Ebu Gayt: Filistin’in bütçe açığı 700 milyon dolar

Filistinli çocuklar (AFP)
Filistinli çocuklar (AFP)
TT

Ebu Gayt: Filistin’in bütçe açığı 700 milyon dolar

Filistinli çocuklar (AFP)
Filistinli çocuklar (AFP)

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt, Arap Maliye Bakanlarının katılımıyla dün Kahire’de gerçekleştirilen olağanüstü toplantı sırasında, Filistin’in bütçe açığının yaklaşık 700 milyon dolar olduğunu söyleyerek, finansal güvenlik ağı ile üye devletlerin aylık 100 milyon dolar bütçe açığına ödeme yapması gerektiğini belirtti.
Ebu Gayt, Arap Birliği’nin, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı mali krizin üstesinden gelmek adına finansal güvenlik ağı ile elde edilen hibeler ve hatta krediler ile Filistinlilere maddi destek sağlayabileceklerini ifade etti.
Tunus’un başkanlık ettiği Arap ülkelerinin maliye bakanlarının katılım sağladığı olağanüstü toplantıda, Filistin devletinin siyasi, ekonomik ve mali bağımsızlığının sağlanması için Arap desteğinin tam olacağı aktarıldı. Toplantıda, İsrail’in Filistin halkına yapılan para korsanlığı kınanırken, uluslararası topluma İsrail hükümetinin yaptığı bu korsanlığı durdurması ve Filistinlilere sağlanan fonları geri vermek adına baskı yapılması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca, Arap finans kurumlarının yanı sıra Arap bankalarına, oluşturulan finansal güvenlik ağına katkı sağlaması için çağrıda bulunularak, Filistin devletine ikili anlaşma çerçevesinde prosedürler uyarınca yargı ile doğrudan koordineli bir şekilde krediler sağlanılması gerektiği aktarıldı.
Arap Birliği Genel Sekreteri, Filistin meselesindeki gelişmeler hakkında geçtiğimiz Nisan ayında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği görüşmeye de vurgu yaptı. Ebu Gayt açıklamasında, Mahmud Abbas’ın İsrail’in Filistin fonlarına uyguladığı keyfi vergi kesintileri sonucu Filistin yönetiminin derin kriz yaşadığına, ABD yardımlarındaki düşüşün yanı sıra yönetim ve halk üzerinde baskı kurmayı amaçlayan kampanyaya değindiğini söyledi.
Genel Sekreter, Araplar olarak Filistin’e destek sağlanması gerektiğinin altını çizerek fonun Filistin’e ait olduğunu dolayısıyla İsrail’in vergi kesimi yapmaya hakkı olmadığını vurguladı. Ebu Gayt açıklamasında, son aylarda bu konuyu büyük bir ilgi ile takip ettiğini belirterek, bunun birden fazla uluslararası aktöre etkisi olduğunu hatırlattı ve birliğin finansal güvenlik ağının aylık 100 milyon dolar meblağ ile bu acil durum karşısında Filistinlilerin kararlılığını desteklemesi gerektiğini dile getirdi.
Ebu Gayt, toplantı sırasında Arap finansal güvenlik ağının etkinleştirilmesi kararının önemli olduğuna dikkat çekerek, 2012 yılında Bağdat zirvesi başta olmak üzere Tunus ve Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde düzenlenen zirvelere atıfta bulundu.
Filistin Maliye Bakanı Şükri Beşşara, Arap Maliye Bakanlarından Arap Birliği kararlarına uygun olarak Arap finansal güvenlik ağının etkinleştirilmesi çağrısında bulunarak, İsrail yaptırımlarının Filistin ekonomisini kritik bir durumuma soktuğuna işaret etti.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.