Dubai Emiri, yaşam kalitesini iyileştirecek ‘50 Yıllık Tüzük’ programını açıkladı

Tüzük, Emirlik'in stratejik konumundan yararlanmak için Dubai İpek Yolu’nun inşasını içeriyor (Şarku’l Avsat)
Tüzük, Emirlik'in stratejik konumundan yararlanmak için Dubai İpek Yolu’nun inşasını içeriyor (Şarku’l Avsat)
TT

Dubai Emiri, yaşam kalitesini iyileştirecek ‘50 Yıllık Tüzük’ programını açıkladı

Tüzük, Emirlik'in stratejik konumundan yararlanmak için Dubai İpek Yolu’nun inşasını içeriyor (Şarku’l Avsat)
Tüzük, Emirlik'in stratejik konumundan yararlanmak için Dubai İpek Yolu’nun inşasını içeriyor (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakan ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, Dubai'nin 9 maddelik gelecek vizyonunun da yer aldığı “50 Yıllık Tüzük” adlı programı açıkladı.
Al Maktum konuya dair şunları söyledi:
“Çağımızı temsil eden bu bir tüzük, Dubai’deki yaşam kalitesini artırmak ve gelecek nesillerin geleceğini garanti altına almak için yapacaklarımız konusunda kendim ve Dubai’de iktidarda olan aile adına verilen vaatleri içeriyor.”
Al Maktum, Dubai’deki olağanüstü projelerin duyurulması için söz konusu tüzüğün her yıl 4 Ocak'ta yayınlanacağını belirtti:
“İnsanlara hizmet etme sorumluluğunu üstlendiğim 50 yılın ardından kanun, merhamet ve sevgi ile bir 50 yıl daha yönetilmesi umuduyla adlandırdığım bu yıllık tüzükte çocuklarımızın, torunlarımızın ve gelecek kuşaklarımızın iyiliği ve mutluluğunu sağlamak için her türlü çaba ve katkıyı göstereceğimizi vaat ediyoruz.”
Tüzüğün 9 maddeden oluştuğunu aktaran Al Maktum, hepsinin bizzat Dubai Veliaht Prensi Şeyh Hamdan bin Muhammed Al Maktum tarafından denetleneceğini söyledi. Al Maktum, ilk maddenin İpek Yolu’nu inşa etmek olduğunu duyurdu:
“İlk madde, Emirlik'in stratejik konumundan yararlanmak için Dubai İpek Yolu’nu inşa etmek. Dubai, Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında bir kavşak olacak. Dünyanın en büyük uluslararası havaalanına sahibiz. Burası bizi 200'den fazla şehre bağlıyor. Önümüzdeki 10 yıl boyunca bir milyarın üzerinde yolcu havaalanlarımızdan geçecek. Dünya çapında yüzlerce şehre bağlı yaklaşık 80 liman işletiyoruz. Bir sonraki hedefimiz, kendi İpek Yolu vizyonumuzu dost komşularımızla iş birliği içinde inşa etmektir. Bölgemiz tarihsel olarak bir medeniyet ve bir ticaret konumunda olmuştur. Bu rolün yenilenmesi gerekmektedir. Bu isteği desteklemek için uluslararası alanda iş birlikleri kurmaya çalışacağız.”
Al Maktum’un açıkladığı ikinci madde Dubai’nin jeo-ekonomik konumunu kapsıyor:
“İkinci madde, Dubai için jeo-ekonomik bir harita çizmek. Önümüzdeki aşamada Dubai şehri için bir jeo-ekonomik harita geliştirmek ve tüm şehirde uzmanlaşmış, entegre ekonomik bölgeler oluşturulması için çalışacağız. Şehirdeki her jeo-ekonomik sektör, kendisini yöneten ve pazarlayan kendi konseyine sahip olacak. Her coğrafi sektörün kendi ekonomik ve yatırım hedefleri olacak. Her ekonomik bölge için hedeflerine ulaşılmasının yanı sıra ilerleyişini ve başarısını denetlemek için bir yönetici atanacak.”
Üçüncü madde, sanal ticarete ilişkindi:
“Üçüncü madde, bir sanal ticaret kentinin kurulmasını kapsıyor. Dubai, ikamet etmek zorunda kalmadan bölgede ticari lisans veren ilk sanal ticaret kentinin kurulmasına öncülük edecek. Sanal şehirde 100 bin şirketin olmasını hedefliyoruz.”
Al Maktum’un açıkladığı dördüncü madde eğitimle ilgiliydi:
“Dördüncü madde, her vatandaş için merkezi eğitim dosyası içeriyor. Her vatandaş için, elde edilen tüm akademik dereceleri, dersleri, eğitimi ve katıldığı konferansları belgelemek üzere merkezi bir eğitim veritabanı geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu, vatandaşlarımızın kişisel becerilerine uygun kişiselleştirilmiş eğitim planları tasarlamamıza yardımcı olacak. İnsanların becerilerini araştıran, geliştiren bir eğitim ve öğrenme sistemi kurmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımız için hedefimiz yaşam boyu öğrenimdir. Böylece dünyadaki hızlı değişimlere uyum sağlama becerilerini ve kapasitelerini geliştirmeye devam edebilirler.”
50 Yıllık Tüzük’ün beşinci maddesi sağlıkla ilgili:
“Beşinci madde, her vatandaşa doktor sağlamaktır. Vatandaşlara, dünyanın her yerinden yüz binlerce doktor ve uzman danışman tarafından 7/24 tıbbi tanı hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Bu akıllı hükümet uygulaması ile kolaylaştırılacaktır.”
Altıncı maddeyle üniversitelerde dönüşüm hedefleniyor:
“Altıncı madde ile amacımız üniversiteleri serbest ekonomik ve yaratıcı alanlara dönüştürmektir. Dubai'nin temeli ticarete dayanıyor. Kamu ve özel üniversitelerimizi öğrencilerin ticari ve yaratıcı aktiviteler gerçekleştirmelerine, bu aktiviteleri eğitim ve mezuniyet sisteminin bir parçası haline getirmelerine ve üniversitelerin etrafındaki entegre ekonomik ve yaratıcı bölgeleri şekillendirmelerine izin veren serbest bölgelere dönüştüreceğiz. Üniversitelerimizin sadece mezun öğrenciler değil aynı zamanda şirketler ve işverenler de oluşturmasını istiyoruz.”
Al Maktum, yedinci maddenin enerji ve beslenme ile ilgili olduğu bilgisini verdi:
“Yedinci madde, su, besin ve enerjide kendi kendine yeterlilikle ilgili. Vatandaşlarımızın evlerinin en az onda birinin su, yiyecek ve enerji açısından kendi kendine yeterli olmalarını sağlayan kapsamlı bir sistem oluşturmak için entegre bir program geliştireceğiz. Bu amacın gerçekleştirilmesi yaşam tarzlarını değiştirmeye yardımcı olacak ve çevremizin korunmasına katkıda bulunacaktır. Dubai'deki evlerde enerji, su ve gıda yeterliliğini en az bir ay daha artıracak yeni bir ekonomik sektör yaratmayı hedefliyoruz.” 
Sekizinci madden hedefinde kooperatifler var:
“Sekizinci madde ile sağlık, eğitim, yemek ve diğer alanlarda vatandaşlara yönelik kooperatif şirketlerinin kurulmasını hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza yeni gelir kaynakları sağlamayı, özelleştirme yoluyla bazı hizmetlerin kalitesini artırmayı ve vatandaşların etkin olduğu bazı önemli sektörlerde kooperatif şirketleri kurmayı amaçlayan uzun vadeli bir programa imza atıyoruz.”
50 Yıllık Tüzük’ün dokuzuncu maddesi yardımlaşma ile ilgili:
“Dokuzuncu madde, hayır işlerini ve yıllık ekonomik büyümemizi arttırmaya dair oluşturuldu. Günlük işlerimiz ve projelerimiz, yardıma ihtiyacı olanlara vermeyi unutmamıza izin vermemelidir. Her yıl hayır girişimlerimizi ve yıllık ekonomik büyümemizi en az aynı oranda büyütme sözü veriyoruz. Hayırseverlik, gerçekten toplumların mutluluğunda, ilerlemesinde ve refahın devamlılığında önemli bir faktördür.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.