ABD, Kabil’deki büyükelçilik personelini yarıya indiriyor

Pompeo’nun Afganistan Devlet Başkanı Gani ile bir araya geldiği geçen yılki görüşmeden bir kare. (AP)
Pompeo’nun Afganistan Devlet Başkanı Gani ile bir araya geldiği geçen yılki görüşmeden bir kare. (AP)
TT

ABD, Kabil’deki büyükelçilik personelini yarıya indiriyor

Pompeo’nun Afganistan Devlet Başkanı Gani ile bir araya geldiği geçen yılki görüşmeden bir kare. (AP)
Pompeo’nun Afganistan Devlet Başkanı Gani ile bir araya geldiği geçen yılki görüşmeden bir kare. (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Taliban ile müzakerelerde yavaş da olsa sağlanan gelişme doğrultusunda önümüzdeki yıl Afganistan’daki Amerikan güçlerini çekme planını öne aldı. Söz konusu kararın gerçekleşmesi halinde bu, ABD’nin ülke dışında başlattığı en uzun savaşın bitmesi anlamına geliyor. ABD Kongre üyelerine göre Pompeo, Kabil’deki Washington Büyükelçiliği’nin, Afganistan'daki kırılgan barış sürecinin sekteye uğramasına yönelik endişelerin artmasına rağmen önümüzdeki ayın yarısına kadar kuvvetlerin azaltılması planının uygulanmasını hızlandıracağını söyledi. Ancak Trump’la birçok konuda anlaşmazlığa düşen NATO ülkelerinin endişeleri sürüyor. Kongre’den bir yetkilinin konuyla ilgili yaptığı değerlendirmeye göre Pompeo’nun iki hafta önce verdiği emrin şok etkisi yarattığını belirterek “Bazı göstergelere sahip olmalısınız. Ancak bu göstergelerden hiç biri yok” dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir Sözcü, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Değişen şartlar ve politikanın hedeflerini yansıtmak için yabancı misyonlarımızdaki varlıkları periyodik olarak geri çekiyoruz” ifadesini kullandı. Ancak Pompeo’nun planın uygulanmasını neden öne aldığı konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadı.
ABD, 11 Eylül saldırılarının ardından, 2001 yılında başlayan savaştan bu yana Afganistan’da bulunuyor. Sıkı güvenlikle korunan ABD Büyükelçiliği’nde 1500 görevli var. Dört yıl önce genişletilmesi 800 milyon dolar harcanan kompleks 700 yatak kapasitesine sahip.
Bir ABD yetkilisinin Reuters’e yaptığı açıklamada bu adımın, Başkan Trump’ın ulusal güvenlik stratejisi gereği önceliği terörle mücadeleden Rusya ve Çin gibi süper güçlere yöneltmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, resmi bildiri gelmeden önce, geçen hafta, güçlerini azaltma planını Kongre komisyonlarına ulaştırdı. Ancak yapılan değerlendirmeler, ABD Büyükelçiliği’ndeki güçlerin sayısındaki keskin düşüşün Afganistan sahasında ciddi yankılar uyandıracağı yönünde. Afganistan hükümetinin müzakerelerden uzaklaşmasıyla iki ülke arasındaki gerilimin daha da artabileceği ifade ediliyor.
Kongre danışmanlarından biri, 31 Mayıs’ta başlayacak kuvvetlerin azaltılmasının eylül ayına kadar bitirilmesinin planladığını söyledi. Dört ayrı kaynak da Amerikan güçlerinin yarıya indirileceği bilgisini doğruladı.
Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, tartışmalı seçimlerden sonra yapılan ilk meclis oturumunda milletvekillerini Taliban ile gerçekleşecek barış sürecini destekleme çağrısında bulundu. Gani, önümüzdeki hafta düzenlenecek Kabileler Yüksek Konseyi toplantısına katılmak üzere birçok din adamı, insan hakları aktivisti ve siyasetçiyi davet etti.
Muhalefet liderlerinden bazıları, 4 gün sürecek toplantılara, istişareler yapılmadan gerçekleştirildiği ve eylül ayında yapılacak seçimlerde ikinci kez kazanma şansını artırmak için kullanılacağı gerekçesiyle katılmama kararı aldı.
Gani seçimlerden sonra yapılan ilk oturumda, teknik sorunlar üzerinde durduğu konuşmasında şunları söyledi:
“Defalarca barış planı sunduk. Bunu uygulamamız gerekir. Bu plana dayanarak, parlamentodan yeşil ışık almadan barış anlaşması veya müzakere yapmayacağız.”
Afganistan siyaset arenasındaki tartışmalarla eş zamanlı olarak operasyonlar da sürüyor. Afgan Emniyet Güçleri düzenlediği iki ayrı operasyonla ülkenin doğusundaki Logar vilayetinde Taliban’ın iki önde gelen liderini tutukladığını duyurdu.



İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)

İran resmi haber ajansı IRNA, İran ile ABD arasında yeni bir görüşme planlanmadığını aktardı. Haber, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamasının ardından geldi.

IRNA, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta bulunan İran heyetine yakın bir kaynağın, heyetin “ABD ile müzakere yapma niyetinde olmadığını” söylediğini aktardı.

Trump ise pazar günü Axios’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde yeniden açma önerisini reddetmesinden bir gün sonra İran ile görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlamasını beklediğini söylemişti.

IRNA, “İran’ın görüş ve tutumlarının geçen salı günü Katarlı bir arabulucu aracılığıyla ABD tarafına açık ve net şekilde iletildiğini” bildirdi. İran heyetinin salı günü Tahran’a döneceği belirtildi.

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı ABD denizaltılarının avlanma alanı

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın yalnızca kapalı olmadığını, aynı zamanda “ABD denizaltılarının avlandığı bir yer” olduğunu ileri sürdü.

Muhibbi, pazartesi sabaha karşı IRNA tarafından yayımlanan mesajında, “Hürmüz Boğazı yalnızca kapalı değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından ABD denizaltılarının avlandığı bir yerdir” ifadelerini kullandı.

Muhibbi ayrıca, “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish denizaltısıydı. Son derece gelişmiş, otonom şekilde hareket eden, sonar cihazları ve hassas bir navigasyon sistemiyle donatılmış insansız bir denizaltı. Değeri milyonlarca dolar” dedi.

Tahran geçen hafta çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için bir plan sunmuştu.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip olan su yolu, yaklaşık yedi ay önce başlayan ve çıkmaza giren ABD-İran çatışmasının temel başlıklarından biri konumunda. İran o tarihten bu yana boğazı fiilen kapalı tutarken Washington da İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD-İran arasında dolaylı görüşme ihtimali

Axios ise konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Washington ile Tahran arasında pazartesi gününden itibaren dolaylı görüşmeler yapılabileceğini bildirdi. Bu ihtimal, ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerden birkaç gün sonra gündeme geldi.

İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ön koşul olarak tüm cephelerde, Lübnan da dahil olmak üzere, yedi gün boyunca çatışmaların durdurulmasını, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Donald Trump ise cumartesi günü Tahran’ın bu önerisini reddetti.

ABD, Hürmüz Boğazı’nda daha sonra bazı gemilerin saldırıya uğramasına rağmen 1 Eylül’den bu yana İran’a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemedi.


Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.