“Yumurta çocuk” internetin yeni fenomeni olduhttps://turkish.aawsat.com/home/article/1639136/%E2%80%8B%E2%80%9Cyumurta-%C3%A7ocuk%E2%80%9D-internetin-yeni-fenomeni-oldu
“Yumurta çocuk” internetin yeni fenomeni oldu
Kahire / Ahmed Abdulmuttalib
TT
TT
“Yumurta çocuk” internetin yeni fenomeni oldu
Yeni Zelanda’da geçen cuma günü iki camiye düzenlenen ve 50 kişinin ölümüne sebep olan terör saldırısının ardından Avustralyalı Senatör Fraser Anning’in yaptığı ırkçı açıklamalara tepkiler sürüyor. Avustralyalı bir gencin Anning’in kafasında yumurta kırması, sosyal medya ve haber ajanslarının ilk gündem maddesi haline geldi.
Avustralyalı Senatör Fraser Anning, Christchurch kentindeki katliamdan sadece birkaç saat sonra yaptığı bir açıklamada Yeni Zelanda’daki camilere yapılan saldırının gerçek sebebinin “Müslüman fanatiklerin” ülkeye göç etmesine izin verilmesinin olduğunu söylemişti. Senatör açıklamasından sonra, Avustralya Başbakanı Scott Morrison ve siyasetçiler tarafından büyük bir tepki ile karşılaştı.
Morrison gazetecilere yaptığı açıklamada, Anning’in söz konusu korkunç terör saldırısı ile göçmen sorununu karıştırdığını belirterek İslam karşıtı söylemlerini kınadı. Morrison, bu türde görüşlerin tiksindirici olduğunu ve Avustralya’da yeri bulunmadığını kaydetti.
Avustralyalı genç Will Connolly, sözleriyle tartışmalara sebep olan Queensland’de basın açıklaması yapan Fraser Anning’in kafasında yumurta kırdı. Senatör, olaya müdahale edilmeden önce genci darp etti.
17 yaşındaki genç, görüntülerin yayılmasıyla “yumurta çocuk” lakabıyla sosyal medyanın yeni fenomeni oldu. Polis tarafından kısa bir süreliğine gözaltına alınan Connolly yapılan soruşturmanın ardından serbest bırakıldı.
Collony’in bu davranışı Twitter’da birçok kişi tarafından “kahramanlık” olarak değerlendirildi. Bir Twitter kullanıcısı yayınladığı mesajında “Yumurta çocuk dünyaya baskı, nefret ve kötülük karşısında hiçbir dine, yaşa ve ırka sahip olmadığını kanıtladı. Senin sadece temiz bir kalbe ihtiyacın var. Yumurta Çocuk da altın bir kalbe sahip” ifadelerini kullandı.
Amerikalı oyuncu Chelsea Peretti, Avustralyalı gencin eylemini takdir ederek “Yumurta çocuğun videosu beni neden ağlattı” isimli bir şarkı söyledi. Yeni Zelandalı rock grubu Unknown Mortal Orchestra da “Yumurta çocuk enerjisi” mesajı yayınladı.
Gençler için bağış toplayan internet sitesi GoFundMe de Yeni Zelanda’daki terör saldırısı mağdurları için “Hakkını talep etmenin zorlukları ve daha fazla yumurta” isimli bir bağış kampanyası başlattı. “Connolly, bu paranın büyük bir kısmının mağdurlara verileceğini doğruladı” açıklamasında bulunulan site üzerinden şu ana kadar 30 bin dolar bağış toplandı. Huffington Post gazetesi, Connolly’nin üzerinde “1917” yazan gömlek giydiğine dikkat çekti. Gazete, söz konusu tarihin Avustralya başbakanı Billy Hughes’un beyazlar tarafından Queensland’de darp edildiği tarih olduğunu yazdı.
Ancak Avustralyalı genç kahraman geri adım atmışa benziyor. Zira bugün yayınladığı videoda “Siyasetçilere yumurta ile vurmayın. Bir anda 30 çift ayakkabı ile çiğnenebilirsiniz. Bunu sert yollarla öğrendim” dedi. Anning’in sicili kabarık
Senatör Fraser Anning ilk kez tartışmalara neden olmuyor. Anning, daha önce de birçok ırkçı açıklamalarda bulunmuştu. Geçen ağustos ayında da “Göçmen Sorununun Nihai Çözümü” için halk oylaması ve ayrımcı politikalarla “Beyaz Avustralya’ya” geri dönülmesi çağrısı yaparak tepki çekmişti.
Yeni Zelandalı yetkililer, katliamından sonra beyaz ırkın üstünlüğüne inanan ve radikal olduğu düşünülen Avustralyalı terörist, 28 yaşındaki Brenton Tarrant’a suçlamalarda bulundu. Tarrant dün hapishane elbisesi giydirilerek gözaltında tutulduğu Christchurch Bölge Mahkemesi’nde tutuklandı. Polis, 5 Nisan’da tekrar mahkemeye çıkacak olan suçluya başka suçlamalar da yöneltileceğini bildirdi. Başbakan Jacinda Ardern de söz konusu terör saldırısının Yeni Zelanda’daki en kötü toplu katliam olduğunu ve güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığını duyurdu.
Christchurch kentindeki camilere yapılan saldırıyı Facebook üzerinden yayınlanmış, Twitter'dan yaptığı açıklamada ise göçmenleri 'istilacı' olarak tanımlanmıştı.
İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5238563-i%CC%87talya-savunma-bakan%C4%B1-%C5%9Farku%E2%80%99l-avsat%E2%80%99-konu%C5%9Ftu-suudi-arabistan-ile-ili%C5%9Fkilerimiz
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.
Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.
Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.
Stratejik güç
Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.
Silahlı kuvvetler arasında diyalog
Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.
Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)
Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.
Veliaht Prens – Meloni görüşmesi
Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.
Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.
Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak
Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.
Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.
İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.
Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip
Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.
Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)
Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.
Prens Halid bin Selman’ın ziyareti
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.
Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı
Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.
Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)
Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”
Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5238561-kuveyt-ter%C3%B6rist-%C3%B6rg%C3%BCtler-listesine-sekiz-l%C3%BCbnan-hastanesini-ekledi
Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.
Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.
Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.
Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.
Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.
Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.
Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.
İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5238560-i%CC%87srail-kabinesi-bat%C4%B1-%C5%9Feria-topraklar%C4%B1n%C4%B1n-ilhak%C4%B1n%C4%B1-geni%C5%9Fletme-kararlar%C4%B1n%C4%B1-onaylad%C4%B1
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.
Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)
Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة