Suriye’nin kuzeybatısındaki bölgelere yönelik yoğun bombardımanlar, Suriye rejim güçleri ve muhalif gruplar arasındaki çatışmanın ertesinde 8’inci gününe girerken bölgenin Rusya ve Türkiye arasında yapılan anlaşma çerçevesinde ‘Gerginliği Azaltma Bölgesi’ olmasına rağmen çok sayıda sivil öldü, birçoğu da evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İdlib bölgesinde şiddetin artmasının ‘endişe verici’ olduğunu belirterek, “Rejim ve müttefiklerinin son günlerde hastaneler de dahil olmak üzere düzenlediği hava saldırılarında çok sayıda sivil öldü” dedi.
Suriye'de insani durumun kritik olduğunu vurgulayan Macron, hiçbir askeri seçeneğin kabul edilemeyeceğinin altını çizerek, şiddetin durmasını istediklerini ve Birleşmiş Milletler’i (BM) siyasi çözüm için desteklediklerini belirtti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Macron, sivillerin bulunduğu bölgelere bir haftadır kesintisiz olarak devam eden saldırılara derhal son verilmesi çağrısında bulundu.
Diğer yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) aktardığı bilgilere göre Suriye ve Rusya savaş uçakları, dün sabah da hava baskınlarına devam ederken eş zamanlı olarak İdlib'in güneyi ve Hama'nın kuzeyindeki bazı kasaba ve köylere roketli saldırılar gerçekleşti.
SOHR: 13 sivil hayatını kaybetti
SOHR, söz konusu hava saldırıları ve bombardımanlarda biri çocuk, 4’ü kadın olmak üzere en az 13 sivilin öldüğünü aktardı.
Suriye resmi haber ajansı SANA, Suriye ordusunun, dün sabah, terör örgütlerinin askeri noktalara ve güvenli köylere art arda yaptıkları saldırılara karşılık teröristlerin kamplarına ve Hama’nın kuzeybatısındaki çalışmalarına yönelik yoğun roket saldırıları gerçekleştirdiğini kaydetti.
Ankara ve Moskova’nın geçtiğimiz Eylül ayında Soçi’de vardıkları anlaşma uyarınca rejim güçleri ile muhalif grupların kontrolü altındaki bölgeleri bir birinden ayıran ‘Gerginliği Azaltma Bölgesi’ kapsamındaki İdlib ile Halep, Hama ve Lazkiye’nin bazı bölgeleri, Heyet-i Tahriru'ş Şam (HTŞ) ve diğer muhalif grupların kontrolü altında.
Bununla birlikte anlaşma henüz tam olarak uygulanamazken, Şam, Ankara'yı anlaşmanın uygulanmasını ‘geciktirmekle’ suçluyor.
Öte yandan 3 milyon kişinin yaşadığı İdlib bölgesi, Şam’ın uzun vadeli bir askeri operasyonuyla karşı karşıya. Bununla birlikte rejim güçlerinin Gerginliği Azaltma Bölgesi ve çevresine yönelik saldırıları Rus uçaklarının hava desteğiyle birlikte Şubat ayından bu yana hız kazandı.
Fransız Haber Ajansı (AFP) muhabiri, dün, kadın ve çocuklarla dolu onlarca otomobil ve kamyonetin, ailelerin birkaç parça eşyasıyla birlikte İdlib’in güneyinden kuzeyine doğru gittiğini aktardı. Muhabir, yerinden edilmiş bazı sivillerin traktör ve tarım araçlarıyla hayvanlarını da götürdüklerini ekledi. Yerinden edilenler arasında, İdlib'in güney kırsalındaki köyünden eşi ve üç çocuğuyla kaçan 40 yaşındaki Ebu Ahmed de bulunuyordu.
150 bin kişi bölgeyi terk etmek zorunda kaldı
AFP’ye konuşan Ebu Ahmed, “Üçüncü kez yerimizden edildik. Fakat en korkunç olanı da buydu. Uçakların hava saldırıları hiç durmadı” ifadelerini kullandı. Köyden nasıl çıktıklarını ve neyle karşılaşacaklarını bilmediklerini belirten Ebu Ahmed, “Türkiye sınırına doğru uzun bir yola çıktık. Çünkü orası daha güvenli. Bombardımanların sona ermesini istiyoruz, artık gerçekten yorulduk” dedi. BM’ye göre rejim güçlerinin Şubat ayından bu yana hız kazanan saldırılarının ardından 150 binden fazla kişi daha sakin bölgelere kaçmak zorunda kaldı.
