‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’

‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’
TT

‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’

‘ABD’deki iç siyasi tartışmalara, Suudi Arabistan dahil edilmemeli’

Suudi Arabistan, ABD Senato’sunun temelsiz iddialara ve suçlamalara dayanan tutumunu kınadı. Senatonun, ülkenin iç meselelerine bariz müdahalede bulunduğunu vurgulayan Suudi Arabistan, bu durumun kabul edilemeyeceğini ve rolünün hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde etkin olduğu açıklamasında bulundu.
Suudi Arabistan, durumun iki ülke arasındaki önemli stratejik ilişkilere olumsuz etkilerinin önlenmesi için ABD’deki iç siyasi tartışmalara dahil olmamayı umduğunu belirtti. Senato’nun tutumunun Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinde bir çatlak oluşmasını isteyenlere yanlış mesajlar gönderdiğini kaydetti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan resmi bir kaynak, Suudi Arabistan’ın ABD ile ilişkilerini sürdürme ve geliştirme konusundaki kararlılığını ve arzusunu vurgulayarak müttefik ve dost bir ülkedeki saygın bir kurumun üyeleri tarafından takınılan tutum karşısında ülkesinin duyduğu şaşkınlığı dile getirdi. Ayrıca her iki ülkenin ve halklarının çıkarlarına hizmet etmek için on yıllar boyunca inşa edilen derin politik, ekonomik ve güvenlik bağlar olduğunu kaydetti.
Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü; “Suudi Arabistan, kendi iç meselelerine yönelik herhangi bir müdahaleyi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen liderliğine yönelik saldırıyı veya egemenliğini ve statüsünü zayıflatmaya yönelik herhangi bir hareketi reddettiğini vurguluyor. Aynı zamanda böyle bir tutumun gerek bölgesel ve Arap, gerekse de İslam dünyası ile uluslararası düzeydeki liderlik rolünü etkilemeyeceğinin altını çiziyor. Arap ve İslam dünyasında öncü bir rol oynamaya devam eden Suudi Arabistan, tüm Müslümanların kalplerinde özel bir yere sahiptir. Çünkü Suudi Arabistan, Ortadoğu ve dünyada istikrarın dayanağı, bölgesel ve uluslararası düzeyde barışı ve güvenliği hakim kılma çabalarının temel taşı haline gelmiştir. Ayrıca Suudi Arabistan, üreticilerin ve tüketicilerin çıkarları doğrultusunda enerji piyasaları dengesini koruyarak uluslararası ekonomiyi istikrara kavuşturmada öncü bir role sahiptir."
Suudi Arabistan’ın askeri, güvenlik, finans ve entelektüel alanlardaki terörle mücadeleye yönelik uluslararası çabalar ve dünya üzerindeki birçok masum insanın hayatının korunmasına öncü katkılarda bulunmayı sürdürdüğüne dikkat çeken kaynak, bu bağlamda, Suudi Arabistan’ın terörle mücadele için İslami Askeri Koalisyon’un kurulmasına öncülük ederek DEAŞ ile mücadele eden ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’a aktif olarak katıldığını söyledi.
Müttefiki ve ajanları aracılığıyla bölgeyi istikrarsızlaştırmayı amaçlayan İran'ın olumsuz faaliyetleri karşısında, Suudi Arabistan’ın ABD’nin yanında yer alarak kararlı ve net bir tutum sergilediğini aktaran kaynak, Suudi Arabistan’ın, Körfez Girişimi ve Yürütme Mekanizması, Ulusal Diyalog Konferansı sonuçları ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararı gibi referanslar çerçevesinde, Yemen krizine siyasi bir çözüm bulma çabalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Ayrıca Suudi Arabistan’ın, Yemen’deki insani durum hususunda önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden kaynak, bu bağlamda Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi tarafından Yemen’in bütün bölgelerine yardımlarda bulunulduğunu ve ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için ilgili uluslararası kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapıldığını belirtti.
Suudi Arabistan vatandaşı Cemal Kaşıkçı’nın başına gelenlerin kabul edilemez bir suç olduğunu ve yaşananların Suudi Arabistan’ın politikası ve kurumlarının yaklaşımı ile hiçbir şekilde ilişkili olmadığını bir kez daha dile getiren kaynak, Suudi Arabistan’ın, ABD ile ilişkilerini sürdürme ve her alanda geliştirmeye istekli olduğunu dile getirerek, ABD hükümetinin ve ihtiyatlı kurumlarının son gelişmelerle ilgili tutumunu takdir ettiklerini ifade etti.
Şûra Meclisi’nden kınama
Suudi Arabistan Şûra Meclisi, ABD Senatosu'nun asılsız iddia ve suçlamalara dayanan tutumunu, Riyad’ın iç meselelerine karışarak bölgesel ve küresel düzeydeki rolüne müdahalede  bulunmasını kınadı.
Şûra Meclisi’nin üçüncü yılın yedinci döneminin 6. olağan toplantısında, ABD Senatosu’nun Suudi Arabistan’ın iç işlerine müdahalede bulunan tutumu kınanırken, Suudi Arabistan halkının, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen yönetiminin egemenliğine müdahale edilmesini kesin bir şekilde reddettiği bildirildi.
Suudi Arabistan’ın terör kaynaklı kötülükleri engelleme konusundaki rolüne dikkat çekilen Şûra Meclisi’nde, Riyad’ın çabalarının dünyadaki etkilerini azaltmaya yardımcı olmasının en önemli işlerinden biri olduğu ifade edildi. Suudi Arabistan’ın, İslami ittifak aracılığıyla askeri düzeyde terörizmin finanse edilmesine engel olduğu ve ideolojik olarak kökünü kuruttuğu da belirtildi. Ayrıca istihbarat konusunda bilgi alışverişinde bulunma rolüne de dikkat çekildi.
Şûra Meclisi’nde ayrıca, ABD Senatosu’nun bu tutumunun ne resmi ne de halk düzeyinde iki ülke arasındaki dostane ilişkilerini güçlendirme konusunda parlamentoların sorumluluğunu yansıtmadığı, Suudi Arabistan büyüklüğünde bir ülkenin ABD’nin iç çekişmelerine malzeme olmaması gerektiği ifade edildi. Bu durumun iki ülke arasındaki tarihi ve stratejik ilişkileri etkileyeceğine işaret edildi.
Rabıta’dan Suudi Arabistan’a tam destek
Dünya İslam Birliği (Rabıta), ABD Senato’sunun son tutumunu kınayan ve Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından temsil edilen liderliğine yönelik saldırı veya kendi iç meselelerine yönelik herhangi bir müdahaleyi reddettiğini açıklayan Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini belirtti.
Rabıta Genel Sekreteri Şeyh Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suudi Arabistan’ın İslami vicdanının takdir edildiğini ve uluslararası toplum tarafından her zaman saygı duyulduğunu ifade etti.
Suudi Arabistan’ın egemenliği ve liderliğinin, milyonlarca Müslüman tarafından aşılmasına izin verilmeyecek bir kırmızı çizgi anlamına geldiğine dikkat çeken el-İsa, söz konusu olayla ilgili, cesaret ve şeffaflıkla ortaya konulan veri ve beyanatların Suudi Arabistan’ın güvenilirliğini tam olarak yansıttığına dikkat çekti. Konunun abartılmaya devam edildiğini ifade eden el-İsa, ABD Senatosu'nun uzun ulusal tarihine aykırı olarak, takınılan son tutum ile siyaset ve egemenliğin sınırlarının aşıldığını söyledi.
Suudi Arabistan’ın, bölgesel ve uluslararası rolünün büyük ve etkili olduğuna vurgu yapan el-İsa, Suudi Arabistan’ın egemenliği ve içişlerine müdahalede bulunma girişimlerinin uluslararası çıkarlara hizmet etmeyeceğini dile getirdi.
Arap Parlamentosu Başkanı’ndan ABD Senatosu’na çağrı
Arap Parlamentosu Başkanı Meşal es-Selmi, ABD Senato Başkanı’na hitaben yazdığı mektupta, ABD Senatosu’ndan, Suudi Arabistan’ın iç işlerine müdahale etmemesi ve egemenliğine saygı duyulması çağrısında bulundu.
Es-Selmi, ABD Senatosu’nun, devletlerin egemenliği ve iç işlerine karışmanın kabul edilemezliğine saygı ilkesinin yanı sıra iki ülke ile halkları arasındaki tarihsel ve stratejik ilişkiler ile çelişen kararının reddettiklerini ifade etti.
Arap Parlamentosu’nun, geçtiğimiz Salı günü Kahire'de gerçekleştirilen oturumunda, onurlu bir tarihe sahip olan ülke liderleri ile itibarını hedef alan yanlış suçlamaların tekrarlanmasına ve siyasi baskı kullanarak ülkeyi zayıflatma girişimlerine karşı Suudi Arabistan ile tam bir dayanışma içinde olma kararı alındığını dile getiren es-Selmi, bu girişimlerin, Suudi Arabistan liderliğinin yanı sıra Arap ve İslam dünyasındaki statüsüne gölge düşürmeyeceğini vurguladı.



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.