Lima Grubu’ndan Küba’ya ‘Venezuela’ çağrısı

Karakas sokaklarındaki protestocular güvenlik güçleri ile çatışıyor (AP)
Karakas sokaklarındaki protestocular güvenlik güçleri ile çatışıyor (AP)
TT

Lima Grubu’ndan Küba’ya ‘Venezuela’ çağrısı

Karakas sokaklarındaki protestocular güvenlik güçleri ile çatışıyor (AP)
Karakas sokaklarındaki protestocular güvenlik güçleri ile çatışıyor (AP)

Lima Grubu, Venezuela krizindeki son gerginliği tartışmak üzere Cuma gecesi acil toplandı ve Küba hükümetine ‘krize barışçıl bir çözüm bulmak için Karakas'taki nüfuzunu kullanma’ çağrısında bulundu.
Peru Dışişleri Bakanı Nestor Popolizio, Arjantin, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Guatemala, Honduras, Panama ve Paraguay’ın katıldığı toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, “Grubun üye devletleri, Küba'nın Venezuela krizini çözme çabalarına katılabilmesi için gerekli temasları kurmayı kabul etti" dedi.
Bakan, bu ülkelerin, muhalif lider Juan Guaido’nun öncülüğünde Venezuela halkının hukukun üstünlüğünü barışçıl yollarla geri kazanabilmek için son günlerde yürüttüğü eylemleri tam olarak desteklediğini de dile getirdi.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel ile Venezuela krizine barışçıl bir çözüm bulmak için birlikte çalışma yöntemleri üzerine görüştü.
Lima Grubu adına görüşen Trudeau, gruba üye ülkelerin Venezuela'da özgür ve adil seçimler yapma ve anayasaya saygı gösterme konusundaki isteğini vurgulayarak, Venezuela halkının süregelen acısıyla ilgili endişesini yineledi.
“Askeri müdahaleye karşıyız”
Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu azletmek için askeri müdahaleye karşı olduğunu bir kez daha vurgulayan Lima Grubu, Maduro rejiminin uyguladığı baskıyı kınadı.
Lima Grubu, yaşananlara bir çözüm bulmak için, tüm taraflarla toplantı yapmak istediğini belirtirken, Venezuela'daki Uluslararası Temas Grubu'nu da bu toplantıya davet etti.
Grup ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sivilleri korumak için gerekli önlemleri alma ve Venezuelalıların yaşadığı ciddi insani krizin sonuçlarını hafifletme çağrısında bulundu.
Şarku’l Avsat, Lima Grubu’nun söz konusu son adımlarının, İspanyol hükümetinin, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve Venezuela krizine doğrudan katılan taraflarla işbirliği içerisinde yürütülen yoğun temasların sonucu olduğunu öğrendi.
ABD’den Küba’ya suçlama
ABD, Küba’yı askeri danışmanlar sağlayıp, istihbarat servislerini kontrol ederek Maduro rejimini desteklemekle defalarca suçlasa da, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel bu suçlamaları reddederek, Küba’nın Venezuela’da askeri bir birliği olmadığını ifade etti.
Venezuela-Küba ilişkileri, Hugo Chavez'in iktidara gelmesinin ardından, Küba lideri Fidel Castro ile 1990’da yılında, Küba’nın Venezuela'nın fakir bölgelerine binlerce Kübalı doktor, mühendis ve uzmanı göndermek gibi teknik yardımı karşılığında Küba'ya petrolü düşük fiyatlarla tedarik etmesini öngören işbirliği anlaşmasının imzalanmasından bu yana oldukça güçlü.
Venezuela’da petrol üretimindeki düşüş ve kırılgan ekonomik krizlere rağmen, Venezuela’nın petrol ve finansal yardımı Küba'ya akmaya devam ediyor.
Karakas ve Havana arasındaki bu yakın ilişki, Venezuela’da rejimle muhalefet arasındaki çatışmayı çözmede belirleyici bir rolü var.
Arjantin, Brezilya, Kanada, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Guatemala, Guyana, Honduras, Meksika, Panama, Paraguay, Peru ve Kanada’nın yer aldığı  Lima Grubu, Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) çerçevesinde, Venezuela’daki krize barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla 2017’de kuruldu.
Venezuela krizine müzakere yoluyla çözüm arayan Uluslararası Temas Grubu'nda ise, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere ile Bolivya, Ekvador, Uruguay ve Kosta Rika yer alıyor.



İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)

İran resmi haber ajansı IRNA, İran ile ABD arasında yeni bir görüşme planlanmadığını aktardı. Haber, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamasının ardından geldi.

IRNA, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta bulunan İran heyetine yakın bir kaynağın, heyetin “ABD ile müzakere yapma niyetinde olmadığını” söylediğini aktardı.

Trump ise pazar günü Axios’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde yeniden açma önerisini reddetmesinden bir gün sonra İran ile görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlamasını beklediğini söylemişti.

IRNA, “İran’ın görüş ve tutumlarının geçen salı günü Katarlı bir arabulucu aracılığıyla ABD tarafına açık ve net şekilde iletildiğini” bildirdi. İran heyetinin salı günü Tahran’a döneceği belirtildi.

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı ABD denizaltılarının avlanma alanı

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın yalnızca kapalı olmadığını, aynı zamanda “ABD denizaltılarının avlandığı bir yer” olduğunu ileri sürdü.

Muhibbi, pazartesi sabaha karşı IRNA tarafından yayımlanan mesajında, “Hürmüz Boğazı yalnızca kapalı değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından ABD denizaltılarının avlandığı bir yerdir” ifadelerini kullandı.

Muhibbi ayrıca, “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish denizaltısıydı. Son derece gelişmiş, otonom şekilde hareket eden, sonar cihazları ve hassas bir navigasyon sistemiyle donatılmış insansız bir denizaltı. Değeri milyonlarca dolar” dedi.

Tahran geçen hafta çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için bir plan sunmuştu.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip olan su yolu, yaklaşık yedi ay önce başlayan ve çıkmaza giren ABD-İran çatışmasının temel başlıklarından biri konumunda. İran o tarihten bu yana boğazı fiilen kapalı tutarken Washington da İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD-İran arasında dolaylı görüşme ihtimali

Axios ise konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Washington ile Tahran arasında pazartesi gününden itibaren dolaylı görüşmeler yapılabileceğini bildirdi. Bu ihtimal, ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerden birkaç gün sonra gündeme geldi.

İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ön koşul olarak tüm cephelerde, Lübnan da dahil olmak üzere, yedi gün boyunca çatışmaların durdurulmasını, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Donald Trump ise cumartesi günü Tahran’ın bu önerisini reddetti.

ABD, Hürmüz Boğazı’nda daha sonra bazı gemilerin saldırıya uğramasına rağmen 1 Eylül’den bu yana İran’a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemedi.


Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.