BM Genel Sekreteri Guterres, Pazartesi gecesi yaptığı açıklamada, tarafları İdlib'deki sivilleri korumaya ve Rusya'yı derhal ateşkes ilan edilmesi için yardım etmeye çağırdı.
Rusya ve rejim güçlerinin son bir haftadır süren yoğun bombardımanları okul veya hastane ayırt etmeden gerçekleşirken, BM, 28 Nisan’dan bu yana 7 klinik ve hastanenin hedef alındığını ve bu nedenle hizmet veremez hale geldiklerini, ayrıca 9 okulun da bombaların hedefi olduğunu aktardı.
Dün, yeniden yoğun bir şekilde başlayan bombardımanlar, rejim güçleri ile HTŞ arasında Hama’nın kuzey kırsalında yaşanan şiddetli çatışmaların ertesinde gerçekleşirken, SOHR bombardımanlarda iki taraftan toplam 53 unsurun öldüğünü kaydetti. SOHR ayrıca Suriye ve Rusya savaş uçaklarının hava baskınlarında 9 sivilin öldürüldüğünü belirtti.
Taraflar arasındaki şiddetli çatışmalar, rejim güçlerinin kaydettiği ilerlemeyle birlikte iki köyün ve stratejik bir tepenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından patlak verirken, taraflar arasındaki çatışmalar gece boyunca devam etti.
SOHR, yaşanan saldırı ve çatışmalar nedeniyle Soçi Anlaşması’ndan bu yana ilk kez ölüm oranlarının arttığına dikkati çekti. İdlib, Suriye’nin kuzeyi ve doğusunda Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolü altındaki bölgeler dışında rejim güçlerinin kontrolünde olmayan tek bölge. Şam, İdlib’in kontrolünün, askeri operasyonların ardından muhalif gruplarla yapılacak ‘uzlaşılarla’ veya askeri bir çözümle iade edilmesini istediğini birçok kez vurguladı.
Ülkenin yüzde 60’ının kontrolü rejimin kontrolünde
Şam, başta Rusya olmak üzere müttefiklerinin desteğiyle, son olarak Doğu Guta, Dera ve Kuneytire’nin eklendiği birçok alanın kontrolünü ele geçirdi. Rejim güçleri şu an ülkenin yüzde 60'ından fazlasını kontrol ediyor.
ABD merkezli düşünce kuruluşu The Century Foundation (TCF) araştırmacılarından Aron Lund, Soçi Anlaşması’nın halen yürürlükte olmasına rağmen Şam’ın ‘HTŞ’yi zayıflatmak’ veya ‘belirli tavizler’ elde etmek amacıyla ‘İdlib’e yönelik sınırlı bir saldırı’ başlatabileceğini düşünüyor.
Bu olasılık, hükümet güçlerinin İdlib’den geçen ve Halep, Hama ve Lazkiye’de bulunan kontrolü altındaki bölgeleri birbirine bağlayan iki otoyolu ele geçirmesini sağlayacak gibi görünüyor.
Suriye uzmanı Fransız coğrafyacı Fabrice Balanche, İdlib'in kuzey kesimi ve Türkiye sınır boyunun bir süre daha HTŞ’nin kalesi olmaya devam edeceğini, rejim güçlerinin İdlib’in güneyini geri almasının daha kolay olacağını tahmin ediyor.
Balanche'e göre söz konusu iki otoyolun yeniden açılması, halen Suriye’nin geri kalanından tecrit edilmiş bir halde olan Halep’i yeniden canlandırabilir.
Suriye 2011’den bu yana 370 binden fazla insanın ölümüne neden olan kanlı çatışmalara sahne olurken, altyapı büyük ölçüde zarar gördü ve nüfusun yarısından fazlası hem yurt içinde hem yurt dışında sığınmacı ve mülteci konumuna düştü.
İdlib’e yönelik saldırılar arttı
Rusya ve Suriye rejim güçleri tarafından dün gerçekleştirilen bombardımanların ardından Serakib’teki yıkıntılar arasında duran motosikletli bir Suriyeli (AFP)
İdlib’e yönelik saldırılar arttı
Rusya ve Suriye rejim güçleri tarafından dün gerçekleştirilen bombardımanların ardından Serakib’teki yıkıntılar arasında duran motosikletli bir Suriyeli (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة





