Holokost ve toplu soykırım Instagram yoluyla genç İsraillilere yeniden hatırlatıldı

Holokost da dahil olmak üzere dijital çağda tarihsel olayları zihinlerde uyandırmak kolay değil (AP)
Holokost da dahil olmak üzere dijital çağda tarihsel olayları zihinlerde uyandırmak kolay değil (AP)
TT

Holokost ve toplu soykırım Instagram yoluyla genç İsraillilere yeniden hatırlatıldı

Holokost da dahil olmak üzere dijital çağda tarihsel olayları zihinlerde uyandırmak kolay değil (AP)
Holokost da dahil olmak üzere dijital çağda tarihsel olayları zihinlerde uyandırmak kolay değil (AP)

Instagram’da oldukça ilgi gören yeni bir video, Eva isimli genç bir kızın, kişisel fotoğraflarının yanı sıra Boomerang uygulamasını kullanarak oluşturduğu videoları ile hayatı, hobileri ve arkadaşlıklarını anlattığı kendi Instagram hesabına insanları davet etmesi ile başlıyor.
Ancak videonun hikayesi birden değişiyor. Independent Arabia'dan Bel Trew'in haberine göre Eva’nın telefonu ile çektiği görüntülerde kasabaya giren Nazi askerleri ve tankları görülürken, Nazilerin evlerine girerek, ailesini yakalamasını da gözler önüne seriyor.
Söz konusu videoda yer alan hikaye, 1944'te Auschwitz toplama kampında öldürüldüğünde, 13 yaşında olan ve hayatının son birkaç ayını kaleme aldığı günlükleri, ölümünden yıllar sonra bulunan Eva Heyman adında Macar bir Yahudi kızın gerçek hikayesine dayanıyor.
Sosyal medya neslinin hafızasında solmaya başlayan Holokost’u anmak için hazırlanan ve ‘Holokost’ta bir kızın Instagram’ı olsaydı?’ diye soran bu video, sosyal medyada büyük ilgi gördü.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

A post shared by Eva (@eva.stories) on

‘Eva stories’ (Eva’nın hikayeleri) ismiyle Instagram’da Holokost kurbanı genç bir kız adına hesap açarak, 30 Nisan 2019'dan itibaren @Eva.Storie hesabından onlarca video yayınlama fikrinin sahibi İsrailli teknoloji gurusu Mati Kochavi ve kızı Maya.
Eva Heyman’ın günlüğünden yola çıkılarak hazırlanan videoda, genç kız cep telefonunu ve sosyal medyayı kullanıyor. Videodaki tüm karakterler dönemin kıyafeti içerisinde yer alırken, Nazilerin, Eva’nın ülkesi olan Nagyvarad-Macaristan’ı işgali, oradan kampa tren yolculuğu ve sonunda öldürüldüğü toplama kampına götürülüşü anlatılıyor.
Netanyahu’dan destek
İsrail’de Holokost’u Anma Günü’nde yayınlanan video, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından da desteklendi. Başbakan, İsrailli gençlere çağrıda bulunarak, İsrail'in Yahudiler için sığınak ve tarihi vatan olarak rolünü güçlendirmenin bir yolu olarak gördüğü projeyi sosyal medyada paylaşmalarını istedi.
Yaratıcı ruhlu bu proje, İsrail’de büyük destek alsa da bazı eleştirilere de maruz kaldı.
Bazı kişiler, aslen eğlenceli ve heyecan verici anları yansıtmak üzere tasarlanan Boomerang’ı soykırım videoları hazırlamak için kullanmanın, 6 milyon Yahudi’nin ölümüne neden olan Holokost facialarının önemini azalttığını düşünüyor.
Bu fikrin tartışmalı olduğunu fark eden Mati Kochavi, bunun Holokost tarihini koruma çabalarının bir parçası olduğunu söyleyerek, sıradışı bir yöntemle hikaye anlatma fikrini savundu.
Kochavi, “Odaklanma süresinin kısa ve heyecan süresinin yüksek olduğu dijital bir çağda, soykırımdan kurtulanların sayısındaki hızlı düşüş göz önüne alındığında, anıları aktarmak için yeni yöntemler bulmak gerekir. Holokost anılarını genç kuşağa getirmek istiyorsak, onların bulundukları yere getirmeliyiz. Gençler Instagram’dalar” dedi.
Netanyahu ise Twitter hesabı üzerinden bu fikre övgüde bulunarak, “Bu tür projeler, dünyanın bunu anlaması için önemlidir. Ne kaybettiğimizi ve İsrail Devleti'nin kurulmasıyla bize neyin iade edildiğini hatırlıyoruz. Halkımızın trajedisi, esasen bir kızın hikayesiyle ortaya çıkıyor” yorumunda bulundu.
Video 120 milyon görüntülenmeye ulaştı
Video birkaç gün içerisinde 120 milyon görüntülenme sayısına ulaşırken, Instagram’daki Eva stories hesabı 1.7 milyon takipçi sayısına erişti. İsrail sokaklarında ‘Eva stories’ yazılı afişler de görüldü.
Medyada yer alan bir habere göre Ukrayna'nın Lviv bölgesinde çekilen videoların yapımında 400 teknisyen ve oyuncu yer alırken, Eva rolünü ise İngiliz bir oyuncu canlandırdı.
Sosyal medya üzerinde etkili bin kişinin yanı sıra İsrailli ünlüler de projenin tanıtımına yardımcı olmak için harekete geçti.
Söz konusu video, film yapımcılarının çoğu tarafından övgüyle karşılanırken, bazıları ise projenin hikayenin önemini azaltacağı konusunda endişe duyduğunu belirtti.
Bir Instagram kullanıcısı, Eva stories hesabında yaptığı yorumda, Holokost’un bir Boomerang videosuna indirgenerek ucuzlatıldığını savundu.
Başka bir iki genç kullanıcı ise bu projenin gençlere hakaret içerdiğini dile getirdi.
Projenin sahipleri ise ebeveynlerinin boşanması ve ünlü bir gazeteci olma isteği de dahil günlük sorunlarla mücadele eden Eva’nın hikayesinin gençleri çekeceğini ve etkileyeceğini düşünüyor.
Maya Kochavi, “Gerçekten küçük çocukların hissedeceği ve ilgisini çekecek birçok şey var. Umarız bu, hikayenin en korkunç yönlerinden bazıları deneyimlenmeye başladığında da devam eder” dedi.



İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
TT

İran-ABD görüşmelerinde belirsizlik: Tahran yeni müzakereyi reddetti

Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)
Körfez ve Hürmüz Boğazı'nı gösteren uydu görüntüsü (DPA)

İran resmi haber ajansı IRNA, İran ile ABD arasında yeni bir görüşme planlanmadığını aktardı. Haber, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamasının ardından geldi.

IRNA, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında New York’ta bulunan İran heyetine yakın bir kaynağın, heyetin “ABD ile müzakere yapma niyetinde olmadığını” söylediğini aktardı.

Trump ise pazar günü Axios’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde yeniden açma önerisini reddetmesinden bir gün sonra İran ile görüşmelerin gelecek hafta yeniden başlamasını beklediğini söylemişti.

IRNA, “İran’ın görüş ve tutumlarının geçen salı günü Katarlı bir arabulucu aracılığıyla ABD tarafına açık ve net şekilde iletildiğini” bildirdi. İran heyetinin salı günü Tahran’a döneceği belirtildi.

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı ABD denizaltılarının avlanma alanı

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın yalnızca kapalı olmadığını, aynı zamanda “ABD denizaltılarının avlandığı bir yer” olduğunu ileri sürdü.

Muhibbi, pazartesi sabaha karşı IRNA tarafından yayımlanan mesajında, “Hürmüz Boğazı yalnızca kapalı değil, aynı zamanda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından ABD denizaltılarının avlandığı bir yerdir” ifadelerini kullandı.

Muhibbi ayrıca, “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish denizaltısıydı. Son derece gelişmiş, otonom şekilde hareket eden, sonar cihazları ve hassas bir navigasyon sistemiyle donatılmış insansız bir denizaltı. Değeri milyonlarca dolar” dedi.

Tahran geçen hafta çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için bir plan sunmuştu.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip olan su yolu, yaklaşık yedi ay önce başlayan ve çıkmaza giren ABD-İran çatışmasının temel başlıklarından biri konumunda. İran o tarihten bu yana boğazı fiilen kapalı tutarken Washington da İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı.

ABD-İran arasında dolaylı görüşme ihtimali

Axios ise konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Washington ile Tahran arasında pazartesi gününden itibaren dolaylı görüşmeler yapılabileceğini bildirdi. Bu ihtimal, ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında New York’ta BM Genel Kurulu toplantıları sırasında gerçekleştirilen dolaylı görüşmelerden birkaç gün sonra gündeme geldi.

İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ön koşul olarak tüm cephelerde, Lübnan da dahil olmak üzere, yedi gün boyunca çatışmaların durdurulmasını, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sona erdirilmesini talep ediyor.

Donald Trump ise cumartesi günü Tahran’ın bu önerisini reddetti.

ABD, Hürmüz Boğazı’nda daha sonra bazı gemilerin saldırıya uğramasına rağmen 1 Eylül’den bu yana İran’a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemedi.


Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek
TT

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

Trump: İran’ın teslim olması savaşı kısa sürede bitirecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim olması” halinde savaşın “yakında” sona ereceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran’ın diplomasiye hazır olduğunu, ancak yeni bir saldırıyla karşılaşması durumunda “iş dünyanın sonuna varacak bir savaşa dönüşse bile” mücadele etmeye hazır olduklarını açıkladı.

Trump, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumda petrol fiyatlarının “sert biçimde düşeceğini” belirtti ve ABD’nin savaş öncesindeki seviyelerin üzerinde, rekor miktarda petrol üretimi gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Axios” internet sitesine verdiği demeçte, bu hafta İran’la yeni görüşmeler yapılmasını beklediğini söyleyen Trump, saldırıları yeniden başlatmayı “her zaman” düşündüğünü ifade etti. Ayrıca hafta sonu boyunca Hürmüz Boğazı’ndan 20 milyon varilden fazla petrol geçtiğini söyledi. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Arakçi’nin bugünden itibaren ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeler yapacağını bildirdi.

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki şartlarında ısrar ediyor. Bu şartlar arasında ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarına yönelik yaptırımların sona erdirilmesi ve ateşkesin yeniden yürürlüğe konulması bulunuyor. Washington ise buna karşılık nükleer program konusunda tavizler talep ediyor. Arakçi, Tahran’ın şartlarından geri adım atmayacağını belirtti.

İran ordusu savaşın “sona ermediğini” açıklayarak “sert saldırılar” düzenleme tehdidinde bulunurken, Devrim Muhafızları da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD denizaltısını alıkoyduğunu duyurdu.

Ekonomik alanda ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a yönelik “ekonomik tecrit” kampanyasının “sonuç verdiğini” söyledi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise buna karşılık, “tehdit ve yaptırımlarla irade dayatma döneminin sonuna yaklaşıldığını” ifade etti.


İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.