Geçen Çarşamba günü Menbiç kentindeki bir restoranın önünde meydana gelen intihar saldırısında aralarında 4 ABD askerinin de bulunduğu 15 kişi hayatını kaybetti.
Küçük kızı Sahar’ın ve eşinin parçalanmış cesetlerine tanık olan 40 yaşlarındaki bir adam, Doğu Halep kırsalındaki Menbiç şehrinin merkezinde bulunan el-Emel Hastanesi’nin avlusunda büyük bir üzüntü ve kederle ağlıyordu.
Sahar, ortaokula giden 13 yaşında bir öğrenciydi. Sabah mesaisinin sona ermesinden sonra ülkede kötüye giden güvenlik durumundan endişe eden annesi kızını almaya gitmişti. Fakat ölüm, geri dönüş yolundan daha hızlıydı ve yaslı babaya geride sadece hatıraları kaldı...
Gözyaşlarına boğulan baba, hüzünlü bir sesle “Patlama anında onlarla birlikte olsaydım bu işkenceden kurtulurdum. Şimdi hayatımda en değer verdiğim iki kişinin hatıraları dışında bir şey kalmadı. Hayatım boyunca bu ayrılığın ıstırabını çekeceğim” dedi.
2015 yılından bu yana Suriye’de bulunan ABD kuvvetleri ise Menbiç şehrinde gün içinde gerçekleştirilen saldırıda ülkedeki en ağır kaybını verdi.
Patlama anında restoranın yakınında bulunan 47 yaşındaki taksi şoförü Abdulcelil, bir ay öncesinde tırmanmaya başlayan Türkiye tehdidi ile birlikte ABD devriyelerinin devriyelerini arttırdıklarını, yöresel yiyecekler almak için restorana girdikleri sırada saldırıya hedef olduklarını anlattı.
DEAŞ tarafından üstlenilen saldırı, ABD Başkanı Donald Trump’ın 19 Aralık’ta 2 bin kişilik kuvvetlerini Suriye’den çekme kararının açıklamasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti.
Menbiç’in merkezinde bulunan Özel Emel Hastanesi doktorlarından Ahmed es-Suri, saldırı sırasında 15 kişinin hayatını kaybettiğini ve bunlar arasında 4 ABD askeri, 2 SDG milisi, 1 sivil tercüman ve 2 Menbiç Askeri Konseyi üyesi ile 6 diğer sivilin bulunduğunu belirtiyor. Patlama anında hastanede olduğunu kaydeden Dr. Ahmed es-Suri yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Hastanenin kapı ve pencerelerinin sesin şiddetinden dolayı yerlerinden söküleceğini hissettim. Birkaç dakika sonra cesetler ve yaralılar gelmeye başladı. Hepimiz seferber olduk ve bütün doktorlar çağrıldı. O sıra hastaneye 5’nin durumu ağır olan 15’ten fazla yaralı getirildi. Onlardan biri gece yarısı hayatını kaybetti ve ölü sayısı 15’e yükseldi.”
Menbiç şehri ve çevresi, başta ABD olmak üzere koalisyon kuvvetlerine ait üs ve askeri karargahları içeriyor. DEAŞ’ın 2016 yılında şehirden sürülmesinin ardından nadiren bu tür olaylara tanık olundu. Yaşanan intihar saldırısının ardından gözlemcilerin aklına şu soru takıldı: Washington, DEAŞ örgütünün hezimete uğradığı gerekçesiyle birliklerini Suriye’den çekme kararını uygulayacak mı?
Süt ve peynir satan bir dükkanın sahibi olan 30 yaşındaki Abdulcebbar, intihar saldırısından bu yana dükkanını kapalı tutuyor. Fakat geri dönerek dükkanını yeniden açan ve endişelerini dile getiren Abdulcebbar, “Piyasa oldukça durgun, neredeyse hiç satış yok. Herkesin yüzünde korku ve endişe belirtileri var” dedi.
Türkiye, son zamanlarda YPG ile müttefik güçleri şehirden çıkarmak için Menbiç’e saldırılarda bulunacağına dair tehditlerini arttırdı ve kendisine bağlı olan Suriyeli gruplardan yaklaşık 8 bin savaşçıyı Sacur nehri boyunca konuşlandırarak birkaç gün içinde şehre gireceği tehdidinde bulundu.
