziz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Prens Halid bin Bender bin Sultan bin Abdülaziz, Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Prens Naif bin Sultan bin Abdülaziz, Prens Abdurrahman bin Türki bin Abdülaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Mukrin bin Abdülaziz, Prens Halid bin Bender bin Musaid bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Halid bin Faysal bin Türki bin Abdülaziz, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Ciluvi, Prens Halid bin Suud bin Halid bin Türki, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Türki bin Faysal bin Abdülaziz, İçişleri Bakanı Prens Abdülaziz bin Suud bin Naif bin Abdülaziz, Prens Abdullah bin Sad bin Abdülaziz, Prens Suud bin Muhammed bin Saad bin Muhammed, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Muhammed bin Saad bin Muhammed, Prens Suud bin Faysal bin Musaid bin Abdurrahman, Prens Sultan bin Saad bin Abdülaziz, Prens Muhammed bin Abdülaziz bin Meşal bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Faysal bin Abdülmecid bin Abdülaziz, Prens Sad bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Meşhur bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Abdullah bin Halid bin Saad bin Fehd bin Abdurrahman, Prens Türki bin Faysal bin Abdülmecid bin Abdülaziz, Taif Valisi Prens Fevaz bin Sultan bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Abdülaziz bin Hatlul bin Abdülaziz, Prens Dr. Halid bin Abdullah bin Mukrin bin Mişari, Prens Dr. Naif bin Tanyan bin Muhammed, Prens Dr. Memduh bin Suud bin Tanyan ve Prens Suud bin Nasır bin Suud bin Ferhan hazır bulundu.


Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkileri, ticaret hacmi ve geleneksel yatırım alışverişindeki büyümenin ötesine geçerek yenilenebilir enerji ve savunma sanayisinden turizm ve lojistik hizmetlerine kadar uzanan sektörlerde sermaye, uzmanlık ve teknolojinin bir araya geldiği uzun vadeli sanayi ve yatırım ortaklıklarının kurulacağı yeni bir aşamaya giriyor.

Bu dönüşüm, Suudi yatırımcıların fonlar ile birleşme ve satın alma işlemleri aracılığıyla Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisiyle öne çıkarken, Türk şirketleri de Suudi Arabistan’daki varlıklarını genişletmeye ve ülkenin Vizyon 2030 hedefleri ile büyük projelerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya çalışıyor. Enerji ve savunma, iş birliğinin genişletilmesi açısından öne çıkan alanlar olurken, iki ülke ortak yatırım, teknoloji transferi ve sanayinin yerlileştirilmesine dayalı bir ekonomik ilişkiler modeli oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, Suudi Arabistan-Türkiye ortaklığına ticaretteki dalgalanmalara daha az bağlı, daha sürdürülebilir bir boyut kazandırıyor.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, son yıllarda Türkiye’deki Suudi yatırımlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Dağlıoğlu, yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri ile Türk şirketlerinde hisse alımına ve fonlar üzerinden yatırım yapmaya ilgisinin arttığını, bunun yanı sıra Suudi sermayesinin bankacılık ve finansal hizmetler, imalat sanayisi, gayrimenkul ve aile şirketleri gibi sektörlerdeki varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin de Suudi Arabistan pazarındaki varlıklarını genişlettiğini ifade etti. Türk şirketlerinin, Vizyon 2030 ile Krallık’ta yürütülen büyük projelerin sunduğu fırsatlardan özellikle imalat, hizmetler, sağlık, hastaneler ve lojistik sektörlerinde yararlandığını kaydetti.

Daha fazla güven

Son yıllarda Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin iki ülkeden yatırımcılara daha fazla güven verdiğini ve ticaret ile yatırımların yükseliş eğilimine girmesine katkı sağladığını belirten Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin şirketlerin pazarlara giriş ve uzun vadeli yatırım kararlarında önemli bir gösterge oluşturduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, Türkiye’deki Suudi yatırımlarının gerçek hacminin resmi verilerde görülenden daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Bazı yatırımların uluslararası finans merkezlerinde kayıtlı fonlar ve şirketler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle bunların her zaman doğrudan Suudi sermaye akışı olarak kaydedilmediğini belirtti.

