Sudan halk hareketi ordunun ‘seçim planını’ reddetti

Protestocular askeri araçların geçişini önlemek için Hartum'daki yolu kapattılar (AFP)
Protestocular askeri araçların geçişini önlemek için Hartum'daki yolu kapattılar (AFP)
TT

Sudan halk hareketi ordunun ‘seçim planını’ reddetti

Protestocular askeri araçların geçişini önlemek için Hartum'daki yolu kapattılar (AFP)
Protestocular askeri araçların geçişini önlemek için Hartum'daki yolu kapattılar (AFP)

Sudan halk hareketi liderleri, ordu tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sırasında göstericilerin öldürülmesinin ardından, Askeri Geçiş Konseyi’nin (AGK) kendileriyle imzaladığı siyasi anlaşmayı iptal etmelerini ve seçimlerin 9 ay içerisinde gerçekleştirilmesi çağrısını reddetti. Aynı zamanda AGK’yi ordu merkezi önünde oturma eylemi gerçekleştiren vatandaşları öldürmekle sorumlu tuttu.
Ordunun bu eylemlerini tam teşekküllü bir suç olarak değerlendiren liderler, özellikle siyasi grev ve sivil itaatsizlik aracılığıyla direnişleri sürdüreceklerini ve konseyi devireceklerini taahhüt ettiler.
Sudan'da AGK Başkanı Abdulfettah el-Burhan, dün yaptığı açıklamada, geçici bir geçiş hükümet kurulacağını ve yolsuzluğa karışmış kişilerle mücadele edileceğini belirterek, 9 ay içerisinde genel seçime gidilmesi kararı aldıklarını duyurdu. Burhan, Nil Sokağı'nın temizlenmesi süreci sırasında yaşanan şiddet eylemlerinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek, bu eylemlere ilişkin soruşturmaların başlatılacağını söyledi. Ayrıca AGK ile müzakerelerde bulunan siyasi güçlerin, halkın izninin olmadığı ve kamunun razı olmadığı uzlaşıdan yoksun bir fikri dayatarak, totaliter sistemi klonlamaya çalıştıklarını kaydetti.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nden (ÖDBG) Müzakere Komitesi Üyesi Medeni Abbas Medeni, ordu tarafından yayınlanan bildirinin bir darbe bildiri olduğu değerlendirmesinde bulunarak, bu bildiriyi bütünüyle reddettiklerini söyledi.
Hartum’da dün gerçekleştirdiği bir basın toplantısında konuşan Medeni, oturma eyleminin zorla bastırılması girişimlerinin ve silahsız sivillerin öldürülmesinin AGK tarafından işlenen tam teşekküllü bir suç olduğunu söyledi. AGK tarafından önceki gün gerçekleştirilen olayların darbe olarak değerlendirdiğini belirten Medeni, halihazırdaki tutumlarının askeri konseyin devrilmesi ve kendisinden önceki rejimlere katılması olduğunu dile getirdi. Sivil itaatsizlik ve siyasi grev gibi barışçıl direnişin tüm çeşitleriyle direnişlerini sürdüreceklerini kaydeden Medeni, ordu genel merkezi önündeki alanda hala bir dizi ceset, yaralı ve tutuklunun bulunduğunu söyledi.
Ayrıca Abbas, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin ülkede olup bitenleri reddeden tüm güçlerle başa çıkmaya hazır olduğunu dile getirerek, halkı birleştirmek ve askeri konseyi devirmek isteyen tüm güçlere ellerini uzattıklarını vurguladı.
ÖDBG’nin en önde gelen bileşenlerinden Sudan Meslek Odaları Birliği (SPA), protestocuların öldürülmesine ilişkin uluslararası soruşturmalar başlatılması çağrısında bulundu. Grup Sözcüsü Emced Ferid, askeri konsey başkanı tarafından ilan edilen bir hükümet soruşturma komisyonu oluşturma planını reddettiklerini açıkladı.
Sosyal paylaşım sitelerinden mesaj veren aktivistlere göre, dün itibariyle 35 kişinin ölümüne sebep olan ve yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açan şiddet olayları devam ediyor. Resmi raporlarda ise hayatını kaybedenlerin sayısının 13 olduğunu ve yüzden fazla yaralı bulunduğu kaydediliyor.
Hartum'daki yetkililer, önceki günden bu yana internet erişimini kesmiş durumdalar. Hizmet kesintileri dün de devam ederken, bu durum ülke dışındaki Sudanlıların sosyal paylaşım sitelerinde yaptıkları paylaşımlar tek bilgi kaynağı haline getirdi. Aktivistler, hastanelerde bulunan kimselerin tedavisi için doktorlara ve hemşirelere çağrıda bulundu.
Bu arada, ülke genelinde devam eden sivil itaatsizlik ve kapsamlı siyasi grev, hayatın bütünüyle felç olmasına sebep oldu. Oturma eylemini kırma girişimlerinin ardından protestocular, ülkenin çeşitli yerlerine barikatlar kurdular ve yolları kapattılar. Hartum ve diğer eyaletlerin mahallelerinde göstericiler ile askeri güçler arasında bir vur-kaç savaşı devam ederken, daha fazla şirket, kurum ve kuruluş greve katıldıklarını ilan etti.
AGK Başkanı Burhan’ın açıklaması, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin askeri konsey ile olan müzakerelerin sona erdirildiğini duyurmasından ve konseyin devrilmesi çağrısında bulunmasından sonra geldi. Oysa taraflar daha önce geçici bir teknokratlar hükümet kurulması konusunda anlaşmaya varmış ve özgürlük ve değişim koalisyonun yasama konseyinin yüzde 67’sini oluşturacağını, kalan koltukların da diğer muhaliflere verileceği hususlarında uzlaşmışlardı. Taraflar arasındaki anlaşmazlık noktalarının başında gelen husus ise başkanlık konseyine kimin başkanlık edeceği ve konseydeki katılım oranının nasıl olacağı hususuydu.
Guterres’ten kınama
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Sudan güvenlik güçlerinin sivillere yönelik gerçekleştirdiği -onlarca insan ölümüne ve yüzlercesinin yaralanmasına yol açan- aşırı güç kullanımını kınadı ve bağımsız soruşturmaların başlatılması ve sorumlu kişilerden hesap sorulması çağrısında bulundu.
Guterres’in tutumunu takiben İngiltere ve Almanya da bu ay Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) başkanlığını yürüten Kuveyt’ten Sudan’daki gelişmelerin tartışılacağı ve BM Sudan Özel Temsilcisi Nicholas Haysom’un dinleneceği bir toplantı yapmasını istedi. Kuveyt'in BM Daimi Temsilcisi Mansur el-Uteybi, dün öğleden sonra kapalı bir oturum düzenlemeye karar verdi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından okunan bir bildiride, genel sekreter, şiddeti ve sivillere karşı aşırı güç kullanımını şiddetle eleştirdiğini belirtti. Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alanda bulunan protestocuları dağıtmak için şiddet kullanılmasını reddeden Guterres, güvenlik güçlerinin tıbbi tesislerin içine ateş açtığına dair gelen raporla konusundaki endişelerini dile getirdi. Askeri konseye halkın güvenliği konusundaki sorumluluğunu hatırlatan Guterres, toplanma ve kendini ifade etme hakkı da dahil olmak üzere tüm vatandaşların temel insani haklarının korunması gerektiğini söyledi. Ayrıca herhangi bir engel söz konusu olmaksızın yaralı kimselerin hastanelere erişmeleri çağrısında bulundu. Sudanlı yetkilileri meydana gelen ölümlerle ilgili soruşturmalar başlatmaya çağıran genel sekreter, barışçıl diyaloğun ve müzakerelerin sürdürülmesini talep etti. Bunun yanı sıra ülkede kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çabalara destek olmaya hazır olduklarını ifade etti.
Dujarric, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’in Hartum'daki protestolar sırasında gerçek mermiler kullanılmasını ‘vahşice’ nitelendirmesine de açıklamasında yer verdi. Son aylarda askeri konsey ile göstericiler arasındaki barış diyaloglarının herkes için ilham kaynağı olduğunu dile getiren Bachelet, protestoculara yönelik aşırı güç kullanımını şiddetle kınadığını ifade etti.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.