57 yaşındaki kuyumcu İbrahim A., kent nüfusunun çoğunluğunun Fırat Kalkanı gruplarının ve Türk ordusunun şehre girmelerini istemediklerini belirterek şunları söyledi:
“Oradaki arkadaşlar bana Fırat Kalkanı’nın kontrolü altındaki alanlarda kaosun, hırsızlığın, savaşların ve adam kaçırma olaylarının yaşandığını söylüyor. Menbiç ise şehir halkı tarafından kabul edilen disiplinli bir askeri güç ve sivil idare tarafından yönetiliyor.”
Korku ve panik
16 Ocak’ta Menbiç kenti, şehir merkezinde bulunan bir restoranda gerçekleşen intihar saldırısı ile alışılmadık bir hareketliliğe tanık oldu. Masum sivilleri ve Amerikan askerlerini öldüren bu intihar saldırısı, kentin sakinlerinin yüzünde soru işaretleri ve kaygılar ile birlikte ahalinin gönlünde korkular bıraktı. Şehirde ve Fırat'ın doğu bölgesinde yaşanan dalgalanmaların ardından ahali arasında neler olacağına ilişkin bir bekleyiş ve şaşkınlık hüküm sürüyor.
Şehirde çekilen fotoğrafların birinde, bir işçi birkaç gün önce bombalanan restoranda patlamanın şiddetinden yıkılan duvarları onarmaya çalışırken, restoran çalışanları molozları temizlemeye çalıştığı görünüyor. 32 yaşındaki restoran sahibi Salih el-Yusuf ise bakım onarım işlerini takip ediyor.
Salih, ölümden nasıl mucizevi bir şekilde kurtulduğunu şöyle anlatıyor:
“ABD devriyesi haftada iki kez şehrin pazarını ziyaret ederlerdi. Pazar ve çarşamba günleri görevlerini tamamlayan askerler ihtiyaçlarını almak için pazardan alışveriş yapardı. O gün alışverişten döndükten sonra yemek yemek için restoranda yöneldiler. Amerikalılar geldiği zaman isteklerinin hazır olup olmadığını görmek için mutfağa girdim. O sıra patlama gerçekleşti ve patlamanın şiddetinden düşmüş ve bayılmışım. Sonrasında ambulansla hastaneye getirilmişim.”
Aktivistler cuma günü bazı ABD askerlerinin ve Menbiç Askeri Konseyi Kuvvetleri’nin iki unsurunun ölümüne sebep olan intihar saldırısının videosunu sosyal paylaşım sitelerinde yayınladılar. Saldırının failinin kimliği ve cinsiyeti henüz belirlenmedi. Koalisyon güçleri ve ABD yürütülen soruşturmaları denetlemeye devam ediyor.
Yaşananların insanlar arasında korku ve paniğe sebep olduğunu dile getiren Salih, “8 yıldan bu yana ölümle kol kola yaşıyoruz. Savaş uçaklarının, patlayıcı cihazların ve roketlerin sebep olduğu ölümlere tanık olduk. Fakat ilk defa bir intihar saldırısı gerçekleşti. Hayat devam ediyor. Gördüğünüz gibi bu süre zarfında sürekli tahrip olan restoranın duvarlarını onarıyoruz. Allah’a hamd olsun” ifadelerini kullandı.
Menbiç Suriye'nin kuzeyindeki önemli bir coğrafi nokta olarak kabul ediliyor. Çünkü DEAŞ örgütü özellikle Avrupa’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden gelen elemanlarını burada karşılıyor ve yine buradan Suriye içlerine eleman gönderiyordu. Fakat uluslararası koalisyon uçaklarının desteklediği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) 2016 yılında örgütü şehirden sürmekte başarılı oldu.
Saldırının gerçekleştiği restoranın yakınındaki stüdyosunun ön cephesini tamir etmekle meşgul olan 47 yaşındaki Hasan ise saldırının ilk ayrıntılarına ilişkin şunları aktarıyor:
“Patlama anında dükkanın içindeydim. Şarapneller kurşun hızında hareket ediyordu. Pencereler patlamanın şiddetinden kırıldı. Oraya koştum ama her yere dağılmış olan cesetlerle karşılaştım. Sanki bir kıyamet sahnesine tanık olduğumu hissettim. Cesetler paramparça olmuştu. Yaralılara yardım etmek için cesetlerin üzerinden geçtiğimi hatırlıyorum. Son nefeslerini alan ve henüz ömrünün baharında olan çocukları taşıdım.”
Menbiç’in merkezinde bulunan dükkan sahiplerinin ve pazara alışveriş yapmaya gelen ahalinin yüzlerinde korkunun ve paniğin izleri görünüyordu. Müşteriler durumun kötüleşmesinin ardından sadece temel ihtiyaçlarını almakla yetiniyorlardı.
49 yaşındaki eczacı Mahmud, “Artık herkes kimin ne olduğunu biliyor. Bu saldırıyı gerçekleştiren insan olamaz. Silahsız sivilleri hedef alan kimse insan değildir. Saldırı masum 9 sivilin hayatını kaybetmesine sebep oldu” ifadelerini kullandı. Genel olarak Menbiç halkının ve Suriyelilerin istikrar ve güven içinde yaşayamadıklarını ifade eden Mahmud sözlerini şöyle sürdürdü:
“DEAŞ örgütünün sürülmesinin ardından şehir ticari ve ekonomik bakımdan toparlanmaya başladı. Ancak birkaç ay önce şehir, çatışan askeri tarafların bir diğeri ile yarıştığı çatışma alanına dönüştü. Ahali örgütün faaliyetlerinin tekrar patlak vermesinden endişe duyuyor.”
Menbiç şehri, Fırat Nehri'nin doğu ve batı yakası ile Halep şehrini Suriye'ye açılan ticari kapılara bağlayan sıcak bir ekonomik hat ve Suriye’nin kuzeyini doğuya bağlayan ticari bir koridor olarak kabul ediliyor. Patlamadan sonra şehirdeki hareketliliğin azalmasına rağmen iç güvenlik kuvvetleri ve trafik polisi unsurları şehir pazarında düzenli bir şekilde dolaşıyorlar.
Enerji ve petrol ekonomisi konusunda uzman olan Muhammed el-Habir, genel olarak Suriye'nin ve özellikle Menbiç’in durumunun oldukça karmaşık bir hale geldiğini ve artık yaşananların nereye seyrettiğine ilişkin herhangi bir tahminde bulunamadığını söyledi. Habir bu durumun sebebini, uluslararası ve bölgesel oyuncuların çıkarlarının çatışmasına bağladı.
Amerika’nın nitel üstünlüğünün ABD yönetiminin, olayların seyrini ve tarafların geri kalanını kontrol etmesini mümkün kıldığını düşünen Habir, “Washington’un bazı tarafların arzu ettiği gibi geri çekilme kararını uygulayacağını düşünmüyorum. Çünkü DEAŞ ve İran tehditleri olduğu haliyle devam ediyor” dedi.
Menbiç Rus, Türk ve Amerikalıların etki alanlarının kavşağında bulunuyor. ABD birliklerinin geri çekilmesi, YPG ile Türkiye arasında olası bir çatışmaya yol açabilir ve ABD askerlerinin bıraktığı alanlarda Rus ve İran etkisinin genişlemesinin önünü açabilir.
Trump’ın askerlerini Suriye’den çekeceğini açıklamasını, Amerikan bakış açısından sahadaki gerçekliğin ortaya çıkarılması bağlamında değerlendiren Muhammed, “ABD’nin bu açıklaması, kuvvetlerinin bölge için bir emniyet valfi görevi gördüğünü gösteriyor. Suriye hükümetine ve müttefikleri İran ve Rusya’ya ise Türk birliklerinin ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) bölgeye girmesi anlamına geleceğine dair bir mesaj veriyor. Aynı zamanda, Türk tarafına da bölgedeki ABD varlığının Şam rejiminin bölgeyi kontrol edememesi ve dolayısıyla İran'ın etkisini güney sınırına kadar genişletmemesine ilişkin bir mesaj veriyor” açıklamasında bulundu.
Yönetim Konseyi
Kuzey Suriye’deki Halep şehrine bağlı olan Menbiç, Türkiye sınırına sadece 30 km uzaklıkta bulunuyor. Şehir ÖSO grupları tarafından özgürleştirildikten sonra Temmuz 2012’de Esed rejiminin kontrolünde çıktı. 2014 yazında ise şehrin kontrolü DEAŞ örgütünün eline geçti. Ancak, uluslararası koalisyonun desteğini alan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Menbiç Askeri Konseyi iki aydan fazla süren şiddetli çatışmaların ardından 15 Ağustos 2016'da örgütün unsurlarını şehirden sürmekte başarılı oldu.
Menbiç şehri 2017 yılının başından bu yana Menbiç İcra Konseyi tarafından idare ediliyor. İdare sağlık, eğitim, iç güvenlik kuvvetleri, yargının da aralarında bulunduğu 13 kurum ve hizmet komitesinden oluşuyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan Menbiç Sivil Meclisi Eş Başkanı Muhammed Hayr Şeyho, Menbiç’in Suriye'nin bir parçası olduğunu ve kapsamlı bir çözüm beklediklerini dile getirerek, “Tek çözüm, Suriyelilerin 8 yıldan bu yana devam çatışmalara son vermek üzere diyalog masasına oturmalarıdır. Çünkü Suriye-Suriye diyaloğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Erdoğan: Türkiye güvenliği sağlamaya hazır
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iki gün önce yayınlanan bir basın açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump’a, geçen hafta meydana gelen intihar saldırısı sırasında 4 Amerikan askerinin hayatını kaybettiği Menbiç şehrinin güvenliğini sağlamaya hazır olduklarını bildirdiğini ifade etmişti.
Türkiye Güvenli Bölge için güven vermiyor
Türkiye’nin güvenli bir alanın kurulmasına ilişkin açıklamalarına değinen Muhammed Şeyho sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye defalarca güvenli bölge oluşturulması çağrısında bulundu. Asıl sorun ise hangi tarafın güvenilir olduğu ile ilgili. Türkiye, Suriye topraklarına saldırıyor, Halep’in kuzeyindeki kırsal alanları işgal ediyor ve tehditlerini artırıyor. Suriye Demokratik Konseyi Bildirisi, iyi komşuluk ilişkileri sürdürüleceğine dair söz veriyor. SDG sınırın kontrolünü devraldığından beri, herhangi bir taraf Türk ulusal güvenliğini tehdit etmedi ve Türk tarafına tek bir ateş açılmadı.”
Uluslararası koalisyonun ve ABD'nin DEAŞ’tan kurtarılan alanlarda istikrarın yeniden sağlanmasına ilişkin projelerle konseyi desteklediğini vurgulayan Şeyho, “Bugüne kadar, planlanan programlarda herhangi bir durgunluk yaşanmadı. Amerikalılar hala personel düzeyinde bu programlarda bulunuyorlar. Ancak genellikle her yeni yılın başında tartışılan gelecek planları ile ilgili olarak programların uygulanması için herhangi bir proje veya bütçe tahsisatı henüz öngörülmedi. Ayrıca Menbiç’ten çekilmelerine ilişkin bir zaman çizelgesi hakkında da resmi olarak bilgilendirilmedik” dedi.
Halep vilayeti ile Şam hükümeti arasında Sicil Daire Başkanlığı’nın Menbiç şehrine iade edilmesine ilişkin diyalogların gerçekleştirildiğini belirten Şeyho, “Kimlik ve resmi belgeler veren diğer bölgelerin aksine savaş neticesinde kimliklerini kaybeden birçok kişiye ve kimlik alma yaşına gelen kimselere henüz kimlik veremedik” dedi.
İç güvenlik güçleri, daha fazla intihar saldırısı korkusu nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırıyor. Menbiç’in doğu girişindeki asayiş unsurları (Kürt polisi), sahiplerinden emin olmak için kimlik gösterilmesini talep ediyorlar. El Necde güçleri ise şehirde ve şehrin ana çıkışlarında devriye geziyorlar. Ancak tüm bunlar patlamadan sonra endişeli nüfusu sakinleştirmek bir yana, ahalinin korkularını daha da arttırıyor.
Siyah elbise ve renkli bir başörtüsü giyen 40 yaşındaki Sacide, şehirdeki güvenlik durumunun, Türkiye'nin askeri harekât tehditlerini artırmasından bu yana kötüleştiğini belirterek, “DEAŞ’ın şehirden sürülmesinden sonra rahat bir nefes aldık ve yeniden istikrar ve güvenliğe kavuştuk. Bir aydır her akşam şehre birtakım askerlerin girdiğine tanık oluyoruz ve bunların kim olduklarını bilmiyoruz” dedi.