FGBHJU
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu (Şarku’l Avsat)

Dağlıoğlu, bu durumun Suudi yatırımcıların kullandığı araçların geliştiğini gösterdiğini belirterek, yatırımcıların şirketlerden hisse satın almak veya birleşme ve satın alma işlemlerini finanse etmek için fonlara ve uluslararası yatırım yapılarına daha fazla başvurmaya başladığını söyledi.

Yenilenebilir enerji

Dağlıoğlu, Suudi Arabistan merkezli Acwa Power şirketinin Türkiye’deki yenilenebilir enerji projelerine dahil olmasını, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin yönünü gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirdi. Bu alandaki iş birliğinin geniş fırsatlar barındırdığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin temiz enerji kapasitesini artırmaya ihtiyaç duyduğunu, Suudi şirketlerin ise büyük ölçekli projelerin geliştirilmesi, finansmanı ve işletilmesi konusunda ileri düzeyde deneyime sahip olduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, büyük kapasiteli yenilenebilir enerji üretim projelerini kapsayan yatırım taahhütlerinin bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemde, önümüzdeki süreçte bu alanda ilave adımların açıklanmasını beklediğini söyledi.

Enerji sektörünün iki ülke arasındaki ortaklığın başlıca eksenlerinden birine dönüşebileceğini belirten Dağlıoğlu, Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerji alanındaki uluslararası yatırımlarını genişletme yönündeki yaklaşımına ve Türkiye’nin enerji karmasında temiz kaynakların payını artırma hedeflerine dikkat çekti.

Savunma iş birliği

Öte yandan SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin artık yalnızca ürün satışı veya ihracat anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi, sanayinin yerlileştirilmesi ve ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan stratejik bir ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi.

Tütüncü, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerlileştirme hedeflerinin, Türkiye’nin son yıllarda oluşturduğu sanayi ve teknoloji kapasitesiyle örtüştüğünü, bunun da iki tarafın şirket ve kurumları arasında daha geniş kapsamlı bir iş birliğinin önünü açtığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın yalnızca savunma ekipmanları ve sistemleri satın almayı hedeflemediğini ifade eden Tütüncü, ülkenin askeri sanayide yerli içeriğin payını artırma hedefleri doğrultusunda teknik bilgiye, üretim, geliştirme ve bakım kapasitesine sahip olmayı amaçladığını kaydetti.

Tütüncü, “Türk şirketleri Suudi Arabistan pazarını yalnızca ürün ihraç edilecek bir pazar olarak değil, uzun vadeli stratejik bir ortak olarak görüyor” diyerek, gelecekteki iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını kapsayabileceğini vurguladı.

İki ülke arasındaki savunma ilişkisini, Suudi Arabistan’ın finansman ve yatırım imkanları ile Türkiye’nin teknik ve sanayi tecrübesinden yararlanan bir ‘sanayi entegrasyonu’ olarak nitelendiren Tütüncü, bu modelin havacılık, insansız sistemler, elektronik ve ileri teknolojiler gibi alanlara da yayılabileceğini ifade etti.

İki ülke arasındaki insansız hava aracı (İHA) anlaşmalarının savunma iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Tütüncü, bunun iş birliğinin sonu değil, Suudi Arabistan’da sanayi ve üretim kapasitelerinin geliştirilmesini de kapsayabilecek daha geniş bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.

Turizm ve mevsimsel entegrasyon

Turizm sektöründe ise Dağlıoğlu, iki ülkenin mevsimsel entegrasyona dayalı bir model oluşturma fırsatına sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaz aylarında çok sayıda Suudi turisti ağırladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türk şirket ve turizm işletmecilerinin ise Suudi Arabistan’daki kış turizm sezonundan ve Krallık’ta hayata geçirilen yeni turizm ve eğlence projelerinden yararlanabileceğini söyledi.

WDEFRGT
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü (Şarku’l Avsat)

Türk konaklama, işletmecilik ve turizm hizmetleri şirketlerinin Türkiye’de talebin düştüğü dönemlerde deneyim ve personellerini Suudi Arabistan pazarına taşıyabileceğini belirten Dağlıoğlu, bunun Suudi Arabistan’daki projelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ve Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.

