Galatasaray ilk yarıyı galibiyetle kapattı

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasında sahasında Demir Grup Sivasspor'u 4-2 yenerek sezonun ilk yarısını galibiyetle kapattı.

Galatasaray ilk yarıyı galibiyetle kapattı
TT

Galatasaray ilk yarıyı galibiyetle kapattı

Galatasaray ilk yarıyı galibiyetle kapattı

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasında haftasında ağırladığı Demir Grup Sivasspor'u 4-2 mağlup etti.
9. dakikada Demir Grup Sivasspor mücadelede öne geçti. Hızlı gelişen konuk takım atağında Douglas'ın pasıyla ceza sahası ön çizgisi üzerinde topla buluşarak içeri giren Robinho, penaltı noktası gerisinden yerden yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı kaleci Muslera'nın sağından ağlara gönderdi: 0-1
19. dakikada Galatasaray penaltı kazandı. Onyekuru'nun soldan pasıyla penaltı noktası üzerinde topla buluşan Belhanda, Uğur Çiftçi'nin müdahalesiyle yerde kaldı. Maçın hakemi Halil Umut Meler, önce korner kararı verirken, Video Yardımcı Hakem (VAR) sisteminden pozisyonu yeniden inceledi ve penaltıya hükmetti. 20. dakikada penaltıyı kullanan Eren Derdiyok, kaleci Tolgahan Acar ile meşin yuvarlağı ayrı köşelere yolladı: 1-1
27. dakikada Robinho'nun pasıyla sol çaprazdan ceza sahasına giren Muhammet Demir, dar açıdan şutunu çekti. Top, yakın direğe çarparak auta çıktı.
30. dakikada sarı-kırmızılı ekip mücadelede öne geçti. Soldan kullanılan kornerde Demir Grup Sivasspor savunmasının uzaklaştıramadığı top ceza sahası dışındaki Ndiaye'nin önünde kaldı. Şık bir çalımla rakibinden kurtulan Ndiaye, pasını sağdan hareketlenen Feghouli'ye aktardı. Ceza sahasına girerek sağ çaprazda kaleci Tolgahan Acar ile karşı karşıya kalan Feghouli, düzgün bir vuruşla uzak köşeden meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 2-1
41. dakikada konuk takım beraberliği sağladı. Douglas'ın pasıyla ceza sahası yayı içinde buluşan Robinho, şık bir plase vuruş gerçekleştirdi. Meşin yuvarlak kaleci Muslera'nın solundan ağlara gitti: 2-2
45+4. dakikada Fernando'nun pasıyla ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşan Onyekuru, Bjarsmyr'den sıyrıldıktan sonra şutunu çekti ancak son anda araya giren Braz'dan seken top kornere çıktı.
49. dakikada Torje'nin uzak mesafeden doğrudan kaleye kullandığı serbest vuruşta meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 
51. dakikada Galatasaray yeniden öne geçti. Fernando'nun ara pasında soldan savunma arkasına sarkarak ceza sahası içinde topla buluşan Onyekuru, karşı karşıya kaldığı kaleci Tolgahan Acar'ın solundan topu ağlara gönderdi. Yardımcı hakem Cevdet Kömürcüoğlu, pozisyonda ofsayt bayrağı kaldırdı. Video Yardımcı Hakem incelemesinin ardından Nijeryalı futbolcunun ofsaytta olmadığı anlaşıldı ve gol geçerli sayıldı: 3-2
65. dakikada konuk takımda seri ve kısa paslaşmaların ardından savunma arkasına sarkan Hakan Arslan'ın karşı karşıya yaptığı vuruşta, zamanında kalesini terk eden Muslera meşin yuvarlağın ağlara gitmesine engel oldu.
69. dakikada sarı-kırmızılı ekip farkı 2'ye çıkardı. Mariano'nun sağdan ortasında ceza sahasına hareketlenen Belhanda sağ çaprazda topu son anda uzanarak içeri çevirdi. Penaltı noktası üzerindeki Eren Derdiyok'un ıskaladığı meşin yuvarlak arka direkteki Onyekuru'ya geldi. Bu futbolcu, bekletmeden geldiği köşeye doğru yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi: 4-2
72. dakikada ceza sahasının sol köşesinde topla buluşan Robinho'nun şutunda top yan ağlarda kaldı.
74. dakikada Feghouli'nin soldan kullandığı kornerde Eren Derdiyok'un aşırdığı topa arka direkte yükselen Fernando kafayla vurdu. Üst direğe çarpan meşin yuvarlak çizgiden sekerek boşta kaldı. Eren Derdiyok'tan önce hamle yapan kaleci Tolgahan Acar, eliyle meşin yuvarlağın ağlara gitmesine engel olurken pozisyonun devamında Demir Grup Sivasspor savunması tehlikeyi uzaklaştırdı.
Mücadeleyi Galatasaray 4-2 kazandı. 
Galibiyet hasretini sonlandırdı
Galatasaray, Süper Lig'de 4 maç aradan sonra galibiyet elde etti.
Sarı-kırmızılı takım, ligin 12. haftasında Kayserispor'u 3-0 yendiği müsabakadan sonra çıktığı 4 maçı kazanamamıştı.
Bu karşılaşmalarda Atiker Konyaspor, Çaykur Rizespor ve Medipol Başakşehir ile berabere kalan Galatasaray, Beşiktaş'a mağlup olmuştu.
Sarı-kırmızılı tamım, taraftarı önünde Demir Grup Sivasspor'u 4-2 yenerek, galibiyet hasretini sonlandırdı.
Evindeki yenilmezlik serisini sürdürdü
Galatasaray, Süper Lig'de sahasındaki yenilmezlik serisini 28 maça çıkardı.
Ligde iç sahadaki son yenilgisini 2016-2017 sezonunun 30. haftasında Kasımpaşa karşısında yaşayan sarı-kırmızılı takım, daha sonra Türk Telekom Stadı'nda oynadığı müsabakalarda rakiplerine galibiyet şansı vermedi.
Galatasaray, evindeki son 28 lig maçının 23'ünü kazanırken, 5'inde berabere kaldı.
Terim ile 200. galibiyet
Galatasaray, teknik direktör Fatih Terim yönetiminde Süper Lig'de 200. galibiyetini elde etti.
Sarı-kırmızılı takım, tecrübeli teknik adam idaresinde ligdeki 310. sınavını Demir Grup Sivasspor karşısında verdi. Müsabakayı 4-2 kazanan Galatasaray, Terim yönetiminde 200. kez sahadan mutlu ayrıldı.
Galatasaray, Terim idaresindeki 310 maçın 200'ünü kazanırken, 70'inde berabere kaldı, 40'ında mağlup oldu.
Fatih Terim, cezası nedeniyle karşılaşmada takımın başında yer almadı.
VAR'la gelen goller
Galatasaray, karşılaşmada Video Yardımcı Hakem (VAR) uygulaması sonrasında 2 gol buldu.
Sarı-kırmızılı takım, 18. dakikada VAR uygulamasıyla penaltı kazandı. Younes Belhanda'nın ceza sahasında Uğur Çifti'nin müdahalesi sonrasında yerde kaldığı pozisyonda hakem Halil Umut Meler önce korner kararı verdi. Galatasaraylı futbolcuların yoğun itirazı sonrası önce kulaklıkla VAR odası ile görüşen hakem Meler, daha sonra saha kenarına gelerek pozisyonu izledi. Halil Umut Meler, görüntüyü izledikten sonra kararını penaltı şeklinde düzeltti.
Maçın 20. dakikasında penaltı atışını kullanan Eren Derdiyok, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
Karşılaşmanın 51. dakikasında Fernando Reges'in ara pasında ceza sahasına giren Henry Onyekuru meşin yuvarlağı ağlarla buluştururken, yardımcı hakem Cevdet Kömürcüoğlu ofsayt bayrağı kaldırdı. Tekrar VAR uygulamasına başvuran hakem Halil Umut Meler, kulaklıkla yaptığı görüşmenin ardından golün nizami olduğuna karar verdi.
Türk Telekom Stadı'ndaki 400. gol Eren Derdiyok'tan
Galatasaray'ın, Türk Telekom Stadı'nda oynadığı resmi maçlardaki 400. golünü Eren Derdiyok kaydetti.
Eren Derdiyok'un, Demir Grup Sivasspor maçının 20. dakikasında penaltıdan attığı gol, 15 Ocak 2011'de hizmete giren Türk Telekom Stadı'nda sarı-kırmızılı takım hanesine yazılan 400. golü oldu.
Türk Telekom Stadı'ndaki ilk golü Servet Çetin, 100. golü Didier Drogba, 200. golü Hakan Balta, 300. golü ise Yasin Öztekin atmıştı. 
Eren Derdiyok'tan gollere devam
Galatasaray'ın santrforu Eren Derdiyok, Süper Lig'de son 3 maçta da gol atmayı başardı.
Eren Derdiyok, ligin son 3 haftasında oynanan Çaykur Rizespor, Medipol Başakşehir ve Demir Grup Sivasspor maçlarında birer kez ağları havalandırdı.
Tecrübeli futbolcu, ligde bu sezon forma giydiği 13 maçta 7 kez ağları sarstı.
Onyekuru gol sayısını 6'ya çıkardı
Karşılaşmada 2 kez topu filelere gönderen sarı-kırmızılı futbolcu Henry Onyekuru, ligdeki gol sayısını 6'ya çıkardı.
Nijeryalı futbolcu, ligde daha önce Kayserispor maçında 2, Göztepe ve Aytemiz Alanyaspor müsabakalarında ise birer gol atmıştı.
Bu arada maçta Galatasaray'ın diğer golünü atan Sofiane Feghouli ise ligde bu sezon ilk kez topu ağlarla buluşturdu.
16 yaşındaki Mustafa Kapı oyunda
Galatasaray'da 16 yaşındaki Mustafa Kapı, oyunun son dakikasında oyuna dahil oldu.
Maçın 90+5. dakikasında Sofiane Feghouli'nin yerine oyuna giren Mustafa Kapı'ya taraftarlar alkışlarla destek verdi.
Galatasaray tarihinde Süper Lig'de forma giyen en genç oyuncu olan Mustafa, maçın ardından taraftarın isteği üzerine orta sahada "üçlü" çektirdi.
İstanbul'da Sivasspor'a puan yok
Galatasaray, Süper Lig'de Demir Grup Sivasspor ile sahasında oynadığı 13. maçtan da galibiyetle ayrıldı.
Sarı-kırmızılı takım, İstanbul'da hiç kaybetmediği rakibine toplamda 32 gol atarken, kalesinde ise 10 gol gördü.
Hakan Keleş ile ilk mağlubiyet
Demir Grup Sivasspor, teknik direktör Hakan Keleş yönetiminde ilk kez mağlup oldu.
Sivas ekibi, Süper Lig'in 12. haftasında göreve başlayan Keleş yönetiminde daha önce çıktığı 5 maçın 4'ünü kazanıp, birinde berabere kalmıştı.
Sivasspor'un golleri Robinho'dan 
Karşılaşmada Demir Grup Sivasspor'un iki golünü de Brezilyalı futbolcu Robinho attı.
Brezilyalı futbolcu, bu sezon ligde forma giydiği 16 müsabakada 8 kez ağları havalandırma başarısı gösterdi.
Robinho ligde daha önce Bursaspor, Evkur Yeni Malatyaspor ve MKE Ankaragücü maçlarında da ikişer gol kaydetmişti.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM