İran İslami Şûra Meclisi Başkanı Ali Laricânî, ülkesinin, ABD Yönetimi’nin geçen yıl nükleer anlaşmadan çekildikten sonra belirlediği 12 şarta uymayacağını bir kez daha yineledi.
İran Petrol Bakanı Bijan Zengane ise, “İran, OPEC’in diğer üyeleri İran’ın çıkarlarını tehdit ederse sessiz kalmayacaktır” ifadelerini dile getirdi.
Öte yandan Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İran petrolüne yatırım yapmaktan vazgeçen Batılı şirketlerin ardında bıraktığı boşluğu doldurmaya hazırlandığını açıkladı.
Laricani dün petrole yönelik yaptırımların artırılması için belirlenen vaktin başlamasına, ‘ABD Yönetimi’nin 12 şartının İranlıların saygınlığını zedelediğini’ söyleyerek yorum yaptı.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçtiğimiz mayıs ayında nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran’ın nükleer programı konusunda kapsamlı bir anlaşmaya varmak amacıyla müzakereleri başlatmak için 12 şart belirtmişti.
ABD’nin koyduğu şartlara göre İran’ın nükleer programının önceki askeri boyutlarını açığa çıkarması, tüm zenginleştirme faaliyetlerini durdurması, plütonyum üretmemesi, Uluslararası Atom Enerji Ajansı uzmanlarına şart koşmadan ülkedeki tüm nükleer tesislere ulaşma izni vermesi gerekiyor.
Söz konusu şartlar kapsamında balistik füze programını geliştirme faaliyetinin durdurulması, Ortadoğu’daki terör örgütlerine yardımın sonlandırılması, Irak Hükümeti’nin egemenliğinin gözetilmesi ve milislerin silahsızlanmasına izin verilmesi de yer alıyor. Kudüs Güçleri’nin dış faaliyetlerine son verilmesi, Husi milislere desteğin geri çekilmesi, Yemen’de siyasi düzelme için çaba gösterilmesi ve tüm İran güçlerinin Suriye’den çekilmesi, Taliban ile Afganistan’da ve bölgedeki diğer iki terör örgütüne yönelik yardıma son verilmesi, el-Kaide liderlerine sığınma verilmemesi de diğer şartlar arasında. Bununla birlikte İran’dan uluslararası denizcilik ve yıkıcı siber saldırılara yönelik tehditlerin yanı sıra İsrail’in yıkılması ve füzelerin Suudi Arabistan ile BAE’yi hedef alması gibi komşulara yönelik tehditlerinden de vazgeçmesi talep ediliyor.
Tüm bunlara ek olarak İran’da alıkonan Amerikalı vatandaşlar ile İran’da tutuklanan dost ülke vatandaşlarının serbest bırakılması da isteniyor.
Ancak Laricani, “İnsanların haklarını hor gördüğü için bu hamlelere karşı durmak gerekir” sözleri ile ülkesinin Amerika’nın şartlarını kabul etmediğini vurguladı. Kendi ofisine bağlı ‘online haber’ sitesine göre Laricani, sözlerinin devamında İran tarafının gösterdiği ‘sabır ve kararlılığın’ Trump’ı geri çekilmeye mecbur edeceği yönünde bir ifade kullandı.
Laricani, geçtiğimiz pazartesi günü yaptığı açıklamada müzakereleri ‘stratejik bir hata’ olarak niteleyerek ABD Başkanı’nı ‘İranlıların aşağılanmasına ve teslim olmalarının istenmesine yönelik bir söylem’ benimsemekle suçlamıştı.
Laricani, Tahran’ın nihai onayını ilan etmesiyle anlaşmanın Ocak 2016’da uygulamaya sokulmasından önce muhalefet eden muhafazakâr milletvekillerine karşı nükleer anlaşmanın desteklenmesinde belirleyici bir rol oynadı.
Laricani, mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yerine aday olacak olası isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda özellikle İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri’nin sorumluluğundaki nükleer program müzakerelerinin yapıldığı 2003 ve 2005 yılları arasında İranlı müzakerecilerden biri olduğu düşünülüyor.
Laricani, İran’ın müzakereleri kabul etmesi konusundaki önceki uyarısını tekrarlayarak, “İran’ın ‘geri çekilmesi’ ABD tarafının ‘ilerlemesi’ ile denktir” sözlerini sarf etti.
İran Hükümeti, geçtiğimiz hafta Amerikan Yönetimi ile müzakereye hazır olduğu konusunda işaret göndermişti. Ruhani konuya ilişkin açıklamasında, “İranlılar, savaş insanı oldukları kadar müzakere insanıdırlar da” ifadelerini dile getirdi. Bununla birlikte Beyaz Saray’ı müzakere konusunda ‘diğerlerini aldatmak’ ile suçlayarak Trump’ı kışkırtmaya da çalıştı. Ruhani’ye paralel olarak Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, New York ziyaretindeki basın görüşmelerinde İran’ın müzakereye hazır bulunuşu konusunda birçok mesaj gönderdi.
Kasım Süleymani: Müzakere demek teslimiyet demek
Hükümetin tutumlarından farklı olarak DMO'nun Dış Operasyonlar Sorumlusu Kudüs Gücü'nün Komutanı Kasım Süleymani, müzakereler konusunda uyararak, “ABD yaptırımları, İran’ı müzakereleri kabul etmeye mecbur bırakmayı hedefliyor. Mevcut koşullar altında bu müzakere teslim olmaktan başka bir şey değildir. Ülkem bu aşağılık duruma boyun eğmeyecektir” sözlerini dile getirdi.
Süleymani’nin konuşmasından birkaç saat sonra Laricani, ‘basit düşündükleri’ için ABD tarafıyla müzakere yapma çağrısı yapan İranlı tarafları eleştirerek İran ve ‘Trump gibi bir insan’ arasındaki müzakerenin faydasız olacağını belirtti.
Bu esnada İran Petrol Bakanı Bijan Zengane, dün OPEC Genel Sekreteri Muhammed Barkindo ile Tahran’da yaptığı toplantının ardından OPEC’in diğer üyeleri İran’ın çıkarlarını tehdit ederse İran’ın buna sessiz kalmayacağını söyledi.
Reuters’ın İran Petrol Bakanlığı’nın sitesinden aktardığına göre Zengane, Barkindo’ya ‘İran’ın çıkarları bunu gerektirdiği için OPEC üyesi olduğunu, OPEC’in diğer üyeleri İran’ı tehdit etmeye veya çıkarlarını tehlikeye atmaya yeltenirse İran’ın buna sessiz kalmayacağını’ iletti.
İran Petrol Bakanlığı, Barkindo’nun “İran petrolünün küresel pazardan uzak tutulması imkânsız” dediğini aktardı.
Öte yandan Wall Street Journal gazetesi dünkü yayınında ABD’nin İran’ın petrokimya ve perakende satışlarını yeni yaptırımlara maruz bırakma üzerinde çalıştığını ifade etti. Gazeteye göre “yeni yaptırımlar, bankalar ile şirketlere uygulanacak ve hedefinde Singapur’a giden petrokimya ürünleri ile Afganistan’a giden tüketim malzemelerinin ticaretini durdurmak olacak”.
Bu bağlamda İranlı bir petrol yetkilisi, İran ile Çin arasında İran’ın Yadavaran petrol alanını geliştirmek için yapılan sözleşmenin durdurulduğunu söyleyerek iki ülkenin bu konuyu müzakere ettiğini ekledi.
Resmi Mehr haber ajansı, İran Ulusal Petrol Şirketi Müdürü Rıza Dikhan’ın ilgili açıklamasında, “Yadavaran alanının ikinci aşamasının gelişmesi için yapılan sözleşmede geliştirmeyi Çinli Sinopec şirketinin yapılacağı yazıldı ancak bu durduruldu. Müzakereler devam ediyor” ifadelerini kullandığını aktardı.
Bunun yanı sıra DMO'nun ekonomi kolu olan Hatemü’l-Enbiya Komutanı Said Muhammed, güçlerinin İran’dan çekilen petrol şirketlerinin bıraktığı boşluğu doldurmaya hazır olduğunu açıkladı. Aynı zamanda ‘küresel pazarda artan talebi’ dayanak göstererek ABD’nin İran petrolünü sıfırlama indirme konusundaki yeterliğini de küçümsedi.
Muhafızlar Komutanlığı dün, “Düşmanlar, gaz ve petrol alanında baskı yaparak İranlıların hayatına kastediyor” ifadelerini kullanarak İran için olumlu sonuçlara işaret etti. Komutanlık ayrıca İran, Irak ve Suriye’nin merkez bankaları arasındaki ilişkileri güçlendirmek için ortak bir banka kurma üzerinde mesai harcadıklarını belirtti.
Said Muhammed dün yaptığı basın açıklamasında İran’ın Venezuela’nın talep ettiği dört tankerden birini bitirdiğini söyleyerek ikinci tanker yapımının yüzde 50’sinin tamamlandığına işaret etti.
İran'la yeni bir anlaşma yapılması gerektiğini vurgulayan Pompeo, anlaşmada yer alması için 12 maddelik şart ortaya attı.
ABD'nin 12 Şartı nedir?
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 21 Mayıs'ta şu 12 şartı müzakereler için öne sürmüştü:
- İran'ın ilk olarak şu andaki ve önceki nükleer silah çalışmalarını Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (IAEA) bildirmesi
- Ağır su reaktörleri dahil olmak üzere uranyum üretimini sonlandırması
- İran'ın daha önceki anlaşmada yer aldığı gibi IAEA'nın ülkedeki tesislerine girmesine izin vermesi
- Balistik füze denelemelerine son vermesi
- İran'da tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarının serbest bırakılması
- İran'ın Lübnan Hizbullahı, Hamas ve Filistin İslami Cihad grupları dahil olmak üzere "terör gruplarına" yardımını sonlandırması
- İran'ın komşusu Irak'ın toprak bağımsızlığına saygı duyması
- Şii milislerin silahsızlanması ve yeniden entegre edilmesi gerekliliğini vurguladı.
- Yemen'de ise İran'ın Husiler'e desteğine son vermesi
- Yemen'de barış sürecinin başlatılması
- İran'ın DMO Kudüs Gücü'ne desteğini bırakması
- İsrail dahil olmak üzere komşu ülkelere yönelik tehditlerini sonlandırması
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, belirtilen şartların yerine getirilmemesi durumunda ise İran'a karşı tarihin en sert yaptırımlarını uygulayacaklarını savunmuştu.