Dağlıoğlu, Riyad ile Ankara arasındaki iş birliğinin yalnızca hükümetler ve büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, yatırımcıların, girişimcilerin ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin de birbirleriyle bağlantı kurmasını ve iki ülke pazarlarına girişlerinin kolaylaştırılmasını kapsadığını vurguladı.

Daha fazla büyüme

İki Türk yetkili, önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımlarda daha yüksek bir büyüme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bu büyümenin, ilişkilerdeki iyileşme, Suudi Arabistan’daki projelerin kapsamının genişlemesi, Suudi yatırımcıların Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisi ve Ankara’nın sanayi, enerji ve teknoloji sektörlerini destekleyecek nitelikli yatırımları çekme hedefiyle desteklenmesi bekleniyor.

Bu süreç, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin ticari ivmenin yeniden kazanıldığı bir aşamadan, ortak yatırım, teknoloji transferi ve kapasite entegrasyonuna dayanan daha derin ekonomik ve sanayi çıkarların oluşturulduğu bir döneme geçtiğini gösteriyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişkiler, geleneksel ticaretteki dalgalanmaların ötesine geçen, uzun vadeli bir nitelik kazanıyor.


Limanlar ve lojistik, yılın ilk yarısında Suudi Arabistan’ın ulaştırma sektöründeki büyüme ivmesine öncülük etti

Cidde İslam Limanı (SPA)
Cidde İslam Limanı (SPA)
TT

Limanlar ve lojistik, yılın ilk yarısında Suudi Arabistan’ın ulaştırma sektöründeki büyüme ivmesine öncülük etti

Cidde İslam Limanı (SPA)
Cidde İslam Limanı (SPA)

Suudi Arabistan ulaştırma sektörü, 2026 yılının ilk yarısında operasyonel faaliyetlerin genişlemesi ile lojistik, liman ve taşımacılık alanlarında faaliyet gösteren halka açık şirketlerin performansındaki iyileşmeye bağlı olarak finansal ivmesini artırdı. Sektördeki şirketlerin toplam net kârı, 2025 yılının aynı döneminde kaydedilen 254,4 milyon riyalden (67,8 milyon dolar) yüzde 155,5 artışla yaklaşık 395,6 milyon riyal yükselerek 650 milyon riyale (173,3 milyon dolar) ulaştı.

Söz konusu finansal toparlanmada ikinci çeyrekte sergilenen güçlü performans etkili oldu. Sektörde yer alan dokuz şirketin toplam gelirleri yıllık bazda yüzde 13,1 artarak yaklaşık 6,21 milyar riyale çıkarken, 2025'in ikinci çeyreğinde kaydedilen 341,4 milyon riyallik zarar, bu yılın aynı döneminde 156,1 milyon riyal net kâra dönüştü.

İkinci çeyrek sonuçlarındaki bu kayda değer dönüşüm, kiralama ile havacılık bağlantılı bazı faaliyetlerdeki baskıların sürmesine rağmen lojistik, liman ve taşımacılık şirketlerinin performansındaki artışı yansıttı.

Sektörde SAL Saudi Logistics, Saudi Ground Services, Budget Saudi, Theeb, Lumi, SAPTCO, SISCO Holding, Flynas ve Sharey olmak üzere toplam dokuz şirket yer alıyor.

SAL kârda lider konumda

SAL Saudi Logistics, ilk yarıda net kârını 2025'in aynı dönemine göre yüzde 10,4 artışla 315,3 milyon riyalden yaklaşık 348 milyon riyale çıkararak sektörün toplam kârının yaklaşık yüzde 53,5'ini elde etti.

Şirket, kâr artışını kargo yer hizmetleri ve lojistik sektörlerindeki operasyonel performansın iyileşmesine ve gelir büyümesine bağladı.

United International Transportation Company (Budget Saudi) ise ilk yarıda kaydettiği 127,8 milyon riyal net kâr ile kârlılıkta ikinci sırada yer aldı. Bir önceki yılın aynı döneminde 168,4 milyon riyal kâr açıklayan şirketin kârı yüzde 24 oranında geriledi.

