Trump, serbest bırakılan Amerikalı Taliban’ı uyardı

‘Amerikalı Taliban’ olarak bilinen John Walker Lindh
‘Amerikalı Taliban’ olarak bilinen John Walker Lindh
TT

Trump, serbest bırakılan Amerikalı Taliban’ı uyardı

‘Amerikalı Taliban’ olarak bilinen John Walker Lindh
‘Amerikalı Taliban’ olarak bilinen John Walker Lindh

‘Amerikalı Taliban’ olarak bilinen John Walker Lindh’in serbest bırakılmasının ardından açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, Lindh’in serbest bırakılmasını istemediğini fakat yasal sürenin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldığını ifade etti. Trump, hükümetinin, Lindh’in davranışlarını ve hareketlerini izleyeceğini söyledi.
Trump, Perşembe günün Çin ile ekonomik savaştan etkilenen çiftçilere hükümet yardımı konulu konferansta yaptığı konuşmada, “Bundan memnun muyum? Asla. Bir zerre dahi değil” dedi. Beyaz Saray’daki hukuk danışmanları ile Lindh’in serbest bırakılması hakkında konuştuğunu belirten Trump, “Gittim onlara sordum. Yasal olarak serbest bırakılmasını önleyecek hiçbir şey olmadığını öğrendim. Ancak tekrar tutuklanması için bir durum olursa hemen emir vereceğim. Onu izleyeceğiz. Onu yakinen izleyeceğiz… Bu adamın teröre verdiği desteğinden vazgeçmemesi beni çok rahatsız ediyor ve burada onun hapisten çıkmasına izin veriyoruz” ifadelerini kullandı.
2001 yılında Afganistan'da yakalanan ve ‘Amerikalı Taliban’ olarak bilinen Taliban militanlarından John Walker Lindh, ABD’de 20 yıllık hapis cezasının bitimine 3 yıl kala tahliye edildi.
ABD Cezaevleri Bürosu Perşembe sabahı yaptığı açıklamada, Lindh'in artık hapishanede tutulmadığını duyurdu. 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Lindh, erken tahliyesinin ardından 3 yıl gözetim altında tutulacak. İyi davranış gerekçesiyle 3 yıl erken tahliye edilen Lindh’in onay almadan internete bağlanmasına ve radikal sitelere giriş yapmasına izin verilmeyecek. ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) milis operasyonları yetkilisi Mike Spann'ın öldürüldüğü terör olayına karışan Lindh, 2001 yılında Afganistan’da tutuklanmıştı. O zamanlar 17 yaşında olan Lindh’e 20 yıl hapis cezası verilmişti. Lindh cezasının çoğunu Indiana eyaletinde bulunan federal cezaevinde geçirdi.
Şu anda 38 yaşında olan ABD vatandaşı John Walker Lindh önce İslam’ı kabul ettikten sonra önce Yemen’e sonra da Afganistan’a giderek, El Kaide eğitim kamplarına katıldı. Lindh, suçunun azaltılması karşılığında federal soruşturmacılara bilgi vermeyi kabul etmişti.
Pompeo’dan tepki
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Lindh’in serbest bırakılmasıyla ilgili rahatsızlığını dile getirdi. Pompeo yaptığı basın açıklamasında, “Açıklanması imkânsız vicdansızlık. Beni derinden rahatsız eden, yanlış bir şey var. CIA'yi seviyorum. Mike Spann bizden biriydi. O dürüst ve cesaretli bir adam. Şimdi ölümüne dâhil olan bir kişinin erkenden hapisten çıkmasına izin veriyoruz. İşlemlerimizin gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bence her şeyi gözden geçirmemiz gerekiyor. Anladığım kadarıyla Lindh hala ABD için bir tehdit oluşturuyor. Spann’ın öldürülmesine neden olan cihat ideolojisine hala bağlı. Bu konuda rahatsız edici birçok şey var” dedi.
Lindh’in serbest bırakılması cezaları bitmek üzere olan diğer teröristlerle nasıl başa çıkılacağı sorusunu gündeme getirdi. Cezaevi yetkilileri, Lindh’ın serbest bırakılmasının ardından uygulanacak planlarının ayrıntılarını açıklamayı reddetti. Cezaevleri Ofisi, yüksek riskli mahkûmları serbest bırakmaları konusundaki endişelerin farkında olduklarını ifade ederek, bilgi alışverişini koordine edebilmek için ABD İzleme Servisi ile yakinen çalıştıklarını duyurdu.



Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ABD-İran müzakerelerinin en ağır sınavı oldu

Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ABD-İran müzakerelerinin en ağır sınavı oldu

Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğine getirilen kısıtlamalar nedeniyle Fuceyra Limanı'nda demirlemiş bir petrol tankeri (Reuters)

İran ile ABD dün insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle karşılıklı saldırılar gerçekleştirdi. Bu gelişme, iki taraf arasındaki donuk ateşkesin şimdiye dek geçirdiği en ağır sınav oldu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İran makamlarıyla koordinasyon sağlamaksızın Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 4 petrol tankeri olduğunu açıkladı ve uyarıların ardından tankerlerden birinin durdurulduğunu bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'ın Kuveyt, Bahreyn ve Hürmüz Boğazı istikametinde fırlattığı 6 balistik füze ile 4 İHA’yı engellediğini duyurdu. Yedinci bir füzenin hedefine ulaşamadığını belirten CENTCOM'un açıklamasını, Kuveyt ordusunun ve Bahreyn Savunma Bakanlığı'nın iki ülkenin hava sahasına giren onlarca füzeyi bertaraf ettiklerine dair açıklamaları izledi.

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını ‘en güçlü ifadelerle’ bir kez daha kınadı ve bu saldırıların bölgesel ve uluslararası güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), ‘İran'ın terör eylemlerini sürdürmesinin barışı baltalama isteğinin bir kanıtı’ olduğunu ifade etti.

Müzakere cephesinde ise Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, Tahran ile Washington arasındaki arabuluculuğu yeniden başlatmak amacıyla İranlı yetkililerle görüşmeler yapacağını açıkladı.

Diğer taraftan Washington'da ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un, olası bir anlaşma halinde İran'ın nükleer maddelerine ilişkin hazır planlar geliştirmek amacıyla 100 nükleer uzmanla ‘gizli bir toplantı’ yaptığı ortaya çıktı.


İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alması tüm dengeleri alt üst etti

İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
TT

İsrail'in Lübnan ordusunu hedef alması tüm dengeleri alt üst etti

İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)
İsrail'in dün Lübnan'da Nebatiye-Mercayun yolu üzerinde düzenlediği hava saldırısı sonucu hurdaya dönen bir aracın önünde duran kurtarma ekipleri (AP)

İsrail’in Lübnan ordusunu hedef alan ve iki subay ile bir erin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan hava saldırısı, ülkenin güneyindeki tüm dengeleri alt üst etti. Saldırı, İsrail'in kademeli olarak çekilmesini ve Lübnan ordusunun güneye konuşlanmasını öngören bir anlaşmanın hemen ardından gerçekleşti. Üstelik saldırı, Lübnan Genelkurmay Başkanı General Rudolf Heykel'ın Pakistanlı mevkidaşı Mareşal Seyyid Asım Münir'in daveti üzerine Pakistan'ı ziyaret ettiği sırada yaşandı.

İsrail ordusu saldırıyı kabul ederek soruşturma başlatıldığını açıkladı. Lübnan ordusu ise saldırıyı ‘düşmanca ve vahşice’ olarak nitelendirerek saldırının ‘istikrarın yeniden tesisine ve kapsamlı ateşkese ulaşmaya yönelik çabaları sabote etmeyi amaçladığını’ savundu.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, saldırının ‘Lübnan egemenliğine ve uluslararası hukuk ile normlara açık bir ihlal’ olduğunu belirterek ülkenin güneyinde istikrar ve güvenliği tehdit eden ‘devam eden gerginliğin’ bir parçası olduğunu vurguladı. Meclis Başkanı Nebih Berri ise "Bu suç, hiçbir şekilde İsrail'in meşrulaştırmaya çalıştığı gibi bir hata ya da kaza değil” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan, kardeş Lübnan Cumhuriyeti'ne yönelik süregelen İsrail saldırganlığını en güçlü ifadelerle kınıyor ve Lübnan'ın egemenliğini ile ordusunu hedef almayı kesinlikle reddediyor” ifadeleri yer aldı. Suudi Arabistan, güvenliğini ve istikrarını tehdit eden her durumda Lübnan’la ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu teyit etti.


Washington: Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi tehdit eden iki İran İHA’sı düşürdü

Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)
Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)
TT

Washington: Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi tehdit eden iki İran İHA’sı düşürdü

Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)
Geçtiğimiz en ay ABD'ye ait bir F-16 savaş uçağı Hürmüz Boğazı yakınlarında devriye uçuşu gerçekleştirirken (CENTCOM)

ABD ordusu bugün Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi tehdit ettiğini ileri sürdüğü iki İran insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda "Bugün Ortadoğu'daki ABD kuvvetleri Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğini tehdit eden iki adet tek kullanımlık İran İHA’sını düşürdü" ifadelerini kullandı.

CENTCOM ayrıca ‘ABD kuvvetlerinin İran saldırganlığına karşı kendini savunmaya devam etmek için tam teyakkuz ve hazırlık halinde olduğunu’ vurguladı.

CENTCOM cuma akşamı Hürmüz Boğazı'na doğru hareket eden dört İran İHA’sını düşürdüğünü, ardından İran'ın kıyı gözetleme radar mevzilerini vurduğunu açıklamıştı.

İran ise buna karşılık olarak ABD'nin müttefikleri Kuveyt ve Bahreyn'deki askeri tesislere füze fırlattığını duyurdu. ABD ordusu, altı balistik füzeyi düşürdüğünü, yedinci bir füzenin ise hedefi ıskaladığını bildirdi.