Suudi Arabistan ile Çin arasında 50 milyar yuan değerinde para takası anlaşması imzalandı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'ın havadan görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'ın havadan görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ile Çin arasında 50 milyar yuan değerinde para takası anlaşması imzalandı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'ın havadan görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'ın havadan görünümü (Reuters)

Çin Merkez Bankası, yakın zamanda Suudi Arabistan Merkez Bankası ile yerel para birimlerinin takası konusunda bir anlaşma imzaladığını bildirdi.

Açıklamaya göre, anlaşma 3 yıl süreyle geçerli olacak ve karşılıklı mutabakat halinde yenilenebilecek.

Çin Merkez Bankası, para takası anlaşmasının toplam değerinin 50 milyar yuan (yaklaşık 6,98 milyar dolar) yani 26 milyar riyal olduğunu bildirdi.

Açıklamada, para birimi takası düzenlemesinin, Çin ile Suudi Arabistan arasındaki mali işbirliğinin güçlendirilmesine, iki ülkenin para biriminin kullanımının genişletilmesine ve ikili ticaret ve yatırımın kolaylaştırılmasına yardımcı olacağı bilgisi de verildi.

Suudi Arabistan Merkez Bankası da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, üç yıl sürecek olan anlaşmanın iki merkez bankası arasındaki mali işbirliği bağlamında gerçekleştiğini bildirdi.

Ayrıca, bu adımın ortak çıkar alanlarında ikili ilişkilerin güçlendirildiğini yansıttığını da ifade etti.

Suudi Arabistan ile Çin arasındaki işbirliği, Riyad’ın gelecek yılın başında BRICS grubuna katılmayı düşündüğü bir dönemde gerçekleşti.

Suudi Arabistan’ın Çin için en önemli petrol kollarından biri olması ve Pekin’in de Riyad’ın en büyük mal ihracatçılarından biri olması nedeniyle iki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi artıyor.

Haziran ayında açıklanan bilgilere göre, Çin’in Suudi Arabistan’ın dış ticaretindeki payı, 10 yıl önce yaklaşık yüzde 13,1 iken, 2022’de yüzde 17,7 seviyesine yükseldi.

Bu dönemde ikili ticaret yaklaşık yüzde 49 artarak 400 milyar riyale (107 milyar dolar) ulaştı.

Çin ile Suudi Arabistan arasındaki mal ticareti hacmi, son on yılın tamamında 2,5 trilyon riyali (667 milyar dolar) aştı.

Bu, aynı dönemde Suudi Arabistan ile ABD arasındaki ticaret hacminden yaklaşık 1,5 kat fazla.

Suudi Arabistan, geçtiğimiz yıl Çin’e 249,9 milyar riyal (66,6 milyar dolar) değerinde ihracat gerçekleştirdi. Bu oran, Suudi Arabistan’ın ihracatının yüzde 16’sını temsil ediyor.

Riyad, Pekin’den yaklaşık 149,25 milyar riyal (39,8 milyar dolar) ithalat yaptı. Bu, Suudi Arabistan’ın ithalatının yüzde 21’ini oluşturuyor.

Böylece Riyad, Pekin ile 100,7 milyar riyal (26,8 milyar dolar) tutarında ticaret fazlası kaydetti. Bu da 2013’ten bu yana kaydedilen en yüksek ticaret fazlası oran oldu.

İki ülke arasında, Aralık 2022’de 50 milyar dolar değerinde yatırım anlaşmaları imzalandı.

Çin aynı zamanda, Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı haline geldi.

Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Suudi Arabistan’ın altyapı yatırımlarının yaklaşık 5,5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.