DFGB HNM
SAL Saudi Logistics binası (Şirketin internet sitesi)

Şirket, kâr düşüşünün jeopolitik koşullar nedeniyle kısa süreli kiralama faaliyetlerindeki doluluk oranlarının azalması, sigorta maliyetlerinin artması ve daha ihtiyatlı bir politika kapsamında alacak karşılıklarının yükselmesinden kaynaklandığını belirtti.

Üçüncü sırada yer alan SISCO Holding’in net kârı; liman ve lojistik sektörlerindeki gelir büyümesi ile güçlü performansın etkisiyle 2025'in ilk yarısındaki 44,7 milyon riyalden yüzde 91 artarak 85,4 milyon riyale yükseldi.

Sektör yeniden kârlılığa dönüyor

Sektör şirketleri ikinci çeyrekte finansal performanslarında büyük bir dönüşüme imza atarak 2025'in aynı çeyreğinde kaydedilen 341 milyon riyallik zarara kıyasla yaklaşık 156 milyon riyal net kâr açıkladı.

Aynı dönemde toplam gelirler, geçen yılın aynı dönemindeki 5,5 milyar riyale kıyasla yüzde 13 artış göstererek 6,213 milyar riyale ulaştı.

Söz konusu dönüşüm, faaliyetlerdeki büyümenin artık yalnızca gelirlere yansımakla kalmayıp, kârlılık ve operasyonel verimlilikte de gözle görülür bir iyileşmeye dönüştüğünü göstermesi bakımından kritik önem taşıyor.

Lojistik talebi büyümeyi destekliyor

Şarku'l Avsat'a değerlendirmelerde bulunan finans ve ekonomi uzmanı Dr. Süleyman Al Humeyd el-Halidi; Suudi ulaştırma ve lojistik sektörünün 2026'nın ilk yarısında güçlü bir finansal performans sergilediğini belirtti. El-Halidi, bu gelişmede lojistik hizmetlere yönelik talebin artması, kargo ve taşımacılık trafiğindeki büyüme ile dev projeler ve Vizyon 2030 ile bağlantılı ekonomik faaliyetlerin genişlemesinin etkili olduğunu ifade etti.

Söz konusu etkenlerin, Suudi ekonomisinin kollarından biri olan ulaştırma ve lojistik alanında krallığın gelişmiş ülkeler arasındaki konumunu pekiştirdiğini aktaran el-Halidi, operasyonel verimliliğin artması ve kâr marjlarındaki iyileşmenin sonuçları desteklediğini kaydetti.

El-Halidi, katma değerli hizmetlerdeki genişleme ile dijital dönüşümün verimliliği artırmaya, filo ve tedarik zinciri yönetimini geliştirmeye yardımcı olduğunu dile getirdi.

Gelirlerdeki büyümenin kârlılığa dönüşmesinin geçici bir iyileşme değil, talebin gücü ve sürdürülebilirliğinin olumlu bir göstergesi olduğunu vurgulayan el-Halidi; sanayi, ticaret, turizm, perakende ve altyapı projelerindeki genişlemenin taşımacılık, depolama ve tedarik hizmetlerine olan talebi artırdığını ifade etti.

İlk yarı sonuçlarındaki en önemli unsurun yalnızca gelir artışı olmadığını, şirketlerin bu büyümeyi daha iyi kâr marjlarına dönüştürme yeteneği olduğunu belirten el-Halidi, bunun büyüme kalitesini ve operasyonel verimliliği yansıttığını kaydetti.

El-Halidi ayrıca, altyapı yatırımları ile liman, havalimanı ve lojistik bölgelerin geliştirilmesinin yanı sıra krallığın üç kıtayı birbirine bağlayan bölgesel bir lojistik merkezi olma konumunun güçlenmesiyle sektörün önümüzdeki dönemde büyük büyüme fırsatlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Rakamlarla sektör verileri:

- 650 milyon riyal: Ulaştırma sektörü şirketlerinin ilk yarı net kârı.

- %155,5: Kârlılıkta yıllık bazda yaşanan artış oranı.

- 173,3 milyon dolar: Sektörün toplam konsolide kâr değeri.

- 6,21 milyar riyal: Şirketlerin ikinci çeyrekteki toplam geliri.

- %13,1: Gelirlerde yıllık bazda kaydedilen büyüme oranı.