​Abbas’tan Hamas'a eleştiri: Karanlık tayfası, direnişi sattı

​Abbas’tan Hamas'a eleştiri: Karanlık tayfası, direnişi sattı
TT

​Abbas’tan Hamas'a eleştiri: Karanlık tayfası, direnişi sattı

​Abbas’tan Hamas'a eleştiri: Karanlık tayfası, direnişi sattı

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Hamas hareketini ağır bir dille eleştirdi. Hareketin pahalılığı protesto eden göstericileri dağıtmak için ateş açma, darp etme ve geniş tutuklamalar gibi yöntemlerle aşırı güç kullandığı Gazze Şeridi’ndeki olaylara dair ilk yorumunda Abbas, Hamas unsurlarını ‘karanlıkçılar’ olarak nitelendirdi. 
Abbas, ‘merkezî meclis’ üyesi olan ve Hamas hareketini Gazze’de kendisini öldürmeye çalışmakla suçlayan Fetih hareketi sözcüsü Atıf Ebu Seyf ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Ülkeni onurlandırdın. Onların orada yapıp ettikleri Allah’ın izniyle vatan yararına cezalandırılacak ve o karanlık tayfası, tarihin çöplüğüne gömülecek. Her zaman dediğim gibi Filistin’in meşruiyetini yaranların hepsi tarihin çöplüğünü boylayacak. O karanlıkçılar, korku ve endişe duvarını yıkan insanlar tarafından mimlendi ve ‘Biz direnişçileriz’ sözleri inanılırlığını yitirdi. Direnişi birkaç kuruşa sattılar. Biliyoruz ki insanlar nazarında kredileri tükendi. Artık halk onların yapıp ettiklerine katlanmayacak” ifadelerini dile getirdi.
Pek çok ödül alan hikâyeci-yazar Ebu Seyf, Abbas ile görüşmeden önce maskeli saldırganlar tarafından cinayet saldırısına maruz kaldıktan sonra bedeninin farklı bölgelerinde yer alan pek çok kırıktan ötürü tedavi olmak için Gazze’den Ramallah şehrindeki Filistin Tıp Kompleksi’ne geldi.
Fetih, Hamas hareketini Ebu Seyf’i darp ederek öldürmeye teşebbüs etmekle suçladı. Ebu Seyf, gösteriler ve tutuklamalar esnasında ağır şekilde darp edilen ve aralarında aktivistler, gazeteciler ve hukukçuların yer aldığı yüzlerce mağdurdan sadece biri.
Hamas, birkaç gün içerisinde yaklaşık bin kişiyi tutukladı, mermiler ve coplarla 25’ten fazla topluluğu dağıttı ve aktivistleri evlerinde ve sokaklarda takip etti. Hamas’ın bu yoğun şiddeti, Harekete karşı daha önce görülmemiş çapta bir eleştiri dalgasına yol açtı ancak "Yaşamak İstiyoruz" hareketinin yönettiği gösterileri bastırmayı da başardı.
Söz konusu Hareket dün, Hamas milislerinin kürsülerde göstericilere yönelttiği suçlamalara tepki olarak perşembe ve cuma günü Cuma namazı ardından kamuya açık meydanlarda sivil itaatsizlik ve geniş çaplı grev yapılacağını ilan etti.  
Hareket, Gazze’yi yöneten Hamas Hükümeti halkın meşru taleplerine demir ve ateş ile karşılık verse de barışçıl protesto eylemlerinin süreceğini belirtti. Ardından tutuklu ve mağdurların ailelerini Cuma namazını Hamas’ın siyasi ofisinin başkanı İsmail Heniye’nin evi önünde kılmaya ve orada çocuklarının hemen serbest bırakılmasını, hapis, işkence ve soruşturma kararlarını çıkaranların yargılanarak yaralanmalara sebep olanların hemen yasal mahkemelere çıkarılmasını ve Gazze Şeridi Valiliği’ndeki protestoculara yönelik kovuşturmanın durdurulmasını talep etmeye çağırdı.
Ayrıca iki grev günü süresince yarım saatlik ‘ıslık’ ve ‘tencere-tava’ eylemlerinin akşam saat sekizden itibaren evlerden başlayacağını duyurdu. Hareket, Hamas milisleri tarafından Gazze’de uygulanan ruhsatlar gümrük ödemeleri ve tüm vergi yükünün kaldırılması ve iyi bir yaşam için gerekli olan şeylerin sağlanması yönündeki temel taleplerinin gerçekleştirilmesi ve tüm siyasi tutukluların derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması gerektiğini de vurguladı.
Hareket ayrıca kendileri için değerli olan Gazze Şeridi’nde protestocu evlatlarının maruz kaldığı ‘güvenlik’ takibatının da hemen durdurulmasını, zarar görmeyeceklerinin garanti edilmesini ve herkes için barışçıl gösteri yapma hakkının güvence altına alınmasını talep etti. Ardından mevcut gösterilere katılanların maruz kaldıkları her şeyi soruşturacak bağımsız bir tahkik komisyonu kurulup suç işleyen ve yasayı ihlal eden her suçlunun adil ve kamuya açık bir sorgulamaya tabi tutulmasına olan ihtiyacın altını çizdi.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.