‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’

‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’
TT

‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’

‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’

Suudi Arabistan, ABD Senato’sunun temelsiz iddialara ve suçlamalara dayanan tutumunu kınadı. Senatonun, ülkenin iç meselelerine bariz müdahalede bulunduğunu vurgulayan Suudi Arabistan, bu durumun kabul edilemeyeceğini ve rolünün hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde etkin olduğu açıklamasında bulundu.
Suudi Arabistan, durumun iki ülke arasındaki önemli stratejik ilişkilere olumsuz etkilerinin önlenmesi için ABD’deki iç siyasi tartışmalara dahil olmamayı umduğunu belirtti. Senato’nun tutumunun Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinde bir çatlak oluşmasını isteyenlere yanlış mesajlar gönderdiğini kaydetti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan resmi bir kaynak, Suudi Arabistan’ın ABD ile ilişkilerini sürdürme ve geliştirme konusundaki kararlılığını ve arzusunu vurgulayarak müttefik ve dost bir ülkedeki saygın bir kurumun üyeleri tarafından takınılan tutum karşısında ülkesinin duyduğu şaşkınlığı dile getirdi. Ayrıca her iki ülkenin ve halklarının çıkarlarına hizmet etmek için on yıllar boyunca inşa edilen derin politik, ekonomik ve güvenlik bağlar olduğunu kaydetti.
Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü; “Suudi Arabistan, kendi iç meselelerine yönelik herhangi bir müdahaleyi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen liderliğine yönelik saldırıyı veya egemenliğini ve statüsünü zayıflatmaya yönelik herhangi bir hareketi reddettiğini vurguluyor. Aynı zamanda böyle bir tutumun gerek bölgesel ve Arap, gerekse de İslam dünyası ile uluslararası düzeydeki liderlik rolünü etkilemeyeceğinin altını çiziyor. Arap ve İslam dünyasında öncü bir rol oynamaya devam eden Suudi Arabistan, tüm Müslümanların kalplerinde özel bir yere sahiptir. Çünkü Suudi Arabistan, Ortadoğu ve dünyada istikrarın dayanağı, bölgesel ve uluslararası düzeyde barışı ve güvenliği hakim kılma çabalarının temel taşı haline gelmiştir. Ayrıca Suudi Arabistan, üreticilerin ve tüketicilerin çıkarları doğrultusunda enerji piyasaları dengesini koruyarak uluslararası ekonomiyi istikrara kavuşturmada öncü bir role sahiptir."
Suudi Arabistan’ın askeri, güvenlik, finans ve entelektüel alanlardaki terörle mücadeleye yönelik uluslararası çabalar ve dünya üzerindeki birçok masum insanın hayatının korunmasına öncü katkılarda bulunmayı sürdürdüğüne dikkat çeken kaynak, bu bağlamda, Suudi Arabistan’ın terörle mücadele için İslami Askeri Koalisyon’un kurulmasına öncülük ederek DEAŞ ile mücadele eden ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’a aktif olarak katıldığını söyledi.
Müttefiki ve ajanları aracılığıyla bölgeyi istikrarsızlaştırmayı amaçlayan İran'ın olumsuz faaliyetleri karşısında, Suudi Arabistan’ın ABD’nin yanında yer alarak kararlı ve net bir tutum sergilediğini aktaran kaynak, Suudi Arabistan’ın, Körfez Girişimi ve Yürütme Mekanizması, Ulusal Diyalog Konferansı sonuçları ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararı gibi referanslar çerçevesinde, Yemen krizine siyasi bir çözüm bulma çabalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Ayrıca Suudi Arabistan’ın, Yemen’deki insani durum hususunda önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden kaynak, bu bağlamda Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi tarafından Yemen’in bütün bölgelerine yardımlarda bulunulduğunu ve ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için ilgili uluslararası kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapıldığını belirtti.
Suudi Arabistan vatandaşı Cemal Kaşıkçı’nın başına gelenlerin kabul edilemez bir suç olduğunu ve yaşananların Suudi Arabistan’ın politikası ve kurumlarının yaklaşımı ile hiçbir şekilde ilişkili olmadığını bir kez daha dile getiren kaynak, Suudi Arabistan’ın, ABD ile ilişkilerini sürdürme ve her alanda geliştirmeye istekli olduğunu dile getirerek, ABD hükümetinin ve ihtiyatlı kurumlarının son gelişmelerle ilgili tutumunu takdir ettiklerini ifade etti.
Şûra Meclisi’nden kınama
Suudi Arabistan Şûra Meclisi, ABD Senatosu'nun asılsız iddia ve suçlamalara dayanan tutumunu, Riyad’ın iç meselelerine karışarak bölgesel ve küresel düzeydeki rolüne müdahalede  bulunmasını kınadı.
Şûra Meclisi’nin üçüncü yılın yedinci döneminin 6. olağan toplantısında, ABD Senatosu’nun Suudi Arabistan’ın iç işlerine müdahalede bulunan tutumu kınanırken, Suudi Arabistan halkının, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen yönetiminin egemenliğine müdahale edilmesini kesin bir şekilde reddettiği bildirildi.
Suudi Arabistan’ın terör kaynaklı kötülükleri engelleme konusundaki rolüne dikkat çekilen Şûra Meclisi’nde, Riyad’ın çabalarının dünyadaki etkilerini azaltmaya yardımcı olmasının en önemli işlerinden biri olduğu ifade edildi. Suudi Arabistan’ın, İslami ittifak aracılığıyla askeri düzeyde terörizmin finanse edilmesine engel olduğu ve ideolojik olarak kökünü kuruttuğu da belirtildi. Ayrıca istihbarat konusunda bilgi alışverişinde bulunma rolüne de dikkat çekildi.
Şûra Meclisi’nde ayrıca, ABD Senatosu’nun bu tutumunun ne resmi ne de halk düzeyinde iki ülke arasındaki dostane ilişkilerini güçlendirme konusunda parlamentoların sorumluluğunu yansıtmadığı, Suudi Arabistan büyüklüğünde bir ülkenin ABD’nin iç çekişmelerine malzeme olmaması gerektiği ifade edildi. Bu durumun iki ülke arasındaki tarihi ve stratejik ilişkileri etkileyeceğine işaret edildi.
Rabıta’dan Suudi Arabistan’a tam destek
Dünya İslam Birliği (Rabıta), ABD Senato’sunun son tutumunu kınayan ve Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen liderliğine yönelik saldırı veya kendi iç meselelerine yönelik herhangi bir müdahaleyi reddettiğini açıklayan Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini belirtti.
Rabıta Genel Sekreteri Şeyh Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suudi Arabistan’ın İslami vicdanının takdir edildiğini ve uluslararası toplum tarafından her zaman saygı duyulduğunu ifade etti.
Suudi Arabistan’ın egemenliği ve liderliğinin, milyonlarca Müslüman tarafından aşılmasına izin verilmeyecek bir kırmızı çizgi anlamına geldiğine dikkat çeken el-İsa, söz konusu olayla ilgili, cesaret ve şeffaflıkla ortaya konulan veri ve beyanatların Suudi Arabistan’ın güvenilirliğini tam olarak yansıttığına dikkat çekti. Konunun abartılmaya devam edildiğini ifade eden el-İsa, ABD Senatosu'nun uzun ulusal tarihine aykırı olarak, takınılan son tutum ile siyaset ve egemenliğin sınırlarının aşıldığını söyledi.
Suudi Arabistan’ın, bölgesel ve uluslararası rolünün büyük ve etkili olduğuna vurgu yapan el-İsa, Suudi Arabistan’ın egemenliği ve içişlerine müdahalede bulunma girişimlerinin uluslararası çıkarlara hizmet etmeyeceğini dile getirdi.
Arap Parlamentosu Başkanı’ndan ABD Senatosu’na çağrı
Arap Parlamentosu Başkanı Meşal es-Selmi, ABD Senato Başkanı’na hitaben yazdığı mektupta, ABD Senatosu’ndan, Suudi Arabistan’ın iç işlerine müdahale etmemesi ve egemenliğine saygı duyulması çağrısında bulundu.
Es-Selmi, ABD Senatosu’nun, devletlerin egemenliği ve iç işlerine karışmanın kabul edilemezliğine saygı ilkesinin yanı sıra iki ülke ile halkları arasındaki tarihsel ve stratejik ilişkiler ile çelişen kararının reddettiklerini ifade etti.
Arap Parlamentosu’nun, geçtiğimiz Salı günü Kahire'de gerçekleştirilen oturumunda, onurlu bir tarihe sahip olan ülke liderleri ile itibarını hedef alan yanlış suçlamaların tekrarlanmasına ve siyasi baskı kullanarak ülkeyi zayıflatma girişimlerine karşı Suudi Arabistan ile tam bir dayanışma içinde olma kararı alındığını dile getiren es-Selmi, bu girişimlerin, Suudi Arabistan liderliğinin yanı sıra Arap ve İslam dünyasındaki statüsüne gölge düşürmeyeceğini vurguladı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.