Türkiye tepkilere rağmen Doğu Akdeniz’de sondaj konusunda kararlı

NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı ve NATO Genel Sekreteri (EPA)
NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı ve NATO Genel Sekreteri (EPA)
TT

Türkiye tepkilere rağmen Doğu Akdeniz’de sondaj konusunda kararlı

NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı ve NATO Genel Sekreteri (EPA)
NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı ve NATO Genel Sekreteri (EPA)

ABD, Türkiye'nin Kıbrıs kıyılarında petrol ve doğalgaz araması yapma planı konusundaki endişelerini dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Kıbrıs Rum Kesimi’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi olarak hak iddia ettiği alanda, Türkiye'nin beyan ettiği offshore sondaj çalışmalarına başlama niyetinden son derece endişe duyduğunu ifade ederek, “Türk yetkililere bu faaliyetlere son vermeleri ve taraflara itidalli davranmaları çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise açıklamaya yanıt vererek, “Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 5 Mayıs 2019 tarihinde yaptığı açıklama gerçeklerden kopuktur. ABD’nin Rumların hak iddia ettiğini söylediği bir alana yönelik geçerli sınırlandırma anlaşması varmış gibi Türkiye’ye çağrıda bulunması, ne yapıcı ne de uluslararası hukuka uygun bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.
Türk sondaj gemisinin mürettebatı hakkında uluslararası tutuklama emri
Diğer taraftan Alman Haber Ajansı’nda (DPA) yer alan habere göre Kıbrıs Rum Yönetimi, adanın batısında yer alan Münhasır Ekonomik Bölge'de  doğalgaz arama faaliyetlerine başlayan Türk sondaj gemisinin mürettebatı hakkında uluslararası tutuklama emri çıkarılması için girişimde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Vasilis Palmas,  Active Radyo'ya konuya ilişkin verdiği demeçte, arama çalışmalarının Rum hükümetinin onayı alınmadan gerçekleştirilmesini gerekçe göstererek, tutuklama emri çıkarılacağını söyledi.
Yasadışı eylemlerde bulunan söz konusu kişilerin tutuklanacağını öne süren Palmas, Rum Dışişleri Bakanlığı'nın bu konuyu 9 Mayıs'ta Bükreş'te yapılacak olan Avrupa Birliği (AB) zirvesinde gündeme getireceğini belirtti.
Türkiye'nin Kıbrıs adası açıklarında hidrokarbon arama faaliyeti yürütme niyetini beyan etmesi, ABD, Avrupa ve Mısır’dan da tepkilerin gelmesine neden oldu.
Mogherini: Endişeliyiz
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini, Türkiye'nin Kıbrıs Rum Kesimi’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi'nde sondaj yapma niyeti konusunda endişelendiklerini dile getirdi.
Avrupa Konseyi’nin 2018 Mart ayında Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerinin güçlü bir şekilde kınandığını hatırlatan Mogherini, Türkiye'ye itidal ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki egemenlik haklarına saygı gösterme ve herhangi bir yasadışı eylemden kaçınma çağrısında bulunarak, AB’nin bu konuda Kıbrıs Rum Yönetimi’ne tam destek ile karşılık vereceğini belirtti.
Avrupa Parlamentosu’ndan Kıbrıs Rum Kesimi’ne destek
Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani de Türkiye’nin Kıbrıs Rus Kesimi’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde sondaj çalışmaları yapma yönündeki açıklamalarından dolayı duyduğu derin endişeyi dile getirerek, “Avrupa Parlamentosu adına, Kıbrıs hükümeti ve halkına tam dayanışmamızı yineliyorum. Kıbrıs’ın uluslararası ve Avrupa hukuku tarafında desteklenen haklarını güvence altına almak için yanında duruyoruz” dedi.
Tajani, ayrıca siyasi irade göstermeleri, uluslararası hukuka dayalı olarak hareket etmeleri ve gemilerini Kıbrıs Rum Kesimi’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nden hemen geri çekmeleri için Türk yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu açıdan bakıldığında, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki Türk eylemleriyle ilgili olarak 13 Kasım 2014’te çıkardığı kararları hatırlatmak istiyorum” şeklinde konuştu.
Erdoğan: NATO’dan bize destek olmasını bekliyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Ankara’da düzenlenen NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ABD ve AB’nin konuya ilişkin endişelerini dile getirmesine cevap verdi.
Erdoğan,  “Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerindeki meşru hakları tartışma götürmez. Ülkemiz kendi hakkını ve Kıbrıs Türklerinin hukukunu korumakta kararlıdır. NATO'nun bu süreçte Türkiye'nin haklarına saygı göstermesini ve bize gerilimlerin önüne geçmek için destek olmasını bekliyoruz” dedi.
Erdoğan: Müttefiklerimizden tek bir beklentimiz var
Suriye sahasında DEAŞ ile göğüs göğse savaşan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO ülkesi olduklarını dile getiren Erdoğan, “Müttefiklerimizden tek bir beklentimiz var, biz NATO'daki dostlarımızdan sadece ittifak ruhuna uygun davranmalarını, ittifakın kurucu değerlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz” diye konuştu.
Türkiye'nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkilerin, birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Türkiye'nin egemenlik haklarına giren S-400’ler gibi bazı güncel meseleler üzerinden böyle bir tartışmanın alevlendirilmeye çalışılmasını kesinlikle tasvip etmiyoruz” dedi.
Konuşmasında Gülen Hareketi’ne de değinen Erdoğan, “FETÖ ülkemizdeki yıkıcı faaliyetlerini sürdürüyor. Kimi müttefiklerimiz de darbe girişimine bizzat katılmış örgüt mensuplarına adaletten kaçabilecekleri imkanlar sunuyor" diye konuştu.
Çavuşoğlu-Stoltenberg görüşmesi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı vesilesiyle Çankaya Köşkü'nde ikili ve heyetler arası görüşme yaparak, NATO-AB ilişkileri ve Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı konularını görüştü.
Çavuşoğlu, Twitter hesabından, “NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile NATO-AB ilişkileri ve ülkemizin S-400 alımı dahil pek çok konuyu değerlendirdik. Londra’da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı’nın hazırlıklarını görüştük” yorumunda bulundu.
Stoltenberg ise, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere tekrar Ankara'da olduğum için mutluyum. NATO müttefikleri Türkiye ile dayanışma içindedir” ifadelerini kullandı.



İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)

İran resmi haber ajansı IRNA, İran ile ABD arasında yeni bir görüşme planlanmadığını aktardı. Haber, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamasının ardından geldi.

IRNA, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta bulunan İran heyetine yakın bir kaynağın, heyetin “ABD ile müzakere yapma niyetinde olmadığını” söylediğini aktardı.

Trump ise pazar günü Axios’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde yeniden açma önerisini reddetmesinden bir gün sonra İran ile görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlamasını beklediğini söylemişti.

IRNA, “İran’ın görüş ve tutumlarının geçen salı günü Katarlı bir arabulucu aracılığıyla ABD tarafına açık ve net şekilde iletildiğini” bildirdi. İran heyetinin salı günü Tahran’a döneceği belirtildi.

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı ABD denizaltılarının avlanma alanı

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın yalnızca kapalı olmadığını, aynı zamanda “ABD denizaltılarının avlandığı bir yer” olduğunu ileri sürdü.

Muhibbi, pazartesi sabaha karşı IRNA tarafından yayımlanan mesajında, “Hürmüz Boğazı yalnızca kapalı değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından ABD denizaltılarının avlandığı bir yerdir” ifadelerini kullandı.

Muhibbi ayrıca, “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish denizaltısıydı. Son derece gelişmiş, otonom şekilde hareket eden, sonar cihazları ve hassas bir navigasyon sistemiyle donatılmış insansız bir denizaltı. Değeri milyonlarca dolar” dedi.

Tahran geçen hafta çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için bir plan sunmuştu.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip olan su yolu, yaklaşık yedi ay önce başlayan ve çıkmaza giren ABD-İran çatışmasının temel başlıklarından biri konumunda. İran o tarihten bu yana boğazı fiilen kapalı tutarken Washington da İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD-İran arasında dolaylı görüşme ihtimali

Axios ise konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Washington ile Tahran arasında pazartesi gününden itibaren dolaylı görüşmeler yapılabileceğini bildirdi. Bu ihtimal, ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerden birkaç gün sonra gündeme geldi.

İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ön koşul olarak tüm cephelerde, Lübnan da dahil olmak üzere, yedi gün boyunca çatışmaların durdurulmasını, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Donald Trump ise cumartesi günü Tahran’ın bu önerisini reddetti.

ABD, Hürmüz Boğazı’nda daha sonra bazı gemilerin saldırıya uğramasına rağmen 1 Eylül’den bu yana İran’a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemedi.


Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.