Menbiç şehri, Halep’i Rakka, Haseke ve Deyr-i Zor’a bağlayan uluslararası karayolu üzerinde yer alıyor ve üç farklı askeri güç tarafından kontrol ediliyor. Rus destekli rejim güçleri güneydeki kırsal bölgeyi kontrol ederken, Türk ordusunun desteklediği Fırat Kalkanı grupları Sacur nehrinin batısını kontrol ediyor. Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun desteklediği Menbiç Askeri Konseyi ise şehir merkezini ve doğu ve kuzey kırsallarını kontrol ediyor.
Menbiç Askeri Konseyi güçleri, Türk tehditlerinin artmasının ardından meydana gelecek muhtemel bir saldırıdan şehrin korumaları için Şam yanlısı güçlere çağrıda bulundu. Rus destekli hükümet güçleri, şehir dışına asker konuşlandırarak bu çağrıya cevap verdiler. Ayrıca Rus kuvvetleri ve rejim güçleri çatışan taraflar arasındaki temas hattında ortak devriye geziyor.
Menbiç Askeri Konseyi Genel Başkan Yardımcısı Ali Ebu Necm, unsurlarının sayısının 300’ü aşmadığını ve bunların çoğunluğunun Fırat Kalkanı ile olan temas hattında bulunduğunu söyledi. Uluslararası koalisyon ve Amerika ile gerçekleştirdiği resmi görüşmelerde Menbiç’ten ve Fırat Nehri'nin doğusundan çekilme sürecine ilişkin herhangi bir zaman çizelgesi sunulmadığını belirten Ebu Necm, koalisyon güçlerinin hala Sacur nehrinin doğusundaki temas hattı boyunca devriye gezdiklerini söyledi.
El Bab ve Menbiç Konseylerinin rejim güçleriyle koordineli olarak SDG ile ittifak ettiği bildiren Ebu Necm, Arima’da 5 gözlem noktası kurduklarını açıkladı. Ebu Necm, daha önce bölgede bulunan Rus kuvvetlerinin ve rejim güçlerinin yaklaşık 6 ay önce geri çekildiklerini kaydederek, “Ruslarla Hmeymim üssü aracılığıyla temaslarda bulunduk ve onlardan sınırı Türk tehditlerinden korumak için gözlem noktalarını yeniden kurmalarını talep ettik” dedi.
Menbiç Askeri Konseyi, 2017 yılının başında şehirdeki Araplar ve Kürtlerden oluşturuldu. Bu kimseler uluslararası koalisyon güçleri tarafından eğitildiler.
Konsey dün yaptığı resmi açıklamada, bölgede kaosu yaymaya çalışan ve güvenlik ve istikrarı tehdit eden tüm komploları engellemeye devam ettiklerini bildirdi.
Merkez İstatistik Bürosu tarafından 2004 yılında yayınlanan raporda, Menbiç’in nüfusu 100 bin olarak kaydedilmişti. Fakat Halep ve Kobani gibi geniş bir yıkıma tanık olan diğer Suriye şehirlerinden gelen göç dalgalarının ardından şehrin nüfusu birkaç katına çıktı.
Amerikan devriyesini hedef alan intihar saldırısı hakkında konuşan restoran sahibi Salih el-Yusuf, “Eğer ABD’nin düşmanı ise neden onlara ait bir askeri noktayı hedef almadı? Neden çoğu kadın ve çocuk olan 9 sivilin ölümüne sebep olan kalabalık bir caddede kendini patlattı? Restoranı yeniden açtık. Böylece bu saldırının arkasında olan kimselere bizi caydıramayacakları mesajını veriyoruz. Bütün gayretimizle yaşamaya devam edeceğiz” dedi.
Menbiç halkı saldırının şokunu atlatmaya çalışıyor
Menbiç şehrindeki sebze pazarı (Şarku’l Avsat)
Menbiç halkı saldırının şokunu atlatmaya çalışıyor
Menbiç şehrindeki sebze pazarı (Şarku’l Avsat)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة















