Sıddık Yusuf: “Ordu ile güvenlik konseyinin kurulması hususunda anlaştık”

​Sıddık Yusuf
​Sıddık Yusuf
TT

Sıddık Yusuf: “Ordu ile güvenlik konseyinin kurulması hususunda anlaştık”

​Sıddık Yusuf
​Sıddık Yusuf

Sudan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri liderlerinden Sıddık Yusuf, Askeri Geçiş Konseyi liderleriyle olan süregelen müzakereler sırasında gerçekleştirilen şeylere ilişkin memnuniyetini dile getirerek, tarafların ‘egemen konseyin’ başkanlık edeceği bir güvenlik konseyi kurulması hususunda uzlaştıklarını söyledi.
Müzakere heyetinin bir üyesi olan Sıddık Yusuf, Şarku’lAvsat ile verdiği özel röportajda, müzakereler sırasında uzun bir yol kat edildiğini ve bir atılım gerçekleştirildiğini belirterek, bugün egemen konsey başkanının ve konseyin 10 üyesinin açıklanmasıyla birlikte sürecin sonlanacağını söyledi.
Komünist Parti Temsilcisi Sıddık Yusuf,bir sonraki iktidarın güvenlik konseyinin yetki ve işlevlerini tanımlayan bir yasa hazırlayacağını sözlerine ekledi. Savunma, dışişleri, içişleri, adalet ve maliye bakanlarının yeni güvenlik konseyine üye olacaklarını açıklayan Yusuf, Sudan'ın bölgelerini temsil eden 6 üye ve silahlı kuvvetleri temsil eden 3 üye ile birlikte egemen konsey için bir de kadının seçileceğine işaret etti.
Sıddık Yusuf ile gerçekleştirilen röportajın metni:
Müzakere komitesinin bir üyesi olarak Askeri Geçiş Konseyi ile yaptığınız anlaşmadan memnun musunuz?

- Son iki gün boyunca Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri ile Askeri Geçiş Konseyi arasında gerçekleşen müzakerelerde uzunca bir yol kat edildi. Bu büyük bir atılım olarak kabul edilebilir. Müzakereler sırasında  ‘egemenlik konseyi, yasama konseyi ve yürütme konseyi’ olmak üzere 3 yönetim erkinin yetkileri üzerinde duruldu.
Sudan’ın tüm kesimlerini temsil eden bir egemenlik konseyi oluşturduk. Devletin sembolü olması itibariyle sadece yabancı büyükelçileri kabul etme, onaylandıktan sonra sözleşmeleri ve yasaları imzalama gibi görevleri olan konseyin yürütme veya yasamaya ilişkin herhangi bir yetkisi bulunmuyor. Bu, 1986’da tarihinde üçüncü demokrasi döneminde mevcut olan ve üzerinde uzlaşılan egemenlik konseyine benziyor.
Bunu büyük bir atılım olarak kabul ediyoruz. Çünkü askeri konsey tarafından sunduğumuz anayasal belgeye cevaben sunulan belgede tüm otoriteler egemenlik konseyine tahsis edilmişti. Bu büyük bir başarı ve eksiksiz bir anlaşmaya doğru atılmış bir adımdır.
Bu, Askeri Geçiş Konseyi’nin kendinden vermiş olduğu tavizlerden mi kaynaklanıyor, yoksa söz konusu atılım arabulucu komite tarafından mı gerçekleştirildi?
- Askeri Geçiş Konseyi’nin de kanaatinin bu yönde olduğunu, fakat güvenlik konusuna fazlasıyla odaklandıklarını düşünüyorum.Sudan'ın karşı karşıya kalacağı bir dizi problemle ilgili olarak çokça konuştular. Savaş meselelerinin yanı sıra eski rejimin kalıntılarından oluşan uyuyan hücreler ve silahlı milisler var. Bundan dolayı silahlı kuvvetlerin ve askeri konseyin büyük bir rol oynaması gerekiyor.
 ‘Ulusal savunma konseyi’ öneriniz iptal mi oldu?
- Evet, iptal edildi. Ama hükümete bağlı bir güvenlik konseyinin kurulmasıyla ilgili olarak prensipte anlaştık. Güvenlik konseyinin üyelerinin çoğunluğu savunma, dışişleri, içişleri, adalet ve maliye bakanlarından oluşacak. Çoğunluk, hedefleri ve planları belirleyen siciller olacak.
Güvenlik konseyine kim başkanlık edecek?
- Güvenlik konseyine henüz kim olacağına karar vermediğimiz egemenlik konseyi başkanı başkanlık edecek. Onlar egemenlik konseyi başkanının ordudan olmasını istiyorlar, fakat bu eğilime karşıyız. Çünkü ne Afrika Birliği (AfB) ne Avrupa Birliği (AB) ve ne de uluslararası toplum, konsey başkanının asker olmasını kabul eder. AfB Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi, konsey başkanının ordudan olmasını kabul etmemektedir.
Peki, Askeri Geçiş Konseyi’nin geçiş dönemindeki rolü ne olacak?
- Askeri bir konsey olmayacak. Egemenlik konseyindeki temsilcileriyle birlikte hükümette savunma bakanı tarafından temsil edilecekler. İçişleri Bakanı genellikle polislerden seçiliyor. Bu organlar güvenlik güçlerini temsil ediyorlar. Ancak egemenlik konseyin çoğunluğunu siviller oluşturacak.
Güvenlik konseyinin yetkileri neler?
- Güvenlik konseyinin yetki ve işlevlerini tanımlayan bir yasa oluşturulacak.
Egemenlik konseyinin yetkileriyle ilgili de bir yasa olacak mı?
- Egemenlik konseyi, anayasal belgede kararlaştırıldı. Geçiş dönemini düzenleyen bir anayasa bildirisinden bahsediyoruz. Konseylerin bütün yetki ve bileşenleri belgeye dahil edildi.
Bu, askeri konseyin bütün önerilerinden vazgeçtiği ve herhangi bir değişiklik yapmaksızın gönderdiğiniz anayasal belgeyi onayladığı anlamına mı geliyor?
- Evet,belge katılım oranları dışında herhangi bir değişiklik yapmadan onaylandı. Bundan böyle bu oranları, konseylerin oluşumunu ve geçiş dönemini tartışacağız.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri, hala geçiş döneminin 4 yıl olması gerektiği hususunda ısrar mı ediyor?
- Evet, bu konuda taviz verilmeyecek.
Egemenlik konseyindeki katılım oranları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
- Askeri Geçiş Konseyi, arabulucu komite vasıtasıyla üç ordu mensubuna karşılık 7 sivilden oluşacak, başkanlığı bir sivilin üstleneceği ve başkan yardımcısının askeriyeden olması gibi bir şartın bulunmayacağı bir teklif yaptı. Bugün askeri konsey ile görüşmeye gideceğiz. Bu teklifi kabul edeceğimizi düşünüyorum.
Hükümetin kurulmasıyla ilgili olarak ne tür düzenlemeler var?
- Bakanlar kurulu hükümeti oluşturacak.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri tek başına mı geçiş hükümetini temsil edecek?
- Evet, tüm hükümet Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nden olan kimselerden oluşacak. Ancak yasama konseyi ile ilgili olarak henüz bir anlaşmaya varmadık. 
Askeri Geçiş Konseyi’nin bazı siyasi güçlerin yasama meclisine katılımı konusunda ne gibi bir teklifte bulunmasını bekliyorsunuz?
- Askeri Geçiş Konseyi’nin bu hususta herhangi bir teklifi yok. Bugün tartışacağımız şey bu. Daha önce yasama meclisinde güçlü katılım olması gerektiğini ima etmişti.
Hangi güçlerin katılımını kabul edebilirsiniz?
- Bu güçleri belirleyen Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri içerisinde bulunuyoruz. Bu güçler devrime katılan ve Özgürlük ve Değişim Bildirgesi’ni imzalayanlardır.
Bugün gerçekleştirilecek toplantı bir anlaşmaya varılması için yapılacak son toplantı mı?
- Bugün konseylerin oluşumunu, yarın ise seçilen isimleri tartışacağız ve egemenlik konseyi başkanıyla üyelerinin kimler olacağını tartışacağız.
Konsey, herhangi bir bakanın veya milletvekilinin yasama meclisine aday gösterilmesine itiraz etme hakkına sahip mi?
- Ancak gerekli soruşturmaları yaptıktan sonra güvenlik bakımından problemli olduğunu düşündüğü bir husus söz konusuysa itiraz edebilir. Ne biz ne de onlar yolsuzluk yaptığından şüphelenilen birini kabul etme hakkına sahip değiliz.
Komünist Parti’nin de hükümet için önereceği adayları var mı?
- Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin bununla ilgili kurmuş olduğu bir komite var. Her parti adaylarını komiteye sunuyor.
Dün oturma eyleminin gerçekleştirdiği alanda protestoculara karşı gerçekleştirilen saldırının kasıtlı olduğunu düşünüyor musunuz?
- Buna dair birçok açıklama var. Saldırının, askeri konseyle bir anlaşmaya varmamızın ardından devrim karşıtı güçler tarafından gerçekleştirildiğini düşünenler var. Bir diğer ihtimal ise en başından beri oturma eylemini dağıtmak isteyen kimselerin böyle bir saldırıyı gerçekleştirdiği yönünde. Çünkü bütün kuvvetler başka giysiler giyebilirler. Çoğunluk hızlı destek kuvvetlerinin üniformalarını giyiyor. Bu konuda elimizde yeterince veri yok. Gece yarısı silah seslerini duyana kadar askeri konsey ile görüşmelerimizi sürdürdük.
Askeri konsey, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ni ülkedeki durumu tırmandırmakla suçladı…
- Evet, barışçıl eylemlerimizi arttırdık. Dün bütün caddelerin kapatılmasıyla birlikte tansiyon zirveye ulaştı. Barikatları kurmamış olsaydık oturma eylemini gerçekleştiren birçok kişi ölüm veya yaralanmalara maruz kalacaktı.
Askeri konseyden protestocuların darp edilmeyeceğine dair söz aldınız mı?
- Silahlı kuvvetlerin rolünün Sudan halkını korumak ve oturma eyleminin gerçekleştirildiği alanın güvenliğini sağlamak olduğunu söylediler. Ancak Kuzey Hartum ile başkent Hartum’u birbirine bağlayan Mavi Nil Köprüsü yakınlarında darp olayları yaşandı.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri alana ne ölçüde hakim durumda?
- Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alana gelen herkes Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ne bağlı değil. Ayrıca alana kimlerin gireceğine dair herhangi bir önkoşul yok. Herkesin alana girmeye hakkı var.
Askeri meclisin oturma eylemini şiddetle bastırmak istediğine dair şüpheleriniz var mı?
- Bu konuda hiçbir şüphemiz yok.
Konsey işleri kontrol edebiliyor mu?
- Önceki gün yaşananlar konseyin kontrolünün zayıflığını gösteriyor. Oysaki o gün erken saatlerde kendilerine, protestoculara gerçek mermilerle ateş edileceğine dair bildirimde bulunduk. Ordu en nihayetinde hükümetin bir parçası olacak.
Askeri rejimle eski rejimin sembol isimlerinin tutuklanmaları konusunu tartıştınız mı?
- Askeri Geçiş Konseyi’ne, devrik lider Ömer el-Beşir’in kardeşi Abbas’ın ülke dışına kaçması meselesini sorduk. Hatalarını kabul ettiler ve onu gözaltına almadıklarını söylediler.
Bazıları eski rejimin sembollerinin çoğunun evlerinde olduklarını ve tutuklanmadıklarını söylüyor…
- Bu doğru. Bu kimseler arasında milis komutanlarından Ali Karti de var. Askeri Geçiş Konseyi ile tutuklanmayan güvenlik güçleri ve eski rejimin sembolleri hakkında konuştuk. Şu an iktidarda değiliz. İktidara geldiğimiz gün durumlar değişecek. Ordunun eski rejimin sembol isimleri olarak bilinen kimseleri tutuklamaması büyük bir hata.
Sizce bir kez daha bu tür olaylar yaşanır mı?
- Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alana yönelik saldırıyı duyar duymaz alana koşan Sudan halkının gücüne dayanıyoruz.
Meydana gelebilecek herhangi bir karşı devrime ilişkin endişeleriniz var mı?
- Mevcut koşullarda bu olasılık oldukça zayıf. Çünkü kitle hareketi günden güne tırmanıyor.
Gençlik devriminin başarısına ne kadar güveniyorsunuz?
- Zaferden eminiz ve kazanana kadar geri adım atmayacağız. Henüz politik bir grev veya sivil itaatsizlik söz konusu olmadı. Ülke genelinde kapsamı bir greve gitmedik. Konsey'in durum üzerinde herhangi bir kontrolü yok.
Askeri Geçiş Konseyi Başkanı el-Burhan’la bir araya geldiniz mi? İstifasını sunduğuna dair haberler ne kadar doğru?
- Birkaç gün önce iki toplantıda bir araya geldik.  İstifa ettiğini reddetti.
Komünist Parti’nin bu devrimin motoru olduğunu söyleyenler var…
- Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin bünyesindeki bütün gruplar, ülkede meydana gelen değişimin arkasındadırlar. Komünist Parti de bunun bir parçasıdır. Komünist Parti’nin 1989'dan bu yana atmış olduğu sloganlar Sudan halkı nezdinde böyle bir kanaatin oluşmasına yol açmış olabilir.
SPA’nın liderliğindeki çoğunluğu siz mi oluşturuyorsunuz?
- Bu kesinlikle doğru değil. SPA’da ön planda olan isimler Muhammed Naci el-Asam ve Ahmed Rebi’dir. Ahmed Rebi’nin üniversitede öğrenciyken herhangi bir politik eğiliminin olduğu bilinmiyordu. Onlarında dışında da diğer birçok doktor ve mühendis var.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri neden 4 yıllık bir geçiş sürecinde ısrar ediyor?
- Çünkü hükümetin önünde tamamlaması gereken birçok görev var. Sudan'da sekiz ayrı askeri oluşum var. Tek bir orduya ulaşmak için böyle süreye ihtiyacımız var. Bunu yanı sıra savaşın etkilerinin üstesinden gelinmesi, ekonomik kriz, suçluların davaları ve  1989’dan bu yana eski rejimin imzaladığı tüm anlaşmaların gözden geçirilmesi böyle bir sürede ısrar etmemizdeki temel unsurlar arasında yer alıyor. Program oldukça büyük ve muhtemelen 4 yıl da bunun için yeterli olmayacak.
Komünist Parti geçiş dönemi başbakanlığı için aday gösterecek mi?
- Başbakan, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri bünyesinde kararlaştırılır. Bu çalışmayla ilgili kurulan bir komite var. Her parti kendi adayını bu komiteye sunuyor.
Komünist Parti Hamdok’u başbakan olarak aday gösterdi mi?
- Hamdok'u biz aday göstermedik. Hamdok, SPA ve Federal Birlik Partisi tarafından aday gösterildi.
Parti sizi geçici hükümetteki herhangi bir pozisyon için aday olarak gösterdi mi?
- Parti beni egemenlik konseyi üyeliğine aday gösterdi. Fakat başarıyı garanti etmiyorum. Komite tarafından konulan esaslar oldukça farklı. Konseyde 7 tane sivil üye olacak. Bu üyelerden biri kadın ve diğer 6 kişi farklı eyaletlerden olacak. Hartum'dan bir aday göstereceğiz. Diğer tarafların ağırlığıyla birlikte sizce kazanma ihtimalim var mı?



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.