Samih Şükri: Katar için şartlarımız aynı

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri
TT

Samih Şükri: Katar için şartlarımız aynı

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri

Mısır Dışişleri Bakanı Şükri, Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi ile Kahire’de düzenlendiği ortak basın toplantısında, “Dört ülkenin (Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri) terörle mücadeleyi destekleme pozisyonu, Manama’da düzenlenen toplantıda yeniden onaylandı. Dört ülke 13 maddelik liste için Katar’ın cevabını bekliyor. Krizin patlak vermesine yol açacak ulusal politikalarda bir değişiklik öngörmüyoruz. Aksine Arap işbirliğinin ötesinde, düşmanca hareketleri izliyoruz. Arapların çıkarına uygun olmayan radikal unsurların desteklenmesine devam edilmesi ve Arap ülkelerinin işlerine Katar tarafından devam eden müdahaleler sürüyor. Tüm pozisyonlar olumlu değil, ancak neden Arap ilişkileri olumlu olmasın” açıklamasında bulundu.
İki ülke arasındaki ilişkiler
Mısır Dışişleri Bakanı ve Ürdünlü mevkidaşı arasında yapılan görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, bölgesel ve Arap dünyasındaki son gelişmeler masaya yatırıldı.
Görüşme sonrasında basın toplantısı düzenleyen Mısır Dışişleri Bakanı, işbirliği, bölgesel konulardaki görüşlerin yakınlığı, Suriye dâhil Yemen, Irak’taki gelişmeler, Libya ve Filistin meselesi konularının görüşmede ele alındığını belirtti.
Ürdün Dışişleri Bakanı ise Kahire ziyaretinin Mısır-Ürdün ilişkilerinin gücünü yansıttığını, iki tarafında görüş ve istişare etmeye istekli olduğunu belirterek, “İşbirliğini etkinleştirmek için ortak bir kararlılık var. Filistin meselesi esastır ve siyasi bir çözüm umutlarının yok olmasından endişe ediyoruz. Zor ve ağır durum bölgenin güvenliğini etkiliyor. Çatışmayı iki devletli bir çözüm temelinde ele almak için etkili uluslararası eylemler istiyoruz. 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması gereklidir. Kabul edilmez statükoyu değiştirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Suriye’deki insani krizi durdurmak ve Suriye’nin rolünü yeniden tesis etmek için politik bir çözüm ve etkili bir eyleme ihtiyaç var. Suriye kriziyle başa çıkmak için etkili bir Arap rolü olmalı. Yemen için ise İsveç toplantılarını destekliyoruz. Politik bir çözüm üzerine fikir birliği ile sona ereceğini umuyoruz. Filistin uzlaşması için uygulanan Mısır’ın çabalarını destekliyor ve takdir ediyoruz” dedi.
Filistin meselesinde müzakerelerin neler olduğu ve Mısır-Ürdün koordinasyonunun barış sürecine giden müzakerelere ne gibi etki edeceği sorusuna Şükri, “Mısır ve Ürdün'ün aldığı tutum, uluslararası meşruiyet kararlarına uygun olarak Filistin meselesini çözmek için sağlam ve kararlı. İki devletli çözüm 1967 sınırları içinde Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devleti kurulması” şeklinde cevap verdi. Şükri, Filistin’in yanı sıra İsrail tarafı ile de güçlü iletişimler kurduklarını belirtti. ABD, Çin ve Güvenlik Konseyi ülkeleri dâhil olmak üzere Arap ülkeleriyle Filistinlilerin haklarının meşruiyetini vurgulamaya istekli olanlar ile çaba sarf edildiğini aktardı. Mısır Dışişleri Bakanı, “Uluslararası toplumun bu konuda etkili olması için çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz dönemde siyasi süreç aksadı. Bu durum Arap kardeşlerin bireysel çabalarını ve koordinasyonunu etkilemeyecek” dedi.
Mısır-Ürdün ilişkileri gelişiyor
Mısır ve Ürdün arasındaki meselelerle ilgili olarak Şükri, “Elbette her iki ülkenin hem dışişleri, hem işbirliği ve teknik kuruluşlar düzeyinde koordinasyon, iletişim ve etkileşimi sağlıyoruz. Karşılıklı yatırımlarda, ekonomik ve ticari alanlarda iki ülke arasındaki bağı güçlendirmek için çalışmalar yapılıyor” ifadelerini kullandı.
Ürdün Dışişleri Bakanı ise, “Güçlü Ürdün-Mısır ilişkileri tarihi ve iyi kurulmuştur. Bu, ekonomik, ticari, yatırım veya diğer tüm alanlarda kendini gösteriyor. Ülkelere ziyaret düzenliyoruz ve işbirliklerini aktif hale getirmek için adımlar atıyoruz” dedi. Terörle mücadele konusuna da değinen es-Safedi, “Mısır, terörizmle mücadele eden ülkelerin başında yer alıyor. Hepimiz için tehlikeli olan bu kötülük karşısında Mısır'daki kardeşlerimizin yanında duruyoruz” dedi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.