Türki el-Faysal: ABD ile ilişkilerimiz büyük zorluklarla karşı karşıya kalmasına rağmen devamlılığını sürdürüyor

Türki el-Faysal: ABD ile ilişkilerimiz büyük zorluklarla karşı karşıya kalmasına rağmen devamlılığını sürdürüyor
TT

Türki el-Faysal: ABD ile ilişkilerimiz büyük zorluklarla karşı karşıya kalmasına rağmen devamlılığını sürdürüyor

Türki el-Faysal: ABD ile ilişkilerimiz büyük zorluklarla karşı karşıya kalmasına rağmen devamlılığını sürdürüyor

Eski Suudi İstihbaratı Başkanı (1979-1993) ve eski ABD ve İngiltere Büyükelçisi Prens Türki el-Faysal bin Abdülaziz, Suudi-ABD ilişkilerinin 70 yıl içinde birçok zorluk ve krizle karşı karşıya kaldığını, fakat sürekliliğini koruduğunu belirterek; Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı davası nedeniyle ilişkilerin gerildiği bu günlerde de aynı sürekliliğin sağlanacağını vurguladı.

Suudi Arabistan’ın eski ABD ve İngiltere Büyükelçisi, Arap-Amerikan İlişkileri Ulusal Konseyi konferansında yaptığı konuşma sırasında, “Suudi Arabistan ve Amerika geçtiğimiz yıllarda, her iki ülkenin de çıkarına hizmet eden birçok meselede ortaklaşa hareket ettiler. Suudi Arabistan ile ABD arasındaki bu ilişkilerin devamlılığı, 6 Suudi kralı ve 13 ABD başkanının kararlılığı ile sağlandı” ifadelerini kullandı.

Faysal, 1973'te petrol ihracatının durdurulması ile yaşanan krizin ve daha sonra meydana gelen 11 Eylül 2001 olaylarının, ülkeler arasındaki ilişkilerin odaklandığı öncelikleri değiştirdiğini kaydederek; medya, politikacılar veya araştırma merkezleri tarafından körüklenen anlaşmazlıklara rağmen ilişkilerin hayatta kaldığını ve devam ettiğini belirtti. Faysal, günümüzdeki ilişkilerinin geçmişe nazaran daha kuvvetli olduğunu kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul'daki Suudi konsolosluğunda öldürülmesi ile yaşanan trajedi, şu anda dünya kamuoyuna ve medyaya hakim olan en önemli meselelerden biri. Geçmişte de böyle krizler oldu. Gelecekte iki ülke arasındaki ilişkiden söz ederken bu olaya dayanmak doğru değildir. Bu hususta Suudi Arabistan’ı itham etmek ve ayıplamak her iki tarafın da çıkarına değildir.”

Suudi Arabistan’ın Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi hadisesinde yer alan veya bir şekilde olay ile ilişkili olduğu tespit edilen herkesin adalet önüne çıkarılacağını vurgulayan Faysal, “Adalet yerini bulacak” dedi.

Suudi istihbaratının eski başkanlarından olan Prens Türki el-Faysal, konuşmasının devamında, “Bu kürsüden, Suudi Arabistan'ın Amerika ile ilişkisinin çok sıkı olduğunu ve mevcut krizi atlatarak devamlılığını sürdüreceğini defalarca vurguladım” ifadelerini kullandı.

Faysal, Suudi Arabistan ve Amerika’nın Ortadoğu'da barışı sağlamak, teröre karşı mücadele etmek ve radikalizmin yerel ve küresel olarak önüne geçmek için on yıllar boyunca çalıştıklarına dikkat çekerek, Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde Amerika ile ilişkilerini sürdürmek ve Arap ülkeleri arasındaki itibarını korumak için ağır bir bedel ödediğini ifade etti.

Faysal sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu fiyatı ödedik. Çünkü Amerika'yla olan ilişkimizin ve dostluğumuzun değerli ve kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bugün dünya değişiyor ve bununla birlikte ilişkilerin karşı karşıya kaldığı zorluklar da oldukça çetin ve değişken. Fakat Suudi Arabistan'ın ehemmiyet verdiği durumlarda herhangi bir değişiklik olmadı. Krallık, İslam dünyasının kalbi ve köşe taşıdır. Çünkü dünya üzerindeki yaklaşık 1,25 milyar insan oraya yönelerek namaz kılıyor. Suudi Arabistan Arap dünyasının da kalbinde yer alıyor ve aynı zamanda küresel anlamda bir merkezi teşkil ediyor. Çünkü bölgesel ve küresel meselelerin çözüme kavuşturulması ile bölgede güvenlik ve barışı sağlanması hususunda Amerika ve diğer müttefikleri ile önemli bir rol oynuyor.”

Faysal, Suudi Arabistan'ın yoksul ülkelere destek amacıyla gelirinin yüzde 4'üne karşılık gelecek şekilde yardımlarda bulunduğuna dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın bazı fakir ülkeleri 6 milyar dolar değerindeki borçlarından muaf tutma kararına atıfta bulundu.

Faysal, Suudi Arabistan’ın karanlığa, aşırılığa ve terörizme karşı savaştığını vurgulayarak, İran hegemonyasının karşısında durmak ve terörizmi durdurmak için sürekli çalışmalarda bulunduğunu ve bu hususta ABD ile birlikte hareket ettiğini belirtti.

“ABD ile bu yolda devam etmeyi umuyoruz. Bizi birbirimizden uzaklaştırmaya çalışanlar, değerler ıstılahını kullanarak bize dil uzatıyorlar” ifadelerini kullanan Faysal, yüz binlerce insanı savaşlarda yanlış bilgiye dayanarak öldüren ülkelerin başkalarını eleştirirken utanması gerektiğini belirterek, “Evi camdan olanlar başkasına taş atmasın” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

“Burada Hz. İsa’ya (as) ait olan ve hepimizin edinmesi gereken bir değer var. Çünkü o, ‘evi camdan olan başkasına taş atmasın’ dedi. Masumlara işkence eden, öldüren ve hapseden ülkeler ile elde ettiği yanlış bilgiler sebebiyle binlerce masum insanı öldüren ve birçoğunun evlerini terk etmelerine sebep olan devletlerin başkalarıyla olan ilişkilerinde tevazu sahibi olması gerekiyor. Gazetecileri ve diğer bireylere zulmeden ve onları korkutan ülkelerin ifade özgürlüğü kahramanları olmamaları gerekiyor. Kendisine bağlı olduğumuz ve onunla yaşadığımız bir ilkemiz var. Bu, Kur'an-ı Kerim’de geçen ve bir masum insanı öldürmenin bütün insanları öldürmek gibi olduğunu ifade eden ayettir. Cemal Kaşıkçı’yı öldüren sanki bütün insanları öldürmüş gibidir.”

Filistin'deki masum çocukların her gün İsrail ordusu tarafından öldürüldüğünü kaydeden Faysal, medyadaki provokatörlerin şimdiye dek söz konusu kimselerin öldürülmelerini ve adalete teslim edilmelerini talep etmemelerinden duyduğu şaşkınlığı dile getirdi.

Prens Türki el-Faysal, konuşmasının sonunda, geçen hafta Pittsburgh’daki bir sinagogda öldürülen masum insanları hatırlatarak, katılımcıları bir dakika boyunca sessiz olmaya ve dünya üzerinde öldürülen tüm masumlar için bir Fatiha okumaya davet etti.

ABD-Arap İlişkileri Ulusal Konseyi, Arap ve Amerikan liderler, siyasetçiler ve bu ilişkilerle ilgilenen araştırmacıların katılımıyla, her yıl Arap dünyasının karşı karşıya olduğu en önemli konular ve ABD'nin bu konulara katılımının keyfiyeti bir konferans düzenliyor. Prens Türki el-Faysal, 27 yıldır süre gelen bu konferansın en önde gelen yüzlerinden